Sezai KAYA
Gümrük Kontrolörü
kayasezai@mynet.com
Arif AYLUÇTARHAN
Vergi Denetmeni
ayluctarhan@yahoo.com
İTHALATTA KDV MATRAH FARKI BULUNMASI
Tarih:
06.03.2008
1-Giriş
3065 sayılı
Katma Değer Vergisi Kanunu madde 1/1’e göre ticarî,
sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 1/2’ye göre de
her türlü mal ve hizmet ithalatı KDV’ye tabidir. Katma
Değer Vergisi Kanunu madde 10 verginin konusunu teşkil
eden işlemlerde vergiyi doğuran olaydan ve verginin
doğduğu zamandan bahsetmiş, bu maddenin “ı” fıkrası
ithalat anında gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin
başlamasını, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde
gümrük beyannamesinin tescilini KDV’yi doğuran olay ve
an olarak hüküm altına almıştır.
Kanunun
“İthalatta Matrah” başlıklı 21. maddesine göre ise,
ithalatta KDV matrahı;
İthal edilen
malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymetine,
(gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya
malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve
navlun bedelleri dahil (CIF) değerine, bunun belli
olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek
değerine)
1-İthalat
sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve
payların,
2-Gümrük
beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer
giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal
bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi
ödemelerin,
Eklenmesi
suretiyle bulunacak büyüklüktür.
Söz konusu
büyüklüğe dahil olacak unsurlar mükellefçe beyan edilir,
vergi hesaplaması beyana göre yapılır ve vergiler
ödendikten sonra eşya gümrük idaresince teslim edilir.
Yapılan
beyan esas alınarak gümrük idarelerince tahsil edilen
KDV mükellefler tarafından, Katma Değer Vergisi Kanunun
29/b maddesinin verdiği imkanla genel esaslara göre
indirim konusu yapılabilmektedir. Katma Değer Vergisi
Kanunun 34/1. maddesine göre KDV’nin indirim konusu
yapılabilmesi için, makbuzda ayrıca gösterilmiş olması
kaydıyla gümrük makbuzu ile belgelendirilmesi ve kanuni
defterlere kaydedilmesi gereklidir.
2-Matrah
Farkı Bulunması
Katma Değer
Vergisi Kanunun 51. maddesine göre mükelleflerin ithalde
beyan ettikleri matrahla tahakkuk veya inceleme
yapanların veyahut teftişe yetkili kılınanların
buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi
farklarına Gümrük Kanunu uyarınca Gümrük Vergisindeki
esaslar dairesinde ceza uygulanmaktadır. Buna göre,
bulunan matrah farkı dolayısıyla Gümrük Kanununun
234/1-b maddesi uyarınca matraha isabet eden verginin
tahsilinden başka verginin 3 katı da ceza tatbik
edilmektedir.
İnceleme
yapanlar veya teftişe yetkili kılınanlarca eşyanın CIF
kıymetine, dolayısıyla ithalatta KDV matrahına girmesi
gereken ya da CIF kıymete girmeyip de Katma Değer
Vergisi Kanunun 21. maddesinin “b” veya “c” fıkraları
delaletiyle KDV matrahına girmesi gereken bir
ödeme/gider tespiti yapıldıktan sonra yazılan raporlara
istinaden gümrük idaresince ek KDV tahakkuku yapılır ve
mükellefe vergi aslı ve ceza kararı tebliğ edilir.
3-Bulunan
Matrah Farkına İsabet Eden KDV’nin Düşümü
Katma Değer
Vergisi Kanunun 48. maddesinde, vergisi ödenmeden veya
eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış
veya eksik alınmış KDV’leri hakkında Gümrük Kanunundaki
esaslara göre işlem yapılacağı, ancak, indirim hakkı
tanınan işlemlere konu eşyanın serbest dolaşıma girdiği
tarihin içinde bulunduğu veya sonraki vergilendirme
dönemlerine ilişkin olarak vergi dairesine verilen
beyannamelere göre ödenen katma değer vergisinin
(sorumlu sıfatıyla ödenenler hariç), ithalde hiç
ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle tahsili gereken
katma değer vergisinden düşüleceği hüküm altına
alınmıştır. Bu son hüküm Kanuna 5228 sayılı Kanunun 18.
maddesi ile eklenmiştir (Yürürlük tarihi 01.01.2004)
Bu taktirde,
eşyanın ülke içi tedavüle girdiği tarihin içinde
bulunduğu veya sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin
olarak vergi dairesine verilen beyannamelere göre ödenen
katma değer vergisi, ithalde hiç ödenmemesi veya eksik
ödenmesi nedeniyle tahsili gereken katma değer
vergisinden nasıl düşülecektir?
Yukarıda da
bahsedildiği gibi, Katma Değer Vergisi Kanunun 48.
maddesine göre, vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek
yurda sokulan eşyanın hiç alınmamış veya eksik alınmış
Katma Değer Vergisi hakkında 4458 sayılı Gümrük
Kanununda belirtilen esaslara göre işlem yapılacak,
indirim hakkı tanınan işlemlere konu eşyanın serbest
dolaşıma girdiği tarihin içinde bulunduğu veya sonraki
vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak vergi dairesine
verilen KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenen katma
değer vergisi ithalde hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi
nedeniyle tahsili gereken katma değer vergisinden
düşülecektir. Düşme işleminin gerçekleştirilebilmesi
için,
— Yükümlüler
gümrük idaresince çıkarılan ek tahakkuka ilişkin bilgi
ve belgelerle bağlı bulundukları vergi dairelerine
başvuracak,
— Vergi
dairesi, gümrük müdürlüğüne, mükellefin KDV
beyannamelerindeki bilgileri içerir bir yazı yazacak ve
bu sayede gümrük idaresince ek tahakkuktan düşüm
yapılabilecektir.
Vergi
dairesinin söz konusu yazıları gümrük idaresine doğrudan
göndermesi gerekmektedir. Gelen yazıda yer alan
bilgilere dayanarak gümrük idaresince;
1-
Mükellefin ilgili dönem veya sonraki dönem KDV
beyannamelerindeki ödenecek KDV, ithalde hiç ödenmemesi
veya eksik ödenmesi nedeniyle tahsili gereken katma
değer vergisinden düşükse aradaki fark kadar ek tahsilat
yapılacaktır.
2-
Mükellefin KDV beyannamelerinde ödenecek KDV yoksa
ithalde hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle
tahsili gereken katma değer vergisinin tamamı tahsil
edilecektir.
3-
Mükellefin ilgili dönem veya sonraki dönem KDV
beyannamelerindeki ödenecek KDV, ithalde hiç ödenmemesi
veya eksik ödenmesi nedeniyle tahsili gereken katma
değer vergisine eşit veya bu vergiden yüksekse herhangi
bir vergi tahsilatı yapılmayacaktır.
Mukayese
edilecek olursa; Katma Değer Vergisi Kanunun 51. maddesi
uyarınca ek tahakkuku yapılan KDV; eşyanın ithali anında
mükellefince gümrük beyannamesi ile gümrüğe beyan
edilmiş, ödenmiş olabilirdi. Bu durumda, ödenen KDV’nin
indirim konusu yapılacak olması dolayısıyla eşyanın ülke
içi tedavüle girdiği tarihin içinde bulunduğu veya
sonraki vergilendirme dönemlerine ait KDV beyanlarındaki
ödenecek KDV, gümrüğe ödenen ve indirim konusu yapılan
KDV tarafından emilecekti (absorbe edilecekti). 3 no.lu
ihtimal bir bakıma bu anlama gelmektedir. Bu durum yasa
koyucunun indirim mekanizması karşısında bu özel durumda
mahsup anlayışını benimsediğini ortaya koymaktadır. Bu
anlayışı eleştiren görüşler (Özbalcı 2007:831) olmakla
beraber genişletilmesi yönünde görüş beyan eden
müelliflerde mevcuttur (Maç 2008).
Bu
açıklamadan sonra, ortaya çıkan ihtimallere dönecek
olursak; 3 no.lu ihtimalin söz konusu olması durumunda
(mükellefin ilgili dönem veya sonraki dönem KDV
beyannamelerindeki ödenecek KDV’nin, ithalde hiç
ödenmemesi veya eksik ödenmesi nedeniyle tahsili gereken
katma değer vergisine eşit veya bu vergiden yüksek
olması halinde) ortada gerçekten bir hazine kaybı var
mıdır? Hazine kaybı yoksa yine de ek tahakkuku yapılan
verginin cezası olur mu?
Mükellefin
ilgili dönem veya sonraki dönem KDV beyannamelerindeki
ödenecek KDV’nin, ithalde hiç ödenmemesi veya eksik
ödenmesi nedeniyle tahsili gereken katma değer vergisine
eşit veya bu vergiden yüksek olması, ortada bir hazine
kaybı olmadığı anlamına gelmekle birlikte
gümrük idaresinin görüşüne göre;
söz konusu nedenle herhangi bir vergi tahsilatı
yapılmaması yönündeki uygulamanın ceza, gecikme zammı ve
faizlerine şümulü yoktur. Bu görüş bizce de yerindedir.
Zira; hukuk
belli kurallar bütünüdür ve bu kurallar bütünü
sosyo-ekonomik yaşamın düzenli bir şekilde devam
etmesini sağlamak üzere ortaya çıkmıştır. Bunun
sonucunda, hukuk kuralları sosyo-ekonomik yaşamın
düzenini bozucu hareketlerin cezalandırılmasını
öngörmüştür. Cezalarla, düzeni bozan fiillerin hukuk
düzeninde, sosyo-ekonomik yaşamda yaptığı tahribatın
etkisinin giderilmesi amaçlanmakta, ayrıca; cezalar
önceden öngörülerek, hukuk düzeni ve sosyo-ekonomik
yaşamı bozucu hareketlerin önüne geçilmeye
çalışılmaktadır.
Keza, Vergi
Usul Kanunu uygulamasında vergi ziyaı cezası, verginin
geç tahakkuk ettirilmesi veya hiç ettirilmemesi
karşılığı verilmektedir. Vergi beyanının verildiği ve
verginin hesaplanarak tahakkuk ettirildiği anda bir
kısım verginin tahakkuk ettirilmemiş olması ceza
uygulaması için yeterli ve geçerli bir sebeptir. Gümrük
Kanununda ise beyan edilen ile beyan edilmesi gereken
arasındaki fark vergi tutarı cezanın hesaplanmasında
kullanılmaktadır. Bu durum Vergi Usul Kanunu ile
paralellik arz etmekte ve ceza uygulamasının
yerindeliğine işaret etmektedir.
Bu bağlamda,
gümrük idaresine KDV matrahını eksik beyan etmek başlı
başına cezalandırılması gereken bir fiildir. Katma Değer
Vergisi Kanunun 51. ve Gümrük Kanunun 234. maddesi,
mükellefin ilgili dönem KDV beyanında ödenecek KDV olup
olmamasına göre ceza uygulamasına yön vermemektedir.
Tarif ettiği fiilin vukuu bulmasını cezanın uygulanması
için yeterli görmektedir.
Ceza
uygulamasının dışında, vergi dairesine verilen KDV
beyannamesi ile beyan edilip ödenen katma değer
vergisinin ithalde hiç ödenmemesi veya eksik ödenmesi
nedeniyle tahsili gereken katma değer vergisinden
düşülmesi durumunu farklı iki açıdan değerlendirmek
gerekmektedir. Birincisi vergi dairesine ödenen KDV’nin
mahsubu ile tedavül zincirinin gümrük idaresi halkası
bir bakıma atlanmış olacaktır. İkinci değerlendirme
noktası ise vergi dairesine verilen ve tüm KDV’ye tabii
işlemlerin teşmili ile verilen beyannamede beyan edilen
ödenecek KDV’nin sadece gümrükte tahsili gereken KDV’den
düşülmesinin KDV Kanununun ruhuna uymayacağı tahsili
gereken KDV’nin eksik tahsili sonucunu doğuracağıdır.
Tedavül
zincirinin her aşamasından alınan KDV’nin iki halkada da
aynı mükellef olsa da ithalat ve sonraki satış
aşamasında genel yapısının bozulma sonucunu doğuracağı
düşünülebilir. Ancak hiç ödenmeyen veya eksik ödenen
katma değer vergisine ödenmiş KDV’nin mahsup edilmesi
eğer ödenmiş KDV yoksa gümrük idaresinin bu mahsubu
yapmadan eksik veya hiç ödenmeyen KDV’yi tahsil etmesi
sonrasında yine indirim mekanizmasının çalıştırılması
vergi mükerrerliğine veya diğer bir olumsuzluğa mahal
vermeyecektir.
Ancak
ikinci noktada indirim mekanizmasının çalıştığı tedavül
zinciri içinde bahsedilen mahsup anlayışının sadece
ithalat işlemine konu mala hasredilmemesi lafzı
kanımızca tedvin zaafı teşkil etmektedir. Şöyle ki ithal
edilen malın menfi piyasa koşulları altında düşük fiyata
satılması
yanında aynı beyannamede vergiye konu başka işlemlerden
ötürü ödenecek KDV beyanı durumunda, bahsedilen diğer
işlemlerden ötürü hesaplanarak vergi dairesine ödenen
KDV ithalatta ödenmeyen veya eksik ödenen KDV den
düşülecektir ki bu da kanunun genel yapısına uygun
düşmemektedir. Diğer bir ifade ile, 391 Hesaplanan KDV
hesabı tüm KDV’ye tabi işlemler üzerinden hesaplanmakta
(Gümrükte KDV’si ödenmesi gereken malın yanında diğer
mal ve hizmetleri de kapsamaktadır.) ve 191 İndirilecek
KDV varsa önceki dönemden devreden KDV karşılaştırması
ile Ödenecek vergiye (KDV’ye) ulaşılmaktadır.Bu durumda
üzerinden KDV hesaplanarak 391 Hesaplanan KDV hesabını
arttıran her işlemin Ödenecek KDV’ye etkisi olacaktır.
Oysa gümrükte tahsili gereken KDV bu kapsamda
olmadığından haksız olarak eksik tahsil sonucu
doğacaktır. Sonuç olarak kanun lafzı sadece gümrükte
tahsili gereken KDV’nin ilgili olduğu mal ile ilgili
olarak hesaplanan KDV’nin düşümüne izin verecek şekilde
tedvin edilmesi gerekmekte idi.
Hülasa
olarak; ithal edilen eşyanın KDV matrahının eksik beyan
edildiği inceleme veya teftişe yetkili kılınanlarca
tespit edilirse; Katma Değer Vergisi Kanunun 51. maddesi
ve Gümrük Kanunun 234/1-b maddesi uyarınca ek vergi
tahakkuku yapılır. Yapılan ek tahakkuk ve verginin 3
katı olan ceza kararı gümrük idaresince mükellefe tebliğ
edilir. Vergi aslı, mükellefin, eşyanın ithal edildiği
dönem veya sonraki dönem KDV beyannamelerinde beyan edip
ödediği KDV’den düşülür.(Kanımızca bu düşüm işleminde,
gümrükte tahsil edilmesi gereken KDV’nin ilgili olduğu
mala özgülenmesi gerekir.) Düşüm işleminin yapılabilmesi
için vergi dairesinden yazı gerekir. Ek vergi tahakkuku
yapılması, mükellefin ilgili dönem ve sonraki dönem KDV
beyannamelerinin düzeltilmesini de gerektirir.
Yararlanılan Kaynaklar
-
ÖZBALCI
Yılmaz (2007) KDV Yorum ve Açıklamaları.
Ankara: Oluş Yayıncılık.
-
MAÇ
Mehmet (2008) “KDV 5 (E-Kitap) ” http://www.bdodenet.com.tr/mehmet_mac.asp
[Erişim Tarihi 27.01.2008]
-
3065
Sayılı KDV Kanunu (02.11.1984 gün ve 18563 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
-
4458
Sayılı Gümrük Kanunu (04.11.1999
gün 23866 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır.)
-
Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 10.02.2006 tarihli
03175 sayılı Tasarruflu Yazısı