BASINDAN YAZILAR
Madenci Ölümleri Kader Mi? Ali Tezel 8 Ay Sonra Naaşı Bulunan Gaip Madencilerin Maaş Bağlanmasında Etkili Oldu / Vedat İlki - MuhasebeTR

Madenci Ölümleri Kader Mi? Ali Tezel 8 Ay Sonra Naaşı Bulunan Gaip Madencilerin Maaş Bağlanmasında Etkili Oldu / Vedat İlki

 Soma ilçesinde kömür çıkarma işlemi bir asırdır yapılıyor. Soma'da 1913'ten beri kömür çıkartılıyor. İlçedeki Ege Linyit İşletmeleri'nde 1950'lerden bu yana en az 79 maden çalışanı hayatını kaybetti. 2013'te ise Soma'da 8 işçi öldü.

2014 yılında Soma ‘da son kaza ile 300’e yakın madenci hayatını kaybederken , kayıtdışı sigortalı madenci sayısı şu anda bilinmiyor.

Ölen madencilerden ,cenazesini alan ailelerin yanında ,şimdi acaba kaç madencinin cenazesine ulaşılamayacağız bu bir bilinmezlik olarak karşımıza çıkacaktır.

Yıllardır madenciler evlerinden ,maden ocaklarına giderken helalleşir ,madenden çıktıkları günde şükrederler.

Oysa hangimiz çalışma hayatında işimize  giderken eşimiz, çocuğumuz ,anne ve babamızla helalleşerek evden çıkarız.(Özellikle güvenlik alanında çalışanlar hariç).

Hiçbirimiz.

Yıllarca madenciyi alıştırmışlar , bu işin kaderi maden kazası ile her saniye ölürsün diyerek .

Ülkemizde Madencilik 19 yy sonunda başlamış ,günümüze kadar gelmiştir.

 

Maden çıkarılan illerimizde ,neredeyse babadan oğula madencilik bir iş kolu olarak devredilmiştir.

 

Bir çok madenci ailesinde yada akrabasında maden şehitleri de bulunur.

 

Buna rağmen madencilikten vazgeçilmez.

 

Oysa emekli olan madencilerde kötü çalışma şartlarında uzun yaşamaz.

 

Ülkemizde Madenci ölümlerini azaltmanın tek yolu madenlerde yatırım yapmaktan geçer.

 

Bu da madenlerde ölüm oranını azaltır.

 

Bugün Madenlerde ölümler yaşanıyorsa ,kader gibi algılanıyorsa başta Maden Sendikalarının ortak tavır alması gerekiyor.

 

Maden de çalışanlar için , özelleştirilmiş maden ocaklarında İş Sağlığı ve Güvenliği Tedbirlerini sadece Bakanlığın İş Müfettişlerinin teftişinin yanında örgütlü işçi sendikasının da denetlemesi gerekiyor.

 

BU ÖNLEMLER ALINMAZ İSE MADENCİ ÖLÜMLERİNİ KADER DER KENDİMİZİ KANDIRIRIZ

- Risk değerlendirmesi yapılmaması,

- Taşeronluk/alt işverenlik uygulaması,

- Üretim zorlaması,

- Geçmiş kazalardan ders alınmaması,

- Grizu riskine karşı önlemlerin yetersiz olması,

- Kontrol ve degaj sondajlarının yeterince yapılmaması,

- Delme-patlatma işlemindeki düzensizlikler,

- Çalışanlarda CO maskesi bulunmaması,

- Gaz izleme ve ikaz sistemlerinin yetersizliği,

- Havalandırma yetersizliği,

- Grizu emniyetli elektrikli cihaz ve ekipmanlar ile ilgili sorunlar,

- Nefeslik-kaçamak yolu ile ilgili yetersizlikler,

- Tahkimat ile ilgili eksiklikler,

- Tahlisiye hizmetleri ile ilgili sorunlar,

- Maden işletmelerinde gözetim (iç denetim) hizmetlerinin yetersizliği,

- Teknik nezaretçilik vb. işletme içi denetim uygulamaları ile ilgili sorunlar,

- Kamu birimleri denetimlerinin etkinsizliği,

- Mesleki eğitim ve iş güvenliği kültürü noksanlıkları.

 

YETKİLİ İŞÇİ SENDİKASI DA ÖLÜMLERDE SUÇLU

 

Ülkemizde sendikaların en büyük çıkmazı üyelerden aidat toplar , eğitim vermez.

 

Eğitim verenlerde bir elin beş parmağını geçmez.

 

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun uygulamada parçası olan Yönetmelikler yayınlanmıştır.

 

Madenlerde çalışanlar için yönetmelik düzenlenmiştir.

 

Her iş yerinde 6331 sayılı Kanuna göre Sendikalı İşyeri temsilcileri aynı zamanda çalışan temsilcisidir.

Çalışan temsilcisi

Çalışan temsilcileri, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için, işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahiptir. Görevlerini yürütmeleri nedeniyle, çalışan temsilcileri ve destek elemanlarının hakları kısıtlanamaz ve görevlerini yerine getirebilmeleri için işveren tarafından gerekli imkânlar sağlanır.

İşyerinde yetkili sendika bulunması hâlinde, işyeri sendika temsilcileri çalışan temsilcisi olarak da görev yapar.

 

Burada sorgulanması gereken o işyerinde sendikal bir yapılanma varsa ,İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda yeterli tedbirler ,donanımlar ,işçi sağlığını koruyacak ekipmanlar ,Maden İşyerleri yönetmeliğine uygun tedbirler alınmamışsa burada ileride ortaya çıkacak ciddi kazalardan dolayı ölümler meydana gelecekse sendika tavrını ortaya koymalıdır.

 

İŞÇİNİN ELİNDE BULUNAN YETKİ VARSA SENDİKA YANINDA HAREKET ETMELİ

Çalışmaktan kaçınma hakkı

1) Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar kurula, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir.

2) Kurul veya işverenin çalışanın talebi yönünde karar vermesi hâlinde çalışan, gerekli tedbirler alınıncaya kadar

çalışmaktan kaçınabilir. Çalışanların çalışmaktan kaçındığı dönemdeki ücreti ile kanunlardan ve iş sözleşmesinden doğan

diğer hakları saklıdır.

3) Çalışanlar ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumlarda birinci fıkradaki usule uymak zorunda olmaksızın işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk ederek belirlenen güvenli yere gider. Çalışanların bu hareketlerinden dolayı

hakları kısıtlanamaz.

4) İş sözleşmesiyle çalışanlar, talep etmelerine rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı durumlarda, tabi oldukları kanun hükümlerine göre iş sözleşmelerini feshedebilir. Toplu sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile çalışan kamu personeli,

bu maddeye göre çalışmadığı dönemde fiilen çalışmış sayılır.

 

Sendika işçisi ile emekten gelen gücü kullanarak 6331 sayılı Kanunun işçi için verdiği çalışmaktan kaçınma hakkında desteklemesi gerekir.

 

SENDİKALAR SADECE AİDAT ALMAMALI ,ALDIĞI AİDATIN HAKKINI VERMELİDİR.

 

Bu kaza sonucu tüm sendikalar artık ciddi anlamda çalışanlarını bilinçlendirme eğitimine almalıdır.

 

MADENCİ ÖLÜMLERİ 21 YY TEKNOLOJİ ÇAĞINDA KADER OLMAKTAN ÇIKMALIDIR.

 

*****

 

SORUMLU GAZETECİ ALİ TEZEL GAİP MADENCİLERİ HABER YAPARAK MAĞDUR AİLELERE MAAŞ BAĞLANMASINI SAĞLADI

 

Gaiplik ölümden zordur 

Gaiplik yani kayıplık ölümden zordur. Vefat eden yakınınız varsa en azında akıbetinin ne olduğunu bilirsiniz, istediğiniz zaman mezarını da ziyaret edersiniz. Hatta vefat sonrası gerek miras hukuku gerekse de sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan haklarınızı da alırsınız. Ancak, bir yakınınız kaybolmuşsa ya da kendisinden uzun süre haber almadığınız zaman yıkılırsınız. Bu yıkıntı altında kalırken elbette hayat çarkları acımasızca dönmeye devam eder. Geçim sıkıntısı omuzlarınıza çöker. Bu yakınınızın artık bir mezarı dahi yoktur. Umutlu bekleyişiniz sürer bir gün kapı çalacak o kişi içeriye girecek diyerek. Belki çevrenizde de bu   durum da bulunanlar vardır.

Kayıplar için “Gaiplik Kararı” şart

Bahsettiğimi kayıpları yakınları onların SGK emeklilik veya sürekli  iş  görmezlik  gelirinden hak sahibi olduklarında bu durumlarını nasıl ispat etmeleri gerekecek? İşte burada karşımıza Gaiplik Müessesi  çıkıyor

Medeni  Kanun’a göre;

Sağ olmanın ve ölümün ispatı

1. İspat yükü 
Madde 29.- Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek zorundadır. 
Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda ölmüş sayılır.

 

2. İspat araçları 
 a. Genel olarak 
 Madde 30.- Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. 
 Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.

b. Ölüm karinesi 
 Madde 31.- Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.

Gaiplik kararı

Gaip Kimdir:

Cesedi bulunamayan fakat ölmüş olduğuna kesin gözüyle bakılacak durumlar içerisinde kaybolmuş olan kimsedir. Bir kişinin gaipliğine karar verilebilmesi için hakkında gaiplik kararı verilecek kişinin aşağıda yazılı iki durumdan biri dâhilinde ortadan kaybolması şarttır. Kişi ya ölümüne kuvvetle muhtemel bakılacak bir olay sonucunda ortadan kaybolmuş olmalıdır ya da uzun süreden beri kendisinden hiçbir haber alınmayacak şekilde ortadan kaybolmuş olmalıdır. Bu durumlardan herhangi birinin varlığı gaiplik kararı için ilk şarttır. Ancak hemen belirtelim ki bu hallerin varlığı gaiplik kararı verilebilmesi için tek başına yeterli olmayıp ayrıca usulü bir takım işlemlerinde yapılması zorunludur.

Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. (MH/Md:32)

Gaiplik Davası

Gaiplik davası açılması için yetkili mahkeme, Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi, eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse, Nüfus Sicilinde kaydı olan yer, Nüfus Sicil kaydı da yoksa, ana babasının kayıtlı olduğu yer mahkemesinde açılır. Davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Dava açılırken Davalı (hasım) gösterilmez

 

Gaiplik Davası için gereken şartlar

a. Ölüm tehlikesi arz eden durumdan itibaren en az 1 yıl geçmiş olmalı

b. Gaipten en son haber alma zamanını üzerinden 5 yıl geçmiş olmalıdır.(MH/Md:33)

Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır. Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

 

Gaiplik Davasını Açacak kişiler

Gaiplik davasını, hakları kişinin ölümüne bağlı olanlar açar. Mahkeme, kendiliğinden karar veremeyecek bu konuda ilgili kişilerden en az birinin müracaat şartını arayacaktır

Hayatta veya ölü olduğu bilinmeyen kişinin eşi, kanuni mirasçıları, atanmış mirasçıları, vasiyet alacaklıları, gaip kişi ile birlikte mirasçı olanlar veya onun durumu yüzünden miras alamayan kişiler dava açabilir.

Bunlardan başka,

Hayatta veya ölü olduğu bilinmeyen kişinin malvarlığı ya da onun payına düşen miras payı 10 yıl resmi olarak yönetilirse, ya da malvarlığı resmi olarak yönetilen kişinin 100 yaşını dolduracağı süre gaiplik sırasında geçerse Hazine de Gaiplik davası açabilir.

 

Gaiplik kararında Hükmü 
Açılacak mahkeme ile ilanlar yapılır ve ilanlardan sonuç alınamazsa(ilan süresi altıaydır.), mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. 
Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. (MH/Md:35)

Zamanaşımının mahiyeti ve süresi

(5) Sigortalının yargı kararıyla gaipliğine karar verilmesi hâlinde, hak sahiplerine bağlanacak gelir ve aylıklarla yapılacak toptan ödemeler ve genel sağlık sigortasına ait alacakların zaman aşımı süresi, gaipliğe ilişkin kararın kesinleştiği tarihte başlar.(SSİY-118)

 

Medeni Kanun’un 31 inci maddesine göre; “Bir kimse ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektirecek durumlar içinde kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.” hükmü yer almaktadır. Buna “ölüm karinesi” adı verilir. MK m. 44’te ise “Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde ortadan kaybolursa cesedi bulunamamış olsa bile, o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kütüğe öldü kaydı düşülür” hükmü yer almaktadır

 

Bu yazısı üzerine KARDON MADEN ocağında enkaz altında kalan 2 Maden Şehidi Ailesine Zonguldak Valiliği emri ile maaş bağlandı.

 

GÖÇÜK ALTINDA KALAN MADENCİLERİN CANSIZ BEDENLERİ 8 AY SONRA ÇIKARILMIŞTI

(Kaynak: Alitezel.com | 16.05.2014)

GÜNDEM