BASINDAN YAZILAR
Çalışanlar Ücretli-Ücretsiz İzne Zorlanabilir Mi? / Sezgin Özcan - MuhasebeTR

Çalışanlar Ücretli-Ücretsiz İzne Zorlanabilir Mi? / Sezgin Özcan

Tüm dünyada yayılmaya devam eden koronavirüs salgını ile ilgili ülkemizdeki ilk vaka geçen hafta tespit edildi. Henüz salgın haline gelmemiş olsa da gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Zira virüs çok hızlı yayıldığı için vaka sayısı geometrik artış gösteriyor.

Bu nedenle de üst düzeyde bazı radikal önlemler alındı, yeni önlemler alınması da gündemde. Yayılmanın önlenmesinde en büyük görev vatandaşlara düşüyor. Herkesin alınan sosyal izolasyon önlemlerine azami uyum göstermesi gerekiyor.

Diğer yandan, alınan önlemlerin ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün daha hissedilir hale geliyor. Çalışma hayatında işçi de işveren de endişeli.

Kamuda 60 yaş üzeri personel ile anneler idari izinli sayıldı. Faaliyet konusu evden çalışmaya uygun olan birçok işyerinde evden çalışma uygulamasına geçildi, bir kısmı önümüzdeki günlerde geçmeyi planlıyor. Ancak koronavirüs önlemlerinden olumsuz etkilenen, satışları düşen, özellikle faaliyetleri durdurulan işyerleri açısından durum sıkıntılı. Zira mahrum kalacakları gelirlerinin yanı sıra katlanmak zorunda oldukları giderleri var. Bunlardan biri de ücret giderleri. Bu bağlamda bazı işyerleri çalışanlarına ücretli-ücretsiz izin kullandırma kararları almaya başladı.

Peki, işverenler çalışanlarını ücretli veya ücretsiz izin kullanmaya zorlayabilir mi?

ÜCRETLİ İZİN

Yıllık ücretli izin genel olarak çalışanın talebi üzerine kullandırılır. İşçi talepte bulunur. İşveren çalışanın istediği izin kullanma tarihi ile bağlı değildir. Ancak izin çizelgelerinin hazırlanmasında çalışanın talebi ve iş durumu dikkate alınır.

İşverenler, işyerinde yürütülen işin nitelik ve özelliklerine göre, yıllık ücretli izinlerin, her yılın belli bir döneminde veya dönemlerinde verilebileceğini tayin edebiliyor. Ancak bunu işyerinde ilan etmeleri gerektiğinden, hemen uygulama imkanı bulunmuyor.

Diğer yandan işverenler, 1 Nisan ile 31 Ekim arasındaki süre içinde, çalışanların tümünü veya bir kısmını kapsayan toplu izin uygulayabiliyor. Dolayısıyla işveren nisan ayından itibaren çalışanların bir bölümüne yıllık ücretli izin kullandırabilir.

ÜCRETSİZ İZİN

İş Kanunu'nda ücretsiz izin çalışanın talebine bağlı ve sınırlı olarak düzenlenmiş. Örneğin, doğum yapan kadın, analık izninin bitiminden itibaren 6 aya kadar ücretsiz izin kullanabiliyor. Yıllık iznini çalıştığı yerden başka bir yerde geçirecek olan çalışan 4 güne kadar ücretsiz izin alabiliyor.

İşveren tarafından ücretsiz izin kullandırılmasına ilişkin bir düzenleme ise İş Kanunu'nda yer almıyor. Diğer bir deyişle, işverenin çalışanları tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarma hakkı bulunmuyor. Ancak tarafların anlaşması ile belli bir süreyle sınırlı olmak üzere ücretsiz izin kullandırılması söz konusu olabiliyor. Yani ücretsiz izin uygulaması için çalışanın rızası gerekiyor.

ÖNCELİK

Yıllık ücretli izin dönemine ilişkin ücret peşin olarak ödenip, sigorta primleri tam olarak yatırılıyor.

Ücretsiz izin döneminde ise iş sözleşmesi askıya alınmış oluyor. İşveren çalışana ücret ödemiyor, sigorta primi yatırmıyor.

Çalışma barışı ve iş ilişkisinin sürdürülebilirliğini sağlama açısından iki tarafın da konuya iyi niyetle yaklaşması gerektiğini değerlendiriyorum.

Bu bağlamda, iki taraf da içinde bulunulan mevcut durumu objektif olarak değerlendirmeli. İmkanlar elverdiği ölçüde öncelikle yıllık ücretli izin kullanımı seçeneği üzerinde durulmalı. Ücretsiz izin konusunda işçi ve işveren zaten birbirlerini zorlayamıyor. İşçinin rızası olmadan ücretsiz izin kullandırılması fesih niteliğinde değerlendiriliyor. Bu da iki taraf açısından sonuç doğuruyor!

(Kaynak: Sözcü Gazetesi | 19.03.2020)

GÜNDEM