BASINDAN YAZILAR
Sosyal Güvenlik Reformu Kadınların Hangi Haklarını Ellerinden Aldı? (2) / Ali Tezel - MuhasebeTR

Sosyal Güvenlik Reformu Kadınların Hangi Haklarını Ellerinden Aldı? (2) / Ali Tezel

 Sosyal güvenlik reformu olarak yutturulan, 5510 sayılı Yasa, emekli olanların aylıklarının hesaplanmasında TÜFE artışının sadece yarısının yansıtılmasını öngörmekte idi. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra yeni Tasarıda TÜFE artışının tamamı ile GSYİH artışının yüzde 25’inin yansıtılması öngörüldü. Emek Platformu ile yapılan görüşmelerde ise GSYİH artışının yüzde 30’unun yansıtılması kabul edildi.

Emekli aylığının hesaplanmasında birinci faktör yukarıda verildiği gibi aylık bağlama oranı (ABO) olup ikinci faktör de ortalama aylık kazançtır. Kişinin emekliliğinde geçmiş yıllar kazançlarının emekli olunan yıla kadar güncellenmesi gerekmektedir. 1 Ekim 2008 gününden önce kazanç güncellemelerinde hem geçmiş yıllar TÜFE’si hem de geçmiş yıllar Gelişme hızı (GH) yüzde 100 olarak uygulanırken, 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe giren kanun ile GH’nin yüzde 30 olarak uygulanması kararlaştırmıştır.

DESTEK PRİMİ YÜKSELTİLDİ

Bu durumda 1 Ekim 2008 gününden sonra çalışanların alacakları emekli aylığı hem ABO’nun hem de güncelleme katsayısının düşürülmesi ile aşağıya inecektir.

Yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yeniden çalışmaya başlayan SSK’lıların ücretlerinden yüzde 30, Bağ-Kur’luların emekli aylıklarından yüzde 10 oranında Sosyal Güvenlik Destek Primi alınıyordu. 5510 sayılı Yasaya göre SSK’lıların ücretlerinden yüzde 32 oranında, Bağ-Kur’luların emekli aylıklarından yüzde 15 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilecek. Oran yükseltildiğinden emekli olduktan sonra çalışanlardan daha çok prim kesilecek ve ele geçen ücretleri ve emekli aylıkları azalacak

DUL AYLIKLARI AZALTILDI

Reformdan (!) önce, aylık bağlanacak çocuğu bulunmayan sigortalının dul eşine yüzde 75 oranında aylık bağlanabilmekteydi. Yeni yasaya göre aylık bağlanacak çocuğu bulunmayan sigortalının eşine yüzde 75 oranında aylık bağlanabilmesi için, çalışmaması ve kendi sigortasına dayalı olarak gelir veya aylık bağlanmamış olması şartları da getirilmiştir. Eğer bunlar varsa, aylık bağlama oranı yüzde 50’ye düşmektedir. Yani eş vefat eden eşinden eski kanun zamanında yüzde 75 oranlı dul aylığı alabilirken, vefatın 1 Ekim 2008 gününden sonra olması halinde dul eşe yüzde 50 oranlı aylık bağlanmaktadır. Dul eş çalışmıyorsa veya emekli değilse oran yüzde 75’e çıkarılmaktadır. Bu durumda dullara çalışma evinde otur ve emekli olma denerek çalışma yaşamında uzaklaştırılmaktadır.

Cenaze yardımı şartı ağırlaştırıldı 

eSKi 506 sayılı Yasa’ya göre, sigortalı olarak çalışmakta iken veya işten ayrıldıktan sonra bir yıl içinde ölen sigortalılar ile iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen veya kurumdan gelir ve aylık almakta iken ölen sigortalıların hak sahiplerine Kurumca cenaze masrafı ödenmekte idi. 5510 sayılı Yasa, iş kazası veya meslek hastalığı dışında başka nedenlerle ölen hak sahiplerine cenaze masrafı ödenebilmesi için, sigortalının ölümünden önce en az 360 gün prim ödemiş olması şartını getirdi.

İsteğe bağlılara sağlık primi zorunlu hale getirildi

Eski yasaya göre, sağlık primi ödemeksizin isteğe bağlı sigortaya devam eden kadın sigortalı için, eşinin sağlık sigortasından yararlanma hakkı vardı. Bu hak, yeni Yasa ile kaldırıldı. 01.10.2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı kadın için genel sağlık sigortası primi ödeme yükümlülüğü getirildi.

İşten çıkanlara verilen sağlık yardımı süresi kısaltıldı 

Eski yasaya göre, işten çıkartılan sigortalı ve eşi 6 ay süre ile sağlık yardımlarından yararlanmakta iken, yeni Yasayla işten çıkartılan sigortalının ve eşinin sağlık yardımlarından yararlanma süresi üç aya düşürüldü. Ayrıca 1.1.2012 günü yürürlüğe girecek geçici madde ile de işten ayrıldıktan sonraki 10 gün içinde SGK’ya GSS giriş bildirgesi vermezlerse da 90 günlük hakları da ellerinden alınacak. Ayrıca bir asgari ücret de ceza yiyecekler.

İsteğe bağlı SSK kaldırıldı

Eski yasaya göre, SSK’nın, Bağ-Kur’un ve Emekli Sandığı’nın isteğe bağlı sigortaları vardı. 1 Ekim 2008 gününden itibaren isteğe bağlı SSK’ya son verildi ve SSK’ya isteğe bağlı ödeyenlerin hepsi kanunsuz bir biçimde Bağ-Kur’lu sayıldılar. Bu sebeple de 1 Ekim 2008 gününden sonra isteğe bağlı Bağ-Kur’a 3.5 yıldan çok prim ödeyenlerin SSK’lı gibi emekli olma hakkı da ellerinden alındı. Bağ-Kur’dan daha çok prim ödeyip, daha az emekli aylığı bağlanma riskine girdiler.
 

Yatarak tedavi de fark ücretuygulaması başladı


Sigortalının aile bireyleri hiçbir ücret ödemeden yatarak tedavi olabilmekte iken, yeni Yasaya göre sigortalı ile aile bireylerinden, “otelcilik hizmeti bedeli” ve “öğretim üyesi muayene ücreti” adı altında fark ücret alınması ön görülmüştür. Ayrıca özel hastanelerden yararlanma halinde yüzde 200’e kadar fark ücret ödenmesi gerekmektedir.

Çocuklara refakatçi olmak giderek zorlaşıyor 

15 yaşına kadar hasta çocukların sevkinde hekimin öngörmesi aranmadan refakatçileri için yol ve zaruri masrafları Kurumca karşılanmakta iken, yeni Yasayla yaş şartı kaldırılarak çocuklara refakatçi verilmesi de hekim raporuna bağlanmıştır.

Kadınların doğum borçlanması hakkı gasp edildi


Kadınlara tıpkı erkeklerin askerlik borçlanması gibi doğum borçlanması hakkı yasayla verildi ama bu hak SGK’nın yasaya aykırı genelgesi ile işe girmeden evvel yapılan doğumlar için kaldırıldı.

(Kaynak: Bugün Gazetesi | 20.01.2015)

GÜNDEM