SORU - CEVAP (Her gün 1 SORU - 1 CEVAP)
Yurt dışında faaliyet gösterecek olan bir firmaya yapılacak olan montaj vs. işinden dolayı elde edilen kazancın Türkiye’de vergiye tabi olup olmadığı?

Yurt dışında faaliyet gösterecek olan bir firmaya yapılacak olan montaj vs. işinden dolayı elde edilen kazancın Türkiye’de vergiye tabi olup olmadığı?

 

Soru:

 

Yurt dışında faaliyet gösterecek olan bir firmaya yapılacak olan montaj vs. işinden dolayı elde edilen kazancın Türkiye’de vergiye tabi olup olmadığı?


Cevap:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ‘istisnalar’ baslıklı 5.maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde; Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj isleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye'de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançların kurumlar vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.

Konu ile ilgili açıklamaların yer aldıgı 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliginin ‘5.9. Yurt dısında yapılan inşaat, onarım, montaj isleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlarda istisna’ baslıklı bölümünde;

“Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj isleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar, herhangi bir koşula bağlanmaksızın kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.
...
Benzer sekilde, anılan fıkranın (h) bendi ile de yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilcileri aracılığıyla yapılan ve yurt dışında vergilendirilen inşaat, onarım, montaj isleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların (vergi yükü oranına bakılmaksızın), ayrıca yurt içinde de vergilendirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla bu kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Teknik hizmetlerden elde edilen kazançların da anılan istisnadan yararlanabilmesi için bu islerin yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilciler aracılığıyla yapılması; yurt dışında ayrıca bir işyeri veya daimi temsilci olmadan yapılan teknik hizmetlerin, hizmet ihracatı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, teknik hizmetlerin yurt dışındaki inşaat, onarım ve montaj islerine bağlı olarak yapılma şartı bulunmamaktadır.

İnsaat, onarım ve montaj islerinin yurt dışında gerçekleştirilmesi için bir işyeri bulunması gerekirken, bu islere bağlı teknik hizmetlerin yurt dışında herhangi bir işyeri olmaksızın Türkiye’den gerçekleştirilebilmesi de mümkün olabilmektedir. Proje hazırlanması gibi teknik hizmetler, inşaat ve onarma isinin tamamlayıcı bir unsuru olmasına karsın; kurumların yurt dışında devam eden bir inşaat ve onarma isi olmadığı ya da ayrıca bir işyeri veya daimi temsilci bulundurulmadığı durumlarda, bu faaliyetin ihracat olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup yurt dışındaki inşaat isine bağlı olarak Türkiye’de yapılan teknik hizmetlerden sağlanan kazançların bu istisnadan yararlandırılması mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, kurumların yurt dışında bir inşaat ve onarım isi varsa, buna bağlı teknik hizmetler ister Türkiye’de isterse yurt dışında yapılsın, elde edilen kazançlar istisnadan yararlanabilecektir.

Kurumların yurt dışında yaptıkları bir inşaat ve onarım isinin bulunmaması halinde ise ancak yurt dışında bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla yaptıkları teknik hizmetlerden elde edilen kazançlar istisnadan yararlanılabilecektir.

Bu istisnanın uygulanması açısından, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj isleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların Türkiye’ye getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Söz konusu kazançların Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi istisnadan yararlanılması için yeterlidir.
...” açıklamaları yer almaktadır.

Bununla beraber, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ‘işyeri’ baslıklı 156 maddesinde; “ Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette is yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, tas ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen ve bu faaliyetlerde kullanılan yerdir” hükmüne yer verilmiş olup, Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında ise; ‘işyeri’ terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit yer olarak tanımlanmakta, ilgili anlaşmalarda belirtilen süreleri asmamak şartıyla kurulan yapılanmalar işyeri olarak değerlendirilmediğinden ilgili ülkede vergilendirilmeye tabi tutulmamaktadır.

Yukarıda belirtilenleri tek bir cümleyle özetleyecek olursak; yurt dışında faaliyet gösterecek bir fabrikanın makine ve donanımlarının montajı ve bu ise bağlı olarak yapılan proje çizimi gibi teknik hizmetlerden elde edilen kazancın kurumlar vergisinden istisna edilmesi için, yurt dışında bir işyeri veya daimi temsilci bulundurulması gerekir.


Koray ATEŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
E. Öğretim Görevlisi
korayates@muhasebetr.com
www.MuhasebeTR.com

(16.12.2010)

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

GÜNDEM