BASINDAN YAZILAR
Çalıştığı Şirkete Ekim 2008 Öncesi Ortak Olanlar - MuhasebeTR

Çalıştığı Şirkete Ekim 2008 Öncesi Ortak Olanlar

1992 Ekim ayında çalışmaya başladığım şirkete 1996 Mayıs ayında ortak oldum. Ortak olmama rağmen, sigorta primlerim muhasebeci tarafından 2001 yılına kadar SSK'lı olarak yatırılmış. Bu 4 sene Bağ-Kur'lu olarak primim yatırılması gerekirken SSK'lı olarak yatırıldığı için prim gözükmüyor. Bu hatayı düzeltmek için ne yapmalıyım? İlhan A.

Ortağı olunan şirketten 4/a kapsamında sigortalı olunamayacağına ilişkin kısıtlama 1 Ekim 2008 tarihinde getirildi.

2008/Ekim öncesinde 4/a (SSK) kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanların, tabi olacakları sosyal güvenlik kuruluşu, devredilen SSK'nın 9.2.1993 tarihli ve 16-60. Ek Genelgesine göre belirlenmektedir.

Söz konusu genelge gereğince, 2008/Ekim öncesinde 4/a kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olanlar, (4/a) kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/b (Bağ-Kur) kapsamına alınmamaktadır.

Bu bağlamda, 1 Ekim 2008 öncesinde 4/a kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, çalıştıkları şirkete ortak olanlar, 4/a kapsamındaki sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 4/b kapsamına alınmıyorlar. Diğer bir deyişle, sonradan ortak oldukları şirkette 4/a kapsamındaki çalışmaları, kesintiye uğrayıncaya kadar devam ediyor.

Paylaştığınız bilgilere göre, 4/a kapsamında çalışmakta olduğunuz şirkete ortak olduğunuz tarihte, 4/a kapsamında sigortalılığınızın devamına engel bir durum yoktu. 1992 yılında çalışmaya başladığınız şirkete 1996 yılında (2008/Ekim ayı başından önce) ortak olduğunuzdan, sigortalılığınız kesintiye uğramamış ise SSK kapsamındaki sigortalılığınız devam eder.

4/a kapsamındaki çalışmaları sona erdirip en az bir gün ara vererek ortağı olduğu şirketten yeniden hizmet akdine tabi çalışmaya başlanması durumunda hizmetler kesintiye uğramış kabul ediliyor.

Kıdem tazminatı yazısının istifadan sonra sunulması

Görevimden kendi isteğimle istifa ettim. SGK'nın kıdem tazminatı yazısını çalıştığım işyerine, ilişik kestikten 7-8 hafta sonra vererek kıdem tazminatımı talep ettim. Ancak işyeri “Kıdem tazminatı hakkınızı kaybettiniz, çünkü SGK'dan aldığınız bu yazıyı bize vermekte geç kaldınız, yazıyı istifa dilekçenizle birlikte vermeliydiniz, bu nedenle size kıdem tazminatı vermeyiz” iddiasında. Ben usul hatası yaptım mı? İşyeri bu iddiasında haklı mıdır? Mahkemeye vermem fayda eder mi? Nurdan Ö.

Maalesef usul hatası yapmışsınız. Önce kıdem tazminatı yazısını alıp, işten ayrılırken işverene ibraz etseydiniz, en azından istifa dilekçenizde işten ayrılma iradenizi ortaya koyup, emekliliğiniz için gereken yaş dışındaki koşulları sağlamış olmanıza bağlı olarak işten ayrıldığınızı belirtmiş olsaydınız sorun yaşamayabilirdiniz.

Yargı yolunu deneyebilirsiniz. Hakim, durumunuzu kendi özel koşullarınız içinde değerlendirerek bir karar verecektir. Yargıtay'ın, “Fesih tarihinde yaş hariç diğer emeklilik koşullarını sağlayan çalışanın kıdem tazminatına hak kazanacağına, bu yönde iradesini açıklamamasının ve SGK'dan aldığı belgeyi daha sonra ibraz etmesinin hak kazanmayı ortadan kaldırmayacağına” ilişkin kararları var.

Ancak arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak arandığından, dava açmadan önce arabulucuya başvurmanız gerekiyor. Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamamanız üzerine dava açabilirsiniz.

(Kaynak: Sezgin Özcan / Sözcü Gazetesi | 16.04.2022)

GÜNDEM