BASINDAN YAZILAR
Kıdem Tazminatı Fonu - MuhasebeTR

Kıdem Tazminatı Fonu

Bir deyim var bilirsiniz, “Yılan hikâyesine döndü” diye. Bir türlü sonuca bağlanmayan ve uzayıp giden konularda kullanılır. Bir işin durup durup gündeme gelmesi ve gerçekleşmemesi durumlarında söylenir…

Bir de “temcit pilavı” var. Bir olayın veya durumun tekrar tekrar gündeme getirildiği durumlarda kullanılan bir deyim…

“Kıdem Tazminatı Fonu” da yılan hikâyesine döndü, temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getiriliyor.

Birkaç gündür yine gündemde. Aslında yaklaşık 21 yıldır ülke gündeminde.

★★★

Kıdem tazminatının yeniden düzenlemesi ile ilgili ilk talep, 1999 yılında işsizlik sigortası ile ilgili yasa tasarısı tartışılırken işveren kesimi tarafından gündeme getirilmişti.

İşveren kesimi, işsizlik sigortasının yürürlüğe girmesiyle kıdem tazminatının işsizlik sigortasına ilişkin fonksiyonunun sona erdiği gerekçesiyle, yeniden düzenlenmesini ve 30 gün üzerinden ödenen kıdem tazminatının 15 güne indirilmesini talep ediyordu.

Haziran 2003'te yürürlüğe giren 4857 sayılı (yeni) İş Kanunu'nda kıdem tazminatı düzenlenmeyip, 1475 sayılı (eski) İş Kanunu'nun kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesi yürürlükte bırakılarak, kıdem tazminatı fonuna ilişkin kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar ötelenmişti.

Tüm bu süreçte, 2001 yılında iş güvencesine yönelik düzenlemeler içeren tasarının hazırlanması aşamasında işveren kesimi tarafından hazırlanan “Kıdem Tazminatı Fonu Kanun Tasarısı” dışında bir yasa tasarısı ortaya çıkmadı. Sadece ufak tefek değişiklikler yapılarak kamuoyuna açıklanan birkaç tasarı taslağı üzerinden tartışmalar devam etti.

★★★

En son 2019 Nisan ayında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yaptığı “Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019” sunumunda gündeme gelmişti; “kıdem tazminatı fonunun bireysel emeklilik sistemi (BES) ile entegre edilerek hayata geçirilmesi” öngörülüyordu.

Cumhurbaşkanı da, Bakan da kıdem tazminatı fonunun tüm tarafların katılımı ve mutabakatıyla hayata geçirileceğini, kimsenin mağdur edilmeyeceğini ve tüm tarafları mutlu edeceğini söylemiş, görüşmelerden sonuç çıkmayınca tekrar rafa kaldırılmıştı.

★★★

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2022'de hayata geçirilmek üzere “Tamamlayıcı Sigorta” sistemi üzerinde çalışıldığını açıklamasının ardından, kıdem tazminatı fonu yeniden gündeme girdi ve birkaç gündür kamuoyunda tartışılıyor.

Ortada kamuoyuyla paylaşılan bir tasarı ya da taslak bir metin yine yok. İşçi ve işveren kesimiyle paylaşılan, düzenlemenin temel unsurlarına ilişkin açıklamalar var.

Edinilen bilgilere göre, öngörülen iki formül var.

Birinci formülde, her bir çalışma yılı için 30 günlük ücret tutarında ödenen kıdem tazminatının 19 günlük kısmının mevcut sisteme göre ödenmesi, 11 günün karşılığının ise kıdem tazminatı fonundan ödenmesi öngörülüyor.

İkinci formülde ise kıdem tazminatı fonu için yüzde 6 oranında prim ödenmesi öngörülüyor. Bunun 4 puanı işveren tarafından karşılanacak, 0.5 puanı işçiden kesilecek, devlet de 1 puan katkıda bulunacak. Vergi indirimi yoluyla da 0.5 puanlık ilave prim katkısı yapılarak yüzde 6 oranı tamamlanacak.

30 günlük mevcut kıdem tazminatı, yüzde 8.33 oranına karşılık geliyor. Yüzde 6'lık prim oranı ise 21.6 günlük kıdem tazminatına karşılık geliyor. Ancak ekonomi yönetimi fonda toplanacak primlerin nemalanmasıyla 30 güne karşılık gelecek ödemenin mümkün olacağını savunuyormuş!

★★★

2022 yılında yürürlüğe girmesi öngörülen, işçi kesiminin de işveren kesiminin de öngörülen haliyle razı olmadığı bir düzenleme bugün neden gündeme getirilir, anlamak zor.

İşçisi işvereni pandeminin yarattığı krizle boğuşuyor. Bugünün önceliği kıdem tazminatı fonu mu yoksa istihdamı korumaya ve işsizliği önlemeye, ekonomiyi canlandırmaya yönelik tedbirler mi olmalı?

Yazımıza deyimlerle başladık madem, yine bir deyimle bitirelim.

Kim bilir, belki de “cambaza bak, cambaza” deyip, çözüm bekleyen mevcut sorunların tartışılması yerine, ilgi başka tarafa çekilmek isteniyordur.

(Kaynak: Sezgin Özcan / Sözcü Gazetesi | 13.06.2020)

GÜNDEM