BASINDAN YAZILAR
SMMM Emrah AYGÜL - Alacakların devri suretiyle borç hesaplarının kapatılması - MuhasebeTR

SMMM Emrah AYGÜL - Alacakların devri suretiyle borç hesaplarının kapatılması

İşletmelerin zaman zaman alacaklarını, borçlu oldukları işletmelere temlik etmek suretiyle, alacak ve borçlarını nakit hareketi oluşturmadan kapattıkları görülmektedir. Bu işlemler özellikle grup şirketlerin birbirlerinden olan alacak ve borçlarının nakit hareketi olmadan kapatılmasında veya grubun bir şirketine mal veya hizmet satışı yapan, aynı grubun diğer şirketinden de mal veya hizmet alan işletmelerin alacak ve borçlarının nakit hareketi olmadan kapatılmasında uygulanmaktadır.

Söz konusu işlemlerle ilgili olarak yasal düzenlemeler dikkate alınarak ortaya çıkan yükümlülükler aşağıda açıklanmıştır.

a- Belge düzeni açısından uygulama

-Borçlar Kanunu'na göre alacağın temliki

Borçlar Kanunu'nun 162. maddesinde, kanun veya sözleşme ile veya işin mahiyeti gereği yasaklanmadıkça borçlunun rızası aranmaksızın alacağın üçüncü bir şahsa temlik edilebileceği belirtilmiştir. Aynı kanunun 163. maddesinde, yazılı şekilde olmadıkça alacağın temlikinin muteber olmayacağı belirtilmiştir.

Temlik işlemi, belirli alacağı temlik edenin mal varlığından çıkarıp, temlik alanın mal varlığına geçirir. Alacaklının tek taraflı bir hukuki muamelesi değil, temlik alanla yaptığı bir akittir. Dolayısıyla kişiler alacaklarını, devir alan (temellük eden) ile imzalayacakları bir yazı ile temlik edebilirler. Borçlar Kanunu uyarınca işlemin noter huzurunda yapılmasına da gerek yoktur.

-Vergi Usul Kanunu uyarınca temliknamelerin tevsik edici belge olarak kullanımı

Bilindiği üzere 320, 323, 324 ve 332 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu genel tebliğlerinde mükelleflerin ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000 YTL'yi aşan tahsilat ve ödemelerini; banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapmaları ve bu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunluluğuna ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

Söz konusu düzenlemeler uyarınca kapsama giren kişi ve kuruluşların, ödemeleri tutarı 8.000 YTL'yi aşıyorsa ya da ödeme tutarı ne olursa olsun ödemeye konu alış belgesinin toplam bedeli 8.000 YTL'yi aşıyorsa, ödemelerini banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapmaları ve bu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri gerekmektedir.

Bir işletmenin, bir grubun şirketine mal sattığını, aynı grubun diğer şirketinden de mal aldığını, 50.000 YTL'lik alacağını, borçlu olduğu şirketteki borcundan düşmek suretiyle devrettiğini varsayalım. Belgelendirme nasıl olacaktır?

Temlik edilen alacağın 8.000 YTL'nin üzerinde olması halinde tevsik işleminin nasıl yapılacağı konusunda İstanbul Defterdarlığı'nın 10.03.2004 tarih ve B.07.4.DEF.0.34.20./ VUK-Mük.257-3410 sayılı özelgesi mevcuttur. Bu özelgeye göre 8.000 YTL'yi aşan alacakların Borçlar Kanunu'nun 162'nci maddesine göre düzenlenen temlik sözleşmesi ile bir başkasına devir edilmesi halinde söz konusu temlik sözleşmesinin noterde düzenlenmesi koşulu ile yapılacak borç ödemesinin banka, özel finans kurumu veya PTT aracı kılınmadan tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır

Söz konusu özelgedeki açıklama, 323 Sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ndeki noterlerde yapılan işlemlere ilişkin ödeme ve tahsilatların belirtilen kurumlar aracılığıyla yapılmasının zorunlu olmadığı yönündeki düzenlemeye dayandırılmıştır.

Özelgedeki açıklamaları aşağıdaki sebeplerle uygun bulmuyoruz.

-Maliye Bakanlığı'nın tevsik zorunluluğuna ilişkin düzenlemeleri esasen nakit hareketlerinin belgelendirilmesine yöneliktir.

-Ortada para hareketini gerektirecek bir ödeme şekli ve banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü gibi kurumlar aracılığıyla yapılacak bir işlem mevcut değildir.

-Temliknamelerin noterde düzenlenmesi gerektiğine dair Borçlar Kanunu'nda hüküm yoktur.

Eğer temlikname Borçlar Kanunu'na uygun olarak düzenlenmiş ise vergi uygulaması açısından da muteber bir belge olarak dikkate alınmalıdır. Ancak yine de cezalı işleme muhatap kalınmaması açısından tutarın tevsik zorunluluğu kapsamına girmesi halinde, söz konusu özelge dikkate alınarak temliknamenin noterde düzenlenmesi uygun olacaktır.

b- Damga vergisi açısından temliknameler

Alacağın temlikine ilişkin kağıtların damga vergisi açısından durumunun da bilinmesi önem taşımaktadır.

Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde verginin konusunun kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar olduğu, kağıt teriminin "yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri" ifade ettiği belirtilmiştir.

Yine Damga Vergisi Kanunu'nun 4. maddesinde bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde ise, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammum ettiği hüküm ve manaya bakılacağı belirtilmiştir.

Kanuna ekli 1 sayılı tabloya göre temliknameler binde 7,5 oranında damga vergisine tabidir.

Yasal düzenlemelerden alacağın temliki ile ilgili imzalanan kağıdın binde 7,5 oranında damga vergisine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Temliknamenin noterde hazırlanması halinde damga vergisi notere ödenecektir.

Ancak bu açıklama genel olup, istisnaların dikkate alınması gerekeceği tabidir. Örneğin 27.02.2004 Tarih ve 25386 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ'de ihracattan doğan alacağın ihracatçı tarafından temliki ile ilgili işlemler ve bu işlemler sebebiyle düzenlenen kağıtlara, ihracata ilişkin olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, işlem yapan kuruluşlarca re'sen damga vergisi ve harç istisnası uygulanacağı açıklanmıştır.

Sonuç olarak işletmelerin, borçlu oldukları işletmelere alacaklarını devretmeleri suretiyle ödemesi tevsik zorunluluğu kapsamına giren borçlarını kapatmaları, bunu da sadece taraflarca imzalı bir dekontla belgelendirmeleri halinde belge temlikname olarak kabul edilerek;

-İşlemin (belgenin noterde düzenlenmemesi sebebiyle) tevsik etme zorunluluğuna uymadığından bahisle taraflara, 1.390 YTL'den az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilebilir.

-Kağıdın temlikname olarak kabul edilmesi ve buna ilişkin damga vergisinin ödenmemesi sebebiyle kağıdı imzalayanlar açısından cezalı damga vergisi tarhiyatı yapılabilir.

(Dünya Gazetesi | 02.03.2007)

GÜNDEM