Özkan CENGİZ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
ozkan@alternatifymm.com
2007 BİTTİ Mİ?
Tarih: 08.08.2008
Nisan ayında
Kurumlar Vergisi beyannameleri verildi, Haziran ayında tam tasdik raporları
verildi. Temmuz ayına yani yeni yılın yedinci ayına geldiğimizde bir önceki yıl
olan 2007 ile anca vedalaştık. Firmalarımızda ki 2007 denetim dosyaları
arşivlere kaldırıldı. Arkamıza yaslanıp bir yıl daha bitti diye düşünürken
birden irkildik ve kendimize geldik nereye bitti daha Ba, Bs formlarımız var.
Hadi onları yıllardır yıllık yapmaya zaten alıştık. Ama bir de ertelediğimiz
derdiğimiz var. Tam ismi ile "TRANSFER
FİYATLANDIRMASI, KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM ve ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM".
Bu form neydi hikayesi
nasıldı, bir göz atmak gerekirse ; Form hayatımıza 18.11.2007 tarihinde resmi
gazete’de yayınlanan 1 Seri Nolu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç
Dağıtımı Hakkında Genel Tebliği ile girdi. Tebliğin 7.1 maddesi; Maddenin adı “
Yıllık Belgelendirme” ve ilk paragrafını aynen aktarıyorum. “Kurumlar vergisi
mükelleflerinin, ilişkili kişilerle bir hesap dönemi içinde yaptıkları mal veya
hizmet alım ya da satım işlemleri ile ilgili olarak (Ek 2)'de yer alan "TRANSFER
FİYATLANDIRMASI, KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM ve ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM"u
doldurmaları ve kurumlar vergisi beyannamesi ekinde, bağlı bulunulan vergi
dairesine göndermeleri gerekmektedir.” Görüldüğü üzere tüm Kurumlar Vergisi
mükelleflerini 2007 yılı beyannamelerine ekleyecekleri bir form hayatımıza bu
şekilde girdi.
Meslek mensupları olarak
bizler bunun üzerine oturduk müşterilerimize formu anlattık. Her zamanki gibi
doldurmanın yükümlülüğümüzü yerine getirmenin yollarını aradık ama o ilişkili
kişi tanımı ile bu form zaten doğru doldurulamazdı ve doldurulamadı.
Haklı tepkimiz Odalarımız ve
Birliğimiz vasıtası ile Maliye Bakanlığı’na iletildi. Ve Maliye Bakanlığı 22
Nisan 2008 tarihinde resmi gazete’de yayınlanan 2 Seri Nolu Transfer
Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliği ile formun
bazı bölümlerini değiştirdi ve de verilme süresini 2008.2 geçici vergi
beyannamesinin verilme süresine yani 14 Ağustos 2008 ’e erteledi.
Bizler de o gün için her ne
kadar yapılan değişiklikler yeterli olmasa da 14 Ağustos’a kadar bir hal çaresi
bulunur diyerek konuyu gündemimizden çıkardık. Açıkçası beklentimiz Maliye
Bakanlığımızın en azından formun kapsamını daraltarak sadece yurt dışı ilişkili
kişisi olan Şirketler için zorunlu hale getirmesi ve toplam vergi tahsilâtında
artış yaratmayacak yurt içinde birbiri ile ilişkili olan firmaları ve bu
firmalara hizmet veren meslek mensuplarını bu yükten kurtarmasıydı.
Bu konuda çalışmaların olduğu
yayınlanacak torba kanunun içinde çözüleceği haberleri gelse de beklenen
kanundaki düzenleme istenilenin çok altında kaldı. 04.06.2008 tarihinde
yayınlanan 5766 sayılı kanunun 21.Maddesi ile 5520 sayılı kanunun 13.maddesine
yapılan işlemlerin Örtülü Dağıtım sayılması için hazine zararı şartı getirildi.
Bir inceleme anında yapılacak haksız eleştiriye bu şekilde set çekilse de
uygulama da verilecek formlara bir düzenleme getirilmedi.
Biz tebliğ ile gelen formun
tebliğ ile düzenlenmesi gerektiğinden bu kanun değişikliğini de olumlu
karşıladık ve Maliye Bakanlığı’nın form ile ilgili düzenleme yapmasını ve tebliğ
yayınlamasını beklemeye başladık. Ancak bu güne kadar tebliğ veya taslağı henüz
karşımıza gelmedi. Kalan süre artık bir aydan az bazı meslek mensuplarımız bu
kanun değişikliği hazine zararı yoksa form verilmez diye yorumlanabilir dese de
bu yaklaşımı çok doğru bulmuyorum. Yani zaten hazine zararı varsa vereceğimiz
form, form değil ihbar mektubu olur.
Bizim önerimiz Maliye
Bakanlığı’nın en kısa sürede ilgili tebliği çıkartarak;
a)
Formu daha
doldurulabilir somut bir içeriğe kavuşturmalı örneğin ilişkili kişilerle yapılan
işlemlerin toplam cironun belli büyüklüne gelip gelmediğini test etmeli ve eğer
geliyorsa daha detay bilgi ve çalışmalar istemeli,
b)
Bu detaylı
çalışmaların da uzman kişiler tarafından yapılması için SMMM veya YMM’ler
tarafından rapora bağlanmasını ve bu raporunda meslek mensuplarının mevcut iş
yüküne getirdiği artış oranında ayrıca ücretlenmesini sağlamalıdır.
Örtülü kazanç dağıtımı
şeklinde aşındırılan vergi matrahının önüne geçmek ancak bu şekilde mümkün
olacaktır. Yoksa mevcut uygulama yasak savmak için yapılan, bir uygulama
olmaktan öteye geçemeyecek ve istenilen verimi sağlamayacaktır.