Danıştay: Özel iletişim vergisi gider yazılamaz!

İhtilaflı bazı konular Danıştay tarafından verilen kararlar sonrasında iyice netleşmeye başladı. Biraz zaman alsa da, ihtilaflı konular mükellefler lehine veya aleyhine çözüme kavuşturuluyor. Ancak, tüm çabalara rağmen, hala çözüme kavuşturulmayı bekleyen çok sayıda ihtilaflı konu bulunuyor!

Bazı durumlarda ise, Danıştay ve/veya Maliye görüş ve içtihat değişikliğine giderek, mevcut görüş ve uygulamalarını değiştirebiliyorlar. Bu durum ise, Maliye ve mükellef cephesinde önemli sonuçlara neden olabiliyor.

İşte bugünkü yazımızda, tam olarak Danıştay’ın içtihat değişikliğine giderek verdiği ve şirketler açısından kritik önem taşıyan bir konu ile ilgili. Şirketleri şaşkınlığa uğratan bu içtihat değişikliği sonrasında Danıştay’ın verdiği kararlar da artık yerleşik hale gelmeye başladı!

Konu tam olarak ne ile ilgili?

Evet, konu, şirketlerin ödedikleri özel iletişim vergisini gider yazıp yazamayacakları ile ilgili!

 

 

Danıştay 3. Dairesi, mevcut görüş ve yaklaşımını değiştirerek, herkesi şaşırtan bir karara imza attı ve özel iletişim vergisinin gider yazılamayacağına hükmetti. Şirketler acaba demeye kalmadan aynı doğrultuda verilen kararların sayısı artmaya başladı, Danıştay bu şekilde kararlar vermeye devam ediyor!

Özel iletişim vergisi nedir?

Gider Vergileri Kanunu’nda düzenlenmiş olan bu vergi, 1999 depremi sonrasında 4481 sayılı Kanun ile 31.12.2000 tarihine kadar uygulanmak üzere geçici bir süreyle getirildi. Ancak, uygulama süresi ilk önce 2002 yılı sonuna, daha sonra ise 2003 yılı sonuna kadar uzatıldı. Daha sonra ise, sürpriz bir şekilde 5035 sayılı Kanunla Gider Vergileri Kanunu içinde kalıcı hale getirilerek, 5228 sayılı Kanunla kapsamı daha da genişletildi!

Bu verginin mükellefi kimler?

Özel iletişim vergisinin mükellefi, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuyla görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle veya 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca bu Kuruma bildirim yapılması veya bu Kurumca kullanım hakkı verilmesi yoluyla yetkilendirilen veya yetkilendirilmiş sayılan işletmeciler (6802 sayılı Kanun, Mad.39). 

Verginin kapsamı ve oranı ne?

İlgili düzenlemeye göre,

  1. a) Her nevi mobil elektronik haberleşme işletmeciliği kapsamındaki (ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil) tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetleri, 

  2. b) Radyo ve televizyon yayınlarının uydu platformu ve kablo ortamından iletilmesine ilişkin hizmetleri,

  3. c) Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmeti,

  4. d)(a), (b) ve (c) bentleri kapsamına girmeyen diğer elektronik haberleşme hizmetleri 

yüzde 10 oranında özel iletişim vergisine tâbi bulunuyor.

Şirketler bu vergiyi hangi durumda ödüyorlar?

Şirketler cep telefonu veya internet abonelikleri nedeniyle bu vergiyi ödüyorlar. Bu hizmetleri sunan telekomünikasyon şirketleri tarafından düzenlenen faturalarda özel iletişim vergisi de ayrıca gösteriliyor.

Bu konuda yaşanan sorun tam olarak ne?

Şirketlerin özel iletişim vergisi konusunda yaşadıkları en önemli sorun, cep telefonu veya internet abonelikleri nedeniyle ödedikleri özel iletişim vergisinin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alıp alamayacakları ile ilgili!

Peki, bu sorunla ilgili yasal bir düzenleme yok mu?

Olmaz mı, tabi ki var! Buna ilişkin düzenleme Gider Vergileri Kanunu’nun 39. Maddesinde yer alıyor. İlgili düzenleme aynen şu şekilde:

“Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilmez ve hiçbir vergiden mahsup edilmez.”

Düzenleme açık, neden sorun yaşanıyor?

Düzenleme son derece açık ancak, bu konudaki görüş ve uygulamalar farklı. Özellikle Maliye ve Danıştay’ın süreç içerisinde sıkça görüş değiştirmeleri, bu sorunun ana nedeni! 

Maliye’nin bu konudaki görüşü nasıl?

Maliye’nin süreç içerisinde bu konuda iki farklı görüş ve uygulaması söz konusu:

İlk görüşü ve uygulaması: Kanunun 39. Maddesinde yer alan söz konusu düzenlemenin muhatabının telekomünikasyon hizmeti veren işletmeler olduğu, dolayısıyla bu verginin gider olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin hükmün muhatabının telekomünikasyon hizmeti veren işletmeler olduğu, diğer işletmelerin özel iletişim vergisini gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alabilecekleri şeklinde! (GİB’in 02.08.2005 tarih ve 037965 sayılı özelgesi)

Son görüşü ve mevcut uygulaması: Telekomünikasyon hizmeti veren işletmeler de dahil olmak üzere gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, adlarına düzenlenen faturalarda yer alan özel iletişim vergisini, vergi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate alamayacakları ve/veya hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edemeyecekleri şeklinde (14.10.2005 tarihli ve 19 Sıra No.lu Kurumlar Vergisi Sirküleri).

Danıştay’ın ilk kararları Maliye lehine!

Danıştay’ın ilk kararları, şirketlerin ödedikleri özel iletişim vergisini gider olarak dikkate alamayacakları yani Maliye’nin son görüşü doğrultusunda (Danıştay VDDK’nın 27.3.2013 tarihli ve E. 2011/553 K. 2013/112 sayılı kararı, Danıştay 4. Dairesi’nin 14.10.2008 tarihli ve E.2007/5979, K.2008/3576, 24.5.2013 tarihli ve E. 2010/8102, K. 2013/3710 sayılı kararları).

Sürpriz! Danıştay daha sonra Maliye aleyhine görüş değiştirdi!

Danıştay 3. Dairesi daha sonra görüş değişikliğine giderek, Gider Vergileri Kanunu'nun 39. maddesinin 6. fıkrasının muhatabının telekomünikasyon altyapısı kurup işleten veya telekomünikasyon hizmeti sunan işletmeler olduğu, bu nedenle özel iletişim vergisi mükellefleri tarafından verilen telekomünikasyon hizmeti nedeniyle şirketler adına düzenlenen faturalarda yer alan hizmet bedeli üzerinden hesaplanan özel iletişim vergisinin kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerektiğine hükmetti (Danıştay 3. Dairesi’nin  22.10.2020 tarihli ve E. 2019/7253 K. 2020/4086 sayılı, aynı tarihli ve E. 2020/211 K. 2020/4088 sayılı Kararları).

Şirketler bu kararlara göre vergiyi gider yazdılar!

Şirketlerin büyük bir kısmı, bu kararlara dayanarak, telekomünikasyon şirketleri tarafından adlarına düzenlenen faturalarda yer alan hizmet bedeli üzerinden hesaplanan özel iletişim vergisini kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate aldılar.

Büyük şok: Danıştay yeniden içtihat değiştirdi, özel iletişim vergisi gider yazılamaz!

Evet, maalesef tam olarak böyle oldu!

Danıştay 3. Dairesi yeniden içtihat değişikliğine giderek, özel iletişim vergisinin gider yazılamayacağına hükmetti, önceki kararlarında yer alan görüşünden vazgeçti! Danıştay böylece Maliye’nin şu anki görüş ve uygulamasına geri döndü! (Danıştay 3. Dairesi’nin 12.06.2025 tarihli ve E.2024/2901, K.2025/2783 sayılı Kararı)

Bu karar hemen herkesi şok etti!

Danıştay 3. Dairesi’nin bu Kararı, özel iletişim vergisi ödeyip gider yazan şirketlerde şok etkisi yarattı, büyük hayal kırıklığına neden oldu!

Ancak, hemen herkes bu kararın değişeceğini bekliyordu!

Beklenen olmadı, Danıştay kararını değiştirmedi!

Evet, herkesin beklediği olmadı, Danıştay özel iletişim vergisinin gider yazılamayacağına ilişkin yeni kararlar vermeye devam ediyor!

Nitekim son olarak verdiği yeni tarihli bir kararının özeti şu şekilde:

“Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin birinci fıkrasının 6. bendine göre gider vergileri işletme ile ilgili olmak şartıyla safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmekle birlikte, 6802 sayılı Kanunun gider vergileri uygulaması açısından özel hüküm niteliğindeki 39. maddesinin özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilemeyeceği hükmü ile bu genel kurala istisna getirilmiştir.

Öte yandan, özel iletişim vergisinin mükellefleri 6802 sayılı Kanunda sayılan işletmeciler olarak belirtilmiş ise de, bu işletmeciler sadece vergi tahsil ederek vergi dairesine yatırmakla yükümlü tutularak vergi yükünün hizmetten yararlananlar üzerinde kalması amaçlanmış ve özel iletişim vergisinin gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak kaydedilemeyeceği kuralıyla ilgili olarak herhangi bir istisna da öngörülmemiştir.

Bu durumda, Özel İletişim Vergisi'nin bu verginin mükellefi olunup bulunmadığına bakılmaksızın gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” (Danıştay 3. Dairesi’nin 24.06.2026 tarihli ve E.2025/3497, K.2026/3266 sayılı Kararı).

Sonuç olarak;

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, Danıştay’ın yerleşik hale gelen bu son kararlarına göre, şirketlerin ödedikleri özel iletişim vergisini kurumlar vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak dikkate almaları mümkün bulunmuyor.

Bu konu buradan geri döner mi bilemiyorum ama, şirketlerin de böyle bir beklentiye girmemelerinde fayda var.

Son olarak buradan önemli bir hususu da belirtmekte fayda var: Vergi sistemimizde kanunen kabul edilmeyen giderlerin sayısı bir hayli fazla. Üstelik bu sayı azalmıyor, aksine giderek artıyor. Gerçek vergicilik bu değil, artık rasyonel vergiciliğe dönelim!

Ne dersiniz?


Kaynak:YMM Abdullah Tolu / www.ekonomim.com