YAZARLARIMIZ
Selçuk Turgay Azak
Vergi Müfettişi
selcukturgayazak@hotmail.com



Danıştay Kararına Göre Ticari Kazançta Götürü Gider Uygulaması

Bu yazımızda ticari kazancın tespitinde götürü gider uygulaması ile ilgili T.C. Danıştay Dördüncü Dairesinin (Bundan sonra DDD olarak anılacaktır) 27.02.2018 tarih ve Esas No: 2014/7530, Karar No: 2018/2069 kararına istinaden açıklamalar yapılmıştır.

DDD Kararında özetle;

‘Davacı adına, gerçekleştirdiği ihracat tutarının %0,5'i oranında yaptığı götürü gider indirimini fiilen yapmadığı ve defterlerine kaydetmediğinden bahisle vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2010 yılı kurumlar vergisi ile 2010/10-12 dönemi geçici verginin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 27/05/2014 gün ve E:2013/2529, K:2014/1115 sayılı kararıyla; hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebilmesi için herhangi bir ispat şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesinin kararının ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde Danıştay'da kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi’ ifadeleri yer almaktadır.

Bu karara göre DDD ticari faaliyette götürü gider uygulamasından yararlanmak için giderin fiilen yapılmasının ve yasal defterlere kaydedilmesinin bir şart olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varmıştır.

Bu durum ile ilgili yasal düzenleme olarak Gelir Vergisi Kanununun[1] (GVK) 40 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının parantez içi hükmü karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu düzenleme;

‘İhracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükellefler, bu bentte yazılı giderlere ilaveten bu faaliyetlerden döviz olarak elde ettikleri hâsılatın binde beşini aşmamak şartıyla yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere götürü olarak hesapladıkları giderleri de indirebilirler’ şeklindedir.

Ancak 194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği[2]’nin 5 inci bölümünde ise;

‘Götürü gider uygulaması, mükelleflerin yurt dışındaki işleri ile ilgili olarak yapmış oldukları giderlerden belgesi temin edilemeyenlerin, anılan faaliyetlerden sağlanan hasılatın belli bir oranını aşmamak şartıyla ticari kazançtan indirilmesini öngören bir müessesedir. Dolayısıyla götürü gider hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması gerekir’ şeklinde ifade mevcuttur.

DDD’ nın kararı mevcut yasal düzenlemelere göre doğrudur. Çünkü kanuni düzenleme, götürü gider uygulaması ile ilgili sadece hangi faaliyetlerde götürü gider uygulamasından faydalanılacağı, hesaplama da hangi tutarın dikkate alınacağı ve tutarın üzerinden uygulanacak oranla ilgili açıklamaları içermektedir. Anlaşılacağı üzere götürü gider usulü ve yöntemi ile ilgili açıklamalar kanuni düzenlemede yer bulamamıştır. Örneğin götürü gider uygulamasından yararlanmak için böyle bir giderin yapılmış olmasının bir şart olduğu ve muhasebe kayıtlarında yer verilmesinin şekil olarak zorunlu olduğu gibi açıklamalara kanuni düzenleme yerine 194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 5 inci bölümünde yer verilmiştir.

Bu sebeple bizim önerimiz 194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 5 inci bölümünde yer alan açıklamaların en azından bir özet olarak GVK’nın 40 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının parantez içi hükmünde yer verilmesi gerektiğidir. En azından götürü giderin mutlaka yasal defterler üzerinde muhasebe kayıtlarında gösterilmesi gerektiği bir ön şart olarak kanun metnine eklenmelidir.

KAYNAKÇA

Danıştay Dördüncü Dairesinin (Bundan sonra DDD olarak anılacaktır) 27.02.2018 tarih ve Esas No: 2014/7530, Karar No: 2018/2069 Kararı

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği


[1] 06.01.1961 tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

[2] 07.03.1996 tarih ve 22573 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

18.06.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM