BASINDAN YAZILAR
Araçlardan alınan vergide Amerika'yı 20'ye katlıyoruz / Ahmet Yavuz - MuhasebeTR

Araçlardan alınan vergide Amerika'yı 20'ye katlıyoruz / Ahmet Yavuz

Motorlu Taşıtlar Vergisi ikinci taksitinin ay sonuna kadar yatırılması gerekiyor. Buna göre aracınızın silindir hacmi ve yaş özelliklerini dikkate alarak tabloda ne kadar MTV ödeyeceğinizi bulabilirsiniz.
Tabloda görülen tutarlar yıllık vergi miktarını gösteriyor; ilk dönem bu verginin yarısı ödendiği için bu ay diğer yarısı ödenecek.

Aslında Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun ciddi manada gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü alınan vergi, silindir hacmine göre hesaplandığı için eski, fakat yüksek silindir hacmine sahip araçlardan yüksek tutarda vergi alınması söz konusu oluyor. Bu da vergi adaletsizliğine yol açıyor. Mükellefler hasbelkader sahip oldukları araçları elden çıkaramaz hale geliyor. Araçlar üzerinden o kadar çok vergi alınıyor ki, ayrıca mal varlığı vergilendirmesi kapsamında; yüksek sayılabilecek tutarda MTV'nin her yıl periyodik olarak alınması da ayrı bir yük oluşturuyor. Araç üzerinden alınan vergilere şöyle bir bakacak olursak; öncelikle aracın alımında yüzde 6 ile 84 arasında değişen nispetlerde ÖTV ve yüzde 18 nispetinde KDV alınıyor. Kullanım esnasında her yıl MTV ödenirken, tüketilen akaryakıtın ve diğer girdi ürünlerinin de yüksek oranda ÖTV ve KDV ile vergilendirildiğini görüyoruz.

Bu verginin diğer bir olumsuzluğu yeni araç alımını cezalandırıcı etki göstermesi. Çünkü yeni araçlar daha yüksek tutarda vergilendiriliyor. Hâlbuki küresel ısınma ve enerji piyasasında yaşanan sıkıntılar daha düşük yakıt tüketen ve çevreci motoru olan araçların kullanımını teşvik etmeyi gerektiriyor. Bu durum ABD ve AB ülkeleri ile gelişmiş diğer ülkelerde böyle yürütülüyor. Mesela ABD'de 2000 model ve 3000 silindir hacimli aracın yıllık MTV vergisi 130 dolar civarında ve bizdeki gibi iki taksitte ödeniyor. Aynı silindir hacmine sahip ve aynı yaştaki bir aracın Türkiye'deki vergisi ise ABD'deki rakamın 20 katından fazla ve 2.700 dolar. Amerika'da vergi aracın değerine göre hesaplanıyor. Belli bir asgari rakam üzerine her bin dolar için 25 dolar MTV eklenerek toplam ödenecek vergi bulunuyor. AB'de de durum farklı değil. Orada da düşük yakıt tüketen ve çevreci olma özelliği bulunan araçlardan Motorlu Taşıtlar Vergisi göstermelik denecek düşük düzeylere çekiliyor. Türkiye'deki çarpıklık, gelir elde eden şahısların ve şirketlerin az vergilendirilmesinden kaynaklanıyor. Geçen yıl şirketlerin ödediği Kurumlar Vergisi'nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yaklaşık olarak yüzde 7,5 iken MTV'nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 2,2'nin üstünde.

Otomotiv sektörünün sanayinin lokomotifi işlevini gördüğü unutulmamalı. Uzakdoğu ülkeleri dâhil birçok ülke ekonomilerini otomotiv sektörüne verdikleri destek ve teşviklerle ayağa kaldırdı. Genç nüfusu ile ülkemiz de araç ihtiyacını yoğun şekilde hissediyor. Bu ihtiyaçlar vergilerin hafifletilmesiyle daha kolay bir şekilde karşılanır. Çünkü bu sektörün vergi yükünün azaltılması hiç kuşkusuz yerli ve yabancı yatırımcıları yatırım yapmak üzere harekete geçirecektir. Bu yüzden özellikle Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin yeniden elden geçirilmesi ve düşük tutarlara çekilmesi lazım. Hatta bu verginin tahsili Amerika'da olduğu gibi mahalli idarelere devredilebilir. Zaten toplam vergi gelirleri içerisinde yüzde 2,2 civarında olan bu vergi, ciddi bir kaynak olmadığı halde büyük rahatsızlıklara sebep oluyor.

Ülkemizde de eski karayolu taşıma araçlarının ekonomik, güvenli, kaliteli ve çevreye duyarlı araçlarla kamu menfaatini gözetecek şekilde yenilenmesi gerekiyor. Ulaştırma Bakanlığı böyle bir çalışma başlattı ancak buradaki uygulama 35 yaş ve üstü kamyon, TIR gibi ticari araçlarla sınırlı. Bu tarz teşviklerin tüm araçlar özellikle binek otomobilleri için de yapılması lazım. Çünkü insanımız daha iyisine layık. Bu çerçevede geçtiğimiz yıllarda yapılan ÖTV indirimine gidilebilir. Belli bir yaşın üstündeki aracı hurdaya çıkaranlardan ÖTV alınmaz veya düşük tutarda alınır.

Otomobil artık eskisi gibi lüks bir mal olarak kabul edilemez. Çünkü çağımızda gerekliliği tartışılmaz hale geldi, çok önemli ihtiyaçlardan birisi oldu. Bunlara ilaveten artık yatırım aracı da değil, aksine tüketim malı oldu otomobil. Bu yüzden önemli bir servetmiş veya mal varlığıymış gibi ele alınıp defalarca yüksek tutarda vergilendirilmesi günümüz gerçeklerine ters düşüyor.

(Zaman Gazetesi | 21.07.2008)

GÜNDEM