YAZARLARIMIZ
Muhammet Asa
SGK Müfettişi
asa.trt@gmail.com



2019 Yılı Asgari Ücret Ne Kadar Olacak!

Bugün 06.12.2018 tarihinde, kamu kurumlarının bazı bürokratları ile işçi ve işveren temsilcilerinin katıldığı, 2019 yılı içerisinde geçerli olacak yeni asgari ücret belirleme süreci, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun toplanmasıyla başlayacaktır. Yapılacak görüşmeler neticesinde, asgari ücretin artacağı kuvvetle muhtemel ancak, artan miktarın işçiyi-çalışanı yani emekçiyi hangi ölçüde tatmin edeceği zaman içinde ortaya çıkacaktır. Bu bağlamda yazımızda, asgari ücretin tanımı ve belirlenmesine ilişkin esaslara, Asgari Ücret Tespit Komisyonun görev ve yetkileri ile kimlerden oluştuğuna, işçi temsilcilerince sunulan asgari ücret önerileri ile PERYÖN/KPMG araştırmasına ve son olarak enflasyon oranları ile asgari ücret artışı arasındaki ilişkiye değinilip kısa bir değerlendirme yapılacaktır.

Asgari Ücretin tanımı ve belirlenmesinde ilişkin esaslar

Asgari ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade etmektedir. Belirleme yapılırken dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ile benzeri sebeplere dayalı herhangi bir ayrım yapılamaz. Ücret, Asgari ücret tespit komisyonunca bütün iş kollarını kapsayacak şekilde en geç iki yılda bir belirlenir ve bir günlük olarak belirlenmesi esastır. Ücret belirlenirken ilgili komisyonca, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durum ile geçim şartları, enflasyon hedefleri gibi birtakım kriterler göz önünde bulundurulur.

Komisyonun oluşumu ile görev ve yetkileri

Komisyon, 10 Temmuz 2018 tarih 30474 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile birlikte Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı içindeki “İdari Kurul, Konsey ve Komisyonlar” arasına alınarak 522’nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenmiştir. Buna göre Komisyon; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının tespit edeceği üyelerden birinin başkanlığında;

  • Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü veya yardımcısı,
  • Türkiye İstatistik Kurumu temsilcisi,
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı temsilcisi,
  • Ticaret Bakanlığı temsilcisi,
  • Bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi kuruluşundan değişik işkolları için seçecekleri beş temsilci,
  • Bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren kuruluşundan değişik işkolları için seçeceği beş temsilci ‘den kurulur.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu en az on üyesinin katılmasıyla toplanır. Kurul, üye oylarının çoğunluğu ile karar verir. Oyların eşitliği halinde, Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır. Komisyon kararları kesin olup Resmî Gazetede yayımlandığı tarihi izleyen ayın ilk gününden itibaren yürürlüğe girer. Son olarak komisyon, ücretin belirlenmesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve üniversiteler ile iş birliği yapabilir. İşçi ve işveren kuruluşlarının öneri ve görüşlerini alabilir. Gerekirse uzman kişilerin bilgisine başvurabilir.

 

İşveren belirlenen ücretin altında ödeme yapamaz!

İş sözleşmesi ile çalışan ve iş kanunu kapsamında olan veya olmayan her türlü işçiye, komisyonca belirlenen ücretten düşük ücret ödenemez. İş sözleşmelerine ve toplu iş sözleşmelerine aksine hükümler konulamaz. Ayrıca işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle de herhangi bir indirim yapılamaz. Aksi takdirde işveren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 102’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, bu durumdaki her işçi ve her ay için, idari para cezası (2018 için 191 TL) ile karşı karşıya kalacaktır.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Başkanı Ergün Atalay: Asgari Ücret net 2.000 TL olmalı.

Geçtiğimiz günlerde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sn Zehra Zümrüt Selçuk ile görüştükten sonra basına açıklamada bulunan başkan Atalay, “Ülkede 3-4 aydır sıkıntının, ekonomik problemin olduğunu, bunu en çok işsiz, emekli ve asgari ücretlinin ödediğini, yani bu rakamın 2000 TL’ye çekilmesi gerektiğini ve paylaşmanın mutluluk vereceğini ifade ettiklerini, ayrıca sn Bakana da asgari ücret tespit komisyonun bir an evvel toplanmasını, insanların 1600 TL ile geçinmekte çok zorlandığını ve 6 milyona yakın insanın bu ücreti aldığını, komisyonun toplanma imkanı yasal olarak yoksa da kendilerine bir açıklama yapmalarını hatırlattıklarını,” ifade etti. Bu talebe karşı hükümet ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) yetkilileri henüz net bir açıklama yapmadı. Ancak bu talep kabul edildiği takdirde asgari ücrete yaklaşık yüzde 25 oranında (geçen sene yüzde 14,17 oranında zam yapıldı) zam yapılmış olacaktır.

PERYÖN/KPMG verilerinde şirketlerin 2019 yılı ortalama ücret artışı yüzde 16,6 oranında olacak!

PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) tarafından yapılan KPMG’nin analiz ettiği verilere bakıldığında; 2019 yılı için şirketlerin büyük çoğunluğu (yüzde 95’i) tarafından yılda bir kez ücret artışı yapılacağının belirtildiği ve önceki yıllardan farklı enflasyondaki dalgalanmaya bağlı olarak ücret artış frekanslarının ve oranlarının farklılık gösterebileceğinin de öngörüldüğü, bununla birlikte 2019 yılı için şirketlerin bütçeledikleri ortalama ücret artışının yüzde 16,6 oranında olacağı, Bu rakam 2017 ve 2018 yılları ile kıyaslandığında dikkate değer bir şekilde yüksek olduğu ancak bunda 2019 yılı için öngörülen enflasyon oranının etkili olduğunun söylenebileceği, belirtilmiştir.[1]

Çalışanlar en az enflasyon oranında artış bekliyor!

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Başkanı Ergün Atalay’ın telaffuz ettiği rakam, yıllık enflasyon ile asgari ücret artış oranı arasındaki ilişkiyi göstermektedir. Zira Merkez Bankası 2018 Kasım ayı Beklenti Anketinde yıllık enflasyon beklentisinin yüzde 24,45 olduğu, belirtilmiştir.[2] Peki daha önceki üç yılda enflasyon oranı ile asgari ücretin artışı arasında nasıl bir ilişki vardı:

 

 

Yıl

Asgari Ücret

Artış oranı

Yıllık Enflasyon Oranları[3]

2016 dönemi

1.647,00 TL

%29,32

2015

%8,81

2017 dönemi

1.777,50 TL

%7,92

2016

%8,53

2018 dönemi

2.029,50 TL

%14,17

2017

%11,92

Tabloda yer alan verilere bakıldığında; 2015 dönemi yıllık enflasyonun yüzde 8,81 düzeyinde gerçekleştiği, buna karşılık 2016 yılında asgari ücret, enflasyon oranının çok daha üstünde belirlenerek yüzde 29,32 oranında artırıldığı, yine 2016 dönemi yıllık enflasyonun yüzde 8,53 düzeyinde gerçekleşmiş olmasına rağmen 2017 yılında asgari ücret, enflasyon oranının altında belirlenerek yüzde 7,92 oranında artırıldığı, son olarak 2017 dönemi yıllık enflasyonun yüzde 11,92 düzeyinde gerçekleştiği, buna karşılık 2018 yılında asgari ücret, enflasyon oranının üstünde belirlenerek yüzde 14,17 oranında artırıldığı, görülmekte ve 2016 ve 2018 yıllarında belirlenen asgari ücrette, bir önceki yılın enflasyon oranları üzerinde artış yapılırken 2017 yılında ise bir önceki yılın enflasyon oranının altında belirlenerek artırıldığı anlaşılmaktadır. Son olarak 2018 yılı Ekim ayı itibariyle yıllık enflasyonun yüzde 25,24 oranında gerçekleşmesi, asgari ücretin hangi oranda artırılacağı kamuoyunda daha da merak uyandırmaktadır.

Sonuç

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2018 Ekim ayı itibariyle yıllık enflasyonun (TÜFE) yüzde 25,24, Üretici fiyat endeksinin ise yüzde 45 ve 15 Kasım tarihinde açıklanan veriler ışığında, işsizliğin geçen yılın (2017 ağustos) ağustos ayına göre 266 bin kişi artarak yüzde 11,1 (bu oran genç nüfusta yüzde 20,8) oranında olduğu, bunların yanı sıra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2018 Ocak ayı başında dolar kuru 3,77 TL iken bu rakam yaklaşık yüzde 40 oranında artışla 26 Kasım itibariyle 5,25 TL düzeyinde olduğu görülmektedir. Yani dolar bazında bakılacak olursa ocak ayında 426 dolar olan asgari ücret, zaman zaman çok daha ciddi artışların olduğu dönemlerle birlikte Kasım ayı sonu itibariyle 387 dolar düzeyinde bulunmaktadır.

Asgari ücretin artması çalışanların refah düzeyinin yükselmesi anlamını taşırken işveren açısından bu durum maliyet olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca yukarıda belirtildiği üzere enflasyon oranlarının yüksekliği ile beraber faiz oranlarının da yüksek olması, artan kredi maliyetleri piyasada durgunluk meydana getirerek işverenlerin/firmaların küçülmeye veya tasarrufa gitmesine neden olmakta ve asgari ücretle birlikte artan maliyeti karşılama adına önce çalışanlar kurban edilerek işten çıkarılmaktadır. Bu durum işsizliğin artmasına ve dolayısıyla ekonomik göstergelerin daha da bozulmasına neden olmaktadır. İşte bu noktada Hükümet devreye girerek iki kesimi de memnun edecek düzenlemeler yapmalıdır. Bu kapsamda, asgari ücretin artmasıyla oluşacak maliyetin bir kısmını karşılama adına yeni teşvikler hayata geçirilerek (100 TL’lik ücret desteği gibi) işçi çıkarmanın önüne geçilmelidir. Son olarak enflasyon ve faiz oranlarının yüksekliği, işsizliğin yüzde 11,1 oranında oluşu, dolar kurunun yüksekliği gibi temel makro ekonomik göstergelerin, yapılacak görüşmelerde pazarlığı kızıştıracağı kanaatindeyim. Umarım görüşmeler tüm kesimleri mutlu edecek şekilde sonuçlanır.


[1] https://www.peryon.org.tr/wp-content/uploads/2018/11/peryon-ucret-arastirmasi_26.10.18_v2.pdf

[2] http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/085d78c0-9809-4b33-a6b6-21e0a22a6405/BA-Rapor-Int.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-085d78c0-9809-4b33-a6b6-21e0a22a6405-msn8Gox

[3]http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Enflasyon+Verileri/Tuketici+Fiyatlari

06.12.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM