BASINDAN YAZILAR
Elektronik Reçete Uygulamasına Geçiliyor, Peki, SGK Sağlık Harcamaları Ne Durumda? - MuhasebeTR

Elektronik Reçete Uygulamasına Geçiliyor, Peki, SGK Sağlık Harcamaları Ne Durumda?

 Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) son yıllarda en dikkat çekici faaliyetleri genelde sağlık alanıyla ilgili olanları. Her vatandaşın sağlık kapsamına alınması, kamu - özel ayrımı yapılmadan her sigortalının dilediği sağlık hizmet sunucusuna başvurması önemli adımlar. Bir de bunlara ilave olarak teknolojinin devreye sokulması sağlıkta memnuniyeti arttırmış durumda.

SGK sağlık alanında teknolojiyi kullanmakta kararlı

1 Ocak 2012'den sonra herkes sağlık güvencesi kapsamına alındı. Tüm nüfusa sağlık alanında hizmet verebilmek sadece iyi niyet ya da kapasite artırımı ile olmuyor. İşin içine teknoloji de girmek zorunda. Nitekim SGK cephesinde yaşanan son gelişmeler de bu görüşü doğruluyor.
İlk olarak MEDULA adı verilen, bir anlamda sağlıkla ilgili her işlemi görüntüleyen bir sistem devreye girdi. Ardından da, özellikle sevk zincirinde bürokrasiyi ortadan kaldırma anlamına gelen, sağlık karneleri ortadan kalktı. Artık sadece TC Kimlik numarasıyla, ister özel ister kamuda olsun, karne olmadan hasta muayenesi yapılabiliyor. Bir sonraki adım ise elektronik reçete uygulaması.
1 Temmuz'da tüm ülkede elektronik reçete uygulamasına geçiliyor
1 Temmuz itibariyle tüm ülkede devreye girecek elektronik reçete için ilk pilot uygulama Eskişehir'de yapıldı. Daha sonra sırasıyla Konya ve İstanbul'da da bu uygulama test edildi. Başlangıçta bir takım zorluklar yaşansa da, yapılan pilot çalışmalar neticesinde tüm illerde elektronik reçeteye geçilmesi kararı alındı. Bu uygulamayı bir diğer teknolojik çalışma olan, hasta kabulünde "avuç içi okuma yöntemi" destekleyecek.

Hem vatandaşa hem de eczacılara kolaylık

Elektronik reçete uygulamasında ister aile hekimi isterse diğer sağlık kuruluşlarındaki hekimler, hastalarına verecekleri ilaçları, bilgisayarlarından kişinin kimlik numarası ve adına göre girerek sisteme işleyecekler. Eczaneye giden hasta, kimlik numarasını eczacıya verecek, eczacı da kimlik numarasına göre, kendi ekranında gördüğü, hekimin yazdığı ilaçları hastaya verecek. Bu sistem vatandaş açısından kolaylık yaratmakla beraber, asıl kolaylık eczacılara olacak. Daha önce bir ilaç için otuza yakın bilgi girmek durumunda kalan eczacı, artık birkaç işlemle ilacı hastaya verebilecek.

Bu teknolojik yatırımlarla amaçlanan ne?
Esas olarak amaçlanan, 2002 yılından bu yana hızla artan sağlık harcamalarını kontrol altında tutabilmek ve kayıp - kaçakları önlemek.
Gerçekten de, sağlık harcamalarında son on yıldır önemli oranda artış yaşandı. Artan bu sağlık harcamaları, sağlıkta kaliteyi getirdi mi, ihtiyaçları tam olarak karşıladı mı? Bu tartışılır.

Rakamlar çok şey söylüyor

Ancak kesin olan bir şey var ki, o da sağlık harcamalarının bu şekilde devam etmesi durumunda, SGK'nın gelir - gider dengesinin bozulacağı. Bu nedenle, yapılan bu teknolojik çalışmalar sadece kaçakları önleyerek bile önemli bir işlevi yerine getirebilir. Nitekim yetkililere göre, sağlık harcamalarında yaklaşık yüzde 5 oranında kayıp - kaçak ve suistimal var.
SGK rakamlarına bir göz atacak olursak;

Son 10 yılda birinci basamak sağlık kuruluşlarına giden hasta sayısı 3 katından fazlasına ulaşmış (2009 'da 198 milyon kişi).
Yazılan reçete sayısı artış eğilimi göstermiş (yıllık %4 büyüme oranı ile 2010'da yazılan reçete sayısı 306 milyon).
2004 yılında SGK'nın muayene, tedavi ve ilaç harcaması 16.816 milyon TL iken, 2009 yılında 38.454 milyon TL, 2010 yılında 39.690 milyon TL, 2011 yılında 45.122 milyon TL olarak gerçekleşiş.

2004 yılı ile 2011 yılı karşılaştırıldığında, muayene, tedavi ve ilaç harcamalarının %168 oranında artmış olduğu görülüyor.
2011 yılında harcanan 45 milyon 122 bin TL'nin, 25 milyon 536 bin TL'si muayene ve tedavi harcamalarına, 15 milyon 868 bin TL'si ilaca, 42 milyon TL'si yolluklara, 538 milyon TL'si tıbbi malzemelere, 3.138 milyon TL'si aile hekimliğine harcandı.
İşte bu rakamlar SGK'nın işi neden bu kadar önemsediğinin de bir kanıtı. Eğer iddia edildiği gibi, yüzde 5 kayıp, getirilen teknolojik yeniliklerle önlenecekse ki, bu da yaklaşık 2.5 - 3 milyar TL tutuyor, gerçekten de bu yenilikler oldukça isabetli.
Tabi ki sağlık alanında yapılması gereken tek yeniliğin bu teknolojik alt yapının kurulması olmaması gerekiyor. Sağlıkta bilhassa kaliteyi getirecek başkaca tedbirlere ihtiyaç var. Sağlık alanına sadece rakamlar ve maliyet hesapları ile bakılırsa bu son derece geri kalmış bir zihniyet olur. Önemli olan sağlık alanının kapsayıcı olmasının yanında, yüksek kalite ile sunulabilmesi...

(Kaynak: Dünya Gazetesi | 21.06.2012)

GÜNDEM