YAZARLARIMIZ
Mustafa Turan Müslehiddinoğlu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçisi
Sun Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş
mustafa@pkfizmir.com



Bağımlı Meslek Mensubu Bağımsız Denetim Yapabilir Mi?     

Tarih: 03.08.2015


Küreselleşmenin ekonomi üzerindeki en önemli etkisi şüphesiz sermaye piyasalarının gelişmesi ve yabancı yatırımcı davranışlarındaki farklılıklardır. Gerek kurumsal yatırımcı gerekse bireysel yatırımcı hareketleri küreselleşen dünya ekonomisi ile birlikte olağandışı bir hıza ulaşmıştır. Bireysel ya da kurumsal aktörler, ülkelerde ve bu ülkelere bağlı ticaretin geliştiği diğer bölgelerde, hatta dünya üzerinde, anlık yatırım hareketleri sergileyebilmektedirler. Bu hareketlerin ilgisini çekmeyi belirli ölçüde başaran ülkeler bir takım düzenlemelere ihtiyaç duymuşlardır. Bu ihtiyaçların başında yatırımcı kararlarını doğrudan etkileyen güvenli gözden geçmiş, yani bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolardır. Yatırımcılar, yatırım yapacağı ülkede bulunan şirketin bağlı olduğu ülke vergi mevzuatından ayrı olarak, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları doğrultusunda hazırlanan ve bağımsız denetimden geçmiş mali tablolara ilgi duymakta ve yatırım kararlarını bu mali tablolara göre vermektedirler. Bu yüzden de bağımsız denetimin ve UFRS’ye göre mali tablo hazırlamanın önemi, küresel ekonomik aktörlerin bulunduğu ülkelerde katlanarak artmaktadır.

Ülkemizde de UFRS’ye göre mali tablo hazırlama ve bu tabloların bağımsız denetiminin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Gerekli kurumsal yapılanmalar devlet otoritesi tarafından oluşturulmakta ve yine devlet otoritesi tarafından bu alanda faaliyet gösterecek özel statüdeki şirketler ve bu mesleği icra edecek bağımsız denetçiler yetkilendirilmektedir.

Uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Muhasebe Standartlarını oluşturmak ve yayımlamak, bağımsız denetimde uygulama birliğini, gerekli güveni ve kaliteyi sağlamak, denetim standartlarını belirlemek, bağımsız denetçi ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek ve bunların faaliyetlerini denetlemek ve bağımsız denetim alanında kamu gözetimi yapmak yetkisini haiz olan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu; kurulduğu tarihten itibaren, ülkemizde, bağımsız denetim alanında kayda değer çalışmalar yapmıştır. Bunlardan en önemlisi ise bağımsız denetçiliğin temellerinin atılması olmuştur. KGK’nın 26.12.2012 tarih ve 28509 sayılı Resmi Gazete ile yayımladığı Bağımsız Denetim Yönetmeliği, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde yapılacak bağımsız denetime, bağımsız denetim kuruluşlarına ve bağımsız denetçilere ilişkin usul ve esasları düzenlemeyi amaç edinmiştir. Bu doğrultuda da bağımsız denetçiyi; “Bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavirlik ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından Kurum tarafından yetkilendirilen kişiler” olarak tanımlamıştır.

Bağımsız Denetim Yönetmeliğine göre KGK tarafından uygun görülen sermaye şirketlerine Bağımsız Denetim Kuruluşu Belgesi, meslek mensupları, yani SMMM’ler ile YMM’lere ise Bağımsız Denetçi Belgesi verilmektedir.

Bağımsız denetim kuruluşu olma ile ilgili şartlar ise söz konusu Bağımsız Denetim Yönetmeliğinin 13. maddesinde aşağıdaki gibi açıklanmıştır.

3568 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen şartlar saklı kalmak kaydıyla, denetim alanında faaliyet izni talebinde bulunan kuruluşun;

a) Sermaye şirketi olması,
b) Paylarının veya hisselerinin nama yazılı olması,
c) Faaliyet konusunun bağımsız denetime veya bununla birlikte 3568 sayılı Kanun kapsamındaki mesleki alana münhasır olması,
ç) Ticaret unvanında bağımsız denetim ibaresinin bulunması,
d) Esas sözleşmesinin veya şirket sözleşmesinin denetime ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı hususlar içermemesi,
e) Sermayesinin ve oy haklarının yarısından fazlasının denetçilerine ait olması ve ortaklarının tamamının meslek mensubu olması,
f) Denetçilerinin 14 üncü madde çerçevesinde Bağımsız Denetçi Belgesine sahip olması,
g) Denetçilerinin tam zamanlı ve asgari bir raporlama dönemi için istihdam edilmiş olması,
ğ) 28 inci maddedeki şartları sağlayan en az iki sorumlu denetçisinin bulunması,
h) Denetim kadrosunun, asgari olarak, 27 nci maddede belirtilen denetim ekiplerini oluşturabilecek nitelik ve genişlikte olması,
ı) Yönetim organı üyelerinin tamamının meslek mensubu olması, yüzde yetmiş beşi geçmemek üzere çoğunluğunun ise kadrosundaki denetçilerden oluşması,
i) Denetçilerinin, ortaklarının ve kilit yöneticilerinin başka bir denetim kuruluşunda veya bağımsız denetim faaliyeti gerçekleştiren herhangi bir gerçek kişi yanında ya da tüzel kişilikte ortak, kilit yönetici veya denetçi olmaması, kendi adına bağımsız denetim faaliyetinde bulunmaması,
j) Denetim rehberleri dâhil olmak üzere, esasları Kurumca belirlenen kalite kontrol sistemine ilişkin politika ve süreçlerini yazılı olarak oluşturmuş olması,
k) Denetim faaliyetlerini etkin bir şekilde yürütebilmesini teminen Kurum tarafından uygun görülecek düzeyde organizasyon, mekân, teknik donanım, belge ve kayıt düzenine sahip olması,
l) (Değişik:RG-21/10/2014-29152) Faaliyet izninin daha önce Kurum tarafından 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi dışındaki bentlerinden biri nedeniyle iptal edilmemiş olması,
m) Tüzel kişiliğin ve ortaklarının olumsuz bir itibara sahip olmaması ve ortaklarının denetim mesleğinin gerektirdiği şeref ve haysiyete uymayan bir durumunun bulunmaması gerekmektedir.

Aynı yönetmeliğin on dördüncü maddesinde ise bağımsız denetçilerin çalıştıkları ya da ortak oldukları denetim firmasında yetkilendirilebilmelerini gerektiren hususlar belirtilmiştir.

Denetim faaliyetinde bulunmak isteyenlerin ilgili Bağımsız Denetim Yönetmeliğine göre aşağıdaki şartları taşıması gerekmektedir:

a) Hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilgiler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksekokullardan veya denkliği Yükseköğretim Kurulunca tasdik edilmiş yabancı yükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olması veya diğer öğretim dallarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından en az lisansüstü seviyesinde diploma almış olması,
b) Meslek mensubu olması,
c) Türkiye’de yerleşik olması,
ç) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip bulunması,
d) 15 inci maddede belirtilen uygulamalı mesleki eğitimi tamamlamış olması,
e) 16 ncı maddede belirtilen denetçilik sınavında başarılı olması,
f) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…) olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (Mülga ibare:RG-21/10/2014-29152) (…)  zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyeti olmaması,
g) (Değişik:RG-21/10/2014-29152) Faaliyet izninin daha önce Kurum tarafından 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi dışındaki bentlerinden biri nedeniyle iptal edilmemiş olması,
ğ) Bağımsız denetim mesleğinin gerektirdiği şeref ve haysiyete uymayan bir durumunun bulunmaması, olumsuz bir itibara sahip olmaması gerekir.

Yönetmeliğin yukarıdaki ilgili maddeleri incelendiğinde meslek mensuplarının ücret karşılığı bağımsız denetim kuruluşlarında bağımlı bir meslek mensubu olarak bağımsız denetçi unvanıyla çalıştırılabildiği anlaşılmaktadır. Yani bağımlı bir meslek mensubu bağımsız denetçi olabilmektedir.

09.10.2014 Tarihinde KGK, rotasyon sürelerinin hesaplanmasına ilişkin duyuru yayınlamıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükmüne göre, rotasyon sürelerinin hesaplanması on yıllık dönemler itibariyle yapılacak olup her yıl için geriye dönük son on yıllık döneme bakılacak, toplam yedi yıl aynı işletmenin denetiminin üstlenilmiş olması durumunda denetime üç yıl ara verilecektir. Yani son on yıllık dönemde toplam yedi yıl bir şirketin denetimini yapan denetim firması rotasyona uğrayarak denetime ara verecektir. Rotasyon süresi sona erince tekrar önceden denetlediği şirketi denetleyebilecektir. Bu düzenlemenin haricinde serbest rekabet koşullarında meslek yasasındaki asgari tarifeye uygun olarak fiyat belirlenip bağımsız denetim yapılabilecektir.

Türkiye’deki şirketlerin Finansal tablolarını Uluslararası Standartlara uygun olarak hazırlaması için gerekli alt yapıya hazır olmadıkları görüşündeyiz. Bu yüzden de KGK, bağımsız denetim yaptırma zorunluluğunu az sayıda şirkete getirmiştir. KGK ve TÜRMOB’un yapmış olduğu çalışmalarda Uluslararası Standartlarda raporlamanın önemine dikkat çektiklerini görmekteyiz. Bağımsız denetimin kapsamı genişledikçe şu anki rekabet ortamının daha çekişmeli bir hal alacağı aşikardır. Bağımsız denetim şirketleri, denetlenecek firma portföylerini arttırmak isteyeceklerdir. Böyle bir rekabet ortamı bağımsız denetim firmalarının verecekleri görüşlerde bağımsızlığını etkileyebilecektir. Durum bu şekilde olunca da bağımlı meslek mensubu olarak ücret karşılığı çalışan bağımsız denetçiler ne kadar bağımsız olabileceklerdir! Denetim yapılan şirketlere yatırım yapacak ya da kredi verecek kurum ve kuruluşların kararlarını olumlu etkilemek ve ülke ekonomisinin gelişmesini sağlamak adına gelecekte öngörülen bu ihtimaller çerçevesinde, bağımsız denetimin amacına hizmet etmesi, sağlıklı bir bağımsız denetim ortamının sürdürülmesi ve geliştirilmesi için gerekli olan düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 

 

GÜNDEM