BASINDAN YAZILAR
Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme İçin - MuhasebeTR

Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme İçin

 Bir ülkenin vergi sisteminin gelişmişliği ile ekonomik gelişmişliği arasında doğrudan bir ilişki olduğu bir çok vergi teorisyeni tarafından dile getirilmiştir. Durum gerçekten öyle midir?

Dünyanın en büyük ve en gelişmiş ekonomilerine bakıldığında sorunun yanıtını bulmak hiç de zor değil. ABD, İngiltere, Almanya, İtalya gibi ülkelerin vergi sistemleri gerçeği tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Bakalım nasıl oluyor.

Sürdürülebilir ekonomik büyümenin katalizörü

Aslında bir ülkenin vergi gelirlerinin toplamının gayrisafi milli hasılaya oranı o ülkenin vergi sisteminin gelişmişlik düzeyinin; diğer yandan da vergi sisteminin ekonomik büyümeye katkısının derecesini gösterir. Türkiye örneğinde olduğu gibi gelişmekte olan ekonomilerde istikrarlı olmayan bir ekonomik büyümenin geçerli olduğu gözlenmektedir. Bu istikrarsızlığın arkasında yatan temel nedenler arasında vergi sisteminin ekonomik büyümeyi yeterince destekleyememesi de yer alır. Bu nedenle, sürdürülebilir ekonomik büyümeye sahip olabilmek için vergi sisteminin dinamik bir yapıya kavuşturulması ve böylece ekonomik büyümenin katalizörü olarak kullanılması gerekir. Ancak, bunun zamanlaması da bir o kadar önemlidir çünkü ekonominin belirli bir olgunluğa ulaşması gerekmektedir.

Gelişmiş ekonomiye geçiş aşamasında vergi sistemi

Gelişmekte olan ülkelerin ekonomik olgunluğa erişme sürecinde çok defa vergi reformuna başvurduğu görülmektedir. Bunlardan bazıları kayda değer yararlar sağlamaktadır ancak bir şey gözden kaçmaktadır. O da gelişmiş bir vergi sistemine geçilmeden ekonomik gelişmişlik düzeyinde olgunluğa erişilemeyeceğidir. Türkiye özeline bakıldığında ise son on yıldaki ekonomik büyümenin sonucunda bu türden bir yapısal değişikliğin zamanının geldiğini gözlemliyoruz. Dünyanın ilk yirmi ekonomisi arasında yer alan ülkemizin ilk on ekonomiden biri olma idealinin bulunması aslında bunu zorunlu hale getiriyor. Aksi taktirde, Türkiye ekonomisinin gelişmiş ekonomi olma hayalinin gerçekleşmesi için çok uzun süre daha bekleyeceğiz.

Gelişmiş vergi sisteminin dayanılmaz hafifliği

Gelişmiş vergi sisteminden kastımın sadece vergi mevzuatı olmadığını anlamışsınızdır. Bütünsellik arz eden böyle bir vergi sisteminde uygulayıcılar kadar mükellefl erinin de vergi sistemine dair algılamalarının değişmesi zorunludur.

Gelişmiş vergi sistemlerinin diğer vergi sistemlerinden en önemli farkı ise, bu sistemlerin ekonomik açıdan merkez ülke olmayı destekleyen unsurlara sahip olmasıdır.

Bu tür vergi sistemleri, özellikle uluslararası ekonomik ilişkileri dikkate alırlar ve ticari ilişkilerin yoğun olduğu ülkelerden gelebilecek potansiyel yatırımlar açısından cazip düzenlemeleri içinde barındırırılar.

Almanya, Rusya, Fransa ABD gibi ülkeler vergi sistemimizi dikkate almıyor

Yine Türkiye konusuna dönersek, ekonomik ilişkilerimizin en yüksek olduğu Almanya, Rusya, Fransa, ABD gibi ülkeler ile ticari münasebetlerimizin vergi sistemi tarafından pek de dikkate alınmadığını görüyoruz. Sorun yürürlükteki kanunlardan kaynaklanmıyor. O zaman gerçeğin peşine düşelim.

Türkiye’de uluslararası vergi mevzuatına olan ihtiyaç

Çoğunuz gelir ve kurumlar vergisi kanunlarının tek bir çatı altında birleştirilmesini amaçlayan kanun tasarısını duymuşsunuzdur. Bunun faydalı yönlerinin olduğunu tartışma götürmez.

Ancak, bu kanun tasarısının da kendinden öncekiler gibi genel olarak ülke ekonomisine odaklandığını ve uluslararası ticareti kısmi olarak dikkate aldığını söyleyebiliriz. Bazılarımız çifte vergilendirme anlaşmaları ne güne duruyor diyebilir.

Her ne kadar bu anlaşmalar uluslararası ticaretin gelişimine ciddi katkıda bulunsalar da ekonomik büyüme açısından etkin olarak kullanabilecek araçlar değildirler.

O sebepten, sadece uluslararası ticari ilişkilerimize ve ekonomik büyümemi ze, ki dolayısıyla yabancı yatırımlara, odaklanan yep yeni bir vergi mevzuatına ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Gerçekten gelişmiş bir ekonomiye ve de sürdürebilir bir ekonomik gelişmeye sahip olmak istiyorsak, bu eksikliği bir an önce gidermeliyiz.

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 26.03.2014)

GÜNDEM