Türkiye’de ve özellikle de
bölgemizde Şirketler genel olarak dikey veya yatay organizasyonları farklı
hukuki yapılar altında gruplandırarak bir Şirketler Grubu oluşturma eğilimi
göstermektedir. Bazen aile içersindeki bireylere pozisyon oluşturmak bazen
pazarlama stratejisi olarak çoğu zamanda şirketler grubuna sahip olmanın
yaratacağı ortam için bu şekilde yapı oluşturma artık herkesin seçtiği bir
yöntem haline geldi.
13 Haziran 2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanun’unun 13.maddesi bu tip organizasyonlar için ciddi sayılabilecek
bir sorun yarattı. Aslında Transfer Fiyatlaması Yolu ile Örtülü Kazanç Dağıtımı
başlığını taşıyan bu madde Şirketler arası kar kaydırması yapan ve bu şekilde
vergi matrahını aşındıran grupları hedeflemekteydi. Ancak getirdiği veya
getireceği uygulamalar ile aralarında ilişki bulunan tüm Grup Şirketlerinin bu
ilişkilerini düzenlemesi nedeniyle patlamayı bekleyen bir saatli bombaya
dönüştü.
Gerek kamuoyu gerekse de iş hayatı biraz konunun iyi bir şekilde
anlatılamamasından biraz da Kanun maddesinin nasıl uygulanacağını düzenleyen
Tebliğin çok geç kabul edilmesi ve Bakanlar Kurulu Kararlarının bir türlü kabul
edilememesi nedeniyle Transfer Fiyatlaması diye adlandırılan bu konuyu kenara
koymayı ve şu an için ilgilenmemeyi tercih etti.
Kanunun 37 Maddesi açık olup 13. maddenin yürürlüğe giriş tarihi 01.01.2007
Kanun’un yayınlandığı tarihte 13.06.2006 olmasından dolayı da bir geriye dönüş
geçmişi düzenleme durumu söz konusu değil, denetim elemanları yapacakları
denetimlerde bu kanun maddesine dayanarak tarhiyatlar yapabilir durumdalar.
Peki Çözüm! Gelir İdaresi Başkanlığının web sitesinde konuyu düzenleyen Tebliğ
ve Bakanlar Kurulu taslağı bulunuyor. Tebliğ ve karar da en ince detayına kadar
anlatılan uygulamaları tek kelime ile özetlersek Şirketler grup içi şirketlerine
yaptıkları her türlü ticari işlemde emsallere aykırı yani grup şirketi
olmayanlara uyguladığı veya uygulayacağı fiyata aykırı bir fiyat belirlemediğini
ispat etmek zorunda. Burada önceki Kurumlar Vergisi Kanunu’ndan da ayrılan en
önemli nokta ispat zorunluluğunun mükellefte olmasıdır.
Bizim Grup Şirketlerine tavsiyemiz henüz konu tam olarak netleşmese de grup içi
Şirketler arasında uygulanan fiyatların emsallerine uygun olduğunu objektif
kriterlerle ortaya koyacak çalışmaları ve dosyaları bir uzman yardımı alarak
hazırlamaları, özellikle pazarlamacı şirket ile imalatçı şirket arasında kar
paylaşım veya fiyat anlaşmaları imzalamalarıdır.
Dünyanın en çok ihtilaf yaratan vergi uygulamalarından biri olan “Transfer
Fiyatlaması ile Örtülü Kazanç Dağıtımı” uygulaması Tebliğ ve Kararların
yayınlanmasından sonra Denetimlerin en popüler konusu olacak, yapılacak
tarhiyatlarla da hiçbir suçu olmayan ama hazırlığını yapmadığından kendini ifade
edemeyen Şirketlerin de canını yakacaktır.
Not: Bu yazı Hürriyet Gazetesinin EGE Ekinde yayınlanmıştır.