BASINDAN YAZILAR
İşveren ve İşveren Vekilliği Kavramları - MuhasebeTR

İşveren ve İşveren Vekilliği Kavramları

İşveren kavramı 5510 sayılı Kanunun 12'nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanmakta olup buna göre 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak nitelendirilmektedir. Yani Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdine istinaden çalışan sigortalılar ile aynı fıkranın (c) bendine göre kamu görevlisi, memur olarak tanımlanan sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile adi ortaklık, iş ortaklığı, apartman kapıcılığı, ortak aile sağlığı merkezleri, bakanlıklar, ticaret sicil müdürlükleri, valilikler, kaymakamlıklar gibi tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren sayılmaktadır.

GENEL MÜDÜRLER BU KAPSAMDA
Kanunda işveren olmak için 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştırmak yeterli olarak görüldüğünden işveren olunması için başka bir şart aranmamaktadır.
Bununla birlikte 5510 sayılı Kanunun 6'ncı maddesinde sigortalı sayılmayan kişiler belirtilmiş olup örneğin; işverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi, niteliği itibarıyla bir kişinin bir gün içinde yapabileceği işlerde yevmiyeli olarak çalışanlar, askerlik hizmetini er veya erbaş olarak yapmakta olanlar gibi kişileri çalıştıranlar Kanun gereği işveren olarak nitelendirilmezler.
Ayrıca ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olanları çalıştıran kişiler de işveren olarak sayılmamaktadır.
5510 sayılı Kanuna göre işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse işveren vekili sayılmaktadır. Kanunda geçen işveren deyimi ayrıca işveren vekilini de kapsamaktadır. İşveren vekili sayılmak için işin veya görülen hizmetin bütününü yönetmek ve işveren ad ve hesabına hareket etmek unsurlarının birleşmesi gerekmektedir.
Bu durumda işin bütününü yönetmek koşulu gerektiğinden uygulamada gerekli görevlendirme yapılması halinde bir işyerinin genel müdürü işveren vekili sayılabilecekken aynı işyerinin pazarlama, insan kaynakları v.b. birimlerinin müdürleri işveren vekili sayılmamaktadır.

TESCİLLİ BÜTÜN İŞYERLERİNDEN
İşveren vekili Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup Kanunda belirtilen ve işverenin sorumlu kılındığı belgelerin, beyannamelerin verilmesi, primlerin ödenmesi yükümlülüklerinden dolayı işverenle birlikte, mali ve hukuki anlamda sorumlu sayılmaktadır.
İşverenin aynı anda birden çok kişiye çeşitli konularda vekâlet vermesi mümkün olup vekâlet verilen bu kişilerden biri işveren vekili olarak atanabileceği gibi, bu kişiler dışında başka bir kişinin de işveren vekili olarak görevlendirilmesi mümkündür. İşverenin herhangi bir işi kendi adına yerine getirmesi için vekâletle yetkilendirdiği her kişi işveren vekili olarak sayılmamakta olup işveren vekiline işveren tarafından verilen temsil yetkisi; işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev almayı kapsamalıdır.
Diğer yandan gerçek veya tüzel kişi bir işverenin aynı vergi/T.C. numarası adı altında 5510 sayılı Kanun kapsamında birden fazla işyeri bulunması halinde her bir işyerinin sorumlusu işveren vekili kabul edilmemekte olup işveren vekili işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse olduğundan, işveren adına tescilli bütün işyerlerinden sorumlu olan kişi işveren vekili olarak kabul edilmektedir. Sosyal güvence içinde kalın...

(Kaynak: Ekrem Gülcemal / Yeni Asır | 06.08.2020)

GÜNDEM