YAZARLARIMIZ
Vedat Nair
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
vedat.nair@degerymm.com.tr



Türk Ticaret Kanununa Göre Sermaye Şirketlerinde Kolaylaştırılmış Birleşme

Tarih: 11.10.2017

Ekonomik konjonktür şirketlerin rasyonel kararlar alarak yapısal farklılaşmaya gitmesine neden olabilir. Temel amacı kar elde etmek olan şirketler bu farklılaşmayı hakim olma, güçlenme yada ölçek ekonomilerinden yararlanma arzuları doğrultusunda birleşme şeklinde gerçekleştirebilirler. Birleşme Türk Ticaret Kanununda yapılan düzenlemelerle çeşitli şartlara bağlanmış olup, türlerinden birisi de İsviçre Birleşme Kanunundan alınarak TTK.’nu 155. ila 158. maddelerinde yer verilen kolaylaştırılmış birleşmedir. İlgili maddelerde yer alan şartların varlığı halinde kolaylaştırılmış birleşmeden yararlanılır. Şahıs şirketlerinin uygulamadan yararlanması ise söz konusu değildir. Kanunda ifade edilen “kolaylıklar” ise TTK.'nun 156. maddesinde sayılmıştır. Bu şekilde birleşme alacaklıların haklarının zarara uğraması olasılığı yoksa mümkündür. Dolayısı ile alacaklıların alacaklarını karşılayacak kadar varlığın tespiti oldukça önem taşımaktadır. Kolaylaştırılmış birleşme için şartlar sağlanmışsa birleşme sözleşmesi yeterli olacağından, birleşme raporuna, birleşmenin denetlenmesine, inceleme hakkı sağlanmasına, hatta bunun genel kurulun onayına sunulmasına gerek görülmeyebilir. Bu işlemlerin yapılıp yapılmamasını birleşen şirketlere bırakmıştır. Sağlanan kolaylıklar TTK.’nun 156. maddesinde detaylı olarak açıklanmış ve hangi bilgilerin birleşme sözleşmesinde yer alacağı belirtilmiştir.

Buna göre; TTK.'nun 155. maddesinin 1. fıkrasına göre devralan sermaye şirketleri devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren tüm oylarına sahipse birleşme sözleşmesinde TTK.'nun 146. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (f) ila (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bunlar;

a) Birleşmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarını, hukuki türlerini, merkezlerini; yeni kuruluş yolu ile birleşme halinde, yeni şirketin türünü, ticaret unvanını ve merkezini,

f) Gereğinde 141. madde uyarınca ayrılma akçesini,

g) Devrolunan şirketin işlem ve eylemlerinin devralan şirketin hesabına yapılmış sayılacağı tarihi,

h) Yönetim organlarına ve yönetici ortaklara tanınan özel yararları,

i) Gereğinde sınırsız sorumlu ortakların isimlerini,

 

TTK.'nun 155. maddesinin 2. fıkrasına göre devralan sermaye şirketleri devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına sahip değilse oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse birleşme sözleşmesinde TTK.'nun 147. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (f) ila (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bunlar;

a) Birleşmenin amacı ve sonuçları,

b) Birleşme sözleşmesi,

f) Gereğinde devralan şirket tarafından yapılacak artırımın miktarı,

g) Öngörülmüşse, devrolunan şirketin ortaklarına, birleşme dolayısıyla yüklenecek olan, ek ödeme ve diğer kişisel edim yükümlülükleri ile kişisel sorumluluklar hakkında bilgi,

h) Değişik türdeki şirketlerin birleşmelerinde, yeni tür dolayısıyla ortaklara düşen yükümlülükler,

i) Birleşmenin, birleşmeye katılan şirketlerin işçileri üzerindeki etkileri ile mümkünse bir sosyal planın içeriği, konularına birleşme sözleşmesinde yer verilmesi  gerekmektedir.

 

Ayrıca şirket ortaklarının, intifa senedi sahiplerinin, menkul kıymet hamillerinin, menfaati bulunan kişilerin ve diğer ilgililerin TTK.'nu 149. maddede öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan otuz gün önce sağlanmış olması gerekir. Ancak küçük ve orta ölçekli şirketlerde inceleme hakkının kullanılmasından vazgeçilmesi tüm ortakların onaylaması halinde, mümkündür. Sermaye şirketi olunması ve devralan sermaye şirketinin devrolunan şirketin oy hakkı veren paylarının tamamına sahip olması temel prensiptir. Fakat devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahipleri için; devralan şirkette bu payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında, 141. maddeye göre, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdi bir karşılık verilmesinin önerilmiş olması ve birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir kişisel edim yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması, durumunda kolaylaştırılmış birleşme gerçekleşebilir.

 

Eski TTK.'da birleşme kararlarının üç ay sonra geçerli olması hak sahiplerinin menfaatini korumak amacıyla düşünülmüş bir düzenleme olarak kabul edilebilir. Bu süre zarfında alacaklılara itiraz etme hakkı tanınmıştır. Eski TTK.'da buna benzer düzenlemeler, uygulamaları geciktirici ve etkin olmaması nedeniyle eleştirilmiştir. İki ayrı mal varlığına sahip şirketin daha fazla mal varlığı yaratacak olması alacaklılar için olumlu düşünülebilir. Fakat şirketlerin zararda, borca batık, finansal durumlarının kötü olması olasılığı bu anlayışla çelişmektedir. Alacaklıların korunması konusu birleşme işleminin hukuki geçerliliği ile söz konusu olur. Bu aşamadan sonra alacaklılar alacaklarını iki ay içinde istemde bulunma hakkına sahip olup devralan şirket ise bu talepleri teminat altına almak durumundadır. Birleşmeye katılan şirketler alacaklılarına Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yedişer gün arayla üç defa ve internet sitelerindeki ilanlarla haklarını bildirmelidirler. Yükümlü olan şirketler borçlarını ödemek suretiyle de bu talepleri yerine getirebilir.

 

Devrolan şirketin ortaklarının sorumluluğu birleşme öncesindeki işlemler nedeniyle ortadan kalkmaz ve bu sorumluluk birleşme kararının ilanından sonra üç yıl geçtiğinde zaman aşımına uğrar. İlan tarihinden sonra meydana gelen alacak için sorumluluk bu süre itibariyle dikkate alınır. TTK.'nun 158. maddesi bunu güvence altına almıştır. Devralan şirket ortaklarına bu sınırlama uygulanamaz. İzahnamesinde başkaca bir düzenleme yoksa halka arz edilen tahvil ve borçlanma senetleri için sorumluluk itfa tarihinde sona erecektir.  

 

İş ilişkileri açısından ise TTK.'nun 178. hükümleri uygulanır. Buna göre; işçinin itirazı yoksa, devir gününe kadar sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlar devralana geçer. İtiraz varsa hizmet sözleşmesi kanuni işten çıkarma süresinin sonunda sona erer. Devralan ve işçi kanuni işten çıkarma süresine kadar sözleşmeyi yerine getirmekle yükümlüdür. İşveren aksi belirtilmedikçe hizmet sözleşmesinden doğan halleri 3. kişilere devredemez. İşçiler muaccel olan yada olacak alacaklarının teminat altına alınmasını talep edebilirler. Devrolunan şirketin ortaklarının hizmet sözleşmesinin sona ereceği tarihe kadar sorumluluğu müteselsilen devam eder. Ayrıca TTK.'nun 139. maddesine göre sermayesi ve kanuni yedekleri toplamının yarısı zararlar sonucu kaybolan veya borca batık olan bir şirket, bu durumu karşılayabilecek tutarda serbestçe tasarruf edilebilen öz varlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilir. Devralan şirket bu şartın gerçekleştiğini merkezinin bulunduğu yer ticaret sicil müdürlüğüne sunması gereklidir. Şirket alacaklılarının şirketten olan alacaklarını karşılayacak kadar varlığa sahip olduğunun da tespiti yapılmalıdır.

 

Ayrıca Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 126. maddesinde birleşme başvurusu için gerekli şartlar belirlenerek Küçük ve Orta Ölçekli şirketlerin birleşmesiyle ilgili kolaylıklar 126/7. ve 126/8. maddelerde ayrıca düzenlenmiştir. Yine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 6. ve 7. maddelerinde birleşmenin hakim durum yaratması ve kötüye kullanılması durumları düzenlenmiş ve bu durumdaki birleşmelere izin verilmemiştir. 4054 sayılı kanun 6. maddesinde hakim durumun kötüye kullanma halleri sayılmıştır. Söz konusu kanunun 7. maddesinde ise; bir yada birden fazla şirketin hakim durum yaratma yada güçlenmelerine yönelik birleşmeler engellenmiştir. Bu itibarla ülke genelinde veya bir bölümünde bir mal yada hizmet piyasasındaki rekabeti önemli derecede azaltacak birleşme yada ortaklık hakkı veren edinimler miras yoluyla iktisap hariç kanuna aykırı ve yasak olduğu belirtilmiştir. Bu şekildeki birleşmelerde Rekabet Kurulunun düzenlemeleri doğrultusunda işlem yapılması uygun olacaktır.

 

Sonuç Olarak;

Kolaylaştırılmış birleşmeden sadece sermaye şirketleri yararlanabileceğinden, şahıs şirketleri söz konusu uygulamadan yararlanamaz. Devralan sermaye şirketi, devrolunan şirketin oy hakkı veren paylarının tamamına sahip olmalıdır. Ancak devralan şirket, devrolunan sermaye şirketinin en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahiplerinin ortaklıktan kaynaklanan haklarının tam karşılığını pay olarak veya nakit olarak vermesi ve bunlara ilişkin sorumluluğu gidermesi durumunda kolaylaştırılmış birleşme yapabilir. Küçük ve Orta Ölçekli şirketlerde birleşme raporunun düzenlenmemesi ve inceleme hakkından vazgeçilmesi tüm ortakların onaylaması halinde mümkündür. Ayrıca birleşme kararları alınırken rekabeti azaltacak biçimde hakimiyet kurulamayacağı bilinmeli ve rekabetin korunması hakkındaki düzenlemelere uyulmalıdır.

 

 

Kaynak:

- Türk Ticaret Kanunu

- Türk Ticaret Kanunu Gerekçesi

- Ticaret Sicil Yönetmeliği

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 



MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN.