YAZARLARIMIZ
İsmail Arslan
Avukat
ismailarslan@kayseri.av.tr



Bir Damga Vergisi Üretimi

Yurtdışından pamuk alımları sırasında Gümrük Müdürlüğü’ne sunulan ve yurtdışındaki ihracatçı firma tarafından, bu firma ile ürünün imalatçısı arasında düzenlenmiş bulunan menşe şahadetnamesinde geçen “contrat” ifadesinin, ilgili Gümrük Müdürlüğü’nce Şirket tarafından imzalanmış bir sözleşme addedilerek, ithalat işlemlerinin tamamlanması için “contrat” için damga vergisi ödenmesi zorunlu tutulmuş, aksi halde ithalat işlemlerinin yapılmayacağı belirtilmiştir. Gümrük İdaresi’nin bu tutumu sebebiyle ithalat işlemlerinin yapılabilmesi için, aşağıdaki bölümlerde açıklandığı üzere bu “contrat” ile hiçbir ilişkisi olmayan gümrük beyannamesinin ithalat bedeli sözleşme bedeli kabul edilerek bulunan 4.750.725,73 TL. matrah üzerinden hesaplanan 45.038,88 TL. damga vergisi ihtirazı kayıtla beyan edilerek ödenmek zorunda kalınmış olup, Şirketin mükellefi olmadığı ve damga vergisinin konusuna girmeyen bir kağıt için ihtirazı kayıtla ödenen damga vergisinin iptali için açılan dava reddolunmuş olup, karar istinaf yargı yoluna taşınmıştır.

İstinaf Konusu Karar        :

Mahkeme kararında “Damga Vergisinin konusunu oluşturan her kâğıt, taraflara haklar yaratan veya borç ve yükümlülükler getiren, böylelikle tarafların hukuki durumunu belli eden veya ispat imkân sağlayan belgedir. Kâğıdın hükmünden yararlanılması; onun herhangi bir hukuki, ticari ya da benzer bir amaca bağlı olarak kullanılması sözleşmeyle öngörülen hak ve yükümlülüklere işlerlik kazandırılması   olarak tanımlanabilir. Yurtdışında düzenlenen kağıtlarda ise, Türkiye’de işlerlik kazandırılması sonucu vergiyi doğuran olay   gerçekleşmiş olmaktadır. Sözleşmede öngörülen hakların, borç ve yükümlülüklerin Türkiye’de doğması ve ifa edilmesi, Türkiye’de   muhasebe kaydına alınması, sözleşmenin damga vergisine tabi olması için yeterlidir.

Davacı şirketin taraf olmadığı,Türkmenistan Tarım ve Su Ekonomisi Bakanlığı ile bir İsviçre firması olan satıcı firma arasında imzalanan sözleşmenin hükümlerinden  söz konusu sözleşmelerin tarih ve sayısını muhtevi  belgeyi  Gümrük Müdürlüğü’ne ibraz ederek  söz  konusu   malların   menşeilerini   anılan sözleşmeler  ve  belge  ile  ispat ettiğinden, sözleşmelerin hükümlerinden Türkiye'de faydalanılmış olma şartı gerçekleşmiş olduğu, davacı şirketin söz  konusu sözleşmelerle ilgili  damga vergisi tahakkuklarının makbuz mukabili yapılan damga vergisi takip defter kayıtlarında tuttuğu anlaşılmakla; damga vergisi tahakkuku işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” yargısı ile dava reddolunmuştur.

İstinaf Talebi Sebepleri                :

 

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde, bu Kanun’a ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; yabancı memleketlerle Türkiye`deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların, Türkiye`de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulacağı,

3üncü maddesinde ise damga vergisi mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişilerin ödeyeceği, Yabancı memleketlerle Türkiye`deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların vergisini, Türkiye`de bu kağıtları resmi dairelere ibraz eden, üzerlerinde devir veya ciro işlemleri yapanlar veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalananların ödeyeceği, ancak bunlardan ticari veya mütedavil kağıt mahiyetinde bulunanların vergisini, bunları en evvel satan veya kabul veya başka suretle kullanan kişilerin ödeyeceği” belirtilmiştir.

Mahkeme, Kararında; davanın reddedilme gerekçesini, Türkmenistan Tarım ve Su Ekonomisi Bakanlığı ile İsviçre menşeili firma arasında imzalanan sözleşmenin tarih ve sayısını muhtevi belgeyi Gümrük Müdürlüğü’ne ibraz ederek  söz  konusu malların menşeilerini anılan sözleşmeler  ve  belge  ile  ispat ederek sözleşme hükümlerinden Türkiye'de faydalandığımız gerekçesine bağlamıştır.

İstinafa konu davanın hadise bölümünde belirtildiği üzere Şirket tarafından yurtdışından yapılacak ithalatlara ilişkin belgeler arasında yer alan menşe şahadetnamesinde geçen “contrat” ifadesinin Gümrük Müdürlüğü’nce Şirketimizin taraf olduğu bir sözleşme olarak değerlendirilerek bu sözleşmelerden damga vergisi ödenmesi istenmesi üzerine, bu belgede geçen contrat’ın Türkmenistan Tarım ve Su Ekonomisi Bakanlığı’nın dahili kural ve düzenlemeleri uyarınca, sözleşme referanslarının taşıma belgelerinde (menşe şahadetnamesinde) belirtilmesini istemesi üzerine ihracatçı firma tarafından düzenlenen menşe şahadetnamesine yazıldığına dair ihracatçı firma beyanının Gümrük İdaresi’nce kabul görmemesi ve tarafı olmadığımız, içeriğini ve tutarını bilmediğimiz bir belgeden damga vergisi ödenmeden ithalat işlemlerimize izin verilmemesi sebebiyle ihtirazi kayıtla verilen damga vergisi beyanı üzerine dava açılmıştır.

Şirketçe, ilgili Gümrük Müdürlüğü’ne herhangi bir sözleşme ibraz edilmiş değildir. İstinaf konusu davanın açılmak zorunda kalınması sebebiyle Mahkemeye Türkçe tercümesi ibraz edilen kâğıt ise, bir sözleşme olmayıp, yurtdışındaki ihracatçı firma ile Türkmenistan Tarım ve Su Ekonomisi Bakanlığı arasında düzenlenmiş sözleşmelerin listesini ihtiva eden, Bakanlığın dahili kural ve düzenlemeleri uyarınca, sözleşme referanslarının taşıma belgelerinde (menşe şahadetnamesinde) belirtilmesini istediğini” ifade eden bir beyandır. Bu beyanda, Gümrük Müdürlüğü’nün söz konusu menşe şahadetnamesinde geçen “contrat” ifadesinin Şirketimizle yurtdışındaki ihracatçı şirket arasında düzenlenmiş bir belge olarak değerlendirerek damga vergisi ödenmesinin istenmesi üzerine, sözleşmenin tarafı olmadığımızı ispat edebilmek amacıyla ihracatçı firmadan alınarak gümrük müdürlüğüne verilmiştir. Dolayısıyla bu beyan söz konusu malların menşeini ispat etmek için kullanılmamış, Gümrük Müdürlüğü’nün damga vergisi ödenmesi gerektiğine dair talebinin yersiz olduğunu, sözleşmenin tarafı olmadığımızı, ihtiva ettiği tutarı bilmediğimizi, dolayısıyla da damga vergisinin ödenmesine gerek olmadığını ispat etmek amacıyla gümrüğe sunulmuştur. Bu belgenin ithalat işlemleri ile doğrudan ilgisi bulunmamakta olup, bu belge olmadan da ithalat işlemleri yapılabileceğinden, bu belgenin hükümlerinden yararlanmamız da söz konusu olmamaktadır. Mahkeme’nin “contrat”ın hükümlerinden yararlandığımız iddiası, zanni varsayıma dayanmakta olup, bu iddianın hukuka uygun olmadığı açıktır.

Ayrıca bu zanni varsayımda Mahkeme, hükmünden yararlandığımızı iddia ettiği kâğıdın ihtiva ettiği tutarı dolayısıyla damga vergisi matrahının ve damga vergisi tutarının ne olması gerektiğini de göz ardı etmiştir. Bu zanni varsayım doğru olmamakla birlikte, bu kararın gereği olarak Mahkeme’den, hükmünden yararlandığımız kanaatine vardığı “contrat” ifadeli kâğıdın ihtiva ettiği tutarı ve ödenen damga vergisinin doğruluğunu da araştırması beklenirdi. Mahkeme bu görevini yapsaydı bahsedilen “contrat”ın fiziki olarak Şirketimizde bulunmadığını, dolayısıyla, bir tutar ihtiva edip etmediğini dahi bilmediğimiz bir kâğıt üzerinden Gümrük İdaresi’nin zorlaması ile ithalat işlemlerinin yapılabilmesi için ithalat bedelleri damga vergisine esas tutar kabul edilerek damga vergisi ödenmek zorunda kalındığı görülebilecekti. 

Ayrıca ihtilaf konusu olayda bir vergi tahakkuku yapılması gerekmektedir denilse dahi, bu verginin konusunu teşkil eden kâğıt, Gümrük İdaresi’ne sunulan menşe şahadetnamesidir ve Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) Sayılı Tabloya göre menşe şahadetnamesi için (17,80 TL) damga vergisi de haddizatında ödenmiş bulunmaktadır.

Dolayısıyla fiziki olarak Şirketimiz uhdesinde bulunmayan, tarafı olmadığımız, içeriğini ve ihtiva ettiği tutarı bilmediğimiz, resmi daireye ibraz etmediğimiz, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütmediğimiz bir sözleşmenin hükümlerinden yararlanmamız da söz konusu değildir. Bu nedenle gümrükte ithalat işlemlerinin yapılabilmesi için ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen 45.038,88 TL. damga vergisi tahakkukunun iptal edilmesi ve haksız yere tahsil edilen damga vergilerinin iade edilmesi hukuka uyar olacaktır.

SONUÇ                                :

Yukarıda izah edilen nedenler ile, …. Vergi Mahkemesi’nin ……. sayılı kararının bozulması ve Nisan/2017 döneminde ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen 45.038,88 TL. Damga Vergisinin iptal edilerek iade edilmesi hususunda istinafen karar verilmesi arz ve talep olunur.

14.03.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM