BASINDAN YAZILAR
Eğitim düzeyi arttıkça iş bulmak zorlaşıyor / Şükrü Kızılot - MuhasebeTR

Eğitim düzeyi arttıkça iş bulmak zorlaşıyor / Şükrü Kızılot

İşsizlikle ilgili göstergelere baktığımızda, ilginç bir tablo ile karşılaşıyoruz.

Eğitim durumuna göre işsizlik oranını yansıtan en son verileri incelediğimizde, eğitim düzeyi arttıkça, işsizlik oranının da yükseldiği göze çarpıyor. Tablodan da fark edeceğiniz gibi, okur-yazar olmayanlar, 2008 verilerine göre işsizlik oranının en düşük olduğu kesim. 2008’de işsizlik oranının en yüksek olduğu kesim ise, yüzde 11.4 ile yüksek öğretimliler… Bunu yüzde 11 ile lise ve dengi okul mezunları izliyor. Hemen belirtelim, bu oranlar kendi kategorileri içindeki işsizlik oranını ifade ediyor.

İşsizlik, hangi kesimde olursa olsun sevimsiz bir olay. Ancak yüksek öğretimlilerde oranın en yüksek olması, insanın canını daha çok sıkıyor.

 

EN ÇOK ARTIŞ

Bu arada dikkati çeken bir başka nokta da “artış oranı” ile ilgili.

Okur-yazar olmayanlar, lise altı eğitimliler, lise ve dengi meslek okulların mezunları ve yüksek eğitimlilerin işsizlik oranına baktığımızda, en hızlı artışın, 10.3’ten, 11.4’e zıplamasıyla ortaya çıkan 1.1’lik artışla, “yüksek öğretimlilerde” olduğu göze çarpıyor.

Önümüzdeki dönemde de, başta bankalardan çıkartılanlar olmak üzere, yüksek öğretimlilerdeki işsizliğin daha artacağı söylenebilir.

Okur-yazar olmayanlardaki düşük işsizlik oranı, bu kesimin diğerlerine kıyasla düşük ücretle çalışabilmesi ve diğerlerinin ilgi göstermediği işleri yapabiliyor olmasıyla da yakından ilgili…

 

DAHA DA ARTACAK

İşsizlikle ilgili son açıklanan yüzde 9.8 oranı, Ağustos sonuçlarını yansıtıyor. Bu dönem turizm, inşaat, tarım gibi sektörlerde, işlerin en yoğun olduğu ayları ifade ediyor.

İzleyen aylarda, çalışanların azalması ve özelikle ekonomik kriz nedeniyle Ekim ayından itibaren, işten çıkarmaların hızlanması ile işsizlik oranının daha da yükseğe çıkması ve yıl sonuna doğru yüzde 12’yi bulması kaçınılmaz gözüküyor.

 

GERÇEK ORAN DAHA FAZLA

Açıklanan işsizlik oranları, Türkiye’deki gerçek işsizlerin oranını tam olarak yansıtmıyor.

Nedenine gelince, gerçekte işsiz oldukları halde “işsiz” tanımına sokulmayan milyonlarca kişi var. Örneğin;

- TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerinde “iş bulma ümidi olmayanlar” başlığı altında 541 bin kişi var. Bunlar işsiz sayısına dahil edilmiyor.

- Mevsimlik işlerde (inşaat, turizm, tarım vs.) çalışanlar, işsizlik oranı ile ilgili istatistiklerde, işsizlikle ilgilendirilmiyor.

- İşsizlik olayının tam göbeğinde olduğu halde işsiz sayılmayan bir başka grupta “ücretsiz aile işçileri” ile ilgili… Bunlar çitte, çubukta ve diğer aile işletmelerinde, sigortasız çalışan, anasına-babasına, eşine yardımcı olan kişiler olup, sayıları 3 milyon 550 bin civarında.

Ücretsiz aile işçilerinin sadece üçte birini hesaplamaya dahil ettiğimizde, işsizlik oranı yüzde 22’ye ulaşıyor. Tamamını dahil ettiğimizde, oran daha çok artıyor.

Görüldüğü gibi, gerçek işsizlik oranı, açıklananın iki katı hatta daha fazlası…

 

Kaynak : TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU

(Hürriyet Gazetesi | 25.11.2008)

GÜNDEM