YAZARLARIMIZ
Zeyneddin Çetin
Vergi Müfettişi
cetinzeyni@gmail.com



Matrah ve Vergi Artırımında KDV Yönünden Sorunlu Bir Uygulama: Tüm Beyannameleri Veren Mükelleflerin Herhangi Bir Vergilendirme Döneminde Hesaplanan KDV’si Yoksa!-2

1-Giriş

Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı TBMM’de yasalaşmış olup, Resmi Gazetede yayımlanması beklenmektedir.

Son 15 yılda içeriği benzer ancak dönemleri farklı ‘’Matrah ve vergi artırımı’’ ile ilgili dört ana düzenleme yapılmıştır.

-2018 yılında yasalaşan bu düzenleme,

-2016 yılında çıkan 6736 sayılı Kanun,

-2011 yılında çıkan 6111 sayılı Kanun,

-2003 yılında çıkan 4811 sayılı Kanun.

Daha önce yayımlanan makalemizde, matrah ve vergi artırımında bulunulacak dönem için tüm KDV beyannamelerini veren ancak bazı dönemlerde Hesaplanan KDV’si bulunmayan mükellefleri bekleyen sıkıntılara ayrıntısı ile yer verilmişti.

Bu yazımızda ise; artırımda bulunulacak yıl için 1 nolu Katma Değer Vergisi(KDV) beyannamelerinin tümünü veren ancak bazı dönemlerde Hesaplanan KDVsi olmayan mükelleflerin, Kanunun yayımlanmasından önce nasıl bir yol izleyerek, daha avantajlı bir durumda vergi artırımında bulunabileceklerine ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

2- Neden KDV Yönünden Artırımda Bulunmak Önemli

Bahse konu Yasa incelendiğinde, mükellefiyet kaydı olsun olmasın hemen hemen herkese(birkaç istisna mükellef grubu hariç) matrah ve vergi artırımından yararlanma imkanı verildiği anlaşılmıştır. Artırım hükümlerinden yararlanabilen mükelleflerden defter ve belgelerini ibraz edemeyecek durumda olanların, indirime konu edilen tüm KDV’lerin reddiyatının yapıl(a)maması açısından, KDV yönünden vergi artırımında bulunmaları önemli bir fırsattır.

3-Konuyla İlgili Yapılan Düzenleme

Makalemizin konusu ile ilgili Yasalaşan düzenleme aşağıdaki gibidir:

(3) Mükellefler, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaz.

a) Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için %3,5, 2014 yılı için %3, 2015 yılı için %2,5, 2016 yılı için %2 ve 2017 yılı için 1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar beyan ederler……

b) Bir aylık vergilendirme dönemine tabi olan katma değer vergisi mükelleflerince, artırımda bulunulmak istenilen yıl içindeki vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak;

1) …

2) …

3) İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.

 

4-Bu Konu, 6111 ve 6736 sayılı Kanuna Göre Nasıl Uygulandı?

Yukarıda yer verilen düzenlemenin benzeri, vergi barışı  ile ilgili saha önce yayımlanan 6111 ve 6736 sayılı Kanunlarda da bulunmaktaydı. Söz konusu düzenlemelerde yer alan ‘’diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması’’ ifadesinden ne anlaşılması gerektiği ile ilgili olarak, 6111 sayılı Kanunun 2011/4 sayılı İç Genelgesi ve 6736 sayılı Kanunun 2017/2 sayılı İç Genelgesinde(*) açıklamalar yapılmıştır. Her iki Genelgeye bakıldığında, özetle;

-2011/4 sayılı İç Genelgesiyle, HİÇ BİR DÖNEMDE Hesaplanan KDV yoksa, Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden artırımda bulunma ve KDV yönünden dikkate alınacak tutar ile karşılaştırma zorunluluğu kabul edilmiştir. Yani mükelleflerin, artırımda bulunacakları yıl içindeki dönemlere ilişkin verdikleri beyannamelerin bir kısmında hesaplanan vergi bulunuyor, diğer kısmında hesaplanan vergi bulunmuyorsa, katma değer vergisi artırımından yararlanmak için, gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırma ve karşılaştırma yapma zorunlulukları bulunmamaktaydı.

-2017/2 sayılı İç Genelgesiyle, BİR DÖNEMDE Hesaplanan KDV yoksa, Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden artırımda bulunma ve KDV yönünden dikkate alınacak tutar ile karşılaştırma zorunluluğu kabul edilmiştir. Yani mükelleflerin, artırımda bulunacakları yıl içindeki dönemlere ilişkin verdikleri beyannamelerin bir kısmında hesaplanan vergi bulunuyor, diğer kısmında hesaplanan vergi bulunmuyorsa, katma değer vergisi artırımından yararlanmak için, gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırma ve karşılaştırma yapma zorunlulukları bulunmaktaydı.

5- Artırımdan Yararlanan Mükelleflerin Bazı Dönemlerde Hesaplanan KDV Yoksa

Şüphesiz tüm KDV mükelleflerinin her vergilendirme döneminde, matrah ve dolayısıyla Hesaplanan KDV beyan etmeleri düşünülemez. Özellikle serbest meslek kazancı elde edenler(avukatlar, mali müşavirler, doktorlar, mühendisler vb), yıllara sari inşaat işi ile uğraşanlar, inşaat faaliyeti gösteren mükellefler, iş durumu dönemsellik veya mevsimlik arz eden alanlarda faaliyet gösterenler, doğal olarak herhangi bir ayda matrah içermeyen beyanname vermek durumunda kalabilmektedirler.

Bilindiği üzere ülkemizde beyan esasına göre vergilendirme yapılmaktadır. Türkiye’de ekonomide bir nebze kayıt dışılığın var olduğu da, bir gerçektir. Bu açıdan, mükelleflerin geçmiş döneme ait hasılatların bir kısmı kayıt ve beyan dışı kalması olasıdır.

Diğer taraftan vergi mevzuatımıza göre, verilen beyannameler için düzeltme beyannamesi verilmesi imkanı bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, şayet mükelleflerin kayıt ve beyan dışı bırakılan bir matrahının olması durumunda, düzeltme beyannamesi vererek bahse konu matrahlarını beyanlara dahil etmeleri yasal bir gerekliliktir.

Matrah ve vergi artırımı ile ilgili olarak daha önce yayımlanan 6111 ve 6736 sayılı Kanunların ilgili hükümlerine göre, düzeltme beyannamesi verilen dönemler için mükelleflerce artırımda bulunulması halinde uygulamaya ilişkin nasıl bir yol izleneceği, 6111/6736 sayılı Kanunun Genel Tebliğlerinde açıklanmış olup, ilgili düzenlemelere aşağıda yer verilmiştir.

Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 6111/6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah ve vergi artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

Yürürlüğe girecek Kanun için çıkarılacak Genel Tebliğde de benzer bir düzenlemenin yapılması ihtimal dahilindedir. Peki ihtimal dahilinde olan bu düzenlenenin yapılması halinde mükellefler nasıl bir yol izleyebilir. İşte tam burada artırımda bulunacak mükellefler tarafından aşağıdaki yöntemin izlenebileceği düşünülmektedir.

Şöyle ki; mükelleflerin ilgili dönemlerde kayıt ve beyan dışı bıraktıkları bir matrahının olması halinde, bahse konu Kanunun yayımlanacağı tarihten önce ilgili dönem için düzeltme beyannamesi vermeleri, bu işlemin bağlı olunan vergi dairelerince de sonuçlandırması şartıyla, verilen beyannameler bir bütün olarak dikkate alınması icap edecektir. Bu durumda mükelleflerin düzeltme beyanları dahil edilerek artırıma esas tutar belirlenecektir.

Konuyu bir örnek ile açıklayacak olursak;

Bir mükellefin 2016 yılında beyan ettiği Gelir/Kurumlar Vergisi matrahı 100.000-TL, her ay Hesaplanan KDV si 10.000-TL, Aralık ayındaki Hesaplanan KDV’si bulunmasın, sıfır(0) olsun.

Ancak daha Kanun yayımlanmadan, Aralık ayına ait %18 KDV hariç 10.000-TL kayıt ve beyan dışı bırakılan geliri için düzeltme beyannamesi verilmiş olsun. Bu işlem vergi dairesince de sonuçlandırmış olsun.

 

Dönem

Hesaplanan KDV

Kurumlar/Gelir Vergisi Yönünden artırım

Ocak

10.000,00

 

Şubat

10.000,00

 

Mart

10.000,00

 

Nisan

10.000,00

 

Mayıs

10.000,00

 

Haziran

10.000,00

 

Temmuz

10.000,00

 

Ağustos

10.000,00

 

Eylül

10.000,00

 

Ekim

10.000,00

 

Kasım

10.000,00

 

Aralık

0

 

Aralık-Düzeltme beyanı

1.800,00

 

Toplam-TL

111.800,00

 

Artırım Oranı

2%

 

Artırım Tutarı

2.236,00

 

Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden artırım

zorunlu değil

isteğe bağlıdır.

Hesaplamaya Esas Tutar

111.800,00

110.000,00

%18 oranı

-

 

Matrah Artırım Esas Oranı

2%

0,20

Artırım Tutarı

2.236,00

22.000,00(Kurum mükellefleri için alt limit 43.260-TL dir.) Şayet zorunlu olsaydı, Bu tutarların %18si hesaplanıp karşılaştırma yapılacaktı.)

 

Buna göre, mükelleflerin düzeltme beyanı vermesi ile Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden artırımda bulunma ve KDV yönünden dikkate alınacak tutar ile karşılaştırma zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Çünkü artık HER DÖNEM için Hesaplanan KDV söz konusu olmaktadır.

Örneğimizde ilgili döneme ait kayıt ve beyan dışı bırakılan bir matrah için düzeltme beyanı verilmesiyle herhangi bir karşılaştırmaya gerek kalmaksızın, 2.236-TL tutarında KDV ödenmesi durumunda, vergi incelemesi ve tarhıyatı yapılamayacaktır. Mükellefler isterlerse ayrıca Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden artırımda bulunmakla bu vergi türlerinde de vergi incelemesi ve tarhıyatından kurtulabilirler.

 

6- Sonuç:

‘Matrah ve vergi artırımı’ ile ilgili TBMM’de yasalaşan düzenlemeye göre, 2016 yılındaki uygulama dikkate alındığında, artırımda bulunulacak dönem için KDV beyannamelerinin tümünü veren ancak bazı dönemlerde Hesaplanan KDVsi olmayan mükelleflerin, KDV yönünde artırım hükümlerinden yararlanabilmesi için Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden de artımında bulunmak zorunda kalacakları düşünülmektedir.

Bu durumda olan mükelleflerin, Gelir/Kurumlar Vergisi yönünden artırımda bulunma zorunluluğu kalmadan KDV yönünden vergi artırımında bulunabilmesi için nasıl bir yol izleyebileceklerine bu yazımızda yer verilmiştir. Özetle; bahse konu Kanunun yayımlanmadığı tarihten önce kayıt ve beyan dışı bırakılan bir matrah için düzeltme beyanı verilmesi, bu işlemin bağlı olunan vergi dairelerince de sonuçlandırması şartıyla, verilen beyannameler bir bütün olarak dikkate alınacak ve her dönemde Hesaplanan KDV olacağından, KDV yönünden artırımda bulunabilmek için, gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırma ve karşılaştırma yapma zorunlulukları kalmayacağı düşünülmektedir.

 

                                                                                                          Zeyneddin ÇETİN

                                                                                                          Vergi Müfettişi

 

Kaynakça:

(*)  6736 sayılı Kanunun 1 Seri Nolu Genel Tebliği 23/08/2016 tarihinde yayımlanmıştır. 2017/2 Sayılı İç Genelgesi 08/06/2017 de yayımlanmıştır. 

-Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun(Yasalaşan),

-213 sayılı Vergi Usul Kanunu,

-6111 sayılı Kanun, ilgili Genel Tebliğler ve İç Genelgeler,

-6736 sayılı Kanun, ilgili Genel Tebliğler ve İç Genelgeler,

18.05.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM