Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
SM, SMMM ve YMM
MESLEK MENSUPLARININ BÜRO AÇMA ZORUNLULUĞU VE GERÇEKLER
Tarih:
04.10.2007
27.09.2007 tarihli ve 26656 sayılı
Resmi Gazete ile, 21.02.1990 tarih ve 20440 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan,
“Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği”nde değişiklikler
yapan bir Yönetmelik yayınlanmıştır.
27.09.2007 tarihinde yayınlanan
Yönetmeliğin 14.’üncü maddesi ile, asıl Yönetmeliğin “Büro Edinme
Zorunluluğu” başlıklı 38.’inci maddesinde değişiklik yapılmıştır.
İlgili maddenin değişiklik öncesi ve değişiklik sonrası metni aşağıdaki gibidir.
Değişiklik öncesi madde metni:
Değişiklik sonrası madde metni:
|
Büro Edinme Zorunluluğu
Madde 38-
Her meslek mensubu mesleki faaliyetine
başlamadan önce bağlı olduğu Oda bilgisinde işyeri açmak zorundadır.
Ortaklık bürosu veya şirket kurulması
halinde de işyeri açılması mecburidir. Mesleki faaliyette bulunmayan
meslek mensupları ikametgahlarının bulunduğu bölgenin Odasına
kaydolurlar.
İşyerini veya ikamet adresini değiştiren
meslek mensupları ile bunların kurdukları ortaklık büroları ve şirketler
on beş gün içinde yeni adreslerini bağlı oldukları Odalara bildirmek
zorundadırlar.
|
MADDE 38 –
Her meslek mensubu mesleki faaliyetine başlamadan önce bağlı olduğu
odanın bilgisi dahilinde işyeri açmak zorundadır.
Büro standartları ve buna ilişkin usul ve
esaslar Birlik genel kurulunda belirlenir. Açılan işyerleri bağımsız
büro şeklinde olup, başka bir serbest meslek faaliyeti veya ticarethane
ile iç içe olamaz. Bir meslek mensubunun birden fazla bürosu olamaz.
Mesleki faaliyetler aynı zamanda ev olarak kullanılan ikametgahlarda
yürütülemez. Birlikte çalışan meslek mensupları da ayrı büro
edinemezler.
Ortaklık bürosu veya şirket kurulması
halinde de işyeri açılması mecburidir. Mesleki faaliyette bulunmayan
meslek mensupları ikametgahlarının bulunduğu bölgenin odasına
kaydolurlar.
Meslek mensuplarının Türk Ticaret Kanununa
göre bir meslek şirketi kurmaları halinde, şirket, kayıtlı olduğu odanın
bulunduğu ilin sınırları içinde şube ve irtibat bürosu açamaz. Bir
şirketin başka bir ilde şube açabilmesi, o ildeki ilgili meslek odasının
çalışanlar listesine kayıtlı, şirketi temsil ve ilzama yetkili bir ortak
görevlendirmesi halinde mümkündür. İşyeri açılışına ilişkin gerekli
yoklama odalar tarafından yapılır. Vergi dairelerince mükellefiyet
tesisinde oda sicil belgesi aranır. Büro edinen meslek mensupları, odaya
kayıt olduktan itibaren üç ay içinde Büro Tescil Belgesi almak
zorundadırlar. Büro Tescil Belgeleri iki yılda bir vize ettirilir |
Büro edinme zorunluluğu YMM’ler
açısından da, 21.02.1990 tarih 20440 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan,
“Yeminli Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği”nin “Büro Edinme
Zorunluluğu” başlıklı 39.’uncu maddesinde aşağıdaki şekilde
düzenlenmiştir.
Büro Edinme Zorunluluğu
Madde 39- Her
meslek mensubu mesleki faaliyetine başlamadan önce bağlı olduğu Oda bilgisinde
işyeri açmak zorundadır.
Ortaklık bürosu veya şirket
kurulması halinde de işyeri açılması mecburidir. Mesleki faaliyette bulunmayan
meslek mensupları ikametgahlarının bulunduğu bölgenin Odasına kaydolurlar.
İşyerini ve ikamet adresini
değiştiren meslek mensupları ile bunların kurdukları ortaklık büroları ve
şirketler on beş gün içinde yeni adreslerini bağlı oldukları odalara bildirmek
zorundadırlar.”
Görüldüğü gibi meslek mensupları
açısından mali müşavirlik mesleğini oluşmaya başladığı 1990 yılından bugüne
“büro edinme zorunluluğu” uygulaması yasal mevzuatta yer almaktadır.
Diğer taraftan
Gelir Vergisi Kanunu’nun üçüncü kısım
dördüncü bölümünde “Serbest Meslek Kazançları” başlığı altında ve 65 ilâ
69.’uncu maddeler arasında düzenlenen serbest meslek faaliyetlerine ilişkin
olarak “Mesleki giderler” başlıklı 68.’inci
maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde, parantezi içi hüküm olarak yer
alan ifade aşağıdaki gibidir:
“….(İkametgahlarının
bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri
kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını
indirebilirler. İşyeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı,
ikametgah kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri
olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.)”
3568 sayılı Kanunun 14.’üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki gibidir;
“Serbest
muhasebeci malî müşavirler ve yeminli malî müşavirlerin odaları ayrı ayrı
kurulur. Serbest muhasebeci malî müşavirler ve yeminli malî müşavirler
odaları, bu Kanunda yazılı esaslar uyarınca meslek mensuplarının
ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, bu
mesleklerin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek
mensuplarının birbirleriyle ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve
güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadıyla
kurulan, tüzelkişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde meslek
kuruluşlarıdır.”
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odaları Yönetmeliği, 3568 sayılı Kanunun 50.’inci maddesinde verilen yetkiye
istinaden hazırlanmıştır. Kanunun 50.’İnci maddesinin (a) bendinde, “Serbest
muhasebeci malî müşavirlik ve yeminli malî müşavirliğe ait çalışma usul ve
esasları”nın Yönetmelikle belirleneceği açıklanmıştır.
Buna bağlı olarak, 03.01.1990 tarih
ve 20391 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, “Serbest Muhasebeci, Serbest
Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmeliği”nin 14.’üncü maddesinde de “Büro Edinme
Zorunluluğu” başlığı altında;
“Her meslek mensubu mesleki
faaliyetine başlamadan önce bağlı olduğu oda bilgisinde iş yeri açmak
zorundadır.
Ortaklık bürosu veya şirket
kurulması halinde de işyeri açılması mecburidir. Mesleki faaliyette bulunmayan
meslek mensupları ikametgâhlarının bulunduğu bölgenin odasına kaydolurlar.
İşyerini veya ikamet adresini
değiştiren meslek mensupları ile bunların kurdukları ortaklık büroları ve
şirketler on beş gün içinde yeni adreslerini bağlı oldukları odalara bildirmek
zorundadırlar.” açıklamalarına yer verilmiştir.
Ayrıca yapılan son düzenlemeler ile,
eski disiplin yönetmeliğinde cezai işlem gerektiren durumlar arasında
sayılmayan, büro açma zorunluluğu ve büro standartlarına uyulmaması, büro tescil
belgesi alınması ve tescili, ikametgahın büro olarak kullanılması..v.d. konular,
disiplin yönetmeliğine (kınama cezası gerektiren haller olarak) eklenmiştir.
27.09.2007 tarihli Resmi Gazete’de ayrıca, yukarıda yer verilen “Büro
Edinme Zorunluluğu”na uyulmaması hali ile ilgili olarak verilecek “disiplin
cezası”na yönelik olarak, 31.10.2000 tarih ve 24216 sayılı Resmi
Gazete’de yayınlanan, “Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin
Yönetmeliği”nin “Kınama Cezası” başlıklı 6.’ıncı
maddesi de değiştirilmiştir. Değişiklik ile, mevcut yönetmeliğin (a) ve (g)
bentleri değiştirilmiş ayrıca (r) ilâ (y) bentleri (toplam 8 yeni bent)
eklenmiştir. Değişiklik öncesi ve sonrası madde metinleri aşağıdaki gibidir:
Değişiklik öncesi madde metni:
Değişiklik sonrası madde metni:
|
Kınama Cezası
Madde 6 - Kınama cezası, aşağıdaki durumlarda uygulanır:
a) Üç yıllık bir dönem içinde uyarma cezası gerektiren eylemlerin
yinelenmesi,
g) Meslek mensuplarınca, asgari ücret tarifesinde yer alan ücretlerin
altında iş kabul edilmesi,
|
a)
Üç yıllık bir dönem içinde uyarma cezası gerektiren herhangi bir eylemin
yinelenmesi,
g)
Meslek mensuplarınca, asgari ücret tarifesinde yer alan ücretlerin
altında iş kabul edilmesi, ücret yönetmeliğine aykırı olarak, ücretini
tahsil etmediği hâlde daha sonraki yıllarda işin sürdürülmesi,
r)
Büro Tescil Belgesi alınmaması, süresinde
vize ettirilmemesi,
s)
Birlik Genel Kurulunca belirlenen "büro
standartları"na uyulmaması, açılan işyerlerinin bağımsız büro şeklinde
olmaması, başka bir serbest meslek faaliyeti veya ticari faaliyet ile iç
içe olması, ev olarak kullanılan
ikametgâhların aynı zamanda büro olarak kullanılması,
bir meslek mensubunun (ortaklık durumu hariç) birden fazla bürosunun
olması,
ş)
Stajını tamamlayarak mesleği yapmaya hak kazanan meslek mensuplarının,
meslek ruhsatlarını aldıkları tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe staj
yaptıkları meslek mensuplarının rızası olmadan onların müşterilerine
hizmet vermesi,
t)
Meslek mensubunun, kendisi, hizmetleri ve faaliyetleri hakkında
gerçekdışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması,
u)
Üçüncü kişilere ücret ya da herhangi bir çıkar sağlanması veya vaat
edilmesi sureti ile iş alınması,
ü)
Mevzuat hükümlerinin emredici kurallarına aykırı davranmak sureti ile
rekabette avantaj yaratılması,
v)
Diğer meslek mensubu hakkında, ilgili kuruluşlara asılsız ihbar veya
şikâyette bulunulması,
y)
Bir diğer meslek mensubunun çalışanlarına ve vekillerine onları işlerini
yerine getirirken yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek
çıkarlar sağlayarak veya önererek doğrudan veya dolaylı olarak menfaat
sağlaması." |
Bilindiği gibi Üç yıllık bir dönem
içinde kınama cezası gerektiren hallerin ve eylemlerin yinelenmesi, “Geçici
Olarak Mesleki Faaliyetten Alıkoyma Cezası”nı gerektirmekte, beş yıllık
dönem içinde iki defa mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile
cezalandırılmasından sonra bu cezayı gerektiren eylemin yeniden işlenmesi ise
“Meslekten Çıkarma Cezası”nı gerektirmektedir.
Yukarıda yer verilen
yönetmeliklerde, “Büro Edinme Zorunluluğu” getirilmesinin amacı (oda
mensupları tarafından yazılan makalelerde, oda tarafından yapılan çeşitli
bilgilendirme toplantılarında…v.b.), meslekte yüksek kalite, standart ve
ortaklık suretiyle şirketleşmeyi teşvik..v.d. neden ve düşünceler olarak
açıklanmaktadır.
GERÇEKLER;
Bugün, Türkiye’deki bütün
SMMMO’larını hesaba katarsak, SM ve SMMM meslek mensubu sayısı son hanesi
yüzbinli rakamlar olarak ifade edilmektedir. Meslek mevzuatı ile büro edinme
zorunluluğu getirilmesi elbette mantıklı nedenler olarak açıklanabilir. Ancak,
bu mesleğin özünde, “büro açarak bağımsız çalışılması” gerçeği ve gerekliliği
yattığı düşünülüyorsa, her yıl binlerce kişi neden SMMM yapılıyor? Bu kişilerden
mesleklerini bağımsız olarak yapmadıkları halde (eğer ruhsatlarını alıp odaya
kaydolmuşlarsa) her yıl “yıllık aidatları” neden alınıyor? SMMM olurken, ileride
bu mesleği yapmanızın ve bu unvanı hak etmenizin ve kullanabilmenizin bir şartı
da bağımsız çalışmaktır denilmiyor da, bu kişiler bağımsız olarak SMMM’lik
yapmaya kalktıklarında niçin bu şart (büro açma zorunluluğu) getirilmektedir?
Elbette bu sorumuza şu şekilde de yanıt verilebilir; 1990 yılından bu güne
meslek mevzuatında “büro edinme zorunluluğu” hakkında yasal hükümler mevcuttur
ve SMMM olmak isteyenler (sınav konuları içinde de yer aldığına göre) bu durumu
(meslek seçimi yapmadan önce) bilmektedirler.
Konuya diğer taraftan bakarsak; yani
büro açma zorunluluğu ne kadar mantıklıdır sorusuna tatminkar cevaplar ararsak,
elbette mesleğin şirketleşme halinde modern ve teknolojik ofislerde yerine
getirilmesi daha doğrudur. Ancak, SMMM’lik mesleği, örneğin; bir doktor/dişçi
muayenehanesi ile karşılaştırıldığında, acaba mutlak olarak büro açılarak yerine
getirilmesi zorunlu bir meslek midir? Bir meslek mensubu işlerini
evinden yürütemez mi? (Özellikle bugün mali bildirimlerin
internet üzerinden yapıldığı, istenirse elektronik defter ve belge kullanma
imkanın olduğu ve internet tabanlı muhasebe programları -Ör.: Luca- dahi
oluşmaya başlamışken…Biliyoruz ki, önümüzdeki yıllar mesleğimizde “kağıdın
ortadan kalkacağı” , muhasebenin ve denetimin bilgisayar ortamında ve belkide
internet üzerinden yerine getirileceği yıllar olacak!...)
Diğer taraftan ise, mesleğimizde
en ciddi sorun şüphesiz; “çanta müşaviri” olarak adlandırılan,
“ücret tarifesi”nin altında ücret ile çalışan, “kayıt dışı” çalışan
ve kayıtlı olarak çalışan meslek mensuplarına karşı “haksız rekabet”
yapan, “sözde” meslek mensubu kişilerdir. Bu sorunu engelleyebilmenin bir
yolu da, meslekte belirli standartlar getirmek, kişileri kayıt altına
girebilecekleri bir organizasyon kurmaya zorlamaktır.
Mesleğimiz, “çevre”
mesleğidir. Özünde yatan gerçek, mesleğimizin, belirli bir çevreniz,
“camianız” varsa müşteri bularak yapabileceğiniz bir meslek oluşudur.
Büro edinme zorunluluğuna karşı çıkanlar genellikle eş-dost-akraba
çevresinden bir iki tane firma, defter bulup, bu firmaların müşavirlik ve/veya
muhasebe hizmetlerini yerine getirecek kişiler olmaktadır. Bu kişiler,
buldukları müşterilerden alacakları (alabilecekleri) ücretleri düşününce büro
açma maliyeti, kira giderleri ve diğer giderler ve prosedürler ile uğraşmak
istememektedirler.
Ancak, mesleğimizin saygın bir
meslek haline gelebilmesi, ülkemizde muhasebe ve denetim mesleğine gereken
önemin verilebilmesi, mükellef & müşteri nezdinde meslek mensubunun bir
saygınlığının olabilmesinin yegane yollarından birisi de, mesleğin yüksek kalite
ve standartlar içinde verilmesidir. Bunun içinde bize göre,
“büro açma zorunluluğu” ve “büro standartları”
getirilmesi doğrudur!!!...Örneğin; bir müşterinin aydınlık, temiz,
modern cihazlar ve bilgili personeller ile hizmet verilen bir ofiste veya
şirkette karşılanması, ağırlanması ile meslek mensubunun evinin bir köşesinde
ağırlanması ya da meslek mensubunun belirli sabit bir yerinin olmaması, sanırız
çok ayrı uç noktalardır. Kendimizi müşteri yerine koyarsak –arada çok hatır
gönül ilişkisi yoksa- hangi şartlara haiz bir meslek mensubu ile çalışmak
isteriz?
GVK’nun da serbest meslek erbabı
tarafından indirilecek giderler arasında, “ikametgah olarak kullanılan konuta
ait masrafların” da sayılması, 3568 sayılı Kanuna dayanılarak, mesleğin yüksek
kaliteli ve gelişmiş standartlar içinde yapılması amacıyla getirilen
düzenlemelerin geçersiz olacağı anlamına gelmez. Aksine, bu yönde düzenlemelerin
yapılması 3568 sayılı meslek kanunun özüne uygundur ve yapılması zorunludur.
GVK’nun da serbest meslek faaliyetleri mali müşavirlik mesleği esas alınarak
düzenlenmemiştir. Serbest meslek olarak kabul edilecek bütün mesleklere tabi
kişilerin vergiye tabi kazançlarının tespiti amacı esas alınarak düzenlenmiştir.
3568 sayılı meslek mevzuatı ile getirilen standartlar ve zorunluluklar ise mali
müşavirlik mesleğinin gelişimi, kalitesinin ve saygınlığının arttırılması
amaçlıdır.
Bu noktada asıl sorun, Kanuni
düzenlemeye fiiliyatta Odalar ne kadar sahip çıkacak ve gerçekten denetim
yapacak mıdır? Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki, istenirse büro açma
zorunluluğuna uymayan ya da ücret tarifesi altında çalışan ya da bir yandan
ücretli olarak çalışıp bir yandan da bağımsız olarak çalışan kişileri tespit
etmek, meslekte haksız rekabeti ve tekelleşmeyi önlemek hiç de imkansız
değildir!!...Ancak bize göre, bugüne kadar bu konuda meslek mensupları
üzerinde çok da “agresif bir denetim” yapılmamıştır. Belki de bu
ifademize bazı meslek odalarından tepki gelebilecektir; “Nasıl oluyor da meslek
odalarını zan altında bırakıyorsunuz, bilip bilmeden yazıyorsunuz”…şeklinde.
Oysa biz burada sadece, kapalı kapılar arkasında veya bazı mesleki
görüşme ve toplantılarda bir çok meslek mensubu tarafından gayet iyi
bilinen ve dile getirilen sıkıntıları ve düşünceleri mesleki camianın
(kamuoyunun) tümüne ulaşabilecek bir şekilde yazıya döküyoruz. Ayrıca bu
sıkıntıları yazı ile dile getiren de sadece biz değiliz, bilfiil meslek
örgütleri tarafından çıkarılan yayınlarda da bu tespitler yapılmaktadır.
Öyleyse asıl önemli olan, gerçekten somut, gerçekten caydırıcı adımlar atılması
ve muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin Türkiye’de hak ettiği gerçek
saygınlığa kavuşması ve adaletli bir mesleki rekabet ortamı yaratılması için
gerek nitelik gerekse nicelik yönünden “çürük elma”ların ayıklanması ve
“pastaya (mesleki pazara) fazla ve etik olmayan bir şekilde müdahale
edenlerin” caydırılmasıdır. Esas olan, Kanunu yapmaktan (cezayı,
zorunluluğu getirmekten) çok Kanunu (zorunluluğu ve cezayı) özüne uygun şekilde
uygulayabilmektir….