BASINDAN YAZILAR
Amme Alacaklarının Tecili ve Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Avantajı - MuhasebeTR

Amme Alacaklarının Tecili ve Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Avantajı

Kelime anlamı erteleme olan tecil, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun (AATUHK) 48. Maddesi ve 48/A maddesinde düzenlenmiştir. Amme alacağını vadesinde ödeyemeyen mükellefler, bu borçlarını bir miktar faiz ile birlikte taksitler halinde ödeme imkanına sahiptirler. Ayrıca, tecil ve taksitlendirme talepleri kabul edilen mükelleflerin bu borçlarını tamamen ödemesi beklenilmeksizin ticari ilişkilerin ve resmi işlemlerin devamı açısından büyük öneme sahip olan “borcu yoktur” yazısı almaları da mümkün. Şartları sağlayan vergiye uyumlu mükellefler ise ödenmemiş amme alacaklarının tecil ve taksitlendirilmesinde bir adım önde.

Tecil-taksitlendirme

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine, il özel idarelerine ve belediyelere olan amme alacaklarının vadesinde ödenmesi, vadesinde ödenmeyen amme alacakları için borçlunun mal ve hakları üzerinde haciz tatbik edilmesi veya daha öncesinde haciz tatbik edilmiş mal ve hakların paraya çevrilmesi işlemleri eğer ki amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, bu amme alacakları tecil edilerek taksite bağlanabilmektedir.

Amme borçlusu tarafından yazı ile talep edilmesi ve teminat gösterilmesi kaydıyla alacaklı amme idaresi tahsil edemediği amme alacağını 36 ayı aşmamak kaydıyla tecil edebilmektedir. Öncelikle maddi teminat verilmesi istenilen tecil işleminde şahsi kefalet verilmesi de mümkündür. Tecil işleminin kabulü, alacaklı amme idaresinin inisiyatifinde olup ayrıca tecil faizi tahsil edilmesi de gerekmektedir. Tecil faizinin yıllık oranı ise %15’tir.

 

Amme borcunun 50.000 TL’nin altında olması halinde borçlulardan teminat istenmezken, bu tutarın aşılması halinde aşan kısmın yarısı kadar teminat alınması zorunludur. Örneğin; 60.000 TL tutarındaki amme alacağının 50.000 TL’lik kısmı için teminat istenilmeyecek kalan 10.000 TL’lik kısmın ise yarısı olan 5.000 TL tutarında teminat istenecektir.

Tecil talebi reddedilenlere ek süre imkanı

Alacaklı amme idareleri, çok zor duruma düşecek amme borçlularının yazılı tecil taleplerini kabul edip etmemekte serbesttirler. Tecil talebinin uygun görülmeyerek reddedilmesi halinde verilecek ret kararı “süreli ret” ise borçlulara 30 günlük ek bir süre verilmiş olmaktadır. Tecil talebinde bulunan ve bu talebi süreli ret kararı ile uygun görülmeyen amme borçluları hakkında cebri icra işlemleri 30 gün süre ile durmaktadır. Borcunu süreli ret kararının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 günlük süre içerisinde tecil faizi ile birlikte ödeyen borçlular ilave tecil imkanına kavuşmuş olacaklar, aksi durumda ise 30 günlük sürenin bitiminden itibaren cebri icra işlemlerine devam edilecektir.

Vergiye uyumlu mükelleflerde tecil

6183 sayılı Kanun’un 48/A maddesi, vergiye uyumlu mükelleflerin amme borçlarının tecil ve taksitlendirmesini ele almaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; vergiye uyumlu mükelleflerin il özel idareleri ve belediyelere ait amme alacakları kapsam dışı olup sadece genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine ait vergi, resim, harç ve cezalar ile bunlara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zamlarının bu kapsamda tecil ve taksitlendirilmesi mümkündür.

Tecil imkanından faydalanılacak amme alacağının başvuru tarihi itibariyle vadesinin 1 yılı aşmaması ve başvuru tarihi itibariyle en az 3 yıllık ticari, zirai veya mesleki faaliyetler nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunması gerekmektedir. Ayrıca, başvuru tarihinden itibaren geriye doğru 3 yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni sürelerinde verilmiş olması da bir diğer şarttır. Kanuni süresinde verilen vergi beyannamelerine ilişkin kanuni süresinden sonra verilen “düzeltme beyannameleri” ve “pişmanlıkla verilen beyannameler” şartın ihlali sayılmamaktadır.

Mükelleflerin ve tüzel kişilerde kanuni temsilcilerin başvuru tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde VUK 359 kapsamında mahkumiyet kararının olmaması ve yıllık gelir veya kurumlar vergisi yönünden faal mükellefiyetin bulunması da diğer şartlardandır. Ayrıca, 48/A maddesi kapsamında tecil talebinden sadece asıl amme borçluları yararlanabilmekte olup asıl amme borçlusunun dışında kalan şirket ortakları, temsilciler, kefiller ise madde hükmünden yararlanamayacaklardır.

Belirtilen şartları sağlayan mükellefler ödenmemiş amme alacaklarının 500.000 TL’ye kadar olan kısmı için teminatsız tecil hakkına sahiptirler. 500.000TL’yi aşan kısmın ise sadece %25’i kadar zorunlu teminat verilmesi halinde ödenmemiş amme alacaklarının tamamının tecil ve taksitlendirmesi mümkündür. Örneğin; 600.000 TL ödenmemiş amme alacağı bulunan ve şartları sağlayan amme borçlusu, %15 tecil faizi hesaplanması ve 500.000 TL’yi aşan 100.000 TL amme alacağının %25’i olan 25.000 TL tutarında teminat göstermesi kaydıyla 600.000 TL’lik ödenmemiş amme alacağının tamamını 36 aya kadar tecil ettirebilmekte ve borcunu eşit taksitler halinde ödeyebilmektedir.

Kanun’un 48. Maddesi uyarınca 50.000 TL’ye kadar teminatsız gerçekleştirilen tecil ve taksitlendirme işlemi, vergiye uyumlu mükelleflerde 500.000 TL’ye kadar teminatsız olarak gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, teminatsız kısmı aşan tutarın %50’si kadar alınacak teminat, vergiye uyumlu mükelleflerde %25 olarak uygulanmaktadır.

%10 ödeme ile “borcu yoktur” yazısı almak mümkün

Ticari ilişkilerde ve resmi işlemlerde büyük öneme sahip olan “borcu yoktur” yazısı, vergi mükellefleri açısından oldukça önemlidir. Alacaklı amme idarelerine vadesi geçtiği halde ödenmeyen amme borçlarının tecil edilmesi ve taksiye bağlanması halinde tecil edilen amme alacağının toplam tutarı önemli olmaksızın %10’unun ödenmesi halinde “borcu yoktur” yazısı alınması da mümkün olmaktadır.

(Kaynak: Yusuf Cihad Demet / Dünya Gazetesi | 12.04.2022)

GÜNDEM