BASINDAN YAZILAR
İşveren Kıdem Tazminatı İadesi Talep Edebilir Mi? - MuhasebeTR

İşveren Kıdem Tazminatı İadesi Talep Edebilir Mi?

İşçinin ‘yaş’ dışındaki emeklilik şartlarını yerine getirmesi sebebiyle işten ayrılarak hemen başka bir işyerinde çalışması durumunda işveren, kıdem tazminatının iadesini talep edebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun kararı, işçi ve işveren için örnek teşkil edecek nitelikte.
 
Kararın konusu: İş mevzuatına göre ‘yaş’ dışında emeklilik şartlarını yerine getirenler, SGK’dan alacakları ‘kıdem tazminatı alabilir’ yazısını işverene ibraz ederek arzu ettikleri zaman kendi istekleri ile işten ayrılmaları halinde, kıdem tazminatı almaya hak kazanıyor.
 
Bu şekilde kıdem tazminatını alanlar, başka bir işyerinde çalışabilir mi? Çalışırlarsa işveren hakkın kötüye kullanıldığını iddia ederek ödemiş olduğu kıdem tazminatının iadesini talep edebilir mi?
 
Kararı veren daire:
 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas no: 2017/881 Karar no: 2021/547
 
Yasal dayanak: 4857 sayılı Kanun’un geçici maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasının (5) numaralı bendinde düzenlenen koşulları taşıması sebebiyle ‘yaş’ dışında emeklilik şartlarını yerine getirerek kıdem tazminatı alınabileceği hükmü amirdir.
 
KARARI DEĞERLENDİRME
 
Yerel mahkemeye intikal eden olayda işçi, yaş hariç en az sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3 bin 600 gün prim ödeme koşullarını sağlayarak hak ettiği kıdem tazminatını işverenden usulüne uygun olarak talep etmiştir. İşveren ise davacı işçinin kötü niyetli olarak yeni bir işte çalışmak amacıyla işyerinden ayrılmış olduğunu ileri sürerek, işçinin tazminatını ödemekten imtina etmiştir.
 
Yerel mahkeme kararı özeti: İşçinin istifa etmeden önce yeni bir işyerine çalışmak için başvuruda bulunduğu, asıl amacının emeklilik olmadığı, iş görüşmesi yapması ve akabinde bu işyerinde çalışmaya başlaması ile çalışma hayatına devam etmek isteğini açıkça ortaya koyduğu, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinin
 
1. fıkrasının ­­(5) numaralı bendi gereğince kıdem tazminatı ödemesi yapılabilmesi için kişinin emeklilik iradesi ile işyerinden ayrılması gerektiği, davacının bu yönde bir iradesi olmadığı için  kıdem  tazminatına da hak kazanamayacağı, kişinin çalışma hakkının anayasal bir hak olup, bu hakkın engellenemeyeceği kabul edilmekle birlikte burada gözden kaçırılmaması gereken durumun, başka bir işyerinde çalışma iradesini saklayan işçinin kanunun kendisine tanıdığı hakkı kötüye kullanarak kıdem  tazminatı alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
 
Yargıtay karar özeti: Davacı işçinin işyerinde çalışırken başka bir işyeri ile görüşme yapması ve işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışmasının hakkın kötü niyetli kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği, davacının kanunun kendisine verdiği yasal hakkını kullandığı, kanunda tanınan bu hakkın amacının, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini sonlandırabilmesine olanak tanımak olduğu, bu açıklamalar karşısında davacının davasının kabulü ile kıdem  tazminatının  ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararı: Yerel mahkemenin kararında direnmesi üzerine YHGK’nın vermiş olduğu kararında özetle; işçinin emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesinden hemen sonra yeni bir işte çalışmaya başlaması veya öncesinde iş görüşmeleri yapmış olmasının hakkın kötüye kullanılması olarak düşünülemeyeceğini, nitekim fesihten kısa bir süre sonra işçinin yeniden çalışmasını gerektirecek durumların ortaya çıkabileceği gibi işçinin bu hakkın kendisi için daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşündüğünü, bir başka işyerinde çalışma amacı ile de kullanmasının mümkün olduğunu hükme bağlayarak yerel mahkeme yerine Yargıtay özel dairesinin kararını isabetli bulmuştur.
 
DAHA İYİ ÇALIŞMA KOŞULLARI
 
Öncelikle işçinin 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi gereğince ‘yaş’ dışında emeklilik şartlarını yerine getirerek kıdem tazminatı almasının izahtan vareste olduğunun altını çizelim. Koşulları yerine getiren işçinin bu iradesini SGK’dan alması gereken ‘kıdem tazminatı alabilir’ yazısını işverene ibraz etmesinin bir şekil şartı olduğunu belirtmek gerekecek. Hakkın ispatı açısından bu yazının noter kanalıyla işverene sunulması, bu hususta vuku bulacak ihtilafların bertaraf edilmesi açısından mühimdir. Yoksa zorunlu şart değildir.
 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun emsal nitelikte bu kararında işçinin belirtilen şartları yerine getirerek hemen başka bir işyerinde çalışıp çalışmayacağı açısından son derece önem arz ediyor. Bu kararda en uç nitelikteki bu olayda dahi kanun koyucunun amacının işçinin çalışma hayatını aktif şekilde sonlandırması olduğundan bahsedilemeyeceğinin, kanunda sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısına ilişkin şartları taşıyan işçinin, kendisi için çalışma koşullarının daha olumlu olduğunu düşündüğü bir işyerinde çalışma amacı ile bu hakkını kullanmasının da (TMK’nın 2. maddesinde öngörülen) dürüstlük kuralına aykırılık olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmesi, hem işçiler hem de işverenler açısından örnek teşkil edecek bir karardır.
 
TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNLU
 
Yaş dışında emeklilik şartlarını yerine getirenlerin, SGK’dan alacağı ‘kıdem tazminatı alabilir’ yazısını işverene ibraz etmeleriyle birlikte kıdem tazminatının ödenmesi zorunludur. Ayrıca işçinin işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir işyerinde çalışması dolayısıyla hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceğinden işverenin ödemiş olduğu kıdem tazminatını işçiden iadesi yönündeki talebi mümkün olmayacak.

(Kaynak: İsa Karakaş / İto Haber | 28.03.2022)

GÜNDEM