Konu hakkındaki yasal düzenleme, GVK’nun geçici 73’üncü maddesinde;
“29.01.2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında
gelir vergisi stopajı teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde,
öncelikle Kanunun 32 nci maddesinde yer alan asgari geçim indirimi
dikkate alınır.” şeklinde yapılmıştır.
267 seri no.lı GVK Genel Tebliğinde farklı yorumlara yol açan iki paragrafa
yer verilmiştir.
“Asgari geçim indirimi tutarı, yapılan düzenleme uyarınca
ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden öncelikle mahsup
edilecektir. Asgari geçim indirimi mahsubu yapıldıktan sonra kalan gelir
vergisi tutarı işveren tarafından terkin edilecek tutar olacaktır.
Ancak, terkin edilecek tutar, 5084 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesi uyarınca asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından
fazla olamayacağından asgari ücret üzerinden hesaplanan tutardan asgari
geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutar terkine konu edilecektir.”
Genel tebliğin (5.2) no.lı bölümünde yer verilen iki örnekte, ikinci
paragraftaki açıklamaya uygundur. Tebliğde yer verilen örneklerden (her ikisinde
de aynı hesaplama mantığı vardır) birisi aşağıdaki gibidir:
“Örnek : Nevşehir ili Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 11 kişi
istihdam eden Kurumlar Vergisi mükellefi (A) Ltd. Şti. 'nin Ocak 2008 döneminde
çalışanlarından tevkif ettiği gelir vergisi tutarı 953 YTL'dir. 11 işçi için
Asgari Geçim İndirimi Bordrosunda hesaplanan asgari geçim indirimi ise 663,93
YTL'dir.
Buna göre, (A) Ltd. Şti.'nin 11 işçi için yararlanacağı terkin tutarı şöyle
hesaplanacaktır:
Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi 953,00 YTL
Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi (11 x 77,57=) 853,27 YTL
Hesaplanan asgari geçim indirimi 663,93 YTL
5084 sayılı Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar (853,27-663,93=)
189,34 YTL
Vergi dairesine ödenecek tutar [953-(663,93+189,34)=] 99,73 YTL”
Kanun lafzı ile genel tebliğin yukarıda yer verdiğimiz iki paragrafından ilki
mantık olarak paraleldir. Ancak, diğer paragraf ve uygulama örnekleri ile konu
asgari ücretin gelir vergisi ile sınırlandırılmıştır.
Mali İdare’ye göre teşvikli illerde uygulanacak asgari geçim indirimi ve
gelir vergisi terkin toplamı en fazla asgari ücretin gelir vergisi toplamı kadar
olabilir. Bu düzenleme aynı zamanda 5084 s.k.’nun 3’üncü maddesi ile
paraleldir. 5084 s.k.’nun 3’üncü maddesinde de terkin edilecek tutarın en fazla
asgari ücretin gelir vergisi kadar olacağı açıklanmıştır.
Konu hakkında daha önce yayınlanmış yazımızda yer verdiğimiz görüşlerimize
göre yukarıdaki örnek bizce aşağıdaki gibi olmalıydı:
Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi 953,00 YTL
Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi (11 x 77,57=) 853,27 YTL
Hesaplanan asgari geçim indirimi 663,93 YTL
5084 sayılı Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar (953,00-663,93=)
289,07 YTL
Vergi dairesine ödenecek tutar [953-(663,93+289,07)=] -0- YTL
Dikkat edilecek olursa tebliğdeki örnekte yer verilen terkin tutarı ile
ödenecek vergi tutarı toplamı da (189,34 + 99,73) 289,07 YTL olmaktadır.
Konu, asgari geçim indirimi sonrası kalan gelir vergisi tutarı terkin
edilebilecek tutardan az ise, iade istenip istenemeyeceği açısından da
tartışmalıdır. Yine konu hakkında daha önceki yazımızda da belirttiğimiz üzere,
bizce burada bir iade müessesi tesis edilmelidir.
Bize göre; 5084 sayılı Kanun ve 193 sayılı Kanun birbirinden
bağımsızdırlar. Asgari geçim indiriminin temel dayanağı olan 193 sayılı Kanunun
32’inci maddesinde ve konuyu açıklayan 265 seri no.lı GVK Genel Tebliğinde,
asgari geçim indirimi tutarının ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden
mahsup edileceği gayet açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir. 5084 sayılı
Kanun ise bir teşvik kanunu’dur. 5084 s.k.’nun 3’üncü maddesi ile sağlanan
teşvik ise gelir vergisi stopaj teşvikidir ve bu teşvik ile; bu illere yatırım
yapan ve istihdam yaratan işverene bir anlamda sıfır faizli nakit kaynak
sağlanmış olmaktadır.
31.12.2008’de (eğer bir süre uzatımı olmazsa) 5084 sayılı Kanun’un gelir
vergisi stopaj teşviki sağlayan 3’üncü maddesinin süresi dolmaktadır. Bu
uygulama eğer uzatılmazsa yukarıdaki tebliğde yer verilen örnek aşağıdaki
şekilde hesaplanmalıdır
Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi 953,00 YTL
Hesaplanan asgari geçim indirimi 663,93 YTL
Vergi dairesine ödenecek tutar (953-663,93=) 289,07 YTL
Bize göre; 5084 sayılı Kanun yürürlükteyken AGİ tutarının asgari ücret
üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup ettirilmesi ile 5084 s.k.’nun
süresi dolduktan sonra AGİ tutarının ücret üzerinden hesaplanan gelir
vergisinden mahsup ettirmenin mantıklı, tutarlı bir yanı bulunmamaktadır.
Bize göre; Mali İdare, Kanunun (GVK Geç.Md.73) lafzında olmayan ve bizce
her iki kanuni (193 s.k. Madde 32 ve 5084 s.k.) düzenlemenin de gerekçesine,
amacına ve metnine aykırı bir şekilde, Kanun ile tanınan hakta kısıtlama
yapmaktadır. Mali İdare burada vergi gelirlerinde kayıp yaşanmaması için terkin
ve mahsup edilecek tutar toplamını, 5084 s.k.’nun 3’üncü maddesinde yer alan
hüküm benzeri bir şekilde, toplamda asgari ücretin gelir vergisi ile
sınırlandırmış ve böylece teşvik kapsamındaki illerde vergi kaybı olmamasını
sağlamıştır. Bu durumu yukarıda yer verdiğimiz tebliğdeki örnekten de
görebiliriz. AGİ olmasaydı aynı hesaplamada ödenecek vergi yine 99,73 YTL
çıkacaktı:
Ücretler üzerinden hesaplanan gelir vergisi 953,00 YTL
Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi (11 x 77,57=) 853,27 YTL
(5084 s.k. kapsamında terkin tavanı)
Vergi dairesine ödenecek tutar (953-853,27=) 99,73 YTL
Mali İdare mevcut durumda mahsup ve terkin edilecek tutarları asgari ücretin
gelir vergisi ile sınırlamıştır. 608,40 YTL brüt asgari ücretin gelir vergisi
77,57 YTL’dir. 01.07.2008’den itibaren geçerli brüt 638,70 YTL asgari ücretin
ise gelir vergisi 81,43 YTL’dir. Maksimum asgari geçim indirimi tutarı ise (2008
yılı için- evli, eşi çalışmayan ve 4 çocuklu bir işçi için) 77,57 YTL’dir.
Mali İdare’nin örneklerine göre; evli, eşi çalışmayan ve 4 çocuklu bir
işçinin asgari geçim indirimi 77,57 YTL olup, bu işçi için hiçbir şekilde terkin
yapılacak bir tutar geriye kalmamaktadır. Eğer bu işçinin AGİ tutarı 45,63 YTL
olsaydı, bu durumda terkin edilebilecek tutar ise asgari ücretin gelir vergisi
ile 45,63 YTL arasındaki fark kadar olacaktır.
OLMASI GEREKEN NEDİR?
5084 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi ile getirilen gelir vergisi stopaj
teşviki, eğer süre uzatımı olmazsa 31.12.2008’de bitmektedir. (Keza aynı
şekilde, eğer süre uzatımı olmazsa 5084 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi ile
getirilen sigorta prim teşviki de 31.12.2008’de bitmektedir.)
5084 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde Kanunun amacı şu şekilde açıklanmıştır:
“Bu Kanunun amacı; bazı illerde vergi ve sigorta primi teşvikleri
uygulamak, enerji desteği sağlamak ve yatırımlara bedelsiz arsa ve arazi
temin etmek suretiyle yatırımları ve istihdam imkânlarını artırmaktır.”
Asgari geçim indirimi uygulaması ile de çalışanlara destek sağlanması
amaçlanmaktadır. Yıllardır vergi iadesi, özel gider indirimi gibi adlar altında
uygulanan bu destek şimdi asgari geçim indirimi adı ile vergi mevzuatımızda yer
almaktadır.
Son yapılan düzenlemeler ile; çalışanlara destek sağlamak amacıyla, teşvikli
illerde yatırım yapan ve istihdam yaratan işverenler bir anlamda
cezalandırılmış olmaktadır. Sonuç itibariyle bugüne kadar ki uygulamada gelir
vergisi stopaj teşviki ve sigorta prim teşviki sonucunda terkin edilen vergi ve
prim tutarları devlete ödenmiyor ve işverenin uhdesinde nakit olarak kalıyor ve
bu şekilde işverene bir anlamda finansal destek sağlanmış, sıfır faizli kaynak
sağlanmış oluyordu.
Olması gereken; hem 5084 sayılı Kanundan doğan teşvikler uygulanmalı ve hem
de 193 sayılı Kanundan doğan asgari geçim indirimi uygulanmalıdır. Muhtasar
beyanname üzerinden terkin edilen gelir vergisi stopajı ve mahsup edilen AGİ
tutarları toplamı hesaplanan gelir vergisi stopajından fazla ise aradaki fark
mükellefe iade edilmelidir. Ancak öncelik yine AGİ’ye verilmelidir. Yani
öncelikle çalışanların AGİ tutarları ödenmiş olmalı, iade istenebilecek tutarlar
5084 sayılı kanun kapsamında terkin edilecek tutarlardan oluşmalıdır. Bununla
birlikte Maliye İdaresi’de iadeye ilişkin gerekli yasal prosedürleri açıklayan
bir genel tebliğ yayımlamalıdır.
Mevcut durumda muhtasar beyannamenin formatı da bu görüşe uygundur.
01.07.2008’de güncelleneceği açıklanan e-beyannamenin de bu yönde güncellenmesi
ve 267 seri no.lı GVK Genel Tebliğinin bu açıdan yeniden kaleme alınması yerinde
olacaktır.
Ayrıca, Tebliğdeki hesaplama örnekleri de yenilenmeli ve olması gereken
hesaplama şekline göre geriye dönük olarak iade hakkı doğan mükelleflere bu
iadeleri yapılmalıdır.