BASINDAN YAZILAR
Sermaye Şirketlerinin Tasfiye Süreleri Kısaltıldı - MuhasebeTR

Sermaye Şirketlerinin Tasfiye Süreleri Kısaltıldı

Sermaye şirketi olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler, tasfiye bakımından aynı hükümlere tabidirler. Bu üç şirket türünün ülkemizdeki sayısı bir milyonu geçmektedir. Tasfiye haline giren şirkette yapılması gereken işlemlerden birisi, alacaklıları tasfiye sürecinden haberdar etmek ve alacaklarını bildirmelerini istemektir.

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, bu konuda alacaklılara üç kez çağrı yapılmasını emrediyor ve kalan malvarlığının ancak üçüncü çağrı üzerinden bir yıl geçtikten sonra dağıtılmasına izin veriyordu. Bu düzenleme, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) da korundu. Yani, TTK da, yürürlüğe girdiği tarihte, alacaklılara üç kez çağrı yapılmasını öngörmekte ve kalan malvarlığının ancak üçüncü çağrı üzerinden bir yıl geçtikten sonra dağıtılmasına izin vermekteydi.

Ancak, 2016 yılında, 6728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, bu bir yıllık süre altı aya düşürüldü. Böylece, tasfiye halindeki sermaye şirketleri, 2016 yılından itibaren, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinin üzerinden altı ay geçtikten sonra kalan varlıklarını dağıtma imkânına kavuştular.

Gel gelelim, bu altı aylı süre de, geçtiğimiz günlerde yapılan bir yasa değişikliği ile aşağıya çekildi. Şöyle ki, 4/11/2021 tarihinde kabul edilen 7341 sayılı Kanun ile TTK’nın konuya ilişkin maddesindeki “altı” ibareleri “üç” şeklinde değiştirildi. Böylece, kalan varlığı dağıtma için öngörülen süre üç aya düşürülmüş oldu.

Yapılan bu son değişiklik uyarınca, sermaye şirketlerinde, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçtikten sonra kalan varlık dağıtılabilecektir. Hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde, mahkeme kararı ile bu süre daha da indirilebilecek ve üç ay geçmeden de kalan varlığın dağıtımı mümkün olabilecektir.

Tasfiye sürecini hızlandıran bu değişiklik, tasfiye halindeki şirketlerin biran önce tasfiyelerini tamamlayıp ticaret sicilinden terkin edilmelerini kolaylaştırmaktadır. Ancak, alacaklılar açısından aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Bu nedenle, tasfiye halindeki sermaye şirketinden alacaklı olanların, yapılan bu değişikliği gözeterek, şirkete zamanında müracaat etmeleri ve alacaklarını tahsil etmeye çalışmaları gerekir.

(Kaynak: Soner Altaş / Dünya Gazetesi | 20.11.2021)

GÜNDEM