YAZARLARIMIZ
Tolga Berikten
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
berikten@yahoo.com



Bir Vergi Erteleme Uygulaması: Yenileme Fonu

Bir vergi istisnası değil de bir vergi erteleme uygulaması olan yenileme fonundan bahsedeceğim.

Yenileme fonu uygulaması VUK 'nun 328 ve 329. maddelerinde geçmektedir.

VUK 328. maddesinde: Satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan elde edilen kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu kârlar o yılın matrahına eklenir.

Yukarıda ki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kâr, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.

Yine aynı şekilde VUK 329. maddesinde yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen veya kısmen zıyaa, uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) için alınan sigorta tazminatı bunların değerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farkı kar veya zarar hesabına yazılacağı, alınan sigorta tazminatı ile zıyaa, uğrayan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde alınacak olan tazminat fazlasının yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabileceği ve bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kara ilave olunacağı, 3 yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu tazminat fazlasının o yılın matrahına ekleneceği ve belirtilen esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan tazminat fazlasının, yeni değerler üzerinden ayrılacak amortismanlara mahsup edileceği hükme bağlanmıştır.

Yenileme Fonunun Amacı Nedir?

VUK 328 ve 329 maddelerinden de anlaşılacağı üzere; bazı şartlar altında mükelleflere vergi ötelemesi hakkı tanınmaktadır. Kanun koyucu mükelleflerin ATİK satışlarından veya doğal afetler nedeniyle hasara uğraması durumunda sigortadan alınan tazminatlar sonucunda ortaya çıkan karı yenileme fonu uygulaması ile öteleyerek hemen vergilendirmemekte ve finansal olarak onları ATİK 'lerin yenilenmesine teşvik etmektedir. ATİK satışında oluşan kar veya alınmış olan sigorta tazminat fazlası hemen gelir hesapları ile ilişkilendirilmiyor, mükelleflere bu tazminat fazlasını veya ATİK satışından oluşan karın pasifte bir geçici hesapta tutabilmesi için 3 yıllık bir hak tanıyor. Böylece mükellefler bu konularda elde edilen karı o yıl beyan edip ödemek yerine, bu uygulama ile ödemeleri gereken vergileri erteleyebilme hakkına sahip oluyorlar.

Şimdi bu hakkın kullanımı için şartların neler olduğuna bakalım

Bilanço esasına göre defter tutulmalıdır

Madde hükmünde " pasifte geçici bir hesapta" denilerek, yenileme fonu uygulamasından ancak bilanço usulünde defter tutanlarca uygulanabileceğini gösterir. Bu sebeple işletme defteri tutan mükellefler bundan faydalanamazlar. Her ne kadar bu konuda serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefe verilen 03/01/2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.06.18.02-32328-8407-14 sayılı özelgede yenileme fonu uygulamasından yararlanabileceği şeklinde bir görüş olsada, ilgili kanun maddesinin yoruma açık bırakmayacak derecede bu konuda açık olmasından dolayı ilgili özelgenin geçerli olduğunu düşünmüyorum.

Bunun akabinde 14/01/2015 tarihli ve 41931384-105[328-2014-3]-2 sayılı özelgede işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin yenileme fonu uygulamasından yararlanması mümkün bulunmamaktadır denilerek idare bu konuda ki görüşünü oluşturmuştur.

Elden çıkarılan ve yerine alınacak olan bir ATİK olmalı

Satılan kıymet ancak ATİK olursa yenileme fonundan yararlanabilir. Çünkü burada oluşan kar ancak yenilenen kıymetin amortisman giderlerinin mahsubunda kullanılacaktır. Böylelikle oluşan kar peyderpey alınan ATİK' in amortismanından mahsup edilecek yani satıştan oluşan karın vergisi yavaş yavaş, ötelenerek vergilendirilecektir. Bu sebeple amortismana tabi olmayan herhangi bir iktisadi kıymetin satışından elde edilen kazanç yenileme fonuna alınamaz.

Elden çıkarılan kıymetin yenilenmesi zorunlu olmalı veya bu konuda karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olmalı

Kanundaki veya bağlacına dikkat çekmek istiyorum. ATİK 'in yenilenmesi zorunlu ise bu konuda bir karar verilmesine gerek yok, yenilenmesindeki zaruret oldukça açık olduğundan kanun koyucu bu türdeki ATİK 'lerin yenilenmesi için karar verilmiş olmasını şart koşmamış.

Yukarıda ki cümleyi şu şekilde de ifade edebiliriz.Yenileme fonu uygulamasından yararlanmak için illa ki ATİK' in yenilenmesinin zaruri olması gerekmiyor, işletmeyi idare edenler tarafından ATİK' in yenilenmesi için karar verilmiş ve harekete geçilmiş olması da yeterli .Bunun bir yönetim kurulu karar defterine de geçirilmesi şart değil. Bilanço da bu konuda ki pasif hesaba gereken karşılığın ayrılması, işletme yönetiminin bu konuda ki bir kararını teşebbüsünü gösterir.Bu takdirde en geç beyanname verme tarihine kadar bu işlemin yapılması gerekir.[1]

Yenilecek ATİK aynı sayıda ve aynı cinste olmalı mıdır?

ATİK 'lerin aynı sayıda olmasına yönelik bir sınırlama yoktur. Örneğin amortismana tabi 3 sütlük ineğinizi satıp yerine 1 sütlük inek alabilirsiniz, tersi de doğru olur. Nitekim 20/07/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.99.16.01.0-VUK-mük.290-75 sayılı özelgesinde idare " Kanunun 328 inci maddesinde yenileme fonunun kullanılacağı iktisadi kıymetlerin aynı neviden olması şartı yer almış, ancak adet sınırlaması yer almamıştır. Bu nedenle, satılan kıymetler ile aynı neviden olması koşulu ile yeni alınan kıymetlerin satılan kıymetler ile aynı sayıda olması gibi bir şart bulunmamaktadır. " denilerek sayı yönünden uyulması gereken bir zorunluluğun olmadığını beyan etmiştir.. Günümüzdeki teknolojik ilerlemenin boyutları düşündüğümüzde de, sayı bakımından bir kısıtlamanın getirilmemesi gerektiği aşikardır.

Sayı için söylediğimiz cins için geçerli değildir. Satılan ve alınan ATİK aynı cins olmalıdır. Aksi bir yorum yenileme fonunun kanunun amacının dışında kullanımına yol açar. Aynı cinsten anlaşılması gereken işlevsel olarak aynı olmaktır. Yoksa burada kastedilen bire bir aynı ATİK' in yenilenmesi değildir ki zaten teknolojik gelişmeler siz isteseniz de buna izin vermeyebilir. Bir sonraki yazım da yenileme fonunda özellik arz eden durumları işleyeceğim.


[1] Dr. Mehmet Ali ÖZYER VUK uygulamaları syf 930

06.02.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM