BASINDAN YAZILAR
Kur Korumalı Mevduat’a Geçen Şirketlere Kurumlar Vergisi İstisnası Devam Edecek - MuhasebeTR

Kur Korumalı Mevduat’a Geçen Şirketlere Kurumlar Vergisi İstisnası Devam Edecek

Geçen yılın son üç ayında kurların aşırı yükselişi nedeniyle, bankalarda döviz varlığı ve dövizli alacağı olan şirketlere 31.12.2021 tarihi itibarıyla yapılacak değerleme işlemi sonucunda ciddi kur farkı geliri çıkacak ve dördüncü geçici vergi döneminde %25 geçici vergi ödenecekti. İktidar, bu durumu şirketlerin döviz varlıklarını Kur Korumalı Mevduat'a dönüştürmelerini sağlamak için kullanarak, döviz varlıklarını Türk Lirası'na dönüştüren şirketlere Kurumlar Vergisi istisnası getiren yasal düzenleme yaptı. Kanun'da tüzel kişiler 3 ay vadeli hesap açabilir hükmüne rağmen; Merkez Bankası genelgesi ile en az 6 ay vadeli hesap açılabilir dayatması yüzünden, kur korumalı mevduata dönüş sınırlı oldu. Ülkemizdeki şirketlerin %70'inin borçlu olduğunu ve çok az sayıda şirketin bütün döviz varlığını 6 ay gibi uzun bir süre bankada tutabileceğini bilmeyince, bu sonuç kaçınılmaz oldu.

Bugün sizlere, 2022 yılında da döviz varlıklarını Türk Lirası'na çeviren şirketlere getirilecek olan Kurumlar Vergisi istisnasını anlatmaya çalışacağım.

ÖNCE TEBLİĞ DEĞİŞTİ

08.04.2022 tarihli ve 31803 Sayılı Resmî Gazete'de “Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı:2021/14)'de ve Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2022/16)” yayımlandı.

TCMB'nin 2021/14 Sayılı Tebliği uyarınca; yurtiçi yerleşik tüzel kişiler, 31.12.2021 tarihi itibarıyla bankalarda mevcut olan ABD Doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı bakiyelerini kur korumalı mevduat kapsamına alabilmekteydiler.

Yayımlanan 2022/16 sayılı Tebliğ ile 2022/14 sayılı tebliğde değişiklik yapılarak, yurtiçi yerleşik tüzel kişilerin 31.12.2021 ile 31.03.2022 tarihleri arasındaki herhangi bir tarihte bankalarda mevcut olan ABD Doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı bakiyelerini kur korumalı mevduat kapsamına alabilmelerine imkân sağlanmıştır. Bu düzenleme yapıldı ama Kurumlar Vergisi Kanunu'nun Geçici 14'üncü maddesi kapsamında bu hesaplardan elde edilen kazançlar istisna kapsamında değildi. Bunun için, söz konusu Geçici 14'üncü maddede değişiklik yapılması gerekiyordu.

İSTİSNA GELİYOR

“Bankacılık Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklif”i 12.04.2022 tarihinde TBMM'ne sunuldu.

Bu yasa teklifi ile; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun Geçici 14'üncü maddesinde değişiklik yapılarak, 31.12.2021 tarihli bilançolarda yer almasa dahi 31.03.2022 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paraların 2022 yılı sonuna kadar Türk Lirası'na dönüştürülmesi durumunda, bu kapsamda açılacak mevduata tahakkuk ettirilecek faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar istisna kapsamına alınacak. Ayrıca, Cumhurbaşkanı'na 30.6.2022 tarihli veya 30.09.2022 tarihli bilançolarda bulunan yabancı paraların Türk Lirası'na dönüşümünde de istisna uygulanabilmesi hususunda yetki verilmektedir. İstisna, yıl sonuna kadar yenilenen hesaplara da uygulanabilecektir.

KURUMLAR VERGİSİ HEDEFLERİNİ ETKİLEMEZ

2022 yılı bütçesinde Kurumlar Vergisi tahsilat hedefi 183 milyar 70 milyon TL olarak belirlenmişti. İlk 2 ayda Kurumlar Vergisi tahsilat hedefinin 97 milyar 116 milyon TL'si tahsil edildi.

2022 yılında Kurumlar Vergisi oranı %23 olmasına rağmen; imalatçı ve ihracatçılara %22 oranı, banka ve finans şirketlerine ise 7394 sayılı Kanun'un Resmî Gazete'de yayımının ardından %25 oranı uygulanacak.

Ülkemizde, 1 milyon civarında Kurumlar Vergisi mükellefi olması ve bu verginin yarısının da banka ve finans şirketleri tarafından ödenmesi gerçeği karşısında; 2022 yılında Kur Korumalı Mevduat hesabı açan şirketlerin, bu hesaplardan elde edecekleri gelirler ile ilgili olarak vergi ödemeyecek olmaları, Kurumlar Vergisi tahsilat rakamlarını etkilemeyecektir.

Merkez Bankası'nın eksi döviz rezervlerinin artıya döndürülmesi amacıyla; şirketlerin dövizlerini bozdurarak Türk Lirası hesaba dönmeleri için Kurumlar Vergisi istisnası tanımak, son derece yanlış bir uygulamadır. Aynı şekilde, ihracatçılara ihracat bedellerinin %25'inin Merkez Bankası'na satılması zorunluluğunu kaldırmak yerine, oranı %40'a çıkarmaya çalışmak da sanki döviz rezervlerini ihracatçılar satmış gibi onları cezalandırmaktır. Vergi rüşveti yerine ekonomi yönetiminin toplumda güven telkin etmesi, hem çok daha etkili hem de daha az masraflı olacaktır

(Kaynak: Nedim Türkmen / Sözcü Gazetesi | 15.04.2022)

GÜNDEM