BASINDAN YAZILAR
Vergi kaçıranı ihbar edene ikramiye var, sokaktaki insanın haberi yok / Ahmet Selim - MuhasebeTR

Vergi kaçıranı ihbar edene ikramiye var, sokaktaki insanın haberi yok / Ahmet Selim

Birçok okur, bazı kişi ve şirketlerin gözlerinin önünde vergi kaçırdığını ancak ellerinden bir şey gelmediğini söyleyerek bizden bu konuda ne yapabilecekleri konusunda yardım istiyor.

Bu durum; vergi mevzuatımızda olan ancak çok bilinmeyen 'ihbar ikramiyesi' konusunu okuyucularımızla paylaşma vaktinin geldiğini gösteriyor. Adil bir vergilendirme; verginin tabana yayılması ve kayıt dışının asgariye düşürülmesi ile sağlanabilir. Bunun sağlanmasının en önemli ayağını vergi incelemeleri ve denetimler oluşturuyor.

Denetim ve incelemeler mükelleflerin farklı kurumlara verdikleri bilgilerden hareketle başlayabildiği gibi, kurumların veya üçüncü kişilerin haber vermesiyle de başlayabiliyor. Gelirini düşük gösteren veya mükellefiyet tesis etmeden çalışan kişilerle ilgili Gelir İdaresi birimlerine yapılan ihbar ve şikâyetler kayıt dışı ile mücadelede önemli bir faktör. Ancak ihbarcılık kelimesinin olumsuz algılanışı, vergi oranlarının yüksek kabul edilmesi, herkesin vergi kaçırdığına dair yaygın inanç, bazen idarenin yaklaşımı ve diğer birçok etken vatandaşların bu görevlerini yerine getirmesini olumsuz etkiliyor. Oysa kayıt dışı azalıp vergi gelirleri arttıkça hem kamu hizmetleri daha yüksek standart ve süratte verilecek hem de kayıtlı mükellefler üzerindeki vergi yükü aşağılara çekilecek.

Aslında çoğu kişi bilmese de ihbar neticesinde ortaya çıkarılan vergi ve cezalar üzerinden ihbarcılara ikramiye veriliyor. 1931 tarih ve 1905 sayılı "Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında Kanun" bu ikramiyenin dayanağını oluşturuyor. Kanun hükümlerine göre; "bina, arazi ve arsalarda beyan dışı kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dâhili istihlak (tüketim) ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş (gizlenmiş) olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaların mecmuu üzerinden" değişik oranlarda ikramiye verilir. Ancak Maliye, kesinleşip tahsil edilen tutarlar üzerinden ikramiye ödeme yolunu tercih ediyor.

İkramiyeyi almak için ihbar veya şikâyetin belirli şartlara uygun olarak yapılması lazım. İhbar, doğrudan yetkili mercilere bildirilmeli ve muhbir kendisini gizlememeli. Ayrıca ihbar konusu ile vergi incelemesi sonucu bulunacak matrah farkları arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunmalı ve söz konusu vergi, muhbirin dilekçesinde yer verdiği hususlardan hareket edilerek hesaplanmalı. Öte yandan lüzumu halinde irtibat kurulabilmesi için dilekçede iletişim bilgilerinin yer alması ve inceleme sırasında inceleme elemanı ile temasa geçilerek gerekli bilgilerin verilmesi gerekir. İkramiye almak için yapılan ihbarın somut olaylara ve delillere dayanması şart. Yalnız delilleri bizzat elde edip sunma mecburiyeti yok. Zaten çoğu zaman bu imkân bulunmaz. Ancak yetkililere delillerin nerelerde bulunabileceğini belirtmek delile dayanmak anlamına gelir. Mesela; tanığın adı ve adresini veya ihbar edilenin gelirlerini aktardığı banka hesaplarını bildirmek yeterlidir.

Muhbirin kimliği açıklanmaz

İhbar ikramiyesi isteniyorsa, bu durumun da açıkça dilekçede "ihbar ikramiyesi istiyorum" şeklinde belirtilmesi gerekiyor. Muhbirin vergi kaçırmaya dâhil olması, durumu değiştirmiyor. Önemli olan, bir mükellefin vergi kaçırmakta olduğunu bilmek ve ispatlayıcı belgelerle bunu idareye haber vermek. Bu kategorideki muhbirlere de ikramiye ödenebiliyor. İhbarlar genelde olarak yazılı olarak yapılır. İhbar dilekçelerinde, dilekçe sahibinin adı-soyadı-adresi ve telefon numarasının bulunması gerekir. İhbar ve şikâyetlerin değerlendirilebilmesi için dilekçede bu bilgilere mutlaka yer verilmeli. Aksi takdirde yetkili makamlar değerlendirmez. Ancak yapılan ihbar sahte olduğu söylenen fatura, banka bilgileri, sevk irsaliyeleri ve senetler vb. ispat edici belge ve bilgilerle desteklenirse teyide gerek kalmadan değerlendirmeye alınır.

Dilekçe elektronik posta (e-mail) ile de gönderilebilir. Ayrıca bizzat vergi dairesi başkanlıklarına müracaat ile sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi ile veya Alo Maliye servisinin 189 No'lu telefon hattı aranarak sözlü olarak da ihbarda bulunulabilir. Muhbirlerin isimleri, kesinlikle gizli tutulur ve açıklanmaz. Bunun istisnası aramalı incelemelerdir. Çünkü Vergi Usul Kanunu'na göre ihbar üzerine yapılan aramada, ihbar sabit olmazsa, nezdinde arama yapılan kişi, muhbirin adının bildirilmesini isteyebilir. Bu takdirde vergi dairesi, muhbirin ismini bildirmeye mecburdur. Bu hüküm ile asılsız ihbarlar karşısında mükelleflerin korunması sağlanmak istenmiş. Ancak ihbar asılsız olsa bile yapılacak vergi incelemesi arama yapılmasını gerektirmiyorsa muhbirin kimliği açıklanmaz.

Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 2007 yılı faaliyet raporunda verilen bilgilere göre 2007 yılı içerisinde Maliye'ye gelen 3 bin 636 ihbar dilekçesinin bin 165'i herhangi bir işleme tabi tutulmamışken diğerleri ciddi ihbarlar olarak dikkate alınmış ve incelemelere sevk edilmiştir. Aynı yıl içinde 87 kişiye ise toplam 613 bin 450 YTL ihbar ikramiyesi ödenmiş.

Kaçakçılar hangi yollarla ihbar edilebilir?

Yazılı olarak ihbarda bulunulabilir. Dilekçe, doğrudan ya da posta yoluyla Maliye Bakanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı, Vergi Denetmenleri Başkanlığı ve Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne verilebilir.

Bizzat vergi dairesi başkanlıklarına müracaat ederek sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi ile yapılabilir.

E-posta ile gönderilebilir.

189 No'lu Alo Maliye hattı aranarak sözlü ihbarda bulunulabilir.

(Zaman Gazetesi | 06.10.2008)

GÜNDEM