BASINDAN YAZILAR
İşsizlik Maaşı Başvurusunu Geciktirmeyin! Her Ay Kaybınız Olur / Ahmet Kıvanç - MuhasebeTR

İşsizlik Maaşı Başvurusunu Geciktirmeyin! Her Ay Kaybınız Olur / Ahmet Kıvanç

Türkiye’de yaklaşık 4.6 milyon işsiz bulunuyor. Bunların büyük kısmı işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Yararlanma hakkı bulunanların haklarını kaybetmemes için dikkat etmeleri gerekiyor. İşten çıkartıldıktan itibaren 30 gün içinde İŞKUR’a başvurmayanlar, işsizlik maaşını eksik alıyorlar. Hakkı olduğu halde işsizlik maaşını almamış olanlar daha sonra yeniden işsiz kaldıklarında mağduriyet yaşayabiliyor.

İŞSİZLİK ÖDENEĞİ KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİĞE                                        

Soru: Ekte gönderdiğim 4/a hizmet dökümünde ve işsizlik başvuru

taleplerimde göreceğiniz üzere, 28 Şubat 2017 tarihinde işten çıkışım verildi. 9 Mayıs 2017’de girdiğim işten bu kez 30 Ağustos 2017 tarihinde, özel sebepler dolayısıyla kendim ayrıldım. İşsizlik maaşı için başvurduğumda, son 120 gün çalışma kuralı dolayısıyla işsizlik maaşı alamayacağımı, ancak 28 Şubat’ta işten çıkartıldığım dönemde hakkım olduğu halde işsizlik maaşı almadığımın görüldüğünü, bu kapsamda boşta geçen süre için 2 ay 11 günlük işsizlik maaşı bağlanacağını söylediler. Daha sonra 27 Aralık 2017 tarihinde aynı işyeri beni tekrar işe başlattı. 5 Şubat 2019 tarihinde de işten çıkartıldım. O tarihten beri işsizim. İşsizlik maaşı için başvurduğumda, daha önce işsizlik maaşı aldığım tarihten sonraki çalışma sürelerimin 513 gün olduğu, 600 günü doldurmadığım gerekçesiyle başvurum reddedildi.

Ben 2012 yılından beri kesintisiz çalışıyorum. Toplam 10 ay işsizlik maaşı hak ettiğim dönemde sadece 2 ay 11 gün işsizlik maaşı aldığım halde, tüm işsizlik maaşı hakkımı kullanmışım gibi yeniden 600 gün şartı aranması nedeniyle mağdur oldum. Eminim benim durumumda olan binlerce kişi vardır. (Vedat K.)

Yanıt: Vedat Bey, durumuzu öncelikle Türkiye İş Kurumu’na sordum. Kurum yetkilileri, kayıtları inceledikten sonra hak sahipliği şartlarını taşımadığınız için işsizlik ödeneği bağlanmadığını, yapılan işlemde bir hata olmadığını belirttiler.

Gerçekten de yapılan işlem mevzuata uygun görünüyor, ama mevzuatta bir değişiklik ihtiyacı da ortada. Mevzuata göre, örneğin 10 ay işsizlik ödeneği alma hakkı bulunan kişi 2 ay ödenek alıp tekrar işe girdi diyelim. Bu kişi işsizlik ödeneği almak için gerekli şartları yerine getirmeden yeniden işsiz kalması halinde, daha önceden hak edilen işsizlik ödeneği süresi dolduruluncaya kadar ödenekten yararlandırılıyor.

Nitekim siz ağustos ayındaki çıkışınız dolayısıyla normalde işsizlik ödeneği hakkınız olmadığı halde 28 Şubat’taki işten çıkartılma işleminden kaynaklı işsizlik ödeneği bağlanmış bulunuyor.

İşsizlik ödeneği için şöyle bir kural uygulanıyor: On ay işsizlik ödeneği hakkınız var diyelim. On aylık ödeneği tam olarak alabilmeniz için 30 gün içinde başvurmanız gerekir. Geciktiğiniz her ay hakkınızı kaybediyorsunuz. Dört ay sonra başvurduğunuzda sadece geri kalan 6 aylık dönemin işsizlik ödeneğini alabilirsiniz.

Çalışanların hak kaybının önlenmesi için bu kuralın kaldırılması gerekir. Sonuç itibarıyla on aylık işsizlik ödeneği hakkınız bulunduğu halde almadığınız 7 ay 19 günlük işsizlik ödeneğiniz bulunuyor. Kendi iradesi dışında işsiz kalanlara her durumda kalan süreler için ödeme yapılmasına olanak sağlayan bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var.

KAMU İŞÇİSİ 15 YIL 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

Soru: 20 Temmuz1998 tarihinde bir mağazada tezgahtar olarak görev yaparken 50 günlük sigortam yatırıldı. Daha sonra 13 Eylül 2005 tarihinde bir devlet hastanesinde taşeron şirkete bağlı tıbbi sekreter olarak çalışmaya başladım, aralıksız olarak çalışmaktayım. 2 Nisan 2018 tarihinde 4/d kadrosuna alındım. 3600 gününü doldurdum, 15 yılımın

dolmasına da 10 ay kaldı. 3600 prim günü ve 15 yıl çalışma koşulunu yerine getiren 4/a’lı işçilere tanınan haktan yararlanarak ayrılmak istediğimde ben de kıdem tazminatımı alabilir miyim? (İnan A.)

Yanıt: İnan Bey, kamudaki 4/D’li işçiler her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer buluyor ise de onlar hakkında 657 sayılı kanun hükümleri uygulanmaz. Kamudaki 4/D’li işçiler 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir. 4857 sayılı kanunun “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı” başlıklı 112. maddesinde 2016 yılında bir düzenleme yapıldı. Sizin gibi taşerona bağlı olarak çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları, alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların kıdem tazminatı, ilgili kamu kurumu tarafından ödeniyor.

Kamuda çalışan 4/D’li işçi olarak, 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe girmiş olduğunuz için 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim gününü doldurunca kendi isteğinizle ayrıldığınızda kıdem tazminatınızı alabilirsiniz.

Sigortalılık süreniz 1998 yılından başladığı için 15 yıllık sigortalılık süresini de doldurmuş bulunuyorsunuz. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan “kıdem tazminatı alabilir” yazısını alarak işyerinize verdiğiniz takdirde, kıdem tazminatınızı alıp işten ayrılabilirsiniz.

FAZLA MESAİ ÜCRETİNİN BORDROYA YANSITILMAMASI FESİH SEBEBİ Mİ?

Soru: Turizm sektöründe 1.5 yıldan beri çalışıyorum. Personel eksikliği dolayısıyla ağır iş yükü ile çalışıyoruz. Kalabalık düğün organizasyonlarının olduğu günlerde çalışma süremiz 15-16 saati buluyor. Bu tür durumlarda fazla mesai ücretleri brüt maaşıma yansıtılmayarak elden ödeniyor. Vergi kaçırıldığı için ve kazancım eksik yatırıldığı için iş akdini feshetme hakkım oluşuyor mu? (Erdem T.)

Yanıt: Erdem Bey, kanuna göre, fazla çalışma ve mesai ücretleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yatırılan prime esas kazançlar arasında yer almaktadır. Ayrıca ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, prim, ikramiye ve bu nitelikteki istihkaklar prime esas kazançlara dahil edilir. Bu tür ödemelerin, ödemenin yapıldığı ayın kazancına dahil edilerek bordronun düzenlenmesi gerekir. Emekli aylıkları, prime esas kazançlar üzerinden hesaplanır. Prime esas kazanç eksik bildirilir ise emekli aylığı da olumsuz etkilenir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı”nı düzenleyen

24. maddesi uyarınca, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmez ise işçi açısından fesih hakkı doğar. Bu durumda işçi kıdem tazminatını alarak ayrılabilir. Bu gerekçe ile iş akdini feshederken kanıt toplamak gerekir. Öncelikle fazla mesai yaptığınızı belgelemelisiniz. Gerekli kanıtları topladıktan sonra iş akdinizi feshedebilirsiniz.

VERGİ KAYDI OLANLAR GEÇMİŞE DÖNÜK BAĞ-KUR’LU OLABİLİR Mİ?

Soru: 1984 doğumluyum, 2005 yılında şirket kurup vergi mükellefi oldum. 2013 yılında da şirketi tasfiye ettim. Bu süreler içinde bana BAĞ-KUR vs bildirimi gelmedi, benim de hiç müracaatım olmadı. Şu an tekrar mükellef olsam ya da sigortamı yaptırmak istesem primlerimi yatırabilir miyim, bu durumda emeklilik yaşım ne olur? (Yunus Y.)

Yanıt: Yunus Bey, geçmişte vergi mükellefi olup BAĞ-KUR kaydı bulunmayanların sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Bu kişilerin geçmişe dönük BAĞ-KUR primlerini topluca ödeme hakları bulunmuyor. Ancak, başta Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) olmak üzere, toplumun çeşitli kesimlerinden bu konuda çok yoğun talep bulunuyor. Geçmişte yıllarda, geriye dönük ödeme yapma imkânı tanıyan geçici yasal düzenlemeler oldu. İleride benzer bir yasa çıkar ise ancak o zaman geçmişe dönük BAĞ-KUR priminizi ödeyebilirsiniz.

Şayet 2005 yılından geçerli olarak BAĞ-KUR tesciliniz yapılırsa 9000 prim günüyle 60 yaşında, 5400 prim günüyle de 62 yaşında emekli olabilirsiniz.

BAĞ-KUR’DAN 4/A’YA GEÇMENİN EMEKLİLİKTE SAĞLADIĞI AVANTAJ NEDİR?

Soru: 10.06.1975 doğumluyum. 10.06.1993’te BAĞ-KUR’lu olarak sigortalı oldum. Bugün itibarıyla 5550 hizmet günüm var. Son 1.5 yıldır isteğe bağlı sigortalıyım. Ne zaman emekli olabilirim? Yasa çıkarsa EYT adayı mıyım? Bir firmada 4/a’lı olarak çalışırsam daha erken emekli olmama veya ilerideki maaşıma faydası olur mu? (Selçuk A.)

Yanıt: Selçuk Bey, İşe giriş tarihiniz itibarıyla BAĞ-KUR’dan normal emeklilikte, 1 Haziran 2002 tarihi itibarıyla 25 yılı doldurmanız için kalan süreye bakılır. Buna göre, 9000 prim günüyle 54 yaşında emekli olabilirsiniz. 5400 prim günü ile ise 58 yaşında emekli olabilirsiniz.

4/a’lı olarak emeklilikte 25 yıl sigortalılık, 5675 prim günüyle 54 yaşa tabisiniz.

Bugünden itibaren 4/a’ya geçiş yapıp 1261 gün (3.5 yıl) bu statüde çalışırsanız, ondan sonra hiç çalışmadan 2029 yılında emekli olabilirsiniz. 4/a’ya geçtiğinizde emeklilik yaşınız değişmemekle birlikte daha az prim ödeyerek emeklilik hakkı elde edersiniz.

BABAM NE ZAMAN EMEKLİ OLUR?

Soru: Babam 10.09.1965 doğumlu, sigortaya ilk giriş tarihi 01.01.1997. Toplam

1700 prim günü bulunuyor. İki yıl askerlik yapmış. Nasıl emekli olabilir? (Bilal E.)

Yanıt: Bilal Bey, babanız 4/a’dan (SSK) normal emeklilikte 25 yıl sigortalılık, 5825 prim günüyle 56 yaşa tabi. Prim gün sayısı çok yetersiz olduğu için bu süreyi tamamlaması zor görünüyor. SSK’dan 3600 prim günüyle 60 yaşında kısmi aylıkla emekli olabilir. Bu sürenin 540 gününü askerlik borçlanmasıyla kapatabilir. Geriye 1360 gün eksiği kalır. Ya bu sürenin tamamını 4/a’lı olarak çalışır, ya da 1250 gününü isteğe bağlı sigortalı olup, 110 gününde de 4/a’lı çalışır. Askerlik borçlanmasını 4/a’lı çalışma sırasında yapması gerekir. Prim günlerini bu şekilde 3600’e tamamladığı takdirde 2025 yılında emekli olabilir.

(Haber Türk | 26.10.2019)

GÜNDEM