SORU - CEVAP (Her gün 1 SORU - 1 CEVAP)
Zirai kazancın vergilendirilmesinde çiftçilik belgesi ölçülerinin mi, mükellefin beyanının mı esas olduğu

Zirai kazancın vergilendirilmesinde çiftçilik belgesi ölçülerinin mi, mükellefin beyanının mı esas olduğu

Soru: Zirai kazancın vergilendirilmesinde çiftçilik belgesi mi, mükellef beyanı önemlidir?

Cevap: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Zirai Kazançta Vergileme" başlıklı 53. maddesinde; Çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar, bu kanunun 94' üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilir. 54' üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirilir. Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler bu kazançları için beyanname vermezler. Ancak, çiftçiye ait olmakla beraber ziraî işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu araç veya on yaşına kadar ikiden fazla traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler ticarî kazanç hükümlerine göre vergilendirilir.

Bu hükmün tatbikinde, aile reisi ile birlikte yaşayan eş ve velayet altındaki çocuklara ait işletmeler ile ortaklık halindeki işletmelerde, işletme büyüklüğü toplu olarak nazara alınır..."hükmüne yer verilmiştir. Bu bakımdan; paylı mülkiyete konu teşkil eden arazi üzerinde ziraat yapanların bu faaliyetlerinin ortaklık olarak kabul edilmesi ve işletme büyüklüğü ölçüsünün topluca nazara alınması mecburi bulunmaktadır. Aynı aileye ait hisseli arazinin her biri reşit ve evli kişiler tarafından hisseleri oranında paylaşmadan birlikte işliyorlarsa, ortaklık olarak kabul edilmesi ve işletme büyüklüğü ölçüsünü topluca nazara alınması gerekmektedir. Söz konusu arazi 54 üncü maddede belirtilen işletme büyüklüğü ölçüsünü aşarsa ortaklığın geliri gerçek usulde tespit edilecek, ancak ortaklar hisseleri oranında vergi ödeyeceklerdir. Söz konusu kişilerin paylı mülkiyeti sona erdirerek bireysel mülkiyet haline getirmeleri halinde her birinin durumu 54 üncü maddede yer alan işletme büyüklüğü ölçülerine göre yeniden değerlendirilerek, ölçülerin altında kalanlar hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle, ölçüleri aşanlar ise gerçek usulde vergilendirilecektir. Paylı mülkiyeti sona erdirmekle beraber yine ortaklık halinde faaliyetin sürdürülmesi durumunda ise işletme büyüklüğü ölçüsünün topluca nazara alınacağı ve vergilemenin bu duruma göre yapılacağı tabidir.

Türk Medeni Kanununun 705. inci maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." denilmiştir.

Ayrıca ;aynı maddenin son bendinde ki; Ziraat odasından, bulunmayan yerlerde Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerinden çiftçi belgesi alma zorunluluğu 5661 sayılı Kanunun 3'üncü maddesiyle 1.4.2007 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu açıklamalara göre;

-Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olduğundan, mükellefin ve aile bireylerinin zirai faaliyette bulundukları arazilerin tapu kaydının kendi adlarına olup olmadığının araştırılarak, kendi adlarına tapu kaydı bulunmaması durumunda zirai kazanç yönünden mükellefiyetlerinin adi ortaklık olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

-Konu ile ilgili olarak Ziraat Odası veya Tarım İl Müdürlüğüne bilgi verilmesine gerek bulunmamaktadır.

-Diğer taraftan; 1.4.2007 tarihinden itibaren çiftçi belgesi alma zorunluluğu kaldırıldığından, Ziraat Odası veya Tarım İl Müdürlüğünün Vergi İdaresine karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır.


Koray ATEŞ
SMMM-E. Öğretim Görevlisi
Akdeniz Denetim YMM Ltd.Şti.
Fax:0224 224 53 54
korayates@muhasebetr.com

(08.12.2011)

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

GÜNDEM