Özlem PEKDURANER
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
ozlempekduraner@windowslive.com
İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞVEREN TARAFINDAN
DERHAL (BİLDİRİMSİZ) FESHİ
Tarih: 21.01.2010
I.
GİRİŞ
Bildirimsiz fesih, işçinin
ya da işverenin iş akdini (sözleşmesini) haklı sebeplere dayanarak derhal
feshetmesidir. Bildirimsiz fesih hakkı, haklı bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi, kanunda belirtilen sebeplere istinaden
işverene belirli süreli ya da belirsiz süreli iş akdini sürenin bitiminden önce
veya bildirim önelini beklemeksizin feshetme hakkını tanımıştır. İşveren, feshin
geçerli bir nedene dayandığını ispat etmekle yükümlüdür.
II. BİLDİRİMSİZ FESİH NEDENLERİ
İş akdinin işveren
tarafından derhal (bildirimsiz) feshi 4857 sayılı İş Kanunumuzun 25. maddesinde
4 kategoriye ayrılarak açıklanmıştır.
A - Sağlık Nedenleri
B - Ahlak ve
iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri
C -
Zorlayıcı Nedenler
D - İşçinin
gözaltına alınması veya tutuklanması
A - Sağlık Nedenleri
ü
İşçinin kendi kastından veya derli
toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa
veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç
iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi halinde işveren iş
sözleşmesini derhal feshedebilecektir.
Bu sayılan sebepler dışında
işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş
sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki
çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından
sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin
bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine
gidemediği süreler için ücret işlemez.
ü
İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi
edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun
Sağlık Kurulunca saptanması durumunda işveren bu maddeyi gerekçe göstererek iş
akdini feshedebilir.
B - Ahlak ve iyi niyet kurallarına
uymayan haller ve benzerleri
ü
İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu
sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar
kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek,
yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni
yanıltması.
ü
İşçinin, işveren yahut bunların aile
üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya
davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız
ihbar ve isnadlarda bulunması.
ü
İşçinin işverenin başka bir işçisine
cinsel tacizde bulunması.
ü
İşçinin işverene yahut onun ailesi
üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye
aykırı hareket etmesi.
ü
İşçinin, işverenin güvenini kötüye
kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi
doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
ü
İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla
hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
ü
İşçinin işverenden izin almaksızın
veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde
iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü
işine devam etmemesi.
ü
İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu
görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ü
İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin
güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli
altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük
ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
C- Zorlayıcı Nedenler
İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını
gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkması halinde işveren işçinin iş akdini
derhal feshedebilecektir . Zorlayıcı sebeplere şiddetli kar yağışı, su basması
gibi nedenler zorlayıcı nedenlerdir.
D - İşçinin gözaltına alınması veya
tutuklanması
İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması
halinde devamsızlığın 4857 sayılı İş Kanunun 17. maddesindeki bildirim
sürelerini aşması bildirimsiz fesih nedenidir .
II. BİLDİRİMSİZ
FESİH KULLANMA SÜRESİ
İş Kanunu iş sözleşmesinin
bildirimsiz feshini belirli bir süreye bağlamıştır. Buna göre kanunun 25.
maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere istinaden
fesih yetkisi, “öğrenme gününden başlayarak altı iş günü geçtikten ve
olayın gerçekleşmesinden itibaren bir yıl” geçtikten sonra
kullanılamayacaktır. Bu durum hem işçi hem de işveren açısından geçerli olup,
sağlık nedenleri ve zorlayıcı nedenlerle akdin feshedilmesinde süre kısıtlaması
belirtilmemiştir. İşçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde söz konusu bir
yıllık süre dikkate alınmaz.
SONUÇ
İşverenin, İş Kanununun kendisine vermiş olduğu fesih hakkını kullanabilmesi
için 4857 sayılı kanunun 25. maddesinde belirtilen şartlardan en az birinin
gerçekleşmiş olması, fesih hakkının süresi içerisinde kullanılması ve fesih
nedeninin ispat edilmesi gerekmektedir. İşverenin, iş sözleşmesini haklı
sebeplere dayanarak ispat edememesi, fesih hakkını süresi içinde kullanmaması
derhal fesih hakkını doğurmamaktadır ve yapılan fesih “haksız fesih” olmaktadır.
İşverenin, iş sözleşmesini sağlık sebeplerini ve zorlayıcı sebepleri gerekçe
göstererek feshetmesi halinde işçi kıdem tazminatını hak kazanmanın diğer
şartlarını da taşıması suretiyle kıdem tazminatını hak kazanabilecektir. Ancak
sözleşmenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerlerinden biri
nedeniyle feshedilmesi halinde işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanamayacaktır.
Sağlık nedenleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ve
zorlayıcı nedenler yüzünden iş akdinin feshedilmesi halinde ihbar tazminatı da
ödenmeyecektir.