26 Mayıs 2008 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5763 Sayılı
Kanun ile işverenlerin personel maliyetlerinin kademeli olarak azaltılması
mümkün hale geldi. Bu kanunun önemli gördüğüm kısımlarını özetlemek gerekirse 5
başlıkta toplayabiliriz. İlk üç başlık işverenler için dolaylı olarak destek
sağlayacak olmasına karşın son iki başlık da yer alan destekler personel
maliyetlerini azaltan etkisi daha yüksek olacaktır.
1-
Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğunda Hazineden Gelen Destek:
4857 sayılı Kanunun 30. maddesi
yeniden düzenlenmiş olup, 01.07.2008 tarihinden itibaren “İşverenler, elli veya
daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde % 3 özürlü
çalıştırmakla yükümlüdürler” diyerek eski uygulamada eski hükümlü ve terör
mağduru çalıştırma dahil olan %6 oranını iptal etmiştir. Ayrıca bu madde
içerisinde “özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan
sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı ve zorunlu olmayan özürlü
çalışanların ise yüzde ellisi Hazinece karşılanır” düzenlemesi de
yer almıştır.
2-
İşverenin ödeme aczine düştüğünde Çalışanlara Ödeneğin İşsizlik
Sigortasından Yapılması:
4447 sayılı Kanuna ek 1. madde eklenmiştir. EK MADDE 1 düzenlemesi ile bu
Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran
işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası
veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü
hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık
ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak amacı ile İşsizlik Sigortası Fonu
kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur. Bu madde kapsamında
yapılacak ödemelerde işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son
bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu esas alınarak temel ücret
üzerinden ödeme yapılır. Bu ödemeler asgari ücretin 6,5 katı olan üst sınırını
aşamaz.
3-
İşin Durması Halinde Çıkarılmayan Personellere Ödeneğin İşsizlik
Sigortasından Yapılması:
4447 sayılı Kanuna ek 1. madde eklenmiştir. EK MADDE 2 düzenlemesi ile bu
Kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran
işveren; genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık
çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltması veya işyerinde
faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durdurması halinde, durumu derhal
gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı
sendikaya bir yazı ile bildirir. Talebin uygunluğunun belirlenmesine ilişkin
usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle işyerinde geçici olarak en az dört hafta
işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için
işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenir. Kısa çalışma süresi,
zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşamaz. İşçinin kısa
çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası
primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını
yerine getirmesi gerekir.
Günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik
ödeneği miktarı kadardır. Kısa çalışma ödeneğinden yararlananlara ait sigorta
primlerinin aktarılması ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına ilişkin işlemler 506
sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür. Kısa çalışma ödeneği
olarak yapılan ödemeler başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden
düşülür.
Zorlayıcı sebeplerle işyerinde faaliyetin tamamen veya
kısmen geçici olarak durması halinde, kısa çalışma ödeneği ödemeleri 4857 sayılı
Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40 ıncı
maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar.”
4-
İşveren Sigorta Hissesinin Bir Bölümü Hazinece Karşılanacak:
2008/Ekim döneminden başlayarak, işverenlerin Sosyal
Güvenlik Kurumuna aylık toplam ödemelerinde yaklaşık % 13,5 oranında daha az
sigorta primi ödemesi söz konusu olacak. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (ı)
bendi eklenerek “işveren sigorta hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden
tutar Hazinece karşılanır” düzenlemesi aşağıdaki ayrıntılar ile
birlikte yer almıştır.
İşveren hissesine ait primlerin Hazinece
karşılanabilmesi için,
·
işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun
uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal
Güvenlik Kurumuna vermeleri,
·
sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine
isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal
süresinde ödemeleri,
·
Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin
gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara
ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre
tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal
Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandıran işverenler bu tecil ve
taksitlendirme ile yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden
yararlandırılır.
Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer
ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı dönem için
ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz. Bu durumda,
işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama, destek unsurlarından
sadece biriyle sınırlı olarak yapılır. Bu konuda beklenen usul ve esasların
düzenlenmesi ile uygulama daha anlaşılır hale gelecektir.
Bu Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde
çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir
yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir.”
5-
İlave Personelin İşveren Sigorta Primini İşsizlik Sigortası Fonu Ödeyecek
(Beklenen yönetmelik 01.08.2008 tarih 2008-73 nolu genelge çıkarılmıştır):
4447 sayılı Kanuna geçici 7. madde eklenerek yeni bir destek
düzenlenmiştir. Aşağıda ki şartların tamamı yerine getirilmesi halinde;
ilave personel için, asgari ücret üzerinden hesaplanan sigorta primine
ait işveren hisseleri ; 5 yıl boyunca, 1. yıl için %100, diğer 4 yılda ise
sırasıyla %80, %60, %40, %20’si İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır.
(Şartları yerine gelen her bir personel için destek 124,55 YTL)
·
Yeni personelin; 01.01.08 - 30.06.08 tarihleri arasında işsiz olduğunun
anlaşılması, bunun için de internet üzerinden SSK.’lı olup olmadığına bakılmalı.
·
Yeni personelin; 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olan erkekler ile
yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadınlar olmalı.
·
Yeni personelin; 01.07.08 – 30.06.09 tarihleri arasında işe girişleri
olmalı.
·
Yeni personel; 2007/07 – 2008/06 dönemlerin de işyerine ait prim ve
hizmet belgelerinde bildirilen emekliler dahil, çırak veya öğrenciler hariç
personel sayısı toplamının, ay sayısına bölünerek ortalama sigortalı sayısına
ilave olarak işe alınmış olmalı. Aynı ay içinde çıkışı ve tekrar girişi olan
kişiler tek kişi olarak kabul edilecektir. Bu hesaplamalarda aylık asıl ve iptal
pirim ve hizmet belgeleri de dikkate alınacaktır. Çeşitli nedenler ile çalışma
günü sıfır olsa dahi personel sayısı hesaplamasına ilave edilecektir.
·
Bahsedilen personel fiilen çalışan olmalı.
Kanun; bu fırsattan faydalanmak isteyen işverenlerin çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı SSK. Kanunu uyarınca aylık prim ve
hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi
ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet
eden tutarı ile İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmayan işveren hissesine ait
tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu maddeye göre işveren tarafından ödenmesi
gereken primlerin geç ödenmesi halinde, İşsizlik Sigortası Fonundan Sosyal
Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı,
işverenden tahsil edilir.
Bu madde hükümleri aşağıdaki hallerde uygulanmaz;
·
Mevcut ve faaliyette bulunan işyerlerinin devredilmesi, birleşmesi,
bölünmesi veya nevi değiştirmesi gibi hallerde yeni işe başlama olarak
değerlendirilmez.
·
Mevcut bir işyerinin kapatılarak; değişik bir ad veya unvan ya da bir iş
birimi olarak aynı faaliyette açılması veya çalışan sigortalıların bütün olarak
devredilmesi halinde, bu işyerleri hakkında uygulanmaz.
·
Yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı
ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs
işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi ek bir kapasite ve
istihdam artışına neden olmayan, sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla
yapılan işlemler hakkında uygulanmaz.
·
506 sayılı SSK. Kanunu gereğince yapılan kontrol ve denetimler sonucunda
çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işyerleri
hakkında bir yıl süreyle uygulanmaz.
·
8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4/1/2002 tarihli
ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden
yapılan hizmet ve yapım konulu işyerlerine yönelik işyerleri hakkında
uygulanmaz.
·
Kamu idareleri işyerleri hakkında uygulanmaz.
·
506 sayılı Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ile
yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında,
Bu maddeyle
düzenlenen destek unsurundan diğer ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta
olan işverenler; aynı dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan
yararlanamaz. Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle
uygulama, destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.
Sosyal Güvenlik
Kurumu’nun 2008/73 nolu genelgesinde konu hakkında geniş yer verilmiş olup,
aşağıda özetlenmiş halini bulacaksınız. Gerekli görülmesi halinde ilgili
genelgeye bakılarak, bol bol örnekler ile yer verilen açıklamalara bakmalıdır.
·
Teşvikten faydalanan personel sayısı; ilgili aylarda ki personel
sayısının, otalama personel sayısının üzerinde kalan kişi sayısı kadar
olacaktır. Örneğin ortalama personel sayısı 7 iken 2008/Ağustos ayında ilave 4
yeni personel olmasına rağmen, 1 adet çıkan personel olması halinde destekten
yararlanacak personel sayısı sadece 7+4-1=10-7=3 olacaktır. Sonraki ayda yaşı
yetersiz olan 2 erkek personel işe başladığında sigortalı sayısının tespitinde
yer alacağından örneğimizde sayı 10+2=12-7=5 çıkmasına rağmen teşvikten
faydalanan kişi sayısı 2008/Ağustos’ta işe giren 4 kişi olacaktır.
·
Sigortalı personel çalıştırmaya başladığı ay 2008/05 ise; Mayıs ayında
personel sayısı 18, Haziran ayında ise 19 olup, iki aylık personel sayısının
toplamının ay sayısı 2’ye bölünmesi ile ortalama personel sayısı bulunacaktır.
Örneğimizde sayı 18+19=37/2=18,5 olacaktır. Sayının kesirli çıkması halinde;
yarıma kadar olan (0,01 - 0,49) kesirler dikkate alınmayacak, yarım ve
üzerindeki (0,50 - 0,99) kesirler tama iblağ edilecektir. Örneğimizde ortalama
personel sayısı 19 olarak kabul edilecektir.
·
Kapsama giren her bir sigortalının prime esas kazanç alt sınırı üzerinden
tahakkuk eden işveren hissesi sigorta primi için 5 yılın hesabı ayrı ayrı
dikkate alınarak hesaplanacaktır. Örneğin 23.08.2008 tarihinde işe alınmış ise;
22.08.2009 arasında %100 oranından yararlanacak olup 23.08.2009-31.08.2009
arasında ki 8 günlük hizmetleri için % 80 oranında yararlanacak olup 5. yılın
dolduğu son ay ise 2013/Ağustos olup sadece 22 gün üzerinden bu destekten
yararlanacaktır.
·
01.07.2008 – 30.06.2009 arasında ilk defa sigortalı personel çalıştırması
halinde, ortalama personel sayısına bakılmayacağından, şartlara uygun personelin
tamamı teşvikten faydalanacaktır.
·
Aracısı bulunan işyerlerinde; kümülatif personel sayılarının, ay sayısına
bölünmesi ile bulunacak ortalama personel sayısı kullanılarak hesaplamalar
yapılıp, teşvikten faydalanılacak sayı bulunacaktır. Bu sayının kim tarafından
ve hangi sayı ile teşvikten faydalanacağını asıl işveren tarafından
değerlendirilecektir.
·
Yapılan kontrol ve denetimler sonucunda çalıştırdıkları sigortalıları
Kuruma bildirmediği tespit edilen işyerleri, tutanak tarihini izleyen aybaşından
itibaren, sadece ilgili işyeri için bir yıl süreyle işveren hissesi sigorta
primi teşviki uygulamasından yararlanamayacaklardır.
·
Teşvikten yararlanmak amacıyla işyeri yönünden gerekli şartların
taşındığına ilişkin dilekçe ile işyerinin bağlı bulunduğu devredilen SSK Sig.
Müd.’ne müracaat etmeleri gerekmektedir. Yapılan yazılı müracaatlar üzerine,
kapsama giren sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin, 4447
sayılı Kanun çeşidi seçilmek suretiyle gönderilebilmesi amacıyla sistem üzerinde
gerekli kodlamanın yapılması için dilekçe, supervizöre intikal ettirilecektir.
Supervizör tarafından sistem üzerinde gerekli kodlama yapıldıktan sonra,
dilekçe, işyeri dosyasında muhafaza edilmek üzere Sigorta Primleri Servisine
gönderilecektir.
·
İşveren tarafından ödenmesi gereken tutarın yasal süresi içinde
ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, gerek işveren tarafından ödenmesi
gereken, gerekse İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanması gereken kısma
isabet eden gecikme cezası ve gecikme zammı işverenden tahsil edilir.
·
Teşvikli uygulamasından yararlanan işverenlerin, Kanunda öngörülen
şartları taşıyıp taşımadıkları, Sigorta Primleri Servislerince her ay düzenli
olarak kontrol edilecek ve söz konusu teşvikten yararlanmaması gerekenlere
ilgili işlem yapılacaktır.
·
Özel nitelikteki bina inşaatı işyerleri, teşvikten
yararlanabileceklerdir. Ancak, söz konusu işyerleri için ilişiksizlik belgesi
verilmeden önce, maddede aranılan şartların sağlanmış olup olmadığı kontrol
edilecektir.
·
Tahakkuk eden işsizlik sigortası primleri hakkında, işveren hissesi
sigorta prim teşviki uygulanmayacaktır.
·
SGD primine tabi olarak çalışanlar, topluluk sigortasına tabi olanlar,
yurt dışında çalışan sigortalılar, aday
çırak, çırak ve öğrenciler için teşvikten faydalanması söz konusu değildir.
İlgili genelgede 5 nolu başlığın son paragrafında “Aynı işverenin aynı
veya farklı ünite sınırları içinde birden fazla işyeri dosyasının mevcut olması
halinde ise, Kuruma bildirilmemiş sigortalılar hangi işyerinde çalışmış ise,
bu işyeri teşvik uygulamasından bir yıl süreyle yararlandırılmayacaktır.”
yapılan bu açıklama ile destek hesaplamaların ve düzenlemelerin işveren bazında
değil işyeri bazında olacağı anlaşılmaktadır.