Koray ATEŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
E. Öğretim Görevlisi
FATURA HAKKINDA SIKÇA SORULAN
SORULAR
Tarih: 01.10.2009
1) Vergi usul kanununa göre
fatura nedir?
Cevap)
V.U.K.’nun 229 uncu maddesine göre Fatura;, satılan emtia veya yapılan iş
karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya
işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
2)
Faturanın belli bir şekli var mıdır. Varsa vergi kanunlarında bu nasıl
tanımlanmıştır?
Cevap)
V.U.K.’nun 230 uncu
maddesine göre; Faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur.
1- Faturanın düzenlenme tarihi, seri ve sıra numarası;
2- Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu
vergi dairesi ve hesap
numarası;
3- Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap
numarası;
4- Malın veya işin nevi, miktarı fiyatı ve tutarı;
5- Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası;
3) Faturayı malın tesliminden itibaren
ne kadar bir süre içinde düzenlemeliyiz?
Cevap)
Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 (yedi)
gün içinde düzenlenir. Bu süre içinde düzenlenmemiş faturalar hiç düzenlenmemiş
sayılır. (5035
sayılı kanunun 48. maddesi ile değişen ve 01.01.2004 tarihinden
itibaren yürürlüğe giren)
Bazen malın tesliminden önce de faturanın düzenlenebileceği
V.U.K.’nun 173 Seri Nolu
Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Buna göre; faturayı düzenleyenler
faturada malın daha sonra sevk edileceğini belirteceklerdir. Faturada bulunması
gereken malın teslim tarihi ve irsaliye numarası ise malın tesliminden sonra
alıcı ve satıcı kendilerinde kalan sevk irsaliyesinden faydalanarak faturaya
şerh vererek, fatura ve sevk irsaliyesi arasındaki uyumu sağlayacaklardır.
4) Faturada yer alan alıcı ile ilgili
bilgiler doğru olmak zorunda mı. Fatura kesenlerin bunda bir sorumluluğu var
mıdır?
Cevap)
Fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu
vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. Fatura düzenleyenin
istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir
belgeyi ibraz etmek zorundadır. Ancak, nihai tüketiciye satılan mallar veya
yapılan işler için düzenlenecek faturalarda, müşterinin belge ibrazı ve fatura
düzenleyenin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
Adına fatura düzenlenecek kişiler, gerçek usulde vergi mükellefi iseler (defter
tutanlar) alacakları faturayı ticari defterlerine gider/maliyet olarak
kaydedecekleri için yukarıda belirtilen bilgileri faturayı düzenleyecek kişiye
ibraz etme mecburiyetindedirler, oysa nihai tüketicinin alacağı fatura
gider/maliyet unsuru olarak kayda alınmayacağına göre yukarıda belirlenen
bilgilerin alınması veya verilmesi sorumluluğu yoktur. Ancak, bundan bu kişilere
fatura düzenlenmeyecek anlamı çıkarılmamalıdır.
5) Kimler fatura kesmek zorundadır.
Ticaret yapan herkes fatura kesmek zorunda mıdır?
Cevap) Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit
edilenlerle defter tutmak zorunda olan çiftçiler:
1- Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
2- Serbest meslek erbabına,
3- Kazançları basit usulde tespit edilen tüccarlara,
4- Defter tutmak zorunda olan çiftçilere,
5- Vergiden muaf esnafa,
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek, bunlar da fatura
istemek ve almak zorundadırlar.
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı
basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak zorunda olan çiftçilerden
satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş, bedelinin, 2009 yılı için,
VUK 326 Seri No.lu Genel
Tebliği (3) ile 670 TL.’yi geçmesi veya bedel 670 TL. den az olsa
bile, istemeleri halinde emtiayı satan veya işi yapanın fatura vermesi
zorunludur.
6) Fatura yerine perakende satış fişi
ya da yazarkasa fişlerini de gider belgesi olarak kayıtlara alabilir miyiz?
Cevap)
Mükelleflerin ticari faaliyetlerine ilişkin olarak iş yerlerinde kullanılmak ve
tüketilmek amacıyla satın aldıkları (Kırtasiye,büro ve temizlik malzemeleri
gibi) ve bedeli fatura düzenleme mecburiyetini belirleyen kanuni haddi aşmayan
diğer bir anlatımla, perakende satış fişi ( veya yazar kasa fişi) düzenleme
sınırları içinde kalan mal ve hizmet bedelleri için düzenlenen perakende satış
veya yazar kasa fişlerinin gider belgesi olarak kabul edilmesi
V.U.K.’nun 204 Seri Nolu
Genel Tebliği (4) ile belirlenmiştir.
Diğer yandan
206 sayılı VUK Genel
Tebliği’nde, (5) alınan perakende satış fişlerindeki KDV’nin, belgede
ayrıca gösterilmesi koşulu ile indirim konusu yapılabileceği belirtilmiştir.
İşletmenin tüketimi dışında satışa konu olacak mal ve hizmetlerin alımlarında
ise bedeli ne olursa olsun fatura ile alınması, defterlere ve faturalara
dayanılarak kayıt yaptırılması gerekmektedir.
7) Fatura yerine geçen vesikalar vergi
kanunlarında nelerdir?
Cevap)
Fatura düzenlenmesinin zorunlu olmadığı bir kısım alım satım ve hizmet işlerinde
mükellefler kayıtlarını fatura yerine geçen vesikalarla tevsik etmek
zorundadırlar. V.U.K. ‘ndaki düzenlemelere göre, fatura yerine geçen vesikalar;
perakende satış vesikaları, gider pusulası ve müstahsil makbuzu olarak
sıralanmıştır.
Ayrıca,
V.U.K.’nun 243 Seri Nolu
Genel Tebliği) ile, aşağıdaki mükellefler fatura yerine aşağıdaki
belgeleri düzenleyeceklerdir. Buna göre;
-
Bankalar yaptıkları hizmetler veya satışlar nedeniyle
lehlerine tahakkuk edecek tutarları dekontlarla belgeleyecekler.
-
Sigorta şirketleri ve acenteleri tarafından düzenlenen
poliçeler fatura yerine kullanılacaktır.
-
Sermaye piyasası aracı kurumlarının düzenledikleri işlem
sonuç formları fatura yerine geçecektir.
-
İkrazatçıların düzenledikleri ödünç sözleşmeleri fatura
hükmündedir.
Öte yandan,
V.U.K.’nun 226 Seri Nolu
Genel Tebliği ile, Yetkili Müessese’lerin (Döviz Büroları) döviz alım
ve döviz satım işlemlerinde fatura yerine Döviz Alım Belgesi ve Döviz Satış
Belgesi düzenleme zorunluluğu getirilmiştir.
8) Fatura
henüz kesilmese dahi sevk irsaliyesi düzenlemek zorunda mıyız?
Cevap)
Kural olarak, fatura
bulunsun veya bulunmasın mal harekâtının mutlaka sevk irsaliyesine bağlanması
mecburiyeti bulunmaktadır. Satılan malın teslim tarihinden sonra veya teslimi
anında düzenlenmiş olsa dahi faturada malın teslim tarihi ve irsaliye numarası
yer alacak ve ayrıca sevk irsaliyesi de düzenlenecektir.
Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinin 5 numaralı bendi uyarınca, mal
sevkıyatında kullanılması zorunlu belgelerden sevk irsaliyesi konusunda daha
önce yayımlanan
167 ve
173 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde uyulması gerekli esaslar
belirlenmiş ve sevk irsaliyesinin en az iki nüsha düzenleneceği belirtilmiştir.
9) Faturayla beraber kesilen sevk
irsaliyesinde dikkat etmemiz gereken hususlar nelerdir?
Cevap)
a - Sevk irsaliyesi en az üç nüsha olarak düzenlenecek ve iki nüshası mutlaka
emtiayı taşıyan taşıtta bulundurulacaktır. En az üç nüsha olarak düzenlenmeyen
sevk irsaliyeleri hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.
b- Mal sevkiyatında düzenlenmiş olan sevk irsaliyelerinin mutlaka taşıtta
bulundurulması mecburi olduğundan, yapılan kontrollerde sevk irsaliyesinin
taşıtta bulundurulmadığının tespiti halinde ceza uygulaması yönüne gidilecektir.
c- Malın alıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde ise sevk
irsaliyesi düzenleme zorunluluğu alıcıya aittir. Ancak, alıcı ve satıcının bu
konuda mutabık kalmaları halinde, sevk irsaliyesi satıcı tarafından da
düzenlenebilecektir.
d- Düzenlenen sevk irsaliyesine, sevk edilen malların cins ve miktarlarına
ilişkin bilgiler, satıcı tarafından eksik veya yanlış yazılmış ise ceza, belgeyi
düzenleyen satıcı adına kesilecektir.
e- Sevk irsaliyesinin merkezde bilgisayarla düzenlenmesi ve düzenlenme
tarihinden sonra emtianın sevk edilecek olması halinde, fiili sevk tarihi bu
belge üzerine elle yazılabilecektir.
f- İrsaliyelerde gönderilen malın nev’i ve miktarı ile satıcının veya malı sevk
edenin; adı, soyadı, varsa ticaret unvanı, adresi, bağlı bulunduğu vergi dairesi
ve hesap numarasının; müşterinin adı, soyadı, ticaret unvanı, adresi, varsa
vergi dairesi hesap numarasının (mükellefin diğer işyerine veya satılmak üzere
bir alıcıya gönderildiği hallerde malın kime ve nereye gönderildiğinin)
bulunması ve bunların satıcı tarafından imzalanması icap etmektedir.
10) İrsaliyeli fatura nedir? Vergi
kanunlarında yeri var mıdır?
Cevap)
Vergi Usul Kanunu’nun
211 Seri Nolu Genel
Tebliği ile, İrsaliyeli Fatura uygulaması getirilmiş bulunmaktadır.
Bu uygulamada mükellefler, fatura ve sevk irsaliyesini ayrı belgeler olarak
değil, “irsaliyeli fatura” adı altında tek belge olarak düzenleyeceklerdir. Daha
sonra getirilen
Vergi Usul Kanunu’nun 232 Seri Nolu Genel Tebliği ile, satılan malın
alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı
hallerde, satıcı tarafından irsaliyeli fatura düzenlenebileceği gibi ayrı ayrı
fatura ve sevk irsaliyesi de düzenlenebilecektir. İrsaliyeli fatura düzenlenmesi
halinde ayrıca sevk irsaliyesi aranmayacaktır. İrsaliyeli fatura, hem faturanın
hem sevk irsaliyesinin şartlarını bir belgede toplama özelliğine sahip bir
vesikadır.
VUK’nin 231 inci maddesinin 5 numaralı bendinin mükelleflere tanıdığı, malın
tesliminden itibaren faturanın yedi gün içinde düzenlenmesi imkanından
vazgeçerek, bu yükümlülüğü derhal yerine getirmek isteyen mükellefler, fatura ve
sevk irsaliyesini ayrı ayrı düzenlemeksizin, diledikleri takdirde, aşağıda
sıralanan esaslara uygun olarak “irsaliyeli fatura” düzenleyebileceklerdir.
11) İrsaliyeli faturalarda dikkat
edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Cevap)
a- İrsaliyeli fatura” uygulamasına hesap dönemi içinde geçilemez, kesinlikle
hesap dönemi başında geçilmesi gerekir. Yeni işe başlayanlar işe başlama
tarihinden itibaren bu usulü seçebilirler; daha sonra hesap dönemi içinde usulün
değiştirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bu durumdaki mükellefler hem
“irsaliyeli fatura”, hem de ayrı ayrı fatura ve irsaliye düzenleyemezler.
Bu usulü seçen mükellefler, ilgili hesap dönemi başında başlamak ve o takvim
yılı sona ermeden fatura veya sevk irsaliyesini ayrı ayrı düzenleyemezler hükmü
ise, 232 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değiştirilerek, aynı zamanda
fatura ve sevk irsaliyesini ayrı ayrı kullanma hakkı da tanımaktadır.
b- İrsaliyeli Fatura uygulamasını seçen mükelleflerden mal satın alan
mükelleflerin, bu malları taşımaları veya taşıttırmaları esnasında “irsaliyeli
fatura” bulunması halinde, bunların “sevk irsaliyesi “ düzenleme yükümlülükleri
yoktur. İrsaliyeli fatura’nın altında, “bu belgenin sevk edilen malla birlikte
bulunması halinde ayrıca sevk irsaliyesi aranmaz.” ifadesine yer verilecektir.
c- Malı satan mükellefler İrsaliyeli Fatura’yı en az üç örnek olarak
düzenleyeceklerdir. En az üç nüsha düzenlenmeyen “irsaliyeli fatura”lar hiç
düzenlenmemiş sayılacaktır. İrsaliyeli fatura’nın iki nüshası mutlaka malı
taşıyan araçta bulundurulacak, yoklama ve denetimlerde “irsaliyeli fatura”nın
iki nüshası da ibraz edilecektir. Denetim elemanları, kendilerine ibraz edilen
“irsaliyeli fatura”nın bir nüshasına adını, soyadını ve unvanını yazdıktan sonra
tarih belirterek mühürleyip imzalayacak ve ilgiliye iade edecekler, diğer
nüshasını mükelleflerin vergi dairelerinde bulunan tarh dosyalarına konulmak
üzere ilgili vergi dairelerine intikal ettirilecektir.
d- İrsaliyeli Fatura’da; faturayı düzenleyenin adı, ticari ünvanı, iş adresi,
bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, malın nev’i, miktarı, fiyatı ve
tutarı ile nereye ve kime gönderileceği; müşterinin adı, ticari ünvanı, adresi,
varsa vergi dairesi ve hesap numarası, düzenleme tarih ve saati ile anlaşmalı
matbaa ile ilgili bilgilere yer verilecektir. Bu bilgilerin eksik olması halinde
“irsaliyeli fatura” hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.
e- İrsaliyeli Fatura’da esas kural; taşıttırılan malların, satışa konu olan
mallar olduğudur. Dolayısı ile, satışa konu olmayan mal teslimlerinde (işlenmek
üzere gelen ve işlenmiş olarak işçilik faturası ile malın sahibine gönderilen
malın kendisi ve işçilik faturası) irsaliyeli fatura ile tesliminin mümkün
olmaması gerektiği görüşündeyiz.
12) Tarafımıza kesilen faturaya itiraz
etmeyi unutursak o faturayı kabul etmiş sayılırız mıyız?
Cevap) Faturalar, bir alacağın
mevcudiyetine delil teşkil eder. Ancak bu sonucun gerçekleşebilmesi yani
faturanın alacağa delil teşkil edebilmesi için; faturanın karşı tarafa
tebliğinden itibaren sekiz (8) gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması
gerekir.
Faturanın
itiraz edilmeksizin kabulü ve sekiz günlük kanuni süresi içerisinde içeriğine
itiraz edilmemesi miktar ve fiyatın kabulünü ifade eder. Ancak alıcı ve satıcı
arasında daha önce yapılmış bir sözleşme mevcut ise faturaya itiraz için sekiz
günlük süre sınırı yoktur yani fatura burada sadece icap mahiyetini
taşımaktadır, çünkü malın miktarı ve fiyatı faturadan önce sözleşmede
belirlenmiş ve kabul edilmiştir.
13) Konsinye verdiğimiz mallarda anında
fatura kesmek zorunda mıyız?
Cevap)
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10/d maddesine göre, komisyoncular vasıtasıyla
veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda, malların alıcıya teslimi vergiyi
doğuran olay olarak kabul edilmiştir.
Komisyoncular vasıtasıyla veya konsinye suretiyle yapılan satışlarda; mal
sahiplerince komisyonculara veya konsinye ye yapılan mal tevdiinde, malın
tasarruf hakkı devredilmemekte, mal sadece satılmak üzere bunlara verildiğinden,
bu aşamada Kanunun anladığı anlamda bir teslimden söz etmek mümkün değildir.
Bu nedenle teslim, malların komisyoncuya ve konsinyeye tevdiinde değil, malların
bunlar tarafından gerçek alıcısına verilmesi anında meydana gelmektedir.
Dolayısıyla konsinye anında değil daha sonra konsinye verilen malların müşteriye
teslimi anında 7 gün içinde fatura kesilmeli
14) İşlemin gerçekleşmesinden önce
fatura kesersek bunun geçerliliği var mıdır?
Cevap) Vergiyi doğuran olayı düzenleyen KDVK’nun
10/b maddesine göre malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura
veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde; bu belgelerde gösterilen miktarla
sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi
doğuran olay meydana gelir.
Buna göre mal
teslimi veya hizmet ifasının yapılmasından önce fatura veya benzeri belge
düzenlenmesi durumunda bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere
hesaplanan KDV’nin, işlemi gerçekleştiren KDV mükellefleri tarafından faturanın
düzenlendiği döneme ait beyannamede gösterilmek suretiyle beyan edilmesi
gerekir.
Bu gibi
durumlarda; KDV yüklenen mükellefler tarafından faturanın yasal defterlere
kaydedildiği dönemde belgede gösterilen verginin indirim konusu yapılacağı
açıktır.
15) Malın tesliminden bir kaç gün sonra kesilen
faturaların cezai bir müeyyidesi var mıdır?
Cevap) Bunu bir örnekle cevaplamak daha anlaşılır
olacaktır.
28 Mart 2009
tarihinde mal teslimi yapılmıştır. Ancak mal teslimine ilişkin fatura 03 Nisan
2009 tarihinde düzenlenmiştir.
VUK’nun
219.maddesine göre bu muamele 07 Nisan 2009 tarihine (onuncu gün) kadar muhasebe
kayıtlarına intikal edilebilecektir. Böyle bir işlem usul bakımından bir sorun
teşkil etmeyecektir.
Ancak bu
işlemin, Nisan ayında kayıt altına alınması KDV açısından işlemi yapan
itibariyle indirilecek verginin düşük olması şartıyla vergisel kayıba neden
olacaktır.
Bu nedenle 28
Mart 2009 tarihinde yapılan mal teslimine ait fatura, VUK’nda belirlenen 7
günlük süre zarfında Nisan ayında (04 Nisan’a kadar) düzenlenmiş ve bu ayda
muhasebe kaydı yapılmış olsa dahi işleme ait vergi, KDVK’nun 10/a maddesi
kapsamında Mart dönemine ait “Toplam Teslim ve Hizmet bedeline” dahil edilmesi
ve Mart 2009 dönemine ilişkin olarak I no’lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi
gerekir.
16) Tevkifatlı kesilen faturalarda iade
nasıl olacak. Örnek yardımıyla açıklar mısınız?
Cevap)
(X) Demir
Çelik A.Ş. , (Y) Alüminyum Ltd.Şti’ne 100.000 YTL artı KDV’li Alüminyum profil
satmıştır,
KDV
Matrahı: 100.000 YTL
%18
KDV : 18.000 YTL
%90
Tevkifat : 16.200 YTL
%10 Beyan
Edilecek: 1.800 YTL
Toplam
Tahsil Edilen: 101.800 YTL
(X)
Demir Çelik A.Ş’nin kaydı;
-------------------------------------------/----------------------------------------
120
101.800
600
100.000
391
1.800
Alüminyum Profil Satış Kaydı
------------------------------------------------------------------------------------
(Y)
Alüminyum Ltd.Şti’nin Kaydı
----------------------------------------/-----------------------------------------
150
100.000
191
18.000
320
101.800
360
16.200
Alüminyum Profil Alım Kaydı
-----------------------------------------------------------------------------------
(Y)
Alüminyum Ltd.Şti firması, malın tamamını 2 ay sonra iade etmiştir. Böylece
düzeltme kayıtları 58 No’lu KDV Genel Tebliği çerçevesinde aşağıdaki gibi
olacaktır.
(Y)
Alüminyum Ltd.Şti Fatura Bilgileri;
Matrah: 100.000 YTL
%18
KDV: 18.000 YTL
%90
Tevkifat: 16.200 YTL
%10
Tevkifat: 1.800 YTL
Toplam
Tahsil Edilen: 101.800 YTL
(Y)
Alüminyum Ltd.Şti kaydı;
----------------------------------------/-----------------------------
320
101.800
150
100.000
391
1.800
……..No’lu Faturadaki Malın Tamamının İadesi
------------------------------------------------------------------------
(X)
Demir Çelik A.Ş’nin kaydı;
------------------------------------------/----------------------------
610
100.000
191
1.800
120
101.800
………No’lu Satış Faturasının İadesi
------------------------------------------------------------------------
Görüldüğü
üzere faturada %90 tevkif edilen tutar olan 16.200 YTL sadece faturada
gösterilecek olup kayıtlara dâhil edilmeyecektir. Zira söz konusu tevkif edilen
tutar kayıtlara alınsaydı dikkatli bir okuyucu mükerrer bir KDV ödemesini hemen
fark edecekti.
17)
Sahte faturayı (naylon faturayı) nasıl tanırız?
Cevap)
Yanıt maalesef olumsuz. Yani sahte faturayı tanıyamazsınız. Sahte faturayı
tespit etmek idare açısından çok kolay olmakla birlikte, mükellef açısından zor,
bazı hallerde imkânsızdır. Gerçekten de sahte faturanın hasbelkader kayıtlarına
girmiş bulunduğu bazı vergi mükelleflerinin faturayı evirip çevirip, “Ama bu
naylon değil ki, bildiğimiz kâğıttan yapılmış” dedikleri “bir vakıa” olarak hep
anlatılır.
Öyle ki, Danıştay’ın;
“Faturaların biçimsel kurallara uygun olmasının, sevk irsaliyesi ve çek
düzenlenmesinin, borsaya tescil yapılmasının, faturada gösterilen emtianın
gerçekten faturaların düzenleyicisi gözüken kimselerden satın alındığını
kanıtlamaya yeterli olmadığı” şeklinde bir kararı dahi bulunuyor. Yani fatura,
şekli unsurları taşıyor olsa da malınızı gerçekten “o faturayı veren” kişiden
almış olsanız da çek vermiş olsanız da idarece yapılan tespit ve
değerlendirmeler sonucu o fatura “sahte” ise yapacak bir şey yok.
18) Sahte faturadan korunmak
için neler yapmalıyız?
Cevap)
Sahte faturayı tanıyamayabilirsiniz ancak
sahte faturadan korunabilmek için bazı önlemler alabilirsiniz. Örneğin; öteden
beri tanımakta olduğunuz veya muteber firmalarla alışverişte bulunabilirsiniz.
Sahte faturadan korunabilmeniz için belki de en önemli tedbir kanaatimce budur.
Bunun yanı sıra her zaman banka kanalıyla ödeme yapmayı âdet edinmelisiniz.
Elden tahsilatı teklif edenlere, kâr marjı yüksek olsa bile, itibar etmeyiniz.
Bu tedbir ise sizi sahte faturadan tam anlamıyla koruyamayacak olmakla birlikte,
uğrayacağınız parasal yaptırımların şiddetini bir ölçüde azaltabilecektir.
Çünkü, fatura muhteviyatı malı gerçekten almış olduğunuzu somut bir delille
ispat etmiş oluyorsunuz.
19) Geçmiş yıl faturalarının
KDV sini indirim konusu yapabilir miyiz. Ve fatura matrahı gider olarak
kayıtlara alınabilir mi?
Cevap)
KDV kanununun, 29/3. maddesinde, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere
kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hükmü yer almaktadır.
Anılan hükümlere göre, mükellefler, ilgili takvim yılından sonraki dönemlerde
gelen ve geldiği dönemdeki kayıtlara intikal ettirilen faturalardaki KDV’yi,
katma değer vergisi beyannamesi üzerinde indirim konusu yapamazlar.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun
13/1. maddesinde
“…Kurumlar Vergisi, birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde
elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır…
Safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç
hakkındaki hükümleri uygulanır...”
hükmü yer almaktadır.
Anılan hüküm uyarınca, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinde ve Gelir
Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan giderler, kurum kazancının tespitinde
indirim konusu yapılır.
Buna göre, ilgili takvim yılından sonraki dönemde gelen ve geldiği dönemdeki
kayıtlara intikal ettirilen faturalarda yer alan tutarlar (KDV dahil), faturaya
konu harcamanın, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için
yapılmış olması koşuluyla, harcamanın ait oldukları yıl itibariyle kurumlar
vergisinin tespiti yönünden niteliğine göre gider ya da maliyet olarak dikkate
alınabilirler.
Nitekim, Mali İdarenin, bu konuyla ilgili, bu zamana kadarki görüşleri de,
anılan faturalardaki KDV’lerin izleyen takvim yılında indirim konusu
yapılamayacağı; ancak, ilgili olduğu dönem kurumlar vergisi tespitinde gider ya
da maliyet olarak dikkate alınabileceği yönündedir. Diğer bir ifade ile, 2008
yılına ilişkin olarak 2009 yılında gelen ve 2009’da kayda alınan faturalar, 2009
yılında KDV dahil KKEG olarak dikkate alınacak; ancak, 2008 yılı kurumlar
vergisi beyanında (KDV dahil tutar) diğer indirim olarak dikkate
alınabilecektir.
20) Kaybolan faturayı noterden
fotokopisi tasdik ederek kullanabilir miyiz?
Cevap) Kaybolan faturanın yerine kayıtlara uygun noterden tasdikli bir
örneğinin (Bu örnek üzerine, “Zayi olan aynı tarih ve sayıyı taşıyan fatura aslı
yerine kullanılmak amacıyla tasdik edilmiştir.” seklinde noterce şerh düşülmesi
gerekir.) kullanılması mümkün bulunmaktadır. Öte yandan muhtelif sebeplerle
kaybolan faturanın yerine geçen noter onaylı örneğinin kanuni defterlere
kaydedilmesi şartıyla söz konusu faturada bulunan KDV’nin indirim konusu
yapılacağı da tabiidir.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)