YAZARLARIMIZ
Tolga Büyükdegirmenci
Yeminli Mali Müşavir
E. Gelirler Kontrolörü
E. Vergi Başmüfettişi
Bilim Uzmanı
tolgabuy@yahoo.com



Maliye ve Gümrük İdaresi’nin Plastik Hurda ve Atık İthalatında KDV İstisnasına Farklı Bakışı

Türkiye’nin ve İstanbul'un birçok yerinde ana caddelerde, ara sokaklarda, engebeli yollarda, gezici çöp toplayıcılarının, plastik ve diğer atıklarla dolu arabaları ile sıklıkla karşılaşırız. Gezici çöp toplayıcılar, ülkemiz geri dönüşüm endüstrisi için bir nimettir. Atıkların % 80'i sokaklardan toplanmakla birlikte, son dönemde İngiltere'den gelen plastik atık ithalatı da artmaktadır. Her yıl üretilen 6 milyon ton atığın 3.5 milyonu gezici çöp toplayıcılar tarafından toplanmakla birlikte, İngiltere’den yapılan plastik atık ithalatı ile birlikte gezici çöp toplayıcılarının kazancı düşmekte, toplanan atıklardan elde edilen birim kazancı azaltmaktadır.

İngiltere ihracatçıları tarafından Çevre Ajansı'na (Environmental Agency) sunulan ve Guardian tarafından paylaşılan verilere göre, 2018'in ilk üç ayında İngiltere, geçen yıl aynı dönemde 12.022 tonla karşılaştırıldığında, Türkiye'ye 27.034 ton plastik hurda ve atık ihraç etmiştir. Ekim 2018 ayında, Türkiye'nin Polonya'yı geçmesi ve bu verilere göre İngiltere plastik hurda ve atık sektörünün ikinci büyük ithalatçısı olması beklenmektedir.

Son dönemde alınan önlemler bir yana, ülkemizin geri dönüşüm konusundaki geçmişine bakıldığında, uluslararası çevresel gözlemcileri tedirgin etmektedir. 2015'ten itibaren OECD verilerine göre, Türkiye evsel atıklarının sadece % 1'ini geri kazanmakta, geri kalanını ise çöp sahasına göndermektedir. Research Science adlı bilim dergisinde yayınlanan araştırmada, plastik hurda ve atıkların yanlış yönetilmesinde Türkiye dünyanın ilk 20 ülkesi arasında yer almaktadır. Atıkların toplanmasından sorumlu olan Türkiye'deki belediyeler tarafından 2016 yılında toplam 31 milyon ton atık toplanmıştır. TÜİK istatistiklerine göre ise, geri dönüşüm merkezlerine sadece % 9.8'lik bir kısmı gönderilmiştir. Türkiye’de şu anda 751 lisanslı geri dönüşüm tesisi ve 566 toplama ve ayırma alanı bulunmaktadır.[1]

Bu makalemizde, her ne kadar hurda ithalatının çevresel ve ekonomik etkilerinin daha önemli olduğunu düşünsek de, uzmanlık alanımız gereği plastik hurda ve atık ithalatı, geri dönüşümü, hammadde olarak tekrar ekonomiye kazandırılması sürecinde hurda ithalatındaki katma değer vergisi istisnası ile ilgili olarak Vergi ve Gümrük İdaresi’nin konuya farklı yaklaşımı üzerinde durulacaktır.

Konunun KDV Mevzuatı Açısından Değerlendirilmesi

3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 17. Maddesi’nin 4-Diğer İstisnalar başlıklı fıkrasının g bendinde (17/4-g);

Külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa üyeleri arasında el değiştirmesi, döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil (elde edilen faiz gelirleri ile sınırlı olmak üzere tahvil satın almak suretiyle verilen finansman hizmetleri dâhil), varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları, Türkiye’de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları ile metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının teslimi KDV’den istisna tutulmuştur.

Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nin “Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarından Elde Edilen Hammadde Teslimi” başlıklı I/C-2.1.3.3.4.2 bölümü uyarınca; Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıkları ile konfeksiyon kırpıntılarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık niteliklerini kaybederek metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin teslimi tevkifat uygulaması kapsamındadır.

Söz konusu Tebliğ’in I/C-2.1.3.1 bölümü uyarınca; kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler iki grup halinde sayılmıştır:

a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhil değildir)

b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın)

“Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı” başlıklı I/C-2.1.3.3.4.1 bölümünde ise; KDV mükellefleri tarafından Tebliğin (I/C-2.1.3.3.4.2.) bölümünde belirtilen ürünlerin, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlara tesliminde, (9/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır. Söz konusu ürünlerin teslimleri, 3065 sayılı Kanun’un (17/4-g) maddesi kapsamında olmayıp, genel oranda (%18) KDV’ye tabi bulunmaktadır. Bunların, ithalatçıları tarafından tesliminde tevkifat uygulanmaz, sonraki safhaların teslimleri ise tevkifata tabidir. İthalatçılar tarafından yapılan teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenen faturada “Teslim edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır.” açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verileceği belirtilmiştir.

60 Seri Nolu KDV Sirküleri’nin 2.2.3.4 bölümünde de yukarıda yer alan ifadelerin aynısı Mali İdare tarafından tekrar edilmiştir.

Yine, 60 Seri Nolu KDV Sirküleri’nin 2.2.3.3 bölümünde ise;

Plastik ve lastik hurda ve atıklarının teslimi KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesi gereğince KDV'den müstesna, ancak, bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanun’un 18/1. maddesine göre istisnadan vazgeçilmesinin mümkün olduğu, istisnadan vazgeçenlerin plastik ve lastik hurda ve atıklarının tesliminde, belirlenmiş alıcılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.

Söz konusu Sirküler’de hurda kavramı; her türlü plastik hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki plastik karakterli her türlü ham, yarı mamul ve mamul maddeyi ifade etmekte olduğu; hurda kavramının işaret edilen genel anlamı çerçevesinde; hurda veya atık niteliğindeki; her türlü plastik ile bunların kırpıntıları, naylon, lastik kırıkları teslimleri de tevkifat uygulaması kapsamında olduğu; tamir ve bakımdan sonra aynı amaçla kullanılması mümkün olan kullanılmış plastik ve lastik esaslı eşya teslimlerinde tevkifat uygulanmayacağı belirtilmiştir.

3065 sayılı Kanun’un (1/2). maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV’nin konusuna girdiği, ithalatın kamu sektörü, özel sektör veya herhangi bir gerçek veya tüzelkişi tarafından yapılmasının veya herhangi bir şekil ve surette gerçekleştirilmesinin, özellik taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın vergiye tabi olacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 16. maddesiyle, ithal yolu ile gelen mal ve hizmetlerden bir kısmı KDV’den istisna edilmiştir. KDV  Kanunu’nun (16/1-a) maddesi ile bu Kanun’a göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin, ithalat istisnasından yararlanacağı hükmü getirilmiş ve aynı mahiyetteki işlemlerin yurt içinde yapılması veya yurtdışından ithal edilmesi hallerinde farklı vergi uygulamalarının önüne geçilmiştir.

Vergi Mevzuatına ilişkin yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile birlikte Tebliğ ve Sirküler ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde;

  1. Plastik hurda ve atıklarının teslimi KDV’den istisnadır.
  2. Plastik hurda ve atıklarının ithali KDV’den istisnadır.
  3. Aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki plastik karakterli her türlü ham, yarı mamul ve mamul madde teslimi de hurda kavramı içerisinde değerlendirildiğinden KDV’den istisnadır.
  4. İstisnadan vazgeçilmesi halinde, %18 KDV’ye tabi olacak ancak belirlenmiş alıcılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı yapılması gerekmektedir.
  5. Hurda kavramı içerisinde yer alan plastik hurda ve atıklarının tamir ve bakımdan sonra aynı amaçla kullanılması mümkün olması halinde ise %18 KDV ye tabi olacak ancak tevkifat uygulanmayacaktır.

Mali İdare tarafından farklı tarihlerde verilen çeşitli özelgelerde de yukarıda yer verdiğimiz görüşümüzü desteklemekte, hatta plastik hurda ve atık ithalatının da KDV’den istisna olduğunu açıkça vurgulamaktadır.

Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü tarafından 22.01.2004 tarih ve B.07.0.GEL.0.53/5317-1922-3131 sayılı özelgenin sonuç kısmında; “Öte yandan yukarıda belirtilen ürünlerin ithali de Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 16/1-a ve 17/4-g maddeleri gereğince vergiden müstesnadır.” ifadesine yer verilmiştir.

Afyonkarahisar Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü tarafından 30.05.2014 tarih ve 63611781-130 [17-2014/21]-18 özelgede; “Bu hüküm ve açıklamalara göre,

  • Taşıma ve depolama kolaylığı sağlanması amacıyla ön kırma, kesme işlemine tabi tutulmuş hurda ve atık niteliğindeki pet şişelerin firmanızca ithali, KDV Kanununun 17/4g ve 16/1-a maddeleri uyarınca KDV den istisnadır.
  • Firmanız tarafından KDV den istisna olarak ithal edilen söz konusu pet şişelerin çeşitli işlemlerden geçirilerek plastiklastik esaslı malzeme imalatında hammadde olarak kullanılan mamul niteliğindeki teslimleri ise KDV Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında olmayıp, bu teslimlerin % 18 oranında KDV ye tabi tutulması ve teslim bedellerine ait  KDV tutarı üzerinden 9/10 oranında tevkifat uygulanması gerekmektedir.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

Yine, Uşak Defterdarlığı Gelir Müdürlüğü tarafından 26.10.2018 tarih ve 52796708-130-E.9526 sayılı özelgede de, yukarıdaki ifadenin aynısı tekrarlanmak sureti ile Mali İdare’nin görüşünün müstekar hale geldiği açık ve net olarak anlaşılmaktadır.

Konunun Gümrük Mevzuatı Açısından Değerlendirilmesi

Ülkemizde plastik hammaddesinden üretilen nihai ürünlerin payı sektör itibariyle son yıllarda oldukça fazla arttığı görülmektedir. Yurtiçinde plastik hammaddeleri olan polipropilen, polietilen ve polisterilen üretimi olmayışı ve yurtdışında hammadde fiyatlarının daha uygun olması dolayısıyla son yıllarda plastik sektöründe faal firmaların polipropilen, polietilen ve polisterilen ithalatlarını arttırdıkları gözlemlenmektedir.

Özellikle yakın zamanda, Çin’in plastik atıklar için uyguladığı yasak dolayısı ile, İngiltere alternatif olarak Tayland, Malezya ve Vietnam gibi uzak doğu ülkelerine yönelmiş, Polonya ile birlikte Uzak Doğu ülkelerinin de ithalata kısıtlama getirmesi sonrasında İngiltere için kısa vadede Türkiye ve Hindistan yeni pazar konumuna gelmiştir.[2]

15.02.2017 tarih ve Mükerrer 29980 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği ile “Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesi” yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Ağırlıklı olarak polietilenler, polipropilenler ve polisterilenlere ilişkin olarak Gümrük Tarife Cetveli izahnamesinin incelendiğinde, söz konusu eşyaların sırasıyla 3901, 3902 ve 3903 fasıllarında, bunlara ilişkin döküntü, kalıntı ve hurdaların ise 3915 faslında sınıflandırıldığı görülmektedir. Kısaca; polietilen, polipropilen ve polisterilenin tanımları ve kullanım alanlarına bakılacak olursa;

“Polietilen, çok geniş kullanım alanına sahip, yarı şeffaf bir maddedir. Alçak- yoğunluk polietilen (LDPE), özellikle gıda ürünlerinin ambalajlanmasında ve genellikle ambalaj filmi olarak, kağıt, ağaç lifi levhası, alüminyum, folye vb. kaplamasında, elektrik izalatörü olarak ve çeşitli ev eşyasının, oyuncakların üretiminde kullanılır. Yüksek yoğunluk polietilen (HDPE) ise, 200C'de 0,94 veya daha fazla özgül kütleye sahip (aditif -serbest polimer bazında hesaplanmış) polietilendir. Şalümo ile ve enjeksiyon kalıplama maddelerinin üretiminde, çuval dokumasında, benzin ve yağ kaplarının yapımında, boruların ekstrüksiyonu vs. için kullanılır. Etilen-vinil asetat kopolimerlerinin kullanılma alanlarına, kolay kapanan kapak yapımı ile çantaların astarlanması da dahildir.

Polipropilenin genel fiziksel özellikleri, yüksek yoğunluktaki polietilenlere benzer. Polipropilenlerin ve propilen kopolimerlerinin çok geniş bir uygulama alanları vardır. Örn; ambalajlama filmi, otomobillerin, aletlerin, mutfak eşyalarının, vb. kalıplanmasında, tel ve kablo kaplamasında, yiyecek kaplarının kapatılmasında, kaplanmış ve ince tabaka halindeki ürünlerin, şişelerin, tabloların yapımında ve hassas cihazların muhafazasında kullanılan kapların yapımında, nakledici kanallarda, tank kaplamalarında, kimyasal tesis borulamasında, halıların tabanında kullanılır.

Genleşmeyen polistiren; renksiz, şeffaf, termoplastik bir madde olup elektrik ve radyo endüstrilerinde oldukça geniş bir kullanım alanına sahiptir. Ayrıca, ambalajlamada, örneğin; yiyecek ve kozmetik maddelerin ambalajlanmasında kullanılır. Oyuncak ve saat muhafazası ve gramofon plaklarının yapımında da kullanılır.

Genleşebilen (hücreli) polistiren, genleşme işlemi için gazları içerir ve düşük bir yoğunluğa sahiptir. Buzdolabı kapıları için bir termal izolatör olarak, hava-soğutma sistemlerinin muhafazalarında, soğuk depolama binalarında,  dondurucu göstergelerinde ve inşaat sanayiinde kullanılır. Ayrıca, atılabilir ambalaj yapımında ve yiyecek servisinde kullanılan eşya imalinde de kullanılır.

Stiren-akrilonitril (SAN) kopolimerleri, yüksek gerilim direncine, iyi kalıplanabilirliğe ve kimyasal dayanıklılığa sahip olup daktilo tuşları, buzdolabı parçaları, fincan, bardak, yağ-filtre kapları ve bazı mutfak aletleri yapımında kullanılır. Akrilonitril-bütadien-stiren (ABS) kopolimerleri, darbeye ve havaya karşı dayanıklı olup, motorlu taşıtların gövdelerinin, parça ve aksesuarlarının, buzdolabı kapılarının, telefonların, şişelerin, ayakkabı topuklarının, makine mahfazalarının, su borularının, panoların, kulelerin, vb. yapımında kullanılır.”

Açıklamalarının yer aldığı görülmüştür.

Bunun yanında, söz konusu İzahname’nin “Plastiklerin Döküntü, Kalıntı ve Hurdaları” başlıklı 39.15 nolu faslında ise, alt başlıklı olarak aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:

3915.10 -   Etilen polimerlerinden olanlar

3915.20 -   Stiren polimerlerinden olanlar

3915.30 -   Vinil klorür polimerlerinden olanlar

3915.90 -   Diğer plastiklerden olanlar

Bu pozisyonun ürünleri, eskimiş veya kırılmış, kendi özel amaçları için kullanılmayan plastik eşyaları ve imalat artıklarını (talaşlar; tozlar, yontular, vb.) kapsar. Bazı artıklar kalıp malzemesi, vernik yapımında ve dolgu maddesi olarak tekrar kullanılır.

Bu pozisyon, ilk şekillere dönüştürülmüş tek bir termo plastik maddenin döküntü, kalıntı ve hurdalarını kapsamamaktadır. (39.01 ila 39.14 pozisyonları)

Tek bir termoset maddenin veya iki veya daha fazla termoplastik maddenin birlikte karışımı ilk şekillere dönüştürülmüş olsa bile döküntü, kalıntı veya hurdalar bu pozisyon içinde yer alır.

Ayrıca değerli metal veya değerli değerli metal bileşimlerini içeren plastiklerin ve prensip olarak değerli metallerin yeniden kazanılmasında kullanılan çeşitlerinin döküntü, kalıntı ve hurdaları da bu pozisyon haricindedir. (71.12 pozisyonu)

Fasla ait Genel Açıklamalar kısmında ise; “Şayet bu Fasılın maddesi ısı etkisiyle tekrar yumuşatılabiliyorsa ve eşya olarak şekilllendirilebiliyorsa, örneğin; kalıplamayla ve sonra soğutma işlemiyle sertleşebiliyorsa, bu maddeye “termoplastik” denir. Şayet kimyasal veya fiziksel araçlarla (örn: ısı ile) eritilemez bir ürüne dönüştürülebiliyorsa ya da zaten dönüşmüşse, bu maddeye “termoset” denir.”

Türkiye gümrük bölgesine girecek Tebliğ’e ekli listede yer alan atıkların, çevrenin korunması yönünden uygunluk denetimine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği “Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2018/3)” 30.12.2017 tarih ve 2. Mükerrer 30286 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tebliğ’in 4. Maddesi ile; 39.01, 39.02, 39.04, 39.05, 39.06, 39.07, 39.08 ve 39.12 tarife pozisyonlu maddeleri, münhasıran Dahilde İşleme Rejimi Kararı çerçevesinde alınmış Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında ihraç kaydıyla ithalat yapan sanayicilerin ithal edebileceği belirlendikten sonra başvuru şekli, uygunluk denetimi ve gümrük işlemlerine ilişkin hükümler detaylı olarak düzenlenmiştir.

28.01.2013 tarih ve 28542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 104 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği ile, atıkların ve metal hurdaların Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemlerini gerçekleştirmeye yetkili gümrük müdürlükleri tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Buna göre, Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların ve Metal Hurdaların İthalat Denetimi Tebliğleri kapsamı atıkların ve metal hurdaların Türkiye Gümrük Bölgesine giriş işlemleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca gerçekleştirilecek ithalat kontrolleri yalnızca Tebliğ’de belirtilen sınır gümrük kapılarında/limanlarda yapılmaktadır.

Plastik Hurda ve Atıklarının Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında İthalatı

Dahilde İşleme Rejimi mevzuatına; 17.01.2005 tarihli ve 2005/8391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Dahilde İşleme Rejimi Kararı", 20.12.2006 tarih ve 26382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İhracat: 2016/12 sayılı “Dahilde İşleme Rejimi Tebliği” ve Genelge’ler ile yön verilmiştir.

Kısaca Dahilde İşleme Rejimi (DİR), ihraç ürünlerimize dünya piyasalarında rekabet gücü kazandırmak ve ihraç ürünlerimizi çeşitlendirmek amacıyla, dünya piyasa fiyatlarından gümrük muafiyetli olarak, ticaret politikası önlemlerine tabi olmaksızın, ihraç ürünün üretimi için gerekli olan ve fiyat ve/veya kalite bakımından yurt içi piyasalardan temin edilemeyen, hammadde, yardımcı madde ve ambalaj malzemeleri ithalatına imkan veren ekonomik etkili bir gümrük rejimidir. DİR’de şartlı muafiyet ve geri ödeme sistemi olmak üzere iki tür dahilde işleme tedbiri uygulanmakta olup; Şartlı Muafiyet Sisteminde, ithalat sırasında doğan vergiler teminata bağlanırken; Geri Ödeme Sisteminde, ithalat esnasında vergi alınmakta olup, işlem görmüş ürünün ihracı halinde alınan vergi geri ödenmektedir.

Ayrıca, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun Geçici 17. maddesi ile “Dahilde İşleme Rejimi” kapsamında ihraç edilecek malların üretiminde kullanılacak maddelerin tesliminde bölgeler, sektörler veya mal grupları itibarıyla 3065 sayılı Kanun’un (11/1-c) maddesi hükmüne göre işlem yaptırma konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki verilmiştir. Söz konusu yetkiye dayanılarak yayımlanan 16/4/2001 tarih ve 2001/2325 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla “Dahilde İşleme İzin Belgesi” kapsamında ihraç edilecek ürünlerin imalinde kullanılacak maddelerin dahilde işleme izin belgesine sahip mükelleflere tesliminde sektörel ayrım yapılmaksızın 3065 sayılı Kanun’un (11/1-c) maddesinde düzenlenen tecil-terkin kapsamında işlem yapılabileceği karara bağlanmıştır. Yazımız konusu itibariyle, DİR kapsamında sadece ithalat yoluyla temin edilen ürünler üzerindeki KDV değerlendirme konusu olduğundan, DİR kapsamında tecil-terkin uygulanarak yurtiçinden temin edilen ürünler ve KDV İade mekanizmasına detaylı olarak değinilmemiştir.

Plastik Hurda ve Atıkların Geri Dönüşüm Süreci ve Gümrük İdaresi’nin Konuya Bakışı

Plastik geri dönüşüm makinelerinde, atık plastik ürünlerin dönüşüm tesislerinde granül haline getirildiği ya da firmaların kendi bünyelerinde bulunan kırma makinalarında kırılıp küçük parçalara ayrıldığı işletmeler bu parçaları direkt olarak belli oranlarda, orijinal hammadde ile karıştırarak üretim prosesinde kullanabildiği gibi; tekrar eritip katkı maddeleri katarak ikinci sınıf hammadde olarak kullandığı görülmektedir.

Gümrük İdaresi’nin, DİR rejimi kapsamında söz konusu hurda ve atıkların katma değer vergisi istisnası kapsamında ithalatının gerçekleştirilmesini, söz konusu eşyaların üretim sonucundaki fire oranının beyan edilen oranın altında kalması, üretim sırasında ortaya çıkan hurda granüllerin geri dönüşüme tabi olmasına rağmen hurda kapsamında değerlendirilip, KDV 17/4-g hükümlerine göre istisna kapsamında vergisiz olarak kati ithalatının yapıldıktan sonra firmalarca geri dönüşüm sürecinden geçirilerek, üretimlerinde hammadde olarak kullanılmaları nedeniyle Dahilde İşleme Rejiminin getirdiği istisnadan haksız bir şekilde yararlanıldığı yönünde eleştiri konusu yaptığı gözlemlenmiştir.

“Yapılan tespitlerde; firmaların DİİB'inde belirttikleri fire (hurda) oranları kadar hurdalarının çıkmadığı, çıkan hurdayı ise genellikle kendi kırma makinalarında kırarak tekrar üretimde kullandıkları, eğer geri dönüşümü yapılacak plastik hurdasının kırılması ve işlenmesi daha büyük makine gerektirmesi ya da birim geri dönüşüm maliyetinin yüksek olduğu durumlarda geri dönüşüm firmalarına satıldığı gözlemlenmiştir. Örneğin DİİB'inde fire oranı % 2, telef oranı % 6 olarak beyan edilmiş firmanın 2013 yılındaki ikincil işlem görmüş ürün ithalatı ile 2013 yılı hurda satışları karşılaştırıldığında firmanın hurda diye beyan ettiği polipropilen telefinin tamamının hurda olarak üretim sürecinden çıkmadığı anlaşılmıştır. Yani örnek olarak; firma % 6 oranında hurda telef çıkacağını beyan etmiş ancak firmanın hurda telefi % 6 değil de % 3 çıkmış böylelikle firma polipropilen ithalatının % 3 'lük kısmı kadar ihracat yapma taahhüdünden kurtulduğu gibi gümrük vergisi ve KDV ödemeden % 3 oranında polipropilen hammaddesi temin etmiştir. Çünkü bu aradaki kısmı firma ya kendisi tekrar üretimde kullanmış ya da bu kadar firesi çıkmamıştır. Hurda satışlarının ise geri dönüşüm firmalarına yapıldığı gözlemlenmiştir.”

Görüş ve Değerlendirmelerimiz

Birçok ithalatçı firma plastik hurda ve atığı geri dönüştürmek ve ekonomiye tekrar kazandırmak için ithal ettiği aşikardır. Bu ürünlerin geri dönüşümü sonucunda yeni oluşan ürünün hammadde olarak değerlendirilmesi gerektiği hususuna katılmakla birlikte, itiraz noktamız plastik hurda ve atığın ithalat sırasında hammadde olarak değerlendirilmesi ve ithalat esnasında KDV uygulanması yönünde verilen görüştür. Gümrük İdaresi’nin görüşü doğrultusunda plastik hurda ve atık hammadde olarak değerlendirilecek ise, yukarıda bahsettiğimiz “Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2018/3)” hükümleri uyarınca uygunluk denetimi, laboratuvar analizleri gümrük prosedürlerinin uygulanmadan, 3901 ile 3914 GTİP’na göre, bir başka deyişle 3915 hurda ve atık pozisyonundan çıkarılarak ithalatının gerçekleştirilmesi mümkün olmalıdır.

Bizim de katıldığımız Mali İdare’nin verdiği özelgelerde de, plastik hurda ve atık ithalatı KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesi uyarınca KDV’den istisna tutulmakta, sonraki aşamada plastik hurda ve atığın dönüştürülmesi sonrasında elde edilen hammaddenin ise KDV’ye tabi olduğu açık ve net bir şekilde ortaya konmaktadır.

60 Seri No.lu KDV Sirküleri’nin 2.2.3.3 bölümünde yer alan hurda kavramı dikkatli olarak incelendiğinde; tanımın 3 farklı grubu içerdiği görülecektir:

  • Her türlü metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını,
  • Bunların hurda halindeki karışımlarını,
  • (Aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak haldeki) metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamul madde.

Görüşümüze göre, hurda tanımının sadece 3. gruptan ibaretmiş gibi değerlendirilmesi yanlış olup, 3. grup esasen tanımı daha da genişleterek, plastik karakterli her türlü ham, yarı mamul ile mamullerden olan ve aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılmayacak haldekileri de kapsadığı görülecektir. Bir başka deyişle, eğer bu ithal edilen ham, yarı mamul ile mamullerin plastik hurdası veya hurda halindeki karışımı olarak değerlendirilmese dahi, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılmayacak halde olması dolayısıyla yine ithalatta KDV istisnasının uygulanması gerekir görüşündeyiz.

Önceki bölümlerde bahsettiğimiz üzere, plastik hurda ve atık ithalatlarının KDV’den istisna olup olmaması konusunda malesef Mali İdare ile Gümrük İdaresi arasında görüş farklılığı olduğu açıktır. Esasen Mali İdare’nin görüşü Kanun, Tebliğ ve Özelgeler ile uyumlu olduğunu ve Gümrük İdare’sinin cezalı tarhiyatlar yapmadan önce konuyu tekrar değrlendirmesinin yerinde olduğunu düşünüyoruz. Aksi bir durumda, benzer durumda olan birçok ithalatçı ve mükellef kurum öncelikli olarak Gümrük İdare’sine itiraz ve gelecek olumsuz bir cevaba göre de dava yoluna gitmesi kaçınılmaz olacaktır.


[1] https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/18/uk-plastic-waste-imports-to-turkey-boom-but-at-what-cost

[2] https://www.independent.co.uk/environment/uk-plastic-pollution-oceans-recycling-export-waste-malaysia-vietnam-thailand-a8400761.htm

12.12.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM