EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SON YAZILAR
YAZARLARIMIZ
Yusuf Özer
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
yusuf@ozerymm.com



Konkordato Sürecindeki Alacaklara Karşılık Ayrılıp Ayrılamayacağı Hakkında

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda, 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla yapılan değişiklikler kapsamında iflas ertelemesi müessesesinin kaldırılarak konkordato müessesesinin kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlenmesi sebebiyle; konkordato sürecine giren borçludan olan alacakların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesi kapsamındaki şüpheli alacaklar ve karşılık ayrılması durumuna ilişkin açıklamaların yapılması bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

Bilindiği üzere, 14/2/2019 tarihli ve 112 sayılı VUK Sirkülerinde; 7101 sayılı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla yapılan değişiklikler kapsamında iflas ertelemesi müessesesinin kaldırılarak konkordato müessesesinin getirilmesi sebebiyle;  konkordato sürecine  giren  borçlulardan olan  alacakların Vergi   Usul   Kanunu’na göre hangi durumlarda şüpheli alacak sayılacakları konusunda açıklama yapılmıştır. Öncelikle Vergi Usul Kanununun 322 ve 323 üncü maddelerinde düzenlenen değersiz alacaklar ve şüpheli ticari alacaklara bakmakta yarar görmekteyiz.

213 sayılı Kanunun 322 nci maddesinde;

“Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar, değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.”

323 üncü maddesinde ise,

"Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;

şüpheli alacak sayılır.

Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder. Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kâr zarar hesabına intikal ettirilir."

hükümleri yer almaktadır.

213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesi uygulamasında, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olan; dava veya icra safhasındaki alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta ve münhasıran maddede belirtilen şartları haiz alacaklar için karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır.

            Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan 112 no.lu VUK Sirkülerine göre şüpheli ticari alacaklara ve değersiz alacaklara ilişkin özetle aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır:

  • Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş alacaklar için daha önce ayrılan karşılığa ilişkin herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
  • Geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmemiş alacaklar için geçici mühlet kararının ilan  edildiği  hesap dönemi itibariyle şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.
  • Geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin karar verilmiş olması durumunda; geçici mühlet kararından önce dava veya icra safhasına intikal etmiş olması nedeniyle karşılık ayrılan alacaklar için herhangi bir düzeltme yapılmaması, geçici mühlet kararının ilan edilmesi ile karşılık ayrılan alacaklar için ise, ayrılmış olan karşılıkların geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararın ilan edildiği hesap dönemi itibariyle düzeltilmesi (karşılığın iptal edilmesiyle gelir hesabına alınması) gerekmektedir.
  • İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra ilgili maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme tarafından kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verilmesi öngörülmüş olup, bu durumda ilgili mevzuatına uygun olarak iflas masasına kaydedilen alacaklarda şüphelilik hali devam edeceğinden daha önce ayrılan karşılıklara ilişkin düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
  • Konkordato projesinin tasdik edilmesi halinde (kesin mühlet verilmesi halinde) alacakların borçlu lehine vazgeçilen kısmı, değersiz alacak niteliğini kazanır ve değersiz alacak ile bu  alacağa  isabet  eden  karşılık,  konkordatonun  tasdiki kararının ilan edildiği (bağlayıcı hale geldiği) hesap dönemi itibariyle değersiz alacak olarak yok edilir.
  • Şüpheli hale gelen alacak için bu dönemde karşılık ayrılması gerekmekte olup, ilgili olduğu hesap döneminde ayrılmayan karşılık sonraki hesap dönemlerinde dikkate alınamaz.
  • Teminatlı alacaklarda şüpheli alacak karşılığı, teminattan geri kalan kısma inhisar ettiği için, konkordato uygulamasında da şüpheli alacak karşılığı ancak teminatı aşan kısım için uygulanır.

2004 sayılı Kanun uygulamasında konkordato süreci, çeşitli aşamalarda (geçici mühlet, kesin mühlet, konkordatonun reddi, konkordato projesinin tasdiki gibi) düzenlenmiş olup, ilgili aşamaların şüpheli alacak karşılığı uygulaması karşısındaki durumuna yukarıdaki açıklamalar ile birlikte dahi iyi anlaşılması için aşağıdaki özet tabloya yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın önceki dönemlerde özelge bazında vermiş olduğu görüşlere göre konkordatoya tabi alacakların şüpheli ticari alacak kapsamında olmayacağı, dolayısıyla karşılık ayrılıp gider yazılmayacağı şekilde idi. Mezkur düzenleme ile konkordato alacağı bulunan mükellefler, idarenin önceki görüşüne dayanarak karşılık hesaplarını kullanmamışlarsa bu konu günümüzde ciddi manada konkordato alacağı bulunan mükellefler açısından hak kaybına sebep olmuştur. İflastan önceki son çıkış kapısı olarak getirilen ve reel sektörün sıkıntıları gidermek, aynı zamanda hem borçluyu hem de alacaklıyı korumak için getirilen konkordato müessesesi, mali idarenin kısa süre içerisinde birbirinden tamamen farklı düzenlemeler getirmesi yazımıza konu sirküler öncesi dönemdeki alacaklar için ciddi mağduriyetler getirecektir. Yakın dönemde oluşabilecek olası mağduriyetlerin yaşanmaması adına Hazine ve Maliye Bakanlığının konkordatoya tabi alacaklar için karşılık ayırma konusunda, haklarında önceki dönemlerde geçici mühlet verilmiş olan firmalardan söz konusu alacaklarına şüpheli alacak karşılığı ayırabileceği, karşılık ayrılmayan dönemlerin önceki yıllarda kalması halinde de aynı şekilde işlem yapılabileceği şeklinde bir eklemenin yapılması söz konusu düzenlemeleri tamamlayıcı olacaktır.

Hukuki Durum

Evvelce Dava/Takip Başlatılmış

Evvelce Dava/Takip Başlatılmamış

Geçici Mühlet Kararı

-Düzeltme yapılmaz

-İlgili dönem karşılık ayrılır

Geçici Mühlet Talebinin Reddi

-Düzeltme yapılmaz

-Geçici mühlet gereği ayrılan karşılık düzeltilir

Kesin Mühlet Kararı

-Düzeltme yapılmaz

-Geçici mühletle birlikte ayrılan karşılık düzeltilmez
-Ayrılmayan karşılık kesin mühletle ayrılır
-İlgili hesap dönemi ayrılmayan karşılık kesin mühletle ayrılamaz

Kesin Mühletin Kaldırılması (İyileşme)

-Düzeltme yapılmaz

-Geçici mühlet gereği ayrılan karşılık düzeltilir

Kesin Mühletin Kaldırılması (Red/İflas)

-Düzeltme yapılmaz

-Geçici mühletle birlikte ayrılan karşılık düzeltilmez

Konkordato Projesinin Tasdik Edilmesi

-Tenzil edilen tutar değersiz alacak olarak düzeltilir
-Alacağın tasdik edilen kısmı şüpheli alacaklardan çıkarılır

Konkordato Projesinin Reddedilmesi

-Düzeltme yapılmaz

-Geçici mühletle birlikte ayrılan karşılık düzeltilmez

Notlar:

1- Bu alacakların dava veya icra safhasına intikal etmesi durumunda genel hükümler çerçevesinde şüpheli alacak karşılığı ayrılmasının mümkün olduğu tabiidir.

2- 213 sayılı Kanun uygulamasında, şüpheli hale gelen alacak için bu dönemde karşılık ayrılması gerekmekte olup, ilgili olduğu hesap döneminde ayrılmayan karşılığın sonraki hesap dönemlerinde dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.

3- 213 sayılı Kanun uygulamasında, teminatlı alacaklarda şüpheli alacak karşılığı, teminattan geri kalan kısma inhisar ettiği için, konkordato uygulamasında da yukarıdaki bölümlerde belirtilen şüpheli alacak karşılığı ancak teminatı aşan kısım için uygulanacaktır.

Saygılarımla.

20.02.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM