1. GİRİŞ
Günümüzde vergi kanunlarındaki değişikliklerin takibi
oldukça dikkat gerektiren bir konu haline gelmiştir. İnternet kullanımının
yaygınlaşmasına rağmen elektronik ortamda dahi bunların takibi kolay
olmamaktadır. Bu nedenle, devamlı değişen mevzuat karşısında, özellikle de
geçici vergi dönemlerinde belli hataların kanun ve değişikliliklerin yeterince
takip edilememesi neticesinde tekrarlandığına sıkça şahit olmuşuzdur.
Bu çalışmada, geçici vergi dönemlerinde sıkça yapılan
hatalar irdelenecek olup, bunların çözüm yolları üzerinde durulacaktır.
II. ÖZELLİKLİ DURUMLAR
a)
Bağış ve Yardımların Giderleştirilmesi ve Vergisel Boyutu
İşletmeler tarafından KVK md.10 çerçevesinde yapılan bağış
ve yardımlar ilk yapıldıkları dönemde kayıtlara gider olarak alınmalı ve geçici
vergi dönemlerinde Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak matraha eklenmeli. Zira,
yapılan bağış ve yardımlar, KVK. Md 10’da belirtilen kurum ve kuruluşlara
yapıldığı tevsik edildiği müddetçe aynı beyannamede bu sefer Zarar Olsa Dahi
İndirilecek İstisna ve İndirimler kısmında vergi matrahından tenzil edilmeli.
Bağış ve yardımların yapıldıkları dönemde yapılması gereken
muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olmalıdır;
------------------------------------/---------------------------------------
770
XXX
102/100
----------------------------------------------------------------------------
-------------------------------/-------------------------------------------
900
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler Karş.
901 Kanunen Kabul Edilmeyen
Giderler
----------------------------------------------------------------------------
b) Borç ve Alacaklı Hesapların Değerlemesi ve Fatura
Tanzimi
105 Sıra No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’ne göre
bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde,
bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vukuu bulduğu tarihten sonra
ödenmesi halinde, satıcı lehine ortaya çıkan kur farkı esas itibariyle vade
farkı mahiyetinde olduğundan, matrahın bir unsuru olarak vergilendirilmesi
gerekmektedir. Böylece, geçici vergi dönemlerinde herhangi bir ödeme veya bedel
tahsil etmeksizin yapılan değerlemelerde fatura tanzimi ihtiyari olup ödemenin
gerçekleştiği anda faturanın KDV’li tanzim edilmesi gerekmektedir.
Örnek Uygulama;
Örneğin, 18.01.2009 tarihinde 12.000 Euro +
2.160 Euro KDV bedelli Ticari Mal alındığı varsayımı altında söz konusu işleme
ilişkin kayıtlar şöyle olacaktır (1 Euro = 1,900 YTL).
12.000 x 1,900 = 22.800 YTL (Mal Bedeli)
2.160 x 1,900 = 4.104,00 YTL (KDV)
-----------------------------------------18.01.2009--------------------------------
153 Ticari Mallar Hs.
22.800,00
191 İnd.KDV Hs
4.104,00
320 Satıcılar Hs
26.904,00
-
01.03 X A.Ş.
----------------------------------------------------------------------------------------
Söz konusu faturanın vadesinin 95 gün
olduğunu ve 05.04.2009 tarihinde faturanın ödeneceği ve ilk geçici vergi
döneminde Euro’nun 1=1,950 YTL olduğu varsayımı altında aşağıdaki işlemler
yapılacaktır.
31.03.2009 Geçici Vergi Dönemi: 14.160 Euro x 1,950 = 27.612 YTL,
böylece
( 27.612 – 26.904 = ) 708 YTL kur zararı
oluştuğundan kayıtlar şu şekilde olmalıdır.
-----------------------------------31.03.2009-----------------------------------------
656
Kambiyo Zararları Hs. 708
320 Satıcılar Hs
708
-
01.03 X A.Ş.
------------------------------------------------------------------------------------------
Faturanın ödeme vadesinde, yani 05.04.2009
tarihinde döviz kurunun (MB Döviz alış kurunun) 1 Euro = 1,975 YTL olduğu
varsayımı altında sırasıyla aşağıdaki işlemler yapılmalıdır.
05.04.2009 Ödeme günü : 14.160 Euro x
1,975 = 27.966 YTL. Böylece;
27.966 – 26.904 = 1.062 YTL toplam kur
zararı oluşmaktadır. Böylece, karşı firma tarafımıza 1.062 YTL üzerinden iç
yüzde yöntemiyle KDV de hesaplayarak kur farkı faturası düzenlenmelidir.
Ancak düzenlenen faturanın 1.062 – 708 = 354
YTL’sinden daha önce iç yüzde ile bulunan KDV tutarının düşülmesinden sonra
kalan kısmının gider olarak kayıtlara alınması gerekmektedir.
Buna göre düzenlenen faturanın matrahı; 900
YTL olmalı, KDV’si ise 162 YTL hesaplanmalıdır.
(1.062 / 1.18 = 900 İç yüzde yöntemiyle KDV
matrahı olup KDV’si 162 YTL’dir)
------------------------------------------05.04.2009------------------------------------------
656 Kambiyo Zararları Hs.
192
191 İnd. KDV Hs.
162
320 Satıcılar
Hs 354
-
01.03 X A.Ş.
--------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------- 05.04.2009----------------------------------------------
320 Satıcılar Hs 27.966
- 01.03 X A.Ş.
102
Bankalar Hs. 27.966
-
.01.01 Y Bankası
Borcumuzun tamamının ödenmesi
-------------------------------------------------------------------------------------------------
c) Geçmiş Yıl Zararlarının Tenzili.
Bazı işletmeler geçmiş yıllarda oluşan ve beyannamede
gösterilen mali zararlarını sadece ilk geçici vergi dönemlerinde matrahtan
tenzil etmektedir. Oysaki, geçici vergi beyannameleri kümülatif matrahtan ibaret
olduğundan dolayı sadece ilk geçici vergi döneminde değil, her dönem geçmiş yıl
mali zararları matrahtan tenzil edilmesi gerekmektedir.
d) Ar-Ge İndiriminin Beyannamede Gösterilmesi.
Ar-Ge indirimi Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna
kapsamındadır. Örneğin, Ar-Ge harcamasından belli bir süre sonra vazgeçildiğinde
söz konusu harcamalar doğrudan gider yazılabilir. Ayrıca, 2009 yılına ilişkin 1.
geçici vergi döneminde yapılan Ar-Ge harcamalarının %40’ı, 2. 3. ve 4. döneme
ait Ar-Ge harcamalarının ise %100’ü beyanname üzerinde matrahtan tenzili
yapılabilecektir.
e) Serbest Bölgede Dövizli Olarak Tutulan Hesaplarda
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerin Değerlemesi.
Bunu bir örnek ile açıklamak gerekirse;
Örneğin, serbest bölgede 1. geçici vergi döneminde 1.250 $
Kanunen Kabul Edilmeyen Gider mevcut olsun. Bunun değerlemesi, geçici vergi
beyannamesinin verileceği ayın ilk gününün döviz kuru ile değerlenir. Yani,
Mayıs ayının ilk gününün MB Döviz Alış kuru üzerinden değerlenecektir.
Diğer hesapların değerleme tarihi ise normal olarak
31.03.2007 tarihli kuru olacaktır.
f) Serbest Bölgede Şubesi
Olan İşletmelerde 393 Nolu Hesabın Kur Değerlemesine Tabi Olup Olmadığı.
Yurt dışında veya Türkiye’deki serbest bölgelerde kurulan
şubelere resmen tahsis edilmiş olan “sermaye” iştirak niteliğindedir. Bu
nedenle, söz konusu sermayenin 242 nolu hesapta izlenmesi gerekir. Bu hesap,
dönem sonlarında kur değerlemesine tabi tutulmaz. Şube, şayet kapatılır ve
sermaye geri gelirse kur farkı o zaman ortaya çıkar ve sermaye geri geldiği
dönemde gelir tablosuna dâhil edilir.
g) Telefon, Elektrik, Su
ve Doğalgaz Faturalarının Geç Ödenmesi Halinde Uygulanan Gecikme Zammının Gider
Olarak Kayıtlara Alınıp Alınmayacağı.
Bir çok kurum ve kuruluş, elektrik, su ve doğalgaz
faturalarının gecikme bedellerini kanunen kabul edilmeyen gider olarak
kayıtlarına almaktadır. Ancak, Maliye Bakanlığı’nın 14.06.2001 tarih ve 32996
Sayılı Özelgesi ile bu tür faturaların gecikme zamlarının da gider olarak
kayıtlara alınabileceği yönündedir.
h) Geçici Vergi
Beyannamesinde “Mahsup Edilecek Tevkifat Tutarının” Hesaplanması.
193 No’lu hesapta takip edilen kaynağında kesilmiş olan
vergiler, her geçici vergi döneminde 193 nolu hesaptaki tutarın tamamı değil,
son üç ayda hesaplanan tutarların mahsubu yapılacaktır. Örneğin, 3. geçici vergi
döneminde 193 nolu hesabın bakiyesi 25.000 YTL, ancak, Haziran-Temmuz-Ağustos
dönemi bakiyesinin 8.000 YTL olduğunu düşündüğümüzde mahsup edilecek tevkifat
tutarı 3. dönem geçici vergi beyannamesinde 8.000 YTL olacaktır.
i) Stoklar.
Geçici vergi dönemlerinde sıkça yapılan hatalardan biri de
satılan ticari mal/mamul/hizmetin tam olarak belirlenmemesidir. Bunun en
sağlıklı yolu ise her geçici vergi döneminde stok sayımının yapılmasıdır.
İşletmenin; Dönembaşı stok tutarı + Dönemiçi alışlar
– Alıştan İadeleri tutar olarak kayıtlarında bulunmaktadır. Bunu, bir
örnek yardımıyla açıklamak daha doğru olacaktır;
Dönembaşı mal mevcudu: 15.000 YTL
Dönem içi Alışlar: 150.000 YTL
Alıştan İadeler: 2.500 YTL
Dolayısıyla işletmenin 1. geçici vergi döneminde 153/150
hesabın bakiyesi (15.000+150.000-2.500=)162.500 YTL olacaktır. Aynı gün yapılan
stok sayımında ise 31.03 itibariyle 35.000 YTL’lik mal mevcudu bulunsun.
Bu takdirde işletmenin satılan ticari mal/mamul maliyeti
(162.500 – 35.000 =) 127.500 YTL olacaktır.
j. Kıst Dönem Faiz Gelirinin Hesaplanması ve Gelir
Tahakkuku.
Bunu uygulamalı bir örnek yardımıyla açıklayacak olursak;
Şirket 1.000.000 YTL tutarında mevduatını yüzde 19,50 faiz
oranı üzerinden 01.01.2009-31.07.2009 (7 ay) vadeli mevduat hesabına
yatırmıştır. Geçici vergi dönemi kayıtları aşağıdaki gibi olacaktır.
Faiz = A x N x T /36500
Birinci dönem geçici vergi faiz hesaplaması:1.000.000
x 90 x 19,50 / 36.500 = 48.082,19 YTL
--------------------------------31.03.2009---------------------------
181 Gelir Tahakkukları 48.082,19
642 Faiz
Gelirleri 48.082,19
Kıst dönem (1.dönem) faiz geliri ve tahakkuk kaydı
------------------------------------------------------------------------
İkinci dönem geçici vergi faiz hesaplaması:1.000.000
x 90 x 19,50 / 36.500 = 48.082,19YTL
-------------------------------30.06.2009---------------------------
181 Gelir Tahakkukları 48.082,19
642 Faiz
Gelirleri 48.082,19
Kıst dönem (2.dönem) faiz geliri ve tahakkuk kaydı
-----------------------------------------------------------------------
Vade bitiminde hesaplanacak kıst faiz:1.000.000 x 30
x 19,50 / 36.500 = 16.027,39 YTL
---------------------------------30.07.2009----------------------------
181 Gelir Tahakkukları 16.027,39
642 Faiz
Gelirleri 16.027,39
Kıst dönem (vade bitimi) faiz geliri ve tahakkuk kaydı
-------------------------------------------------------------------------
Böylece şirketin elde ettiği toplam faiz geliri 112.191,77
YTL olup, %15 stopajı 16.828,76 YTL düşüldükten sonra net faiz geliri 95.363,01
YTL’dir. Kayıtları aşağıdaki gibi olacaktır;
----------------------------------------30.07.2009-----------------------------
102 Bankalar 95.363,01
193 Peş.Öd.Ver. 16.828,76
181 Gelir
Tahakkukları 112.191,77
----------------------------------------------------------------------------------
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)