BASINDAN YAZILAR
Mükellefleri İzaha Davet / Akif Akarca,Dr.Mehmet Şafak - MuhasebeTR

Mükellefleri İzaha Davet / Akif Akarca,Dr.Mehmet Şafak

 Bilindiği gibi ülkemizde genellikle vergiler vergi mükellefl erinin gönüllü beyanları esas alınarak toplanmaktadır. Günümüzde diğer ülkelerdeki uygulamalar da bu şekildedir. Vergi mükellefine güven esastır. Bu çerçevede, mükellefl erin Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) pişmanlık hükümlerinden yararlanarak sonradan beyanda bulunmaları halinde ceza kesilmemektedir. Mükellef beyanına güvenin esas olması denetime engel değildir. Vergi idarelerinin vergi beyannamelerini kabul eden birimlerinin yanı sıra vergi denetim birimleri de vardır. Denetimler öncelikle beyannamelerin verildiği vergi dairelerince beyannamelerde hata olup olmadığının incelenmesi ve yoklama yapılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Vergi denetim birimlerinde görevli vergi müfettişlerince ise mükellefin beyanları yanında tuttukları kayıt ve belgeleri beş yıllık zamanaşımı süresi içinde, denetime tabi tutulabilmektedir. İncelemelerde eksik beyan edilen vergiler tespit edildiğinde vergi idaresince yapılan tarhiyata karşı mükelleflerin idare ile uzlaşma ya da dava yoluna başvurma hakları vardır. Tarhiyat öncesi veya vergi tarh edildikten sonra idare ile uzlaşma sağlanamaz ise yine dava yolu açıktır. Bu gün yazımızda uzlaşma yoluna kısaca değindikten sonra yeni müessese “izaha davet” üzerinde duracağız.

Mevcut uzlaşma yolları

İncelemelerde ortaya çıkacak ek vergi tarhiyatı ve bunlarla ilgili cezalar konusunda vergi idaresi-mükellef arasında incelemenin muhtelif aşamalarında, uzlaşma mümkündür. Vergi Usul Kanunu’nda tarhiyat öncesi uzlaşma ve uzlaşma (tarhiyat sonrası) öngörülmüştür.

Tarhiyat öncesi uzlaşma

Tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi dairesince mükellef adına tarhiyata ilişkin vergi ve ceza ihbarnamesi düzenlenmeden önce, vergi incelemesini gerçekleştiren vergi inceleme biriminde oluşturulan komisyonda yapılmaktadır. Vergi dairesince ihbarname düzenlenmesinden önce uzlaşma yoluna gidilmesinin amacı, düzenlemenin gerekçesinde kısaca şöyle açıklanmıştır: “…Vergileme olayını daha kısa sürede sonuçlandırmak ve vergiyi bir an önce tahsil etmek amaç olduğuna göre, tarh işlemine başlamadan önce mükellefl erin idare ile tarhtan önce de anlaşabilmesine imkan vermek üzere, buna ilişkin tarh esasları ile usullerinin yönetmelikte yer alacağı belirtilmek suretiyle yeni bir uygulama alanına imkan tanınmaktadır.’’

Uzlaşma (tarhiyat sonrası)

Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da yanılmadan kaynaklandığının veya vergi hataları ile her türlü maddi hatadan ileri geldiğinin ya da yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının ileri sürülmesi durumunda idare ile mükellef uzlaşmaya ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesinde uzlaşabilmektedir.

Mükellefleri izaha davet

15.07.2016 tarihinde TBMM tarafından kabul edilen 6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlara Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 22.nci maddesiyle 213 sayılı Kanunu’nun mülga 370. inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilerek mükellefl eri izaha davet müessesesi getirilmiştir. Müessese pişmanlıkla uzlaşma arası bir müessese olarak nitelendirilebilir.

İzaha davet:

Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında, tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefl er izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, VUK’nun 371. inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.

İzahta bulunulması gereği-vergi ve cezalar

İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda; mükellefl erce yapılan izah sonucu vergi ziyama sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.

Mükelleflerce izahta bulunulan tarihten itibaren 15 gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.

Maddenin uygulanmayacağı haller

Yapılmış ön tespitlerin, verginin bu VUK’nun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarının; her bir belge itibarıyla 50 bin Türk lirasını geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmaması kaydıyla mükellefl er izaha davet edilebilir. Burada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak VUK uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.

Uygulamada Maliye Bakanlığı’nın yetkisi

Maliye Bakanlığı ön tespitin niteliğini, izaha davetin şeklini ve kapsamım, daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, davet yapılacakları, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

İzaha davet öngören bu madde gerekçesinde kısaca, “Vergi usul hukukumuzda yer alan pişmanlık müessesesi vergi ziyaına sebebiyet verilen fiillerin kendiliğinden idareye bildirilerek zamanında beyan ve ödenememiş verginin hesaplanacak zammıyla birlikte ödenmesi halinde vergi ziyaı cezası kesilmeyeceğini hileli vergi suçları ile ilgili 359.ncu madde hükümlerinin uygulanmayacağını düzenlemekte olup müessese, her hangi bir surette idarenin ıttılaına giren olaylar hakkında uygulanmamaktadır.

Öte yandan, idarenin verginin ziyaa uğramış olabileceğini harici karinelerle tespit ettiği hallerde vergi incelemesi veya takdir işlemlerine başlanılmadan önce mükellefl erin konuya ilişkin görüşlerini alabilmesi için bu düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu kapsamda, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla, “Haklarında henüz vergi incelemesine başlanılmamış veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş mükellefl er için izaha davet müessesesi getirilmiştir” denilmektedir.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 11.08.2016)

GÜNDEM