|
Gelir vergisi mükelleflerinde eğitim harcamaları indirimi
Ülkemizde eğitim ve sağlığa büyük önem verilmiştir. Cumhuriyet dönemi devlet bütçeleri incelendiğinde Milli Savunma, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları bütçelerinin en büyük payları aldığı görülür. Eğitim ve sağlık harcamaları aile bütçelerinde de önemli harcama kalemleri durumundadır. Özellikle enflasyonun yüksek olduğu yıllarda bu harcamaların yükü daha çok hissedilir hale gelmektedir Devlet bütçesinden yukarıda belirtilenlerden ayrı olarak, eğitim ve sağlık harcamaları için gelir vergisi mükelleflerine beyan ettikleri gelirlerinden indirim yapma imkânı tanımıştır. Bu suretle alabileceği verginin bir kısmından vaz geçmektedir. Bu amaçla kanun koyucu Gelir Vergisi Kanunu’nun 89/2’de düzenleme yapma yoluna gitmiştir. Böylece gelir vergisi mükellefler yükü de azaltılmış olacaktır. Maddeye göre, “Beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması, Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi. Eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları(mükerrer121’inci madde çerçevesinde eğitim ve sağlık harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, aynı harcamalarını bu hükümden yararlanarak indiremezler)’’ Gelir vergisi matrahının tespitinde beyanname üzerinden indirimlerin yapılabilmesi için;
- Gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen bir gelirin bulunması, - Eğer indirim yapılabilmesi bir kısım şartlara bağlanmış ise ilgili şartların yerine getirilmesi, gerekmektedir. İndirim konusu yapılacak harcamaların, beyan edilen gelirin yetersizliği sonucu gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınamaması durumunda indirim konusu yapılamayan tutarın takip eden yıllara indirim olarak devri söz konusu değildir. Söz konusu indirimden, gelirlerini yıllık beyanname ile beyan eden vergi mükellefler yararlanabilmektedirler. Bu nedenle ticari, zirai ve serbest meslek kazanç sahipleri yanında, ücret, gayrimenkul ve menkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratları dolayısıyla yıllık gelir vergisi beyannamesi veren mükelleflerin de bu uygulamadan yararlanması mümkündür. Vergiye tabi gelir elde eden ancak geliri; - İstisna tutarı içinde kalanlar veya - Nihai olarak tevkifat suretiyle vergilendirilenler, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyeceklerinden yıl içinde yapmış oldukları indirime konu harcamaları, gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alamayacaklardır. Bu gün yazımızda eğitim harcamalarının, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine göre yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelirden indirimine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
Eğitim harcamalarının; • Beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması,• Türkiye’de yapılması,• Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi,• mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocukları için yapılması, gerekmektedir.
Eğitim harcamaları, beyan edilen gelirin %10’u ile sınırlı olarak beyanname üzerinden indirilmekte olup indirilemeyen kısım gelecek yıla devredilemez.
Çocuk tabiri GVK-85/2012-7 sayılı Gelir Vergisi sirkülerinde açıklanmıştır. Sirkülerde “çocuk” veya “küçük çocuk” tabirinden, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dahil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukların anlaşılması gerektiği belirtilmiştir.
Şunu da belirtelim, İndirime konu eğitim harcamalarının aynı takvim yılı içerisinde birlikte yapılması durumunda hem eğitim hem de sağlık harcamaları için ayrı ayrı beyan edilen gelirin %10’u tutarında indirim imkânı bulunmamaktadır. Eğitim ve sağlık harcamalarının toplam tutarının beyan edilen gelirin %10’u ile sınırlı olan kısmı, diğer şartların da sağlanması koşuluyla gelir vergisi beyannamesi üzerinden indirilebilecektir. Beyanname üzerinden indirilebilecek olan bu harcamaların; mükellefin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait olması gerekmektedir. Eşlerin ve çocukların da ayrı gelir vergisi beyannamesi vermesi durumunda, vergilendirmede şahsilik ilkesi gereği eşlerin ve çocukların her biri beyan ettikleri gelirin %10’u ile sınırlı olmak üzere eğitim ve sağlık harcamalarını kendi verecekleri beyannameleri üzerinden indirime konu edebileceklerdir.
255 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde eğitim giderleri; - Eğitim ve öğretim kurumları, anaokulu, kreş ve dershanelere eğitim amacıyla yapılan ödemeler, - Eğitim amaçlı kurs ücretleri, - Okul servis ücretleri, - Kitap ve kırtasiye alımları için yapılan harcamalar, - Öğrencilerin özel yurtlarda ve pansiyonlarda kalmaları durumunda ödenen tutarlar, olarak sayılmıştır. GVK-3/2003-3 sayılı Gelir Vergisi sirkülerine göre, indirim konusu yapılacak tutarın hesaplanmasında beyan edilen gelir, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutarlardır. Ancak; - Yabancı ülkelerdeki eğitim kurumlarına yapılan ödemeler, - Okullarda verilen ve bedeli ayrı olarak tespit edilen yemek hizmetine ilişkin harcamalar, - Okul aile birliği ve okul koruma derneklerine yapılan bağışlar, - Gelir veya kurumlar vergisine tabi olmayan okullara ödenen eğitim ücretleri, - Devlet okullarına ödenen harçlar, eğitim giderleri kapsamına girmemektedir. Öğrencilerin özel yurt veya pansiyonlarda kalmaları durumunda, özel yurt veya pansiyonlara ödenen tutarların eğitim harcaması kapsamında gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden indirim konusu yapılması da mümkün bulunmaktadır. Konservatuvarlarda okumakta olan öğrencilerin eğitiminin gerektirdiği enstrüman ihtiyacı nedeniyle 2026 yılında aldığı keman ve piyano v.d. için yapmış olduğu harcamaları elde etmiş olduğu geliri nedeni ile yıllık gelir vergisi beyannamesi vermesi durumunda, söz konusu harcamayı eğitim harcaması olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden indirim konusu yapabilecektir.
Eğitim harcamalarının indirime konu olabilmesi için harcamaların Türkiye’de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisine tabi olan mükelleflerden yapılması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile indirime konu olan harcamaların gelir veya kurumlar vergisine tabi olmayan kişi veya kurumlardan yapılması halinde bu harcamalar beyanname üzerinden indirim konusu yapılamayacaktır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4’üncü maddesi veya kendi özel kanunlarında yer alan hükümler uyarınca kurumlar vergisi muafiyeti tanınan kurumlardan yapılan harcamalar, indirime konu harcama olarak kabul edilmeyecektir. Diğer taraftan, tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmayan dernek ve vakıfların, kurumlar vergisi mükellefi olan iktisadi işletmelerinden sağlanan indirime konu mal ve hizmetler için yapılan harcamalar indirime konu olacaktır.. Gelir vergisi mükelleflerinin KDV mükellefi olup olmadıklarına bakılmaksızın nihai tüketici olarak gerçekleştirdikleri ve indirim konusu yapabilecekleri eğitim harcamaları, gelir vergisi matrahının tespitinde KDV dahil tutarı ile birlikte dikkate alınır.
Mükelleflerin indirime konu harcamalarını, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinden alacakları; Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen fatura ve serbest meslek makbuzundan herhangi biri ile tevsik etmesi gerekmektedir. Mükelleflerin, ödemiş olduğu eğitim mal veya hizmet bedeli karşılığında yazar kasa fişi düzenlenmişse mükelleflerin yapmış olduğu harcama, indirim kapsamında kabul edilen bir harcama olmasına rağmen yazar kasa fişi tevsik edici belge olarak kabul edilmediğinden, söz konusu sağlık harcaması beyanname üzerinden indirim konusu yapılamayacaktır.
Vergi Usul Kanunu’na göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. Anılan kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar, almaya mecbur oldukları fatura ve benzeri belgelerini düzenlenme tarihini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. Dolayısıyla, mükelleflerin Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinden aldıkları eğitim harcamalarına ilişkin belgeleri, defter tutmak mecburiyetinde olanlar, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile defter tutmak mecburiyetinde olmayanlar ise düzenlenme tarihini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar. Söz konusu harcama belgelerinin beyannameye eklenmesi gerekmemekle beraber elektronik ortamda gönderilen beyannamede söz konusu harcama belgelerinin listelenmesi talep edilmektedir. Kaynak:Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK / www.ekonomim.com |