BASINDAN YAZILAR
Arif AKARCA, Dr.Mehmet ŞAFAK - Damga vergisinde bilinmesi gerekenler - MuhasebeTR

Arif AKARCA, Dr.Mehmet ŞAFAK - Damga vergisinde bilinmesi gerekenler

Merkezi yönetim bütçelerinin gelirleri içinde yaklaşık yüzde 1,8 gibi bir yer tutan damga vergisi ile ilgili olarak, son yıllarda, ortaya çıkan ekonomik ve sosyal gelişmeler paralelinde, gerek yasalarla gerekse yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde tebliğlerle önemli değişiklikler yapılmıştır. Ticari hayatın işleyişi içinde çoğu zaman mükelleflerin yeterince önemsemedikleri ve göz ardı ettikleri bu vergiye ilişkin temel bilgileri ve bu verginin ödenme şekillerini hatırlamakta fayda olduğu düşüncesindeyiz.

Bilindiği üzere, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na göre; kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar damga vergisine tabidir. Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtlar ise damga vergisinden müstesnadır.

Kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.

Yabancı memleketlerde ya da Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar, Türkiye'de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulur.

Damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişiler öder. Yabancı memleketlerle Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye'de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalananlar öderler.

Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette damga vergisine tabidir. Bir kağıtta biribirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların herbirinden ayrı ayrı vergi alınır. Bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır.

Kağıtlara konulan imzanın birden fazla olması verginin tekerrürünü gerektirmez. Bir resmi daire veya bir gerçek veya tüzel kişi adına kağıtlara konulan birden fazla imza bir imza hükmündedir.

Kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir. Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.

Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır. Nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli para, maktu vergide kağıtların mahiyetleri esastır. Belli para terimi, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade eder. Nispi damga vergisine tabi kağıtların muhtevasında katma değer vergisi yönünden herhangi bir düzenleme olup olmadığına bakılmaksızın, katma değer vergisi, damga vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.

Damga vergisine tabi kağıtlarda yazılı yabancı paralar kağıtların düzenlenip imzalandığı gün için Merkez Bankası'nca ilan edilen döviz satış kuru üzerinden Türk parasına çevrilerek ona göre damga vergisi alınır.

Damga vergisi makbuz karşılığı, istihkaktan kesinti yapılması veya basılı damga konulması şekillerinden biriyle ödenir. Bu ödeme şekillerinin hangi işlemler için ne suretle uygulanacağını tesbite Maliye Bakanlığı yetkilidir. Daha önce uygulanmakta olan, pul yapıştırılması suretiyle damga verginin ödenmesi, 01.01.2005 tarihinden itibaren kaldırılmıştır. Damga Vergisi Kanunu'nun 18'inci maddesinde yapılan değişiklik ile makbuz karşılığında ödeme şekli asıl ödeme usulü olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığı'na makbuz verilmesi şekliyle ödemeye ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullanarak, 04.02.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 43 seri no'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nde konuya ilişkin düzenlemeler yapmıştır.

Makbuz karşılığı ödemelerde;

a) Maliye Bakanlığı'nca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisinin, ertesi ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilmesi ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenmesi,

b) (a) Bendi dışındaki hallerde, kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilmesi ve aynı süre içinde ödenmesi

gerekmektedir.

16 seri no'lu Damga Vergisi Genel Tebliği'nde, aşağıdaki kurum ve kuruluşların sürekli damga vergisi mükellefiyetinin olması gerektiği ifade edilmiştir:

Katma bütçeli idareler

İl özel idareleri-belediyeler

Döner sermayeli kuruluşlar

Bankalar

Kamu iktisadi keşebbüsleri

Devlet ve kamu iktisadi teşebbüsleri iştirakleri

Özerk kuruluşlar

Diğer kamu kurumları

Anonim şirketler

Yukarıdaki kurum ve kuruluşların damga vergisi defteri tutması ve bu defterleri notere veya ticaret sicil memurluğuna tasdik ettirmesi gerekmektedir. Damga Vergisi Kanunu 16 seri no'lu Genel Tebliği'nde sayılanların yanısıra bu statüye sonradan dahil olanlar da aynı uygulamaya tabi olacaktır.

Yukarıda belirtilen listeye 32 eri no'lu Damga Vergisi Genel Tebliği ile aşağıda yer alan kişi ve kuruluşlar da eklenmişti:

"5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'na tabi diğer mükellefler

(Limited şirketler de bu kapsam içindedir).

Kollektif ve adi komandit şirketler.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde bilanço esasına göre defter tutanlar.

Maliye Bakanlığı'nca 43 no'lu tebliğ ile, 32 seri no'lu Damga Vergisi Genel Tebliği'nde yer alan listeye 12'nci sıradan sonra gelmek üzere '213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde işletme hesabı esasına göre defter tutanlar" da eklenmiştir.

Ancak, Damga Vergisi Kanunu 32 seri no'lu Genel Tebliği'nde sayılan kurum ve kuruluşlar (örneğin limited şirketler) ile listeye yeni eklenenlerin (işletme hesabı esasına göre defter tutanların) sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi ve defter tutmaları ihtiyaridir. Bu mükelleflerden sürekli mükellefiyet tesis ettirmek istemeyenlerin, damga vergisine ilişkin kayıtlarını Vergi Usul Kanunu'na göre tutmak zorunda oldukları defterlerinde ayrıntılı olarak göstermek şartı ile ayrıca damga vergisi defteri tutmalarına gerek bulunmamaktır. Bu şekilde ihtiyarilik hakkını kullanarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen mükellefler, düzenledikleri veya taraf oldukları kağıtlara ilişkin damga vergilerini 488 sayılı kanunun 22/b bendine göre kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirecek ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir.

Sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi durumunda, damga vergisinin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine beyan edilip ödenmesi uygulamasına devam edilecektir. Diğer taraftan, bankalar, anonim şirketler gibi merkezleri dışında başka il veya ilçelerde faaliyet gösteren şubelerin düzenledikleri kağıtlara ait damga vergileri ise, şubeler tarafından, muhtasar beyannamelerinin verildiği vergi dairelerine sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirerek beyan edilip ödenecektir.

488 sayılı kanunun 22'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi dışındaki hallerde ise, süreksiz mükellefiyet çerçevesinde,

-Tek vergi dairesi bulunan il ve ilçelerde mevcut vergi dairelerine,

-Bağımsız vergi dairesi olmayan ilçelerde bağlı vergi dairesine (Malmüdürlüklerine),

-Birden fazla vergi dairesi bulunan il ve ilçelerde süreksiz yükümlülüklerle ilgili iş ve işlemleri yürüten vergi dairelerine, damga vergisi beyannamesi ile beyan edilip ödenecektir.

43 no'lu tebliğle bazı kağıtlara ait damga vergisinin aşağıdaki şekilde ödenmesi uygun görülmüştür:

1. Genel bütçeli daireler ile kişiler arasında düzenlenen kağıtlara (ihale kararları hariç) ait damga vergileri, anılan dairece kağıdın mahiyeti ve nispi veya maktu vergi tutarını gösteren formüle edilmiş bir yazıyla, kişinin tabi olduğu ödeme usulüne bakılmaksızın, kişiler tarafından, kağıdın düzenlenmesinden önce peşin olarak, kağıtların düzenlendiği yerdeki ilgili vergi dairesine makbuz karşılığı ödenmesi sağlanacak, verginin ödendiğine dair mükellefçe getirilecek makbuzun aslı ilgili iş kağıdına bağlanacak, makbuzun onaylı bir örneği de ilgiliye verilecektir. Düzenlenen makbuza, verginin hangi işe ve kağıda ait olduğuna dair bilginin yazılması da gerekmektedir.

Söz konusu kağıtların noterliklerde düzenlenmesi halinde, bu kağıtlara ait damga vergilerinin 1512 sayılı Noterlik Kanunu çerçevesinde noterler tarafından makbuz karşılığı tahsil ve beyan edilmesi uygulamasına devam edilecektir.

2. Genel bütçeli daireler tarafından alınan ihale kararlarına ait damga vergilerinin, ihale kararının müteahhide tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, verginin mükellefi olan müteahhitlerce, ilgili vergi dairesine beyanname verilmeksizin ödenmesi uygulamasına devam edilecektir.

3. Sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler tarafından vergi dairelerine tasdik için getirilen bilançolar, gelir tabloları ve işletme hesabı özetlerinin üzerinde ".... YTL damga vergisi tarafımızdan makbuz karşılığı ödenecektir. Defter sıra no ...." kaşesinin bulunması ve kağıdı düzenleyen mükellefin imzaya yetkili elemanları tarafından onaylanması halinde tasdik işlemi yapılacaktır.

Ancak, sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirmeyen mükellefler tarafından vergi dairelerine tasdik için getirilen bilançolar, gelir tabloları ve işletme hesabı özetlerine ait damga vergileri vergi dairesi tarafından makbuzla tahsil edildikten sonra tasdik işlemi yapılabilecektir. Söz konusu makbuzlara ".... tarihli bilanço", veya ".... tarihli gelir tablosu" gibi bir ibare konularak makbuzun hangi kağıda ait olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.

4. Mükelleflerin, damga vergisinin ödendiğine ilişkin makbuzu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde saklaması ve istenildiğinde yetkililere ibraz etmesi zorunludur.

5. Makbuz karşılığı ödenecek damga vergisi yoksa damga vergisi beyannamesi verilmesine gerek bulunmamaktadır. Daha önceleri, 488 sayılı kanunun 22'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükelleflerin, bu durumu bir yazı ile beyanname verme süresi içinde vergi dairesine bildirmesi istenilirken bu uygulamadan da vazgeçilmiş olup, böyle bir yazı verilmesine de gerek bulunmamaktadır.

6. Noterliklerde düzenlenen veya tasdik için noterlere getirilen kağıtların damga vergilerinin noterler tarafından tahsil edilmesi uygulamasına devam edilecektir.

Vergi ve cezada sorumluluk:

Zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler ile diğer kişiler arasında düzenlenen ve damga vergisine tabi olan kağıtlara ait verginin tamamı sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler tarafından kanunun 22'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen süre içinde beyan edilip ödenecektir. Verginin zamanında beyan edilip ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda, vergi, ceza ve fer'ileri işleme taraf olan ve damga vergisini sürekli makbuz verilmesi şekliyle ödemek zorunda olan mükelleflerden alınacaktır. Ancak, bu mükelleflerin vergi aslı için karşı tarafa rücu hakkı saklıdır. Örneğin, bir anonim şirket ile gerçek kişi arasında düzenlenen sözleşmenin damga vergisinin beyan edilip ödenmesinden anonim şirket sorumludur. Sözkonusu beyan ve ödemenin anonim şirket tarafından yerine getirilmemesi durumunda, vergi, ceza ve fer'ileri işleme taraf olan ve damga vergisini sürekli makbuz verilmesi şekliyle ödemek zorunda olan anonim şirketten aranacaktır. Ancak, anonim şirket yalnızca karşı tarfın payına düşen vergi aslı için sözleşmenin diğer tarafı olan gerçek kişiye rücu ederek, ödediği damga vergisini yasal yollardan tahsil etme hakkına sahiptir.

Zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettirenler dışında kalan kişiler, imzalarını taşıyan kağıtların damga vergilerinin, kanunun 22'nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü çerçevesinde kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine damga vergisi beyannamesi ile bildirilmesi ve aynı süre içinde ödenmesinden sorumludurlar.

Diğer kurum ve kuruluşlar ile kişilerin mecburiyeti:

5281 sayılı kanunla 488 sayılı kanunun 27'nci maddesinde yapılan değişiklikle, noterlerin damga vergisi ödenmemiş veya noksan ödenmiş kağıtları vergi ve cezası usulüne göre ilgili vergi dairesine ödenmedikçe tasdik edemeyecekleri veya bunların suretlerini çıkarıp veremeyecekleri; bu hükme aykırı olarak işlem yapılması halinde, mükellef hakkında Vergi Usul Kanunu hükümleri uygulanmakla birlikte, noterlerden de tasdik ettikleri veya üzerinde işlem yaptıkları her kağıt için kanunen alınması gereken cezası ayrıca alınacağı hükme bağlanmıştır.

488 sayılı kanunun 27'nci maddesinin üçüncü fıkrası ile, bankalar ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile iştiraklerinin yanısıra 22'nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli mükellefiyet tesis ettirenlere de vergiye tabi kağıtları işleme koymadan önce damga vergisinin ödenip ödenmediğini arama zorunluluğu getirilmiştir.

Damga vergisini makbuz karşılığı veya istihkaktan kesinti yapmak suretiyle ödeyecek olanlar tarafından düzenlenen vergiye tabi kağıtlar üzerine ".... YTL damga vergisi tarafımızdan makbuz mukabili ödenecektir. Defter sıra no..." veya ".... YTL damga vergisi tarafımızdan istihkaktan kesinti şekliyle ödenecektir. Defter sıra no..." kaşesi bulunması ve kağıdı düzenleyen kuruluşun imzaya yetkili elemanları tarafından onaylanması halinde bu kağıtları işleme koyanlar ayrıca damga vergisinin ödenip ödenmediğini araştırmak mecburiyetinde değillerdir.

Daha önce yapılmış olan yasal düzenlemelerle getirilen istisna uyarınca, anonim, eshamlı komandit ve limited şirketler ile yatırım fonlarının kuruluşları, sermaye artışları ve süre uzatımlarına ilişkin olarak düzenlenen kağıtlar damga vergisine tabi olmayacaktır. Keza, kambiyo senetleri (bono ve poliçeler) de damga vergisine tabi tutulmayacaktır.

Belli parayı ihtiva eden sözleşmeler binde 7,5 oranında, kira sözleşmeleri ise binde 1,5 oranında damga vergisine tabidir. Ancak, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin dernek ve vakıflarca yerleşim yeri olarak veya gerçek kişilerce mesken olarak kiralanmasına ilişkin kira mukavelenameleri damga vergisinden istisna edilmiştir. Örneğin, bir tüccarın iktisadi işletmesine dahil olmayan gayrimenkulunu bir gerçek kişiye kiralaması durumunda, buna ilişkin kira sözleşmesi damga vergisinden istisna olacak, ancak iktisadi işletmesine dahil bir gayrimenkulunü bir gerçek kişiye kiralaması durumunda söz konusu kira sözleşmesi damga vergisine tabi olacaktır.

Keza, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin gelir vergisinden muaf esnaf, gelir vergisinden muaf serbest meslek erbabı ve basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri tarafından işyeri olarak kiralanması durumunda buna ilişkin kira sözleşmeleri de damga vergisine tabi olmayacaktır.

Damga vergisine ilişkin bilinmesi gerekenler yalnızca bunlarla sınırlı olmayabilir. Ancak, yazımızın boyutunu daha fazla aşmamak amacıyla, verilen bilgiler sınırlandırılmaya çalışılmış olup, gerektiğinde sonraki yazılarımızda da zaman zaman bu konulara değinilecektir.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 01.11.2007)

GÜNDEM