YAZARLARIMIZ
Yusuf Özer
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
yusuf@ozerymm.com



7104 Sayılı Torba Kanun İle Vergi Kanunlarında Yapılan Değişiklikler ve Açıklamalarımız - 2

7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 06/04/2018 tarihli ve 30383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu Kanun ile aşağıdaki kanunlarımızda değişiklikler yapılmıştır.

  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 492 sayılı Harçlar Kanunu
  • 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
  • 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu
  • 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

Mezkûr torba yasa kapsamında yukarı yer alan kanunlarda yapılan değişikliklerin bir kısmına ilişkin değerlendirme ve açıklamalarımıza, daha önceki Açıklamalarımız-1 yazımızda yer verilmişti. Bu defa Açıklamalarımız-2 yazısı ile Torba Yasada yapılan düzenlemelerin bir kısmına ait değerlendirmelerimize yer verilecektir.

5. Adi Ortaklığın Vergisiz Sermaye Şirketine Dönüşmesi, Devri ve Birleşmesi Mümkün Kılınmıştır.

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 5’inci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendine “Gelir Vergisi Kanunu’nun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve” ibaresi eklenmiştir.

Bilindiği üzere Kdv Kanunu’nun 17/4-c maddesine göre, GVK 81’inci maddesinde belirtilen işlemler ile KVK’ya göre yapılan devir ve bölünme işlemleri Kdv’den müstesnadır. Söz konusu madde uyarınca bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemlere, KDV Kanununun 30’uncu maddesinin (a) bendi hükmü uygulanmamakta; işlem sonunda faaliyetini bırakan, bölünen veya infisah eden mükelleflerce yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılabilmektedir.

Gelir veya Kurumlar Vergisi kanunlarında adi ortaklıkların nev'i değiştirmelerine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından adi ortaklıkta gerçek kişiye ait hissenin ferdi işletme sayılmak suretiyle, aktif ve pasifiyle bütün halinde bir sermaye şirketine devrolunması durumunda, mevcut adi ortaklık sona ermiş olacağından, söz konusu adi ortaklığın nev'i değişikliği işleminin gelir veya kurumlar vergisi hükümlerine göre vergi ertelemesi müessesesinden yararlanmak suretiyle yapılması mümkün bulunmamaktaydı.

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 5’inci maddesi ile ilave edilen düzenleme uyarınca, adi ortaklıkların GVK Mad. 81’inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar dahilinde, yani;

  • Bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması
  • Devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi
  • Devredilen adi ortaklığın sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması(Bu ortaklık payını temsil eden hisse senetlerinin nama yazılı olması şarttır.) 

Mevcut veya yeni kurulacak sermaye şirketine dönüşmesi, devri veya devir suretiyle birleşmesi halinde bu işlem, KDV Kanununun 17/4-c maddesi kapsamında Kdv’den istisna addedilerek vergi hesaplanmayacaktır.

Söz konusu düzenleme, bu Kanunun yayımlandığı 06.04.2018 tarihi izleyen ikinci ayın başı, 01.07.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

6. Konfeksiyon Kırpıntılarının Teslimi Kdv’den İstisna Hale Gelmiştir

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 5’inci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (g) bendinde yer alan “atıklarının ibaresi” ibaresi “atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının” şeklinde değiştirilmiştir.

Bilindiği üzere, geri dönüşüme konu olan ve bu yönüyle ekonomik bir değere sahip konfeksiyon kırpıntıları atık olarak değerlendirilmeyerek Kdv’ye tabi tutulmaktaydı. Teslimler %18 uygulanmakta olan Kdv oranı, Bakanlar Kurulu’nun 08.03.2006 tarih ve 26102 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/10138 sayılı kararı ile yüzde 8'e indirilmişti.

Şirketlerin %18 Kdv ödeyerek aldıkları stokları nedeniyle yüklenilen KDV’lerin indirim yoluyla giderilebilmesi için, %8 Kdv oranıyla satılan ürünlerde kar marjlarının, çok yüksek tutulması gerekiyordu.

Bu defa söz konusu kırpıntı teslimleri Kdv Kanunu’nun Mad.17/4-(g) bendine eklenene hüküm uyarınca Kdv’den istisna tutulmuştur.

Söz konusu düzenleme, 06.04.2018 tarihinden itibaren yapılan teslimlere uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu düzenleme, bu Kanunun yayımlandığı 06.04.2018 tarihi izleyen ikinci ayın başı, 01.07.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

7. Gümrük Antrepoları ve Geçici Depolama Yerleri ile Gümrüklü Sahalarda Verilen Ardiye, Depolama ve Terminal Hizmetleri Kapsamında Yüklenilen Kdv İndirim Konusu Yapılabilecektir.

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 5’inci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (o) bendinde yer alan “ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri ile” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve fıkraya (o) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.

ö) Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri,

Diğer taraftan mezkûr Torba Kanunu’nun 9’uncu maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin birinci fıkrasının; a) (a) bendine “teslimi ve hizmet ifası” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir. “(Bu Kanunun 17’nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile (4) numaralı fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca katma değer vergisinden istisna edilen işlemler hariç)

Yapılan bu düzenlemeler ile Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda, ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinin bünyesine giren Kdv mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilebilecektir.

Söz konusu düzenleme, bu Kanunun yayımlandığı 06.04.2018 tarihi izleyen ikinci ayın başı, 01.07.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

8. Galerici ve Emlakçıların Düzenleyecekleri Faturalar, Kdv Uygulaması Açısından  Özel Matrah Kapsamına Alınmıştır

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 6’ncı maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (f) bendi (g) bendi şeklinde teselsül ettirilmiştir. “f) İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, katma değer vergisi mükellefi olmayanlardan (mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra kalan tutardır.

Böylece galericilik ve emlakçılık sektöründe faaliyette bulunan mükelleflerce, Kdv mükellefi olmayanlardan veya mükellef olmakla birlikte istisna kapsamında Kdv hesaplanmadan gerçekleştirilen satın almalarda, alımı gerçekleştirilen ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların sonradan Kdv’li olarak satışa konu edilmesi durumunda, satış fiyatından, alış bedeli düşüldükten sonra kalan kar Kdv matrahı olarak dikkate alınacaktır.

Söz konusu düzenleme, bu Kanunun yayımlandığı 06.04.2018 tarihi izleyen ikinci ayın başı, 01.07.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir.

9. Arsa Karşılığı İnşaat İşlerinde, Müteahhit Tarafından Arsa Sahibine Bırakılan Konut Veya İşyerinin Teslimimde, Emsal Bedel Uygulaması 

7104 sayılı Torba Kanunu’nun 7’nci maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 27’nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“6. Arsa karşılığı inşaat işlerine ilişkin bedelin tespitinde, müteahhit tarafından arsa sahibine bırakılan konut veya işyerinin, Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki maliyet bedeli esasına göre belirlenen tutarı esas alınır.”

Özellikle kentsel dönüşüm çerçevesinde aşina olduğumuz kat karşılığı inşaat işlerinde müteahhidin arsa sahibine yapacağı daire veya işyeri teslimlerinde fatura bedelinin nasıl belirleneceği, mükellef ile vergi idaresi arasında çoğu zaman tartışma konusu olmuştur.

Müteahhit firmalar, arsa sahibine bıraktıkları konut veya işyerlerinde Kdv matrahı olarak, kendilerine bırakılan arsaya ilişkin bedeli esas almakta iken; vergi idaresi zaman zaman, müteahhit firma tarafından 3’üncü kişilere gerçekleştirilen satışları emsal alabilmekteydi.

Uygulamada yaşanan bu anlaşmazlık, anılan teslimlerde Vergi Usul Kanununun 267’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ikinci sıradaki maliyet bedeli esasının uygulanması zorunluluğu getirilmek suretiyle ortadan kaldırılmıştır.

Bilindiği üzere, VUK’un 267’nci maddesinin ikinci fıkrasında “…İkinci sıra: (Maliyet bedeli esası) Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder…” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, arsa karşılığı inşaat işlerinde müteahhit firmalar, arsa sahibine bıraktıkları konut veya işyerlerinde Kdv matrahını belirlerken;

Teslim konusu konut ve işyerlerinin maliyet bedeline, %10 ilave etmek suretiyle emsal bedeli bulacak ve bu bedel üzerinden Kdv hesaplanmak suretiyle, fatura düzenlenecektir.

Söz konusu düzenleme, 06.04.2018 tarihinden itibaren yapılan teslimlere uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Sonuç Olarak

06/04/2018 tarihli ve 30383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yapılan temel vergi kanunlarımıza ilişkin düzenlemeler, bu Kanun’un 29’ncu maddesinde belirtilen tarihlerde yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemelere ilişkin olarak değişiklikler Kanun’da yer aldığı şekliyle, kanunun lafzi yorumuna bağlı kalarak değerlendirme konusu yapılmıştır.

Ancak bilinmelidir ki, yapılan düzenlemelere ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı tarafından yapılacak Tebliğ düzenlemeleri ile netlik kazanacaktır.

17.04.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM