BASINDAN YAZILAR
Yıl Sonu Vergi Uyarıları (1) / Recep Bıyık - MuhasebeTR

Yıl Sonu Vergi Uyarıları (1) / Recep Bıyık

 Gider mi / maliyet mi tercihinin bir kere yapılabileceğini unutmayın Amortismana tabi varlıklar genel olarak maliyet bedeliyle değerlenmektedir. Varlığın edinimi için kullanılan yabancı kaynaklar nedeniyle doğan faiz ve kur farklarından, iktisap edildiği yılın sonuna kadar olanlar zorunlu olarak maliyete eklenmektedir. Sonraki yıllara ait faiz ve kur farklarının maliyete eklenmesi veya doğrudan gider kaydedilmesi seçimliktir.

Farklı görüşler olmakla birlikte, tercihin ilk yılda yapılması ve değiştirilmemesi gerektiği genel olarak kabul edilmektedir. İşletmeler çoğunlukla tercihlerini doğrudan gider kaydetme şeklinde kullanmaktadır. Ancak özellikle ilk yatırım yıllarında önemli tutarda zarar eden ve bu zararı beş yıl içinde mahsup olanağı bulamayacak işletmeler bu giderleri maliyete atmayı tercih edebilirler. Söz konusu giderlerin maliyete eklenmesi veya doğrudan gider yazılması ticari kârı da etkilediğinden, kâr dağıtım politikası da tercih yaparken belirleyici olabilmektedir.

2016 yılında edinilen varlıklar nedeniyle doğan faiz ve kur farkları için bu yıl tercih olanağı yoktur. Maliyete eklenmesi zorunludur. 2015 yılında iktisap ettiğiniz varlıklar nedeniyle 2016 yılında tahakkuk eden faiz ve kur farkı giderleriniz varsa, yıl sonu itibariyle yukarıda özetlenen çerçevede bir tercih yapabilirsiniz. Bu tercihinizi yaparken de sonraki yıllarda değiştiremeyeceğinizi unutmayın.

Amortisman ayırmaya zamanında başlayın

Amortisman süresi, varlığın aktife girdiği yıldan başlamaktadır. Amortisman ayırmaya başlamak için varlığın fiilen kullanılmaya başlaması gerekmemektedir. Yıl sonu itibariyle, özellikle işletmede inşa edilen veya üretilen amortismana tabi varlıkların üretim veya inşa süreci bitmişse, ilgili hesaba alınması ve amortisman uygulamasına başlanması unutulmamalıdır. Aksi halde bir yıllık amortisman ayırma olanağının kaybedilmesi riski doğabilir.

Amortisman ayırma hakkını kaybetmeyin

VUK, her yılın amortismanının ancak o yıla ait değerlemede dikkate alınacağını, her hangi bir yıl amortisman ayrılmamasının veya düşük oranda ayrılmasının amortisman süresini uzatmayacağını öngörmüştür. Bu düzenleme, amortisman ayrılmamışsa veya eksik ayrılmışsa, ilgili yıl beyannamesinin düzeltilemeyeceğini söylemese de, bu durum genel olarak vergi hatası olarak görülmemekte ve düzeltme yapılmamaktadır. Dolayısıyla ayrılmayan amortisman ancak varlık elden çıkartıldığında giderleştirilebilmektedir. Amortisman özünde bir giderdir. Peşin yapılmış bir giderin, varlığın kullanıldığı yıllara dağıtılmasıdır. Dolayısıyla, diğer giderlerde olduğu gibi, amortisman tutarı herhangi bir nedenle dikkate alınmadıysa, sonradan beyanname düzeltilmeli ve dikkate alınmalıdır. Ancak uygulama bu şekilde yapılmamaktadır.

Amortisman ayırma yöntemini seçin

Varlıklar, normal amortisman yöntemi veya azalan bakiyeler yönteminden birisi ile itfa edilmektedir. Hangi amortisman yönteminin uygulanacağı, bazı varlıkların amortismanı hariç, serbestçe belirlenebilmektedir. Azalan bakiyeler usulünü seçenlerin, normal amortisman yöntemine geçmesi mümkündür. Tersi ise mümkün değildir. Dolayısıyla, yeni aktife giren varlıklar için amortisman usulünün doğru seçilmesi önemlidir.

Şüpheli alacaklar için ilgili yılda karşılık ayırın, işi mahkemeye bırakmayın

Şüpheli alacak karşılığının ne zaman ayrılabileceği konusu açık değildir. Gelir İdaresi öteden beri karşılığın, alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde ayrılabileceği görüşündedir. Alacak için dava açıldığı yıl karşılık ayrılmazsa, sonraki dönemlerde dava devam ediyor olsa da karşılık ayrılmasını otorite kabul etmemektedir. Vergi hukukçularının ve mükellefl erin bir kısmı aynı görüşte değildir. Bu görüşte olanlara göre önemli olan, alacağın karşılık ayrıldığında istenen niteliklere sahip olup olmadığıdır. Bu görüşte olanlara göre, alacak hala dava veya icra aşamasındaysa, her zaman karşılık ayrılabilir. Konuyla ilgili yargı kararları da aynı yönde değildir. Görebildiğim kadarıyla, kararların çoğu, alacağın şüpheli hale geldiğinde karşılık ayrılabileceği, sonraki yıllarda karşılık ayrılmasının kabul edilmeyeceği yönündedir. Bazı Danıştay kararları ise alacağın dava veya icra safh asına geldiği yıl karşılık ayrılmasının zorunlu olmadığı, daha sonraki yıllarda da karşılık ayrılabileceği yönündedir.

Önerim, siz bu tartışmayı dikkate almayın, 2016'da şüpheli hale gelen alacaklarınız için bu yıl karşılık ayırın. İşi mahkemeye bırakmayın. 2016 öncesinde şüpheli hale gelmiş ancak karşılık ayrılmamış alacaklarınız varsa, bu alacaklar için ne yapabileceğinize ayrıca bakın. Örneğin bu yıl karşılık ayırıp ihtirazi kayıtla beyanname verme ve konuyu yargıya taşıma seçeneğini düşünün. (Devam edecek)

(Dünya Gazetesi | 16.12.2016)

GÜNDEM