Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
GERÇEK KİŞİLER
TARAFINDAN SAHİP OLDUKLARI GAYRİMENKULLERİ SATIŞTA DEĞER ARTIŞ KAZANCI
Tarih:
11.09.2007
5615 sayılı, Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun 04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan
Kanun ile GVK’da da bazı değişiklikler yapılmış olup, bunlardan biride
gayrimenkullerin elden çıkarılmasında elde edilen değer artışı kazançlarına
ilişkin bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, GVK’nın mükerrer 80. maddesinin birinci fıkrasının 6
numaralı bendi uyarınca; iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız
olarak iktisap edilenler hariç) arazi, bina, maden suları, menba suları,
madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit
harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı, voli
mahalleri ve dalyanlar, gayrimenkul olarak tescil edilen haklar, gemi ve gemi
payları ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarının iktisap
tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden
çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı sayılmaktadır.
5615 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile GVK’nın mükerrer 80. maddesinin birinci
fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan “dört yıl içinde” ibaresi “beş
yıl içinde” olarak değiştirilmiş ve bu değişiklik 01.01.2007 tarihinden
geçerli olmak üzere 04.04.2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu değişiklikten sonra, ivazsız olarak iktisap edilenler hariç, yukarıda
saydığımız mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde
elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı sayılacaktır.
Bir başka ifade ile söz konusu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan
kazançların vergilenmemesi için, iktisap tarihinden itibaren
beş yıl süreyle elde tutulması gerekmektedir.
Ancak 5615 sayılı Kanunla yapılan değişiklik
01.01.2007 tarihinden sonra iktisap edilen mal ve haklar için söz konusudur.
Zira anılan Kanun’un 11. maddesi ile GVK’ya eklenen geçici 71.
maddede 01.01.2007 tarihinden önce iktisap edilmiş olan mal ve
hakların elden çıkarılmasından doğan kazançların vergilendirilmesinde dört
yıllık sürenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
İKTİSAP TARİHİNİN BELİRLENMESİ
5615 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında; 01.01.2007 tarihinden
önce iktisap edilen mal ve hakların iktisap tarihinden sonra dört yıl içinde
elden çıkarılmasından doğan kazançlar, 01.01.2007 tarihinden sonra iktisap
edilenlerde ise, iktisap tarihinden sonra beş yıl içinde elden çıkarılmasından
doğan kazançlar vergiye tabi bulunmaktadır. Bu nedenle iktisap tarihinin tespiti
önem arz etmektedir.
İktisap tarihi, satın alınan
gayrimenkullerde tapuya tescil tarihidir.
Kooperatifler için özel bir belirleme
yapılmıştır. Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis
ettikleri gayrimenkuller, tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış
sayılır. Dolayısıyla kooperatif aracılığı ile edinilen gayrimenkullerde elden
çıkarmadan doğan kazancın vergilendirilip verilendirilmeyeceğini belirleyen süre
tahsis tarihinden itibaren başlayacaktır.
Arsa karşılığında bağımsız mülkiyete konu
daire, kat, villa gibi kıymet alınması işleminde ise, arsanın müteahhide teslim
edilmesi ve daire, villa gibi kıymetlerin arsa sahibine teslim edilmesi olmak
üzere iki ayrı teslim vardır. Arsanın teslimi, mükerrer 80/1-6. maddede
öngörülen şartları taşımaları kaydıyla, değer artış kazancı olarak vergiye tabi
olacaktır.
Arsa sahibinin, arsa teslimi
karşılığında almış olduğu kıymetlerin iktisap tarihi olarak tapuya tescil
tarihinin (inşaatın bitmesi şartıyla) esas alınması gerekmektedir.
Ancak, fiili teslim tarihinin tescil tarihinden daha önceki bir tarih olduğunun
tespiti halinde, fiili teslim tarihi esas alınacaktır.
SAFİ DEĞER
ARTIŞININ TESPİTİ
Değer artış kazançlarında “safi değer
artışı” vergilendirilmektedir. GVK’nın mükerrer 81. maddesinde değer
artışında safi kazancın; elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla
sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatler tutarından, elden
çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla
yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların
indirilmesi suretiyle bulunacağı hükme bağlanmıştır. Hasılatın ayın veya menfaat
olarak sağlanan kısmının tutarı, VUK’un değerleme ile ilgili hükümlerine göre
tayin olunacaktır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden
çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet
İstatistik Enstitüsü’nce belirlenen Üretici Fiyat Endeksindeki (ÜFE) artış
oranında artırılarak tespit edilir. Ancak bu endekslemenin yapılabilmesi için
artış oranının % 10 veya üzerinde olması gerekmektedir.
Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçları dışındaki mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan değer artış
kazançlarının 2007 yılı için 6.400 YTL’si vergiden istisnadır. (259 seri
numaralı GVK Genel Tebliği)
ÖRNEK:
Bay (K) 12.04.2004’de 200.000 YTL’ye almış olduğu gayrimenkulü 12.06.2007
tarihinde 400.000 YTL’ye satmıştır. Bay (A)’nın bu işlemden elde ettiği kazanç,
gayrimenkul ivazlı olarak iktisap edildiği ve iktisap tarihinden itibaren dört
yıl geçmeden elden çıkarıldığı için değer artış kazancı olarak vergilenecektir.
(Eğer bu gayrimenkul 01.01.2007’den sonra iktisap edilseydi satış işleminin
vergiden istisna olabilmesi için geçmesi gereken süre beş (5) yıl olacaktı..
Ayrıca yukarıda da açıkladığımız gibi, arsa karşılığı elde edilen
gayrimenkullerde (dairelerde) iktisap tarihi, dairenin kişi adına tapuya tescil
edildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Yani arsa karşılığı elde edilen
dairenin satılmasında vergi ödenememesi için geçmesi gereken süre, dairenin
tapuya tescil edildiği süredir. Bu konuda yargı ile Maliye arasında yorum
farkları olabilmektedir. Danıştay bazı kararlarında, arsa karşılığı daire
edinilmesini “servetin şekil değiştirmesi” olarak yorumlamakta ve
vergiden istisna olabilmesi için geçirilmesi gereken sürenin başlangıç. tarihi
olarak arsanın iktisap edildiği tarihin esas alınması gerektiği yönünde
kararlar alabilmektedir. Ancak Maliye İdaresi bu görüşe KESİNLİKLE
katılmamaktadır.)
(Bu noktada bir diğer uyarımız ise, GVK’nun ticari kazancı tarif eden 37.’nci
maddesinin birinci fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan açıklamadır. Buna
göre; “Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap
tarihinden 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içibde veya daha sonraki
yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar TİCARİ KAZANÇ
olarak değerlendirilir”. Bunun yanı sıra yine aynı maddenin 4 numaralı bendi
ise şu şekildedir; “Gayrimenkul alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak
uğraşanların bu işlerden elde ettikleri kazançlar TİCARİ KAZANÇTIR.”
Bu hükümlere göre, sahip olunan arsaya kat karşılığı yapılacak işten
birden fazla daire elde edilir ve bunlar satılırsa, bu durumda birden fazla
gayrimenkul satışı TİCARİ KAZANÇ olarak değerlendirilecek ve kişi, ticari kazanç
hükümlerine göre vergiye tabi olacaktır. Ayrıca bu yöndeki şekli yükümlülükleri
de yerine getirmek zorunda kalacaktır. Bununla birlikte Kanun
maddesinde yer alan “…işleriyle devamlı olarak uğraşanlar” ifadesinde yer alan
“devamlı” kavramı ne kadarlık bir süreyi ifade etmektedir, bu Konuda Kanun ya da
genel tebliğlerde bir açıklama yoktur. Genel kanaat aynı yıl içinde ve takip
eden yıl içinde ikinci ve daha fazla kez satış olursa bunun devamlılık arz
ettiği yönündedir.)
Bay (K)’nın elde ettiği safi değer artışı hesaplanırken gayrimenkulün maliyet
bedeli, iktisap edildiği ay dahil, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere
“ÜFE” artışı oranında endekslenerek dikkate alınacaktır.
Nisan 2004 ayına ait ÜFE 110,49 Mayıs 2007
ayına ait ÜFE ise 140,68’dir.
ÜFE artış oranı: (140,48 – 110,49 / 110,49) = % 27,32’dir. Artış %10’dan fazla
olduğu için maliyet bedeli artırımı (endeksleme) yapılabilir. (GVK Mükerrer
Madde 81’in son fıkrası gereği.)
Bu durumda elden çıkarılan gayrimenkulün
endekslenmiş maliyet bedeli (200.000 x 140,68/110,49=) 254.647,48 YTL olacaktır.
Bu tutar 254.640,00 YTL olarak dikkate alınabilir.
Bu durumda bay (K)’nın elde ettiği safi
değer artışı (400.000 – 254.640=) 145.360 YTL olarak hesaplanacaktır.
Bu tutara (2007 yılı için) 6.400 YTL
tutarında istisna uygulanarak beyan edilecek değer artış kazancının
tutarı (145.360-6.400 =) 138.960 YTL olarak bulunacaktır.