www.MuhasebeTR.com
TÜRKİYE'NİN MUHASEBE SİTESİ

iletisim@muhasebetr.com


Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
MAZARS/DENGE
Vergi Departmanı, Kıdemli Müdür



ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA 5736 SAYILI KANUN

Tarih: 24.03.2008

(Uygulamaya ilişkin düşüncelerimiz, açıklamalar ve mevcut 5520 sayılı KVK ile aykırı hükümler içeren düzenlemeler…!)  

1) Amaç ve Kapsam:  

12.03.2008 tarihli ve 26814 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, 31.12.2023 tarihine kadar uygulanmak üzere 01.04.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, “5746 Sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun” ile amaçlanan; Ar-Ge ve yenilik yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini, üründe ve üretim süreçlerinde yenilik yapılmasını, ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını, üretim maliyetlerinin düşürülmesini, teknolojik bilginin ticarileştirilmesini, rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini, teknoloji yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yönelik yatırımlar ile Ar-Ge’ye ve yeniliğe yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını, Ar-Ge personeli ve nitelikli işgücü istihdamının artırılmasını desteklemek ve teşvik etmektir.  

5746 sayılı kanunun kapsamındaki destek ve teşviklerin yararlanabilecek olanlar aşağıdaki gibidir:   

- KOSGEB tarafından 3624 sayılı kanuna göre oluşturulan teknoloji merkezleri (teknoloji merkezi işletmeleri)  

- Türkiye’deki Ar-Ge merkezleri  

- Ar-Ge projeleri  

- Rekabet öncesi işbirliği projeleri  

- Teknogirişim sermayesi  

2) Tanımlar:  

Destek ve teşviklerden yararlanabilecek olanlar ve kanunda geçen diğer kavramlar kanunun 2’inci maddesinde aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır.  

a) Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri, 

b) Yenilik: Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilen, mevcut pazarlara başarıyla sunulabilecek ya da yeni pazarlar yaratabilecek; yeni bir ürün, hizmet, uygulama, yöntem veya iş modeli fikri ile oluşturulan süreçleri ve süreçlerin neticelerini, 

c) Ar-Ge merkezi: Dar mükellef kurumların Türkiye’deki işyerleri dahil, kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan sermaye şirketlerinin; organizasyon yapısı içinde ayrı bir birim şeklinde örgütlenmiş, münhasıran yurtiçinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan ve en az elli tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden, yeterli Ar-Ge birikimi ve yeteneği olan birimleri,  

ç) Ar-Ge projesi: Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde hazırlanan projeyi, 

d) Rekabet öncesi işbirliği projeleri: Birden fazla kuruluşun; ölçek ekonomisinden yararlanmak suretiyle yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlayarak verimliliği artırmak ve mevcut duruma göre daha yüksek katma değer sağlamak üzere, rekabet öncesinde ortak parça veya sistem geliştirmek ya da platform kurabilmek amacıyla yürütecekleri, Ar-Ge faaliyetlerine yönelik olarak yapılan ve fizibiliteye dayanan işbirliği anlaşması kapsamında, bilimsel ve teknolojik niteliği olan projeleri, 

e) Teknogirişim sermayesi: Örgün öğrenim veren üniversitelerin herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenci, yüksek lisans veya doktora öğrencisi ya da lisans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok beş yıl önce almış kişilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, desteği veren merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir iş planı çerçevesinde, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmelerini teşvik etmek için yapılan sermaye desteğini, 

f) Ar-Ge personeli: Ar-Ge faaliyetlerinde doğrudan görevli araştırmacı ve teknisyenleri;  

1) Araştırmacı: Ar-Ge faaliyetleri ile yenilik tanımı kapsamındaki projelerde, yeni bilgi, ürün, süreç, yöntem ve sistemlerin tasarım veya oluşturulması ve ilgili projelerin yönetilmesi süreçlerinde yer alan en az lisans mezunu uzmanları, 

2) Teknisyen: Mühendislik, fen ve sağlık bilimleri alanlarında yüksek öğrenim görmüş ya da meslek lisesi veya meslek yüksek okullarının teknik fen ve sağlık bölümlerinden mezun, teknik bilgi ve deneyim sahibi kişileri, 

g) Destek personeli: Ar-Ge faaliyetlerine katılan veya bu faaliyetlerle doğrudan ilişkili yönetici, teknik eleman, laborant, sekreter, işçi ve benzeri personeli,  

ğ) TÜBİTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunu, 

ifade eder.  

3) İndirim, istisna, destek ve teşvik unsurları :

Kanunun 3’üncü maddesinde yer alan “indirim, istisna, destek ve teşvik unsurları” aşağıdaki gibidir:  

- Ar-Ge indirimi  

- Gelir vergisi stopajı teşviki  

- Sigorta primi desteği  

- Damga vergisi istisnası  

- Teknogirişim sermayesi desteği  

3.1- Ar-Ge İndirimi:  

-  Teknoloji merkezi işletmelerinde,  

-  Ar-Ge merkezlerinde,

 - Kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde,  

- Rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve  

- Teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlarca  

gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.  

Ayrıca, 500 ve üzerinde tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli (Ar-Ge personeli kanunun 2/f bendinde tanımlanmıştır) istihdam eden Ar-Ge merkezlerinde ayrıca o yıl yapılan Ar-Ge ve yenilik harcamasının bir önceki yıla göre artışının yarısı da ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.  

Bu kapsamdaki Ar-Ge harcamaları Vergi Usul Kanununa göre aktifleştirilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilir. Ar-Ge faaliyetleri sonucunda bir iktisadi kıymet oluşmaması halinde ise harcamalar doğrudan gider yazılır. Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlar, takip eden yıllarda Vergi Usul Kanuna göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. 

Örnek: 60 tam zaman eş değer Ar-Ge personeli istihdam eden (A) A.Ş. 2008 yılında 500.000 YTL Ar-Ge harcaması yapmıştır. (A) A.Ş.’nin 2008 yılı vergiye tabi kazancı 400.000 YTL olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda 2008 yılında kazancın yetersiz olması nedeniyle 2009 yılına devreden Ar-Ge İndirimi tutarı 100.000 YTL’dir. Bu 100.000 YTL 2009 yılının ilk geçici vergi döneminden itibaren her bir üçer aylık geçici vergi dönemi için ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak vergiye tabi kazancın tespitinde indirim olarak kullanılabilecektir.   

Örnek: 550 tam zaman eş değer personel istihdam eden (B) A.Ş. 2008 yılında 2.500.000 YTL Ar-Ge harcaması yapmıştır. Bu harcamaların tamamı 2008 yılında kurumlar vergisi beyannamesinden indirilmiştir. (B) A.Ş. 2009 yılında 3.250.000 YTL Ar-Ge harcaması gerçekleştirmiştir. (B) A.Ş.’nin 2009 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde dikkate alabileceği Ar-Ge indirimi tutarı; 2009 yılındaki fiili harcamalar olan 3.250.000 YTL + 2009 yılındaki Ar-Ge harcaması artışının yarısı (3.250.000 – 2.500.000) olan  750.000 YTL’nin yarısı 375.000 YTL = toplam 3.625.000 YTL’dir.  

Dikkat edileceği üzere kanunda yapılan tanımlamalarda “asgari istihdam edilmesi gereken personel sayısı” sadece “Ar-Ge merkezleri”nde belirtilmiştir. Bir işletmenin Ar-Ge merkezi olabilmesi için en az 50 tam zaman eşdeğer personel Ar-Ge personeli istihdam etmesi zorunludur. Bununla birlikte kanuna göre, KOSGEB tarafından oluşturulan teknoloji merkezlerinde, Ar-Ge projelerinde, rekabet öncesi iş birliği projelerinde ve teknogirişim sermayesi ile desteklenen ar-ge ve yenilik faaliyetlerinde personel istihdamı açısından bir sayı  zorunluluğu bulunmamaktadır.  

3.2- Gelir Vergisi Stopaj Teşviki:  

Kamu personeli hariç olmak üzere,  

- Teknoloji merkezi işletmelerinde,

 - Ar-Ge merkezlerinde,  

- Kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projelerinde,  

- Teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde ve  

- Rekabet öncesi işbirliği projelerinde

 çalışan Ar-Ge ve destek personelinin (Ar-Ge personeli ve destek personeli kavramları kanunun 2/f ve 2/g bentlerinde tanımlanmıştır); bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretlerinin,  

- Doktoralı olanlar için yüzde doksanı (%90),  

- Diğerleri için yüzde sekseni (%80)  

gelir vergisinden müstesnadır.  

Gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanacak olan destek personelinin tam zaman eşdeğeri sayısı, toplam tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının yüzde onunu geçemez. 

3.3- Sigorta Primi Desteği:  

Kamu personeli hariç olmak üzere,  

- Teknoloji merkezi işletmelerinde,  

- Ar-Ge merkezlerinde,

 - Kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen ya da TÜBİTAK tarafından yürütülen Ar-Ge ve yenilik projeleri ile 

- Rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve  

- Teknogirişim sermaye desteklerinden yararlanan işletmelerde  

çalışan Ar-Ge ve destek personeli ile,  

- 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun geçici 2’nci maddesi uyarınca (Teknopark’larda) ücreti gelir vergisinden istisna olan personelin, 

bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, her bir çalışan için beş yıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. 

Sigorta primi işveren hissesine ilişkin teşvikten yararlanacak olan destek personelinin tam zaman eşdeğeri sayısı, toplam tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısının yüzde onunu geçemez. 

Örnek: (D) A.Ş. kanunla kurulmuş bir vakıf tarafından desteklenen Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmaktadır. Bu Ar-Ge faaliyetlerinde çalışan personellerin 5’i doktora mezunu olmak üzere toplam 20 kişidir. Bu personellerden 16’sı Ar-Ge personeli niteliğinde olup, kalan 4 kişi destek elemanı statüsündedir. Kanuna göre sigorta primi ve gelir vergisi teşvikinden yararlandırılabilecek destek personeli sayısı bu işletmede (16 x %10=)1,6 kişidir. Bize göre (her ne kadar kanun metninden bu yönde açıklama yapılmamış olsa da çıkarılacak yönetmelikte bu yönde açıklamalar yapılacağını düşünmekteyiz) 0,50’yi aşan küsurat farkları tam sayıya arttırılarak dikkate alınmalıdır. Bu durumda örneğimize göre teşviklerden yararlanacak destek personeli sayısı 2 kişi olarak dikkate alınmalıdır.  

16 Ar-Ge personelinin 5’i doktoralı olup, bu 5 kişinin ilgili aydaki gelir vergisi matrahlarının %90’ı üzerinden gelir vergisi kesintisi hesaplanmayacaktır. Kalan 13 kişinin (11 Ar-Ge personeli + 2 destek personeli) gelir vergisi matrahlarının ise %80’inden gelir vergisi kesintisi hesaplanmayacaktır.  

Gelir vergisi stopaj teşvikinde, sigorta primi işveren hissesi teşvikinden ayrı olarak bir “istisna” söz konusudur. Yani vergi hesaplanmayacak ve dolayısıyla muhtasar beyannameye hiç dahil edilmeyecektir. Dolayısıyla bir terkin de söz konusu olmayacaktır.  

Sigorta primi işveren hissesi açısından ise; söz konusu Ar-Ge faaliyetinde çalışan 20 kişinin sigorta kesintisine tabi kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı beyan sonrası terkin edilecektir. Bu konuda da uygulamanın nasıl olacağı çıkarılacak yönetmelik ile ayrıntılı olarak belirlenecektir düşüncesindeyiz. Hatta konu hakkında SGK’da bir genelge yayımlayabilir. Bu noktada ayrıca, işveren hissesi olarak “işsizlik sigortası primi işveren payı”nın da dikkate alınıp alınmayacağı çıkarılacak yönetmelikte açık olarak belirtilmelidir kanaatindeyiz.  

Unutulmaması gereken diğer bir hususta (mevcut kanun metnine göre), sigorta primi işveren payı teşviki sadece 5 yıl için olup, gelir vergisi stopaj teşviki ise 2023 yılına kadar geçerlidir.  

3.4- Damga Vergisi İstisnası:  

5746 sayılı Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile ilgili olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmaz. 

3.5- Teknogirişim Sermayesi Desteği: 

- Örgün öğrenim veren üniversitelerin herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenci, yüksek lisans veya doktora öğrencisi ya da  

- Lisans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok beş yıl önce almış kişilerin,  

teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, desteği veren merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir iş planı çerçevesinde, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmelerini teşvik etmek için  bir defaya mahsus olmak üzere teminat alınmaksızın 100.000 Yeni Türk Lirasına kadar teknogirişim sermayesi desteği hibe olarak verilir. 

3.6- Desteklerin Muhasebeleştirilmesi:

 Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinde bulunanların;  

- Kamu kurum ve kuruluşları,

 - Kanunla kurulan vakıflar ile

 - Uluslararası fonlardan

 aldıkları destekler özel bir fon hesabında tutulur.

 Bu fon, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergiye tabi kazancın ve ilgili yılda yapılan Ar-Ge harcaması tutarının tespitinde dikkate alınmaz.  

Bu fonun, elde edildiği hesap dönemini izleyen beş yıl içinde sermayeye ilâve dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğratılmış sayılır.

Örnek: 2008 yılında 100.000 YTL teknogirişim desteği alan ticari kazanç kapsamında gelir vergisi mükellefi Bay (A)’nın yapacağı kayıt aşağıdaki gibidir:  

------------------------ / ---------------------------

102 BANKALAR  

            679 DİĞER O.DIŞI GELİR VE KÂRLAR

------------------------ / ----------------------------  

Gelir vergisi beyannamesi üzerinde alınan 100.000 YTL destek Ar-Ge indirimi olarak gösterilecektir. Mart 2009’da ise defter kayıtlarında;

 

----------------------------- / ------------------------------

590 DÖNEM NET KÂRI  

            529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ

                        - 5746 s.k. Teknogirişim Desteği

----------------------------- / -------------------------------

 

şeklinde kayıt yapılacaktır.  

100.000 YTL ayrıca kâr dağıtım tablosunda ise “işletme bırakılması ve tasarrufu zorunlu yasal fonlar” satırında gösterilerek, kâr dağıtımına konu edilebilecek ticari kazançtan düşülecektir. Bu fon, 31.12.2013’e kadar (bu tarih dahil) sermayeye ilave dışında başka hiçbir şekilde başka bir hesaba devredilemez veya işletmeden çekilemez.  

Benzer uygulamaların yer aldığı (Örneğin; KVK Madde 5/1-3 taşınmaz ve iştirak satış kazancı istisnası veya özvarlık olumlu enflasyon farkları) bazı konularda (Örneğin; tasfiye) Maliye Bakanlığı’nın çeşitli görüşleri vardı. Tasfiye neticesinde bunun işletmeden çekiş olarak değerlendiriyordu. Bu konuya da dikkat edilmelidir.  

Örnek: (F) A.Ş., AB fonundan yürüttüğü Ar-Ge faaliyeti sebebiyle 2008 yılında 300.000 YTL destek almıştır. 2008 yılında yapılacak kayıt;  

------------------------ / ---------------------------

102 BANKALAR  

            679 DİĞER O.DIŞI GELİR VE KÂRLAR

------------------------ / ----------------------------

 

şeklindedir. 2009 yılında ise;  

----------------------------- / ------------------------------

590 DÖNEM NET KÂRI  

            529 DİĞER SERMAYE YEDEKLERİ

                        - 5746 s.k. Teknogirişim Desteği

----------------------------- / -------------------------------  

kaydı yapılacaktır. 300.000 YTL ayrıca kâr dağıtım tablosunda ise “işletme bırakılması ve tasarrufu zorunlu yasal fonlar” satırında gösterilerek, kâr dağıtımına konu edilebilecek ticari kazançtan düşülecektir. Bu fon, 31.12.2013’e kadar (bu tarih dahil) sermayeye ilave dışında başka hiçbir şekilde başka bir hesaba devredilemez veya işletmeden çekilemez.  

3.6.1- 5746 Sayılı Kanunun Bazı Hükümleri 5520 Sayılı KVK’ya Aykırıdır (!) : 

5746 sayılı kanun, elde edilen nakdi teşvik unsurlarının bilânçoda özel bir fon hesabında beş yıl boyunca tutulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu hükümden, elde edilen nakdi desteğin gelir yazılmaması gerekmektedir sonucu çıkarılmaktadır. Yukarıda yer verdiğimiz kayıt şekli ise tekdüzen hesap planının özüne ve kâr dağıtım tablosunun formatına uygun bir kayıt şeklidir.   

Burada “istisna kazanç” olayı gerçekleşmemektedir. 5746 sayılı kanundaki metin okunduğunda akla gelen 5520 sayılı kanunun 5/1-e maddesi olmaktadır. (Taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı istisnası) Bu kanun maddesinde de benzer ifadeler yer almaktadır. Ancak 5520 sayılı kanunun 35’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümler, kurumlar vergisi bakımından geçersizdir.” hükmü yer almaktadır.  

KVK Madde 35/1 ve 5746 sayılı kanun hükmü birlikte değerlendirildiğinde ilginç bir sonuç çıkmaktadır. 5746 sayılı kanun ile ar-ge faaliyetleri desteklenmektedir. Elbette destek amacıyla verilen bir tutar üzerinden vergi alınması ise olayın ruhuna aykırı olacaktır. Ancak, KVK’nın 35/1 hükmü ise gayet açıktır. KVK Madde 35/2’de de, GVK, KVK ve VUK’da kanuni bir değişiklik yapılmadan diğer kanunlardan gelen istisnaların uygulanmayacağı çok açık ve net bir şekilde ifade edilmiştir.  

Bu durumda, yukarıdaki kayıt şeklimiz bu açıdan da daha doğru sonuç verecektir. Çünkü, mevcut kanuni düzenlemelere göre 5746 sayılı kanun alınan nakdi desteğin her ne kadar özel bir fon hesabında tutulmasını ifade ediyor olsa da, 5520 sayılı KVK açısından alınan bu destek sonuç itibariyle bir gelirdir ve ticari kazanca dâhil olacaktır.  

Bize göre, 5746 sayılı kanun kapsamında sağlanan  nakdi destek unsurlarının vergi dışı kalabilmesi ve desteğin ruhu itibariyle tam olarak uygulanabilmesi için 5520 sayılı KVK’nın 5’inci maddesinde düzenleme yapılmalıdır.  

Benzer şekilde, 5746 sayılı kanunun 3/1’inci fırkasında getirilen, “….500 ve üzerinde tam zaman eşdeğer Ar-Ge personeli istihdam eden Ar-Ge merkezlerinde ayrıca o yıl yapılan Ar-Ge ve yenilik harcamasının bir önceki yıla göre artışının yarısı … kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılır.” hükmü ile “Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlar, takip eden yıllarda 213 sayılı Kanuna göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.” Hükümlerinin, mevcut 5520 sayılı KVK açısından uygulanabilmesi için, 5520 sayılı kanunun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde özel bir kanuni düzenleme yapılması zorunludur.  

Aksi takdirde, 5520 sayılı KVK’nın 35’inci maddesine aykırı bir şekilde kurum kazancı tespit edilecektir.  

4) Diğer Hükümler:  

- Bu Kanun kapsamındaki destek ve teşvik unsurlarından yararlananların bu Kanunda öngörülen şartları taşıdıklarına ilişkin tespitler en geç iki yıllık süreler itibarıyla yapılır. 

- Asgari Ar-Ge personeli sayısının hesabında fiilen ve tam zamanlı olarak çalışan personelin üçer aylık dönemler itibarıyla ortalaması esas alınır. 

- Bu Kanunda öngörülen şartların ihlali veya teşvik ve destek unsurlarının amacı dışında kullanılması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş sayılır. Sağlanan vergi dışı destekler ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle tahsil edilir. 

5) KVK ve GVK’da Yapılan Değişiklikler:  

5746 sayılı kanunun 5’inci maddesi ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 89’uncu maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının % 40’ı oranında” ibareleri “araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının %100’ü oranında” şeklinde değiştirilmiştir. 

Bilindiği üzere, mevcut KVK ve GVK’da Ar-Ge indirimi yer almaktadır. Konu hakkında ayrıca (1) Seri no.lı KVK Genel Tebliği’nin (10.2) numaralı kısmında detaylı açıklamalar yapılmıştır.  

(1) Seri no.lı KVK Genel Tebliği’nde;  

- Tanımlar,

- Ar-Ge Faaliyetleri,

 - Ar-Ge Sayılmayan Faaliyetler,  

- Ar-Ge Faaliyetinin Sınırı,

 - Ar-Ge Harcamaları,

 - Ar-Ge Harcamalarının Kayıtlarda İzlenmesi,  

- Ar-Ge İndiriminin Uygulanması,  

- Aktifleştirilen Kıymetlerin Devri, 

- Mükelleflerden Ar-Ge Projesi İle İlgili İstenecek Belgeler,  

- YMM Tasdik Raporu, 

- Diğer Kurumlardan Sağlanan Ar-Ge Desteklerinin Muhasebeleştirilmesi, 

- Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde ve Serbest Bölgelerde Yapılan Ar-Ge Harcamaları,  

konularında detaylı açıklamalar yapılmıştır.  

Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ortaklaşa yayımlanacak olan Yönetmelik’te bu husus açısından da açıklamalar yapılması yerinde olacaktır. Örneğin; bir kurum, Ar-Ge harcamalarını (1) seri no.lı KVK Genel Tebliği kapsamında mı yoksa 5746 sayılı Kanun ve bu Kanuna göre yayımlanacak Yönetmelik kapsamında mı tespit etmeli, muhasebeleştirmeli ve beyannamede indirim konusu yapmalıdır. 

5746 sayılı kanun ile, kazanç yetersizliği sebebiyle devreden Ar-Ge indiriminin yeniden değerleme oranında arttırılması, 550’den fazla Ar-Ge personeli istihdam eden firmaların bir önceki yıla meydana gelen Ar-Ge harcamalarını artışının yarınsında ayrıca cari yılda Ar-Ge indirimi olarak dikkate alabilmeleri, elde edilen destek unsurlarının gelir olarak değil özel fon olarak muhasebeleştirilmesi ve pasfite en az 5 yıl boyunca tutulması gibi konular başta olmak üzere 5746 sayılı kanun ile mevcut kanuni düzenlemelere göre ve genel tebliğe göre farklılık arz eden önemli yenilikler getirilmiştir.  

5746 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin 5 numaralı fıkrası aşağıdaki gibidir:  

“Bu Kanun kapsamındaki indirim, istisna, destek ve teşviklerden yararlananlar; 193 sayılı Kanunun 89’uncu maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi, 5520 sayılı Kanunun 10’ uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 29/1/2004 tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun aynı mahiyetteki hükümlerinden ayrıca yararlanamazlar.” 

Türkiye’deki bir kurum, yaptığı veya yapacağı Ar-Ge harcamaları karşılığında 5520 sayılı KVK’nın 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına mı yoksa 5746 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamına mı girdiğini nasıl tespit edecektir? Elbette 5746 sayılı kanun kapsamına girenler kanunun birinci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanmıştır ama örneğin; bünyesinde 60 kişilik bir ar-ge personeli istihdam eden bir şirket normal bir kurumlar vergisi mükellefi olarak KVK Madde 10/1-a bendine göre işlem yapacaktır yoksa 5746 sayılı kanun kapsamında “Ar-Ge Merkezi” olarak mı kabul edilecektir? Ya da, aynı kurum Ar-Ge faaliyetleri sebebiyle KVK Madde 10 kapsamında Ar-Ge İndirimi uygulayıp bir yandan da 5736 sayılı kanunun 3’üncü maddesinin iki ve 3 numaralı fırkalarından yer alan gelir vergisi stopajı ve sigorta primi işveren hissesi payı teşvikinden yararlanabilir mi? Dikkat edileceği üzere burada Ar-Ge indirimi farklı bir teşvik istihdam teşviki ise farklı bir teşviktir.  

Mevcut haliyle farklı mevzuatlarda (KVK ve GVK, 5084 sayılı kanun, 4691 sayılı kanun) yer almakta olan AR-GE mevzuu, karışıklığa yol açmayacak şekilde detaylı bir Tebliğe konu edilmelidir kanaatindeyiz.  

6) 5746 Sayılı Kanuna Dair Yönetmelik: 

01.04.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan 5746 sayılı kanunun uygulamasına ve denetimine ilişkin usul ve esaslar, TÜBİTAK’ın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.



 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

 


KAYNAK: Bu yazı www.MuhasebeTR.com adresinden alınmıştır.