BASINDAN YAZILAR
5607 Kaçakçılık Kanunu 5326 Kabahatler Kanunu tatbikatları / İhap SUBAŞI - MuhasebeTR

5607 Kaçakçılık Kanunu 5326 Kabahatler Kanunu tatbikatları / İhap SUBAŞI

Bu iki kanun gümrüklerimizde ağır cezalar içeren, bir konumda, yürürlük kazanmıştırlar. İnanın cezaların ağırlaştırılmış müeyyideler taşıyan, maddeleri, zuhur eden bir hata ve yanlış için, akıl almayacak şekilde, ekonomik yanlışa bile hürriyeti kısıtlayıcı şekilde uygulama ve tatbikatları, gündeme taşımıştırlar. Gümrüklerimizde, kaos yaratan mezkur kanunların, uygulama alanı ile bu yasaların işleyiş şekli gümrüklerimizdeki işlevlerdeki yanlışlara, hiçbir çözüm yaratmamıştır. Yani kaçakçıya dur diyemez, masum kişilerin işlevlerde oluşan yanlışına, merhem olamaz. Çünkü kanun hazırlayıcıları, başka makamların hukukçuları oldukları için siyasileri bu minval üzere ikna edip, vur abalıya misali gümrük işlerinde çalışan her kesimi ağır cezalar içeren maddelerle nahak yere karşı karşıya bırakmışlardır.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, gümrüklerde, 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu ile beraber uygulamaya konulunca, ilgili makamlara sordum, bu kanunlar gümrüklerde adaletli sağlar mı? diye. Tatmin edici bir cevap maalesef alamadım. Gümrükteki yanlış bir olay, kabahat olamaz. Niyet ve kasta dayalı olarak yanlışın kusur cezası olarak, uygulamalı bir tatbikat bulması gerekir. Böyle bir hareket adaleti ancak sağlar.

Gümrükteki bir malın yanlış beyanı yapılmışsa eğer, oluşabilecek yanlışa uygulanacak ceza, yürürlükten kalkan 1615 sayılı yasada, 156'ncı madde ile onun yerine günümüze, yürülük kazanan 4458 sayılı yasada 241'inci madde, ile kusur cezası ile tezci esas tecziye esas alınmalıdır. Esasında, gümrük sundurmasına giren bir malın beyanı yapılmışsa, eğer, beyan esastır ilkesi değişmeden, oluşacak yanlışa, kabahatler kanununa uzanan, bir kaçakçılık suçu oluşturmaması gerekir. Şöyle bir olayı var sayalım: Malın beyanı yapılan, beyannamesi işleme konulmuş, tesciliyle, kırmızı, sarı veya yeşil, hatta bilgisayar, tespiti, yapılarak, muayene safhası geçirilip, işlevi tamamlanmışsa en son hareket vergi ve resimleri, gümrük veznesine yatırılacaktır.

Sonra, mal kamyonu yüklenmiş ve gümrük kapısından dışarı çıkmış, ise yine niyet ve kasta dayatılarak bir yanlış uygulama var ise, eğer, kaçakçılık muamelesi yapılabilir. Bu gün, savcı ve hakimlerimiz, bu hususta, çok detaylı bilgi sahibi oduklarını söyleyebilirim. Aynı şekilde gelişen bir olay için, bir vergi mahkememizin aldığı kararı sizlerle paylaşmak istedim. Değerli bir hakkimmizin, olaya yaklaşımı ve kararı bu nedenle, gümrük çalışanları ve iş dünyası için, firahlatıcı bir neden olmuştur. Aktarıyorum:

"Gümrük vergilerinde sorumluluğu düzenleyen bu hükümlerde hem sorumluluğu gerektiren fiiller hem de gümrük yükümlüsü ile birlikte sorumlu tutulacak kişiler belirtilmiştir. Genel olarak vergi kaybına neden olan durumu bilmek fiil olarak, bu durumu bilen gümrük müşaviri/müşavirleri de müteselsil sorumlu tutulacak kişi olarak bu kapsamda yer almıştır. Gümrük yükümlüsü ile birlikte müteselsil sorumlu tutulan gümrük müşavirinin sorumlu tutulduğu gümrük vergilerinin eksik tahakkuk ve tahsiline neden olan durumu bildiği ve bilmesi gerektiğine ilişkin olarak iddiadan öte somut tespitlerin bulunması, sorumlu tutulduğu olayla arasındaki ilişkinin vergi kaybına yol açtığının açık bir şekilde ortaya konulması ise yasal düzenlemenin hukuki gereğidir. Bunnula beraber, dava konusu para cezasının dayanağı Kabahatler Kanunu'nun kabahate iştiraki düzenleyen 14. maddesinin adı geçen yasanın olay tarihinde (9/6/2005 tarihinde) yürürlükte bulunan 3. maddesinin. (Bu kanunun gelen hükümleri diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanır.) 22.7.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 1.3.2006 tarih ve E:2005/108 ile K:2006/35 kararıyla Anayasaya aykırı bularak iptal edilmesi karşısında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda düzenlenen kabahatler hakkında uygulanabilirliğinin kalmadığı, dolayısıyla vergi kaybına neden olan durumu bildiği gerektiği açık ve net olarak tespit olunamayan davacı şirketin, dava konusu KDV para cezasının dayanağı Kabahatler Kanunun 14. maddesi hükmü ile bu maddenin Gümrük Kanunu'nda yer alan kabahatler hakkında da uygulanabileceği yolundaki Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 31.5.2006 tarih ve 13694 sayılı kararı uyarınca sorumlu tutulması olanaklı değildir.

Bu durumda yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine aykırı olarak kesilen dava konusu KDV para cezasının terkini gerekir."

Böyle söylüyor, düşünce ve kanaatlerini ve bu yönlü kararı veriyor, Sayın Hakim. Böylesi açık ve seçik gümrük mesleği ilgili bir yasayı irdeleyip, karar ittihaz etmek doğruyu saptamak yolundaki düşünce hakikaten takdire şayandır. Yasanın düşünce özünü tespit ile böyle karar verenleri, meslek etiği yönüyle, teşekkür edilmesi gerekir. Kabahatler Kanunu'n konumuzla ilgili maddeleri Anayasa Mahkemesi'nin iptal etmesi acaba neyi çağrıştırır, bir bakalım.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun iptal edilen 14'üncü maddesinin, 3'üncü maddesi nedir, ne değildir, aktarıyorum:

"Madde 14.

1) Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası verilir.

2) Özel faillik niteliğinin arandığı durumlarda, kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi hakkında da fail olarak idari para cezası verilir.

3) Kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı olup olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın idari para cezası verilir."

İşte, bir konu üzerine değişik kanuni maddeler üzerine, görüş, yorum ve düşüncelerin, bu maddeyi iptal gerekçesi, oldu.

Böylesi ekonomik kanunlar, suç kanunu olmaması gerekir. Suçlu ile suçsuzu ayırması, ana teması ve temel ilkesi olması lazımdır. Her ne kadar, ihtisas mahkemeleri olmamasına rağmen, bizdeki, bilgi doluluğu mükemmel olan hukukçularımızla ekonomik yanlışların adaleti, sağlanmaktadır. Devlet suçlu yaratmaz, suçu engeller.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 17.06.2008)

GÜNDEM