BASINDAN YAZILAR
Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesabında Temel Unsurlar / Şevket Tezel - MuhasebeTR

Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesabında Temel Unsurlar / Şevket Tezel

13.04.2007 tarihinde girdiğim işyerinden 25.10.2008 tarihinde çıktım. Bunlara göre ihbar ve kıdem tazminatı tutarı ne kadar olabilir? Zerrin DEMİRTAŞ

 

Sayın Okurum,

Eğer işten çıkartılma işverenin haklı nedenle derhal feshini gerektiren şekilde olmamak koşuluyla işvereninizce feshedilmek şeklinde yapılmışsa ihbar ve kıdem tazminatı alabilirsiniz.

İşçi ile işveren arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmelerinin;

1. İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta süre,

2. İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta süre,

3. İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta süre,

4. İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta süre,

geçmesi gerekiyor.

 

Bu süreler asgarî olup sözleşmeler ile artırılabiliyor. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminatı ihbar tazminatı adı altında ödemek zorunda bulunuyor. İşvereniniz iş akdinizi derhal feshederse ihbar tazminatı ödemek zorunda olup, fesih bildirimini yapar ve bildirim süresince sizi çalıştırırsa ihbar tazminatı ödemek zorunda kalmaz. Eğer sözleşmenizde daha fazla bir süre belirlenmemişse bir buçuk yıl süren iş sözleşmeniz nedeniyle ihbar tazminatı altı haftalık (42 günlük) brüt ücretiniz olacaktır. Yani hesaplama net ücret üzerinden yapılamaz.

 

Kıdem ve ihbar tazminatınıza esas olacak ücretin hesabında ise normal ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.  Ücret, rutin ikramiye, sosyal yardım, yemek parası, sendika ücret farkları, yakıt parası gibi ücretler kıdem tazminatı hesabına dâhildir.

 

Hesaplamada dikkate alınacak sosyal hakların süreklilik arz etmesi gerekmekte olduğundan kıdem tazminatı hesabında esas alınacak yan ödemeleri “süreklilik arz eden, işyerinde kullanılmak üzere verilmiş olmayan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler, her türlü ayni ve nakdi ödemeler” şeklinde tanımlayabiliriz. Örneğin fazla mesai, hafta tatil ücreti, doğum, ölüm yardımları dahil edilmezken, sosyal yardım amaçlı olarak dışarıda da kullanabilecek şekilde verilen sabun veya havlu kıdem tazminatı hesabına dahil edilmelidir. Ancak aynı sabun sadece işyerinde kullanılması için veriliyorsa kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacak.

 

Birbuçuk yıl süren çalışmanız nedeniyle birbuçuk aylık brüt ücretiniz tutarında kıdem tazminatı almanız gerekiyor.

 

İşçiye ödenen son ücret üzerinden ödenmesi gereken ihbar tazminatı ödemesinde sadece gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi, kıdem tazminatı ödemesinde yalnızca binde 6 oranında damga vergisi kesintisi yapılması gerekiyor.

 

Okur Sorularına Kısa Cevaplar

Suzan ULUÇINAR – 28.10.1962 doğumlu, 01.06.1986 - 09.09.1993 arasında (7 yıl 8 ay 8 gün)  zorunlu Bağ-Kur’lu, 29.01.2004 tarihinden itibaren 4 yıl 9 aydır isteğe bağlı Bağ-Kur primi ödemeye devam eden bir sigortalı olarak 56 yaşınızı dolduracağınız 28.10.2018 tarihinde 4/b sigortalısı olarak emekli olabilirsiniz. 15 yılı dolduruncaya kadar isteğe bağlı prim ödemeye devam edin. İsteğe bağlı prim ödediğiniz sürece kendi sağlık yardımı hakkınızdan yararlanmak zorundasınız. 15 yıl tamamlanınca prim ödemeyi kesip memur eşinizin sağlık yardımı hakkından yararlanmaya tekrar başlayabilirsiniz.

Neziha UYANIK - 03.02.1961 doğumlu, 01.09.1997 ilk sigortalılık tarihli, 3 bin 914 SSK prim gününe sahip bir kadın çalışan olarak 5 bin 975 günü tamamlayarak 56 yaşını tamamlayacağınız 03.02.2017 tarihinde normal emekli olabilirsiniz. En az 3 bin 600 güne sahip olduğunuzdan zaten artık hiç çalışmasanız bile 58 yaşınızı dolduracağınız 03.02.2019 tarihinde emekli olabilirsiniz. İlk sigortalılık tarihinden önceki doğumların borçlanılması SGK’nın Hizmet Borçlanması Tebliğine göre kabul edilmediğinden bu haktan yararlanmanız yargı yoluna başvurmanıza bağlı bulunuyor.

 

(Kaynak: Sözcü Gazetesi | 21.11.2008)

GÜNDEM