BASINDAN YAZILAR
Ba-BS Formlarıyla ilgili Cezalarda Doğru Bilinen Yanlışlar / Yusuf İleri - MuhasebeTR

Ba-BS Formlarıyla ilgili Cezalarda Doğru Bilinen Yanlışlar / Yusuf İleri

 Vergi denetiminde büyük önem atfedilen Ba ve Bs formlarıyla ilgili temel konular kanunla değil de, tebliğlerle düzenlenmiştir. Ba ve Bs formları, vergi yasalarında bu kısaltmalar ya da tam açık açılımıyla hiç geçmemiştir. Formların verilme zamanları dahi ikincil düzenlemelerle belirlenmiştir. Belki de yasama organı, “Bunlar, vergi idaresinin işidir; mükellefl ere yüklenilemez” diyecek ve işletmeleri kendi beyanlarıyla bu kadar zapturapt altına alacak bir sisteme mesafeli yaklaşacaktır. Yoksa yasamayı böyle işlerle meşgul etmemek mi gerekir, bunları bilmiyoruz. Hülasa sonuç olarak, oldukça önemli bir mükellef kesimini kapsamına alan Ba ve Bs formları vergi yasalarında bir tek hükümle de olsa kendisinden söz ettirmemiştir. Hukuki yapı iki yetki maddesi ve bir ceza maddesi üzerine ve bu yetki maddelerine göre yayımlanmış tebliğlerle inşa edilmiştir. Düzenlemeye dayanak kılınan yetki maddelerinden biri VUK’un 149’uncu maddesidir; Maddede, gerçek ve tüzel kişiler vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecbur tutulduğu amirdir. Diğer yetki maddesi olan mükerrer 257’nci maddenin birinci fıkrasının 4 no.lu bendinde ise bildirim ve formlara elektronik ortamda vermek zorunluluğu getirilmiştir. Bu mükerrer 257 inci madde, Yasama organınca Maliye Bakanlığı’na verilmiş bir genel vekaletname gibidir. Kanun koyucu en geniş manada Maliye Bakanlığı’na yetki vermiş ve aradan çekilmiştir. Konuya ilişkin ceza maddesi ise şöyledir. “Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların, belirlenen sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmez, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası1/5 oranında uygulanır.”

Dikkat edilirse bu bildirim ve formların verilmemesi değil de, süresinden sonra düzeltme amacıyla verilmesi ceza konusu edilmiştir. Ancak, Vergi Usul Kanunu genel tebliğlerinde (350, 362, 381, 396 ve 462 Sıra No.lu) “Bildirim formlarını elektronik veya kağıt ortamında belirlenen süre içinde vermeyen, eksik veya yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefl er hakkında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355’inci maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacaktır.” Denilmiştir. Ba ve Bs formlarıyla ilgili olarak çok geniş bir muhtevayla düzeltme beyannameleri verilmektedir. Bu da mükellefl erin kolay yoldan cezaya muhatap kalmaları demektir. Gelir İdaresi Başkanlığı bu bilinçle, 2012/1 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu İç Genelgesi ile bazı yanlışlıkları gidermek için verilen düzeltme beyannamelerindeki bilgilerin eksik ve yanıltıcı sayılmayacağını ve ceza kesilmeyeceğini açıklayarak belli bir rahatlama yaratmıştır. Ancak, tebliğlerin aksine, Vergi Usul Kanunun Mükerrer 355’inci maddesinde Ba ve Bs formlarının verilmemesi halinde ceza kesileceğine dair bir hüküm yoktur. Cezaya dayanak gösterilen VUK’un mükerrer 355’inci maddesinin 5’inci fıkrası şöyledir: “Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise1/5 oranında uygulanır.”

Maddede bildirim ve formlardan söz edilmemektedir. Sadece beyanname verilmemesi hali ceza konusu edilmiştir. Vergi kanunlarında beyanname ile gelir, kurumlar, KDV gibi beyannamelerin kast olunduğu, form ve bildirimlerin içerik ve nitelik olarak farklı olduğu hususu tartışmasızdır. Kısaca açıklamak gerekirse beyanname ile bir vergi yükü beyan edildiği halde, form ve bildirimler bilgi odaklıdır. Vergi yasalarında beyanname ile bildirimin aynı anlamda kullanıldığına dair bir tek örnek gösterilemez. Belirtmek gerekir ki söz konusu tebliğlerde cezanın VUK mükerrer 355’e göre kesileceği açıklanmış, ancak bu maddedeki hangi hükmün uygulanacağı belirtilmemiştir. Bu durumda bir olasılık daha beliriyor. O da cezanın, VUK mükerrer 355’in birinci fıkrasına yani maddenin genel hükmüne göre kesildiğidir. Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin maddede 5’inci fıkra ile özel düzenleme yapılmışken böyle bir yaklaşım da hukuki olmaktan uzak olacaktır. Bu durumda bu formların verilmediği gerekçesiyle kesilecek cezalar hukuki dayanak yönünde tartışmalıdır. Galatımeşhur, “artık doğru sayılan, doğru kabul edilen yaygın yanlıştır.” Acaba galatımeşhur hali mi söz konusudur derken; konunun VUK Tasarısı’nın dikkatinde kaçmadığı görülmektedir. Tasarının 277’nci maddesinin (3) üncü fıkrasının (c) bendine Ba ve Bs formlarının verilmemesi halinde 1.500 TL usulsüzlük cezası kesileceği yazılmıştır. Hükmün tasarıdaki hali ve cezanın herhangi bir ayrım yapılmaksızın her mükellef ve mükellef grubu için aynı tutarda belirlenmesi ise ayrı bir yazının konusu teşkil edecektir.

(Dünya Gazetesi | 09.02.2016)

GÜNDEM