YAZARLARIMIZ
Mustafa Kalafat
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
İşletme Bilim Uzmanı
mkalafat@guris.com.tr



Forward Sözleşmeler ve Muhasebeleştirme İşlemleri

1.FORWARD SÖZLEŞMELERİ İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

Türev ürünlerin bir çeşidi olan forward sözleşmeler, belirli bir varlığın (emtia, döviz, menkul kıymet, altın gibi...) önceden belirlenmiş bir fiyat ve miktar üzerinden gelecekteki bir tarihte alımı veya satımını öngörmektedir.

Bu sözleşmelerde, alım-satıma konu olan varlığın fiyatı, miktarı, özellikleri, teslim yeri, ödeme tarihi ve diğer özel şartlar taraflar arasında kararlaştırılır. Bu nedenle, her forward sözleşmesi tamamen tarafların iradeleri doğrultusunda oluşan özel bir sözleşmedir. Dolayısıyla forward sözleşmelerinde önceden belirlenmiş bir standart söz konusu değildir. Ayrıca forward sözleşmeleri aktif bir borsada işlem görmediklerinden ikinci el piyasaları da bulunmamaktadır (Koç, 1999:69).

Bir başka tanıma göre, forward tabanlı sözleşmeler; sözleşmeye konu olan taraflardan birine sözleşmeye konu olan döviz, faiz, ticari mal vb. bir finansal varlığı sözleşmede belirlenen gelecek bir tarihte ve belirli bir fiyattan satın alma ve diğer tarafa da satma mecburiyeti yükleyen anlaşmalardır. Vade ise spot vadeden (işlemin yapıldığı gün) itibaren istenilen uzunlukta olabilir. Genellikle 30, 60, 90 gün veya 3, 6, 9, 12 ay olabilmektedir (Delikanlı, 1998:115).

2. FORWARD SÖZLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ

Forward sözleşmelerin temel özellikleri şu şekilde sıralanabilir (Redhead, 1998:45):

  • Forward işlemler, merkezi bir pazaryeri olmayan ve bankalarla müşterileri veya brokerlar arasında yapılan işlemlerdir. Taraflar, uydu haberleşme kanallarıyla sürekli bir iletişim halindedirler. İlke olarak, ödemeler, sınır ötesi fiziki mal veya döviz gönderilmesi ile yapılmaz. Bunun yerine, işlemler, ilgili ülkelerdeki banka hesaplarına borç ve alacak kayıtlarının düşülmesi ile yapılır.
  • Forward sözleşmeler, standart sözleşmeler değildirler. Sözleşme tarafları birbirlerini çok iyi tanıyan ve birbirlerine güvenen kişilerdir. Çünkü sözleşmenin yerine getirilmesi, tarafların iyi niyetine bağlıdır. Bu nedenle, forward sözleşmeler üçüncü kişilere devredilemez. Bunun sonucu olarak, forward sözleşmelerin ikincil piyasası yoktur.
  • Forward sözleşmeler, standart sözleşmeler olmadıklarından, taraflar sözleşme ile ilgili tüm ayrıntıları serbestçe belirleyebilirler. Anlaşmayı yapan her iki taraf, sözleşmenin şartlarını pazarlık yoluyla belirler.
  • Forward sözleşmelerde işlemin yapılabilmesi için aracıya gerek yoktur. Bu nedenle aracı kuruluşlara komisyon ödemesi yapılmaz.
  • Forward sözleşmelerde, sözleşmenin gerçekleşme anına kadar, tarafların birbirlerine ödeme yapmaları söz konusu değildir.
  • Sözleşmede önceden belirlenen ileri bir tarihte, alımı veya satımı yapılacak varlığın miktarı belirtilir. Sözleşmede teslim yeri belirtilir. Sözleşmede teslim fiyatı belirtilir.

3. FORWARD SÖZLEŞMELERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

Forward sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesine yönelik iki yaklaşım söz konusudur. Bunlardan biri forward sözleşmelerini bilanço dışında tutmak, diğeri de forward sözleşmeyi bilançoya dahil etmektir (Elitaş ve diğer., 2009:37).

3.1. Forward Sözleşmelerini Bilanço Dışında Bırakmak

Bu yaklaşıma göre forward sözleşmeler, sözleşmeye taraf olanları sözleşmede belirtilen vade sonunda belirli bir varlığı belirli bir fiyattan satın alma veya satmakla zorunlu tutan anlaşmalar olduğu kabul edilir. Bu yaklaşıma göre forward sözleşmeler genel ilke olarak bilanço dışında tutulmalıdır ve Nazım Hesap’larda iz bedeliyle muhasebeleştirilmelidir (Parlakkaya, 1999:131).

Forward sözleşmelerinin bilanço dışında tutulmasını benimseyen yaklaşımın savunucuları, sözleşmede belirtilen anaparanın varsayımsal olduğunu, bu nedenle gerçek anlamda bir borç alacak ilişkisi olmadığını, bundan dolayı da nazım hesapların kullanılmasını belirtirler. Ayrıca, bu tür sözleşmelerin ısmarlama yapıldığında takas edilmesinin mümkün olmadığını, ciro edilemediğini, ciro edilemediği için de bir piyasasının oluşmayacağını, forward sözleşmesine ilişkin kesin kazanç ve kaybın ancak vade sonunda ortaya çıkabileceğini belirterek, sözleşme süresi boyunca düzeltme işlemi yapılmayacağını ifade etmektedirler. Hatta bu tür sözleşmeler için “kumar oynamaktan farklı değildir” ifadesi kullanılmaktadır (Tenker, 1999:367).

Örnek: KLM işletmesi çikolata üretmektedir. Fındık fiyatlarının gelecek 6 ay içinde artacağını tahmin etmektedir. Fiyatlar arttığında çikolata fiyatlarını sabit tutup rakiplerine karşı üstünlük sağlamak istemektedir. Bu nedenle gelecekte alacağı fındığın fiyatını şimdiden garantilemeyi amaçlamaktadır. Kendisine fındık satışında bulunan bir fabrikayla anlaşarak 30 Haziran 2010’da 1 kg fındığın fiyatını 4,50 TL üzerinden garantilemek istemektedir. 20 ton üzerinden yapılan sözleşmenin yapıldığı gün  (15 Aralık 2009) 1 kg fındık = 4,20 TL’dir. 30 Haziran 2010’da fındık teslim alınmıştır, fındığın kg piyasa fiyatı 4,70 TL’dir.

Forward sözleşmelerinin bilanço dışında tutulmasını benimseyen yaklaşıma göre bu işleme ilişkin muhasebe kaydı şöyle olacaktır:

Muhasebe kaydından da anlaşılacağı gibi forward sözleşmesinin konusu olan 20 ton fındığın sözleşme tarihindeki sözleşme fiyatı üzerinden nazım hesaplara kayıt yapılmış ve söz konusu sözleşme, bilanço dışında tutulmuştur. Sözleşme konusu olan malın teslim tarihinde, normal mal alış kaydı yapılacaktır.

 Yapılan bu sözleşme sonucunda KLM işletmesi malın teslim alındığı 30 Haziran 2010 tarihindeki 4,70 TL olan fındık fiyatını önceden sözleşme yaparak 4,50 TL’ye sabitlemiştir. Bu durumda 0,20 TL x 20.000 KG = 4.000 TL kârı olmuştur. Yani 4.000 TL’lik fiyat artışından korunmuştur. Fakat bu her zaman firmalar için olumlu sonuç doğurmayabilir. Malın teslim tarihinde fındık fiyatı sözleşmede belirlenen fiyattan daha düşük de olabilir. Öyle bir durumda da firma zarar edecektir.

Bu şekilde yapılan sözleşmelerden olumlu sonuçlar alabilmek, işletmelerin ileriye dönük görüşleriyle doğru orantılıdır. İşletmeler bu yöntemle ayrıca riskten de korunmuş olacaklardır.

3.2. Forward Sözleşmelerini Bilançoya Dahil Etmek

Forward sözleşmelerinin muhasebeleştirilmesindeki ikinci yaklaşım, bu sözleşmeleri bilançoya dahil etmektir. Bu yaklaşıma göre forward sözleşmeler bir satın alma hakkı (varlık) ve bir bedel ödeme yükümlülüğü (borç) olarak kayıtlara alınabilmelidir. Sözleşme konusu enstrümanın piyasa değerindeki değişmeler de finansal raporlarda dipnot olarak açıklanmalıdır. Dönem içinde meydana gelen fiyat değişmeleri dikkate alınmamalıdır. Fakat piyasa fiyatında önemli düşüşler söz konusu olursa ya da düşüşler bekleniyorsa muhtemel zararlar için ihtiyatlılık kavramı gereği karşılık ayrılmalıdır. Vade sonunda ortaya çıkan kesin kâr veya zarara göre karşılığın iptal kaydı yapılabilir (Kaygusuz, 1998:35-36).

Sonuç olarak, forward sözleşmeler günümüzde özellikle üretim yapan firmalar tarafından yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bunun nedeni türev ürünlerin tanıtımının Türkiye’de yeteri kadar yapılmamasıdır. Dolayısıyla kullanım alanları şu an kısıtlıdır. Ancak içinde bulunduğumuz ekonomik durum ve kurlardaki dalgalanmalar bu şekilde devam ettiği sürece türev ürünlerin önemi her geçen gün artacaktır.

15.05.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

GÜNDEM