Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
GRUP ŞİRKETLERİ
ARASINDA KREDİ AKTARIMINDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ, ÖRTÜLÜ SERMAYE, KATMA DEĞER VERGİSİ VE
MUHASEBE
Tarih:
06.08.2007
1- GİRİŞ
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir
durumda, grup şirketleri arasında mali yapısı ve ticari itibarı sağlam, düzgün
olarak bilinen ve görünen bir şirketin, grubun diğer bir şirketine (grup içinde
mali durumu zayıf ya da bankalardan kredi bulmakta zorlanan bir şirkete) kendisi
adına aldığı banka kredisini aynen aktarmasıdır.
Çalışmamızda, bu işlemler örtülü
kazanç, örtülü sermaye, katma değer vergisi ve muhasebe kayıtları açısından
incelenecektir.
2- ÖRTÜLÜ
SERMAYE VE ÖRTÜLÜ KAZANÇ AÇISINDAN
2.1- Örtülü
Sermeye
5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun 13/6-b bendinde; “kurumların iştiraklerinin, ortaklarının veya
ortaklarla ilişkili kişilerin, banka ve finans kurumlarından ya da sermaye
piyasalarından temin ederek aynı şartlarla kısmen veya tamamen kullandırdığı
borçlanmalar, örtülü sermaye sayılmaz” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, bir grup şirketi, kendi
adına aldığı banka kredisini aynı şartlarla (yani, kendisi bankadan hangi
şartlarda -faiz oranı ve vade..v.b.- bu krediyi aldıysa, bu şartların tamamını
grup şirketine de uygulayarak) diğer bir grup şirketine aktarırsa, bu
diğer grup şirketine aktarılan kredi örtülü sermaye olarak kabul
edilmeyecektir.
Uygulamada, bazı grup
şirketleri faizi aktarmamakta, kendi üzerlerinden finansal yük ve dolayısıyla
gelir tablolarında finansman gideri olarak bırakmaktadırlar. Bu durumda, bu
borçlanma hem diğer grup şirketinde örtülü sermaye vasfına geçecek, hem de
krediyi aktaran şirket, kendi üzerinde kalmaması gereken bir faiz giderini
yansıtmayıp grup şirketine (kendi vergi matrahına azaltmak yönünde) menfaat
temin ettiği için, örtülü kazanç hükümleri ile karşı karşıya kalacaktır.
Bu noktada şu ayrıntı hususu
belirtmek isteriz ki; aynı Kanun maddesinin (a) bendine (5520 s.k. 12/6-a) göre
de, kurumların ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin sağladığı
gayrinakdi teminatlar (örneğin; gayrimenkul) karşılığında üçüncü kişilerden
yapılan borçlanmalar örtülü sermaye sayılmaz. Bu durumda, bir şirket ortak ya da
ilişkili kişisinin nakdi teminatı (banka mevduatı, hazine bonosu..v.b., hisse
senedi, tahvil..v.b., çek..v.d.) karşılığı üçüncü kişilerden (örneğin; bankadan)
borçlanma yaparsa, bu borç kurumun bilançosunun pasifinde yer alan borçlar
açısından örtülü sermaye tespitinde dikkate alınacaktır. Bu sebeple, bir
işletmenin pasifinde yer alan krediyi, hangi teminatlar yada şartlar
karşılığında temin ettiği ayrıca incelenmelidir.
Konumuz açısından ise böyle bir
durum oluşmayacaktır, çünkü krediyi temin eden ana kuruluş (grubun mali bünyesi
ve ticari itibarı sağlam olan firması) açısından yapılacak böyle bir inceleme,
bu kredinin diğer bir grup şirkete aktarılmasında söz konusu olmayacaktır.
Çünkü, grubun mali durumu kötü ve kredi bulmakta zorlanan firması herhangi bir
teminat gösterilmeksizin, grubun ana firması tarafından (kredi aktarımı yoluyla)
finanse edilmektedir.
2.2- Örtülü
Kazanç
Aşağıda KDV açısından da konu
incelenirken kısmen değinileceği üzere, burada grubun bir firması, diğer bir
firmaya hizmet vermektedir. Bu bir finansman hizmeti değil aracılık hizmetidir.
Ya da finansman aracılığı hizmeti denebilir. Burada borcu veren esas kişi grubun
mali bünyesi sağlam olan firma değil, bankadır. Dolayısıyla ödenecek faiz,
grubun mali bünyesi sağlam olan işletmenin alacağı ya da geliri değil, bankanın
alacağı ya da geliridir. Yani bu faiz, finansman aracılığı hizmetinin
bedeli değildir.
Normal şartlarda, bir işletme böyle
bir hizmeti karşılıksız yapmayacağına göre, grup şirketinden de emsaline uygun
bir aracılık komisyonu almalıdır. Tabii burada emsal ne olacaktır sorusu ortaya
çıkacaktır? Bize göre örneğin, ödenecek faiz tutarı üzerinden genel BSMV
oranı %5 uygulanabilir kanaatindeyiz. Ancak bu emsal elbette kişilere
göre ve işlemin yapısına göre değişebilir. Ancak, kesinlikle çok komik, sembolik
boyutlarda olmamalıdır.
3- KATMA DEĞER VERGİSİ AÇISINDAN
KDV Kanunu madde (4) gereği, grup
şirketine verilen finansman aracılığı (kredi aktarımı) bir hizmettir ve KDV’ne
tabiidir. KDV oranı genel oran olan %18 olacaktır.
KDV’nin doğacağı dönem, hizmetin
yapıldığı dönemdir (KDV Kanunu madde 10/a). Bize göre, bankadan kredi temin
edilerek, grup firmasının banka hesabına havale edildiği (grup firmasının
tasarrufuna hazır hale getirildiği) tarih itibariyle hizmet verilmiş olmaktadır
ve KDV’de bu tarih itibariyle doğmaktadır.
Öyleyse, kredi aktarımının
yapıldığı (banka havalesinin gerçekleştiği) tarih itibariyle, finansman
aracılığı hizmet bedeli %18 KDV’de ilave edilerek fatura edilmelidir.
Örneğin; (A) A.Ş., grup firması (B)
A.Ş.’ne, bankadan kendi adına temin ettiği 100.000 YTL bedelli, 6 ay vadeli ve
%12 faiz oranlı krediyi 01.07.2007 tarihi itibariyle havale ettiyse, temmuz 2007
dönemi içinde, (yukarıda bize göre makul görülen emsal bedel olan) krediye
ödenecek faiz bedelinin %5’i oranında finansman aracılığı hizmet bedelini ayrıca
%18 KDV’de hesaplayarak fatura etmelidir. (Faiz = Anapara x Gün x Faiz oranı /
36000) formülüne göre ödenecek faiz 6.000 YTL’dir. Bu durumda 6.000 YTL x %5 =
300 YTL, %18 KDV olan 54 YTL ile birlikte KDV dahil 354 YTL, (B) A.Ş.’ne fatura
edilmelidir.
4- GENEL BİR UYGULAMA TESPİTİ
Grup firmaları içinde kredi
aktarılan firmalar, genellikle mali yapısı bozuk, öz sermayesini zararları
sebebiyle yitirmiş ya da yitirmek üzere olan, nakit sıkıntısı çeken, kendi
olağan masraflarını ve harcamalarını bile ödemekte zorlanan firmalardır.
Genellikle, uygulamada birebir kredi masraflarının (faiz, komisyon, vergi,
harç..v.b.) aktarılmasında sorun olmamakla birlikte hemen hemen tüm işletmelerde
karşılaşılan ve vergi incelemesinde risk taşıyan iki husus;
a) Sağlanan finansman
aracılığı hizmeti için bir bedelin fatura edilmemesi,
b) Yansıtılan masrafların ve
hizmet bedelinin tahsil edilmemesi ya da ana şirket tarafından esas kredi geri
ödendikten çok sonra tahsil edilmesi veya borçların sürekli bu şekilde kredi
aktarımı (borcun borç ile ödenmesi) şeklinde finanse edilmesidir.
Bilindiği gibi, bu derece mali
durumu bozuk olan bir firmanın mevcut Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre
feshedilmesi ve kapatılması gerekir. Feshedilmesi gereken bir şirketin çeşitli
sebeplerle borç aktarılarak ayakta tutulmaya çalışılması ise vergi uygulaması
açıdan yukarıda açıkladığımız riskleri ve sonucunda da cezai işlemleri
doğurabilecektir.
4- MUHASEBE KAYITLARI
Bir önceki bölümde yer verdiğimiz
örneği muhasebeleştirecek olursak. (Kredi faizinin her 3 ayda bir banka
tarafından (A) A.Ş.’nin cari hesabından tahsil edildiğini düşünerek..)
(A) A.Ş.’nin kayıtları:
------------------------- 01/07/2007
-----------------------
102 BANKALAR
100.000.-
300 BANKA KREDİLERİ 100.000.-
-------------------------- 01/07/2007 -----------------------
136 DİĞER
ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 100.000.-
102 BANKALAR 100.000.-
------------------------- ../07/2007-------------------------
136 DİĞER
ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 354.-
679 DİĞER O.DIŞI GELİR 300.-
VE KÂRLAR
391 HESAPLANAN KDV 54.-
------------------------ …/08/2007 --------------------------
102 BANKALAR
354.-
136 DİĞER ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 354.-
------------------------ 30/09/2007-------------------------
780 FİNANSMAN
GİDERLERİ 3.000.-
102 BANKALAR 3.000.-
----------------------- 30/09/2007 -------------------------
136 DİĞER
ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 3.000.-
679 DİĞER O.DIŞI GELİR 3.000.-
VE KÂRLAR
--------------------- 30/09/2007 ----------------------------
102 BANKALAR
3.000.-
136 DİĞER ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 3.000.-
--------------------------- / -----------------------------------
----------------------- 31/12/2007 -------------------------
780 FİNANSMAN
GİDERLERİ 3.000.-
102 BANKALAR 3.000.-
----------------------- 31/12/2007 -------------------------
136 DİĞER
ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 3.000.-
679 DİĞER O.DIŞI GELİR 3.000.-
VE KÂRLAR
----------------------- 31/12/2007 --------------------------
102 BANKALAR
3.000.-
136 DİĞER ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 3.000.-
------------------------ 31.12.2007--------------------------
300 BANKA
KREDİLERİ 100.000.-
102 BANKALAR 100.000.-
------------------------ 31/12/2007 --------------------------
102 BANKALAR
100.000.-
136 DİĞER ÇEŞİTLİ ALACAKLAR 100.000.-
---------------------------- / ----------------------------------
1- (A) A.Ş., temmuz 2007
döneminde düzenlediği finansman aracılığı hizmet bedeli faturası içine kredi ana
parasını da ekleyebilir. Elbette KDV matrahına dahil etmeyecektir. Ya da dilerse
kredi ana parasını ayrı bir fatura ile de (B)A.Ş.’ne gönderebilir (KDV
hesaplamadan) ya da sadece dekont edebilir.
2- Dikkate edileceği, her 3
ayda bir (A) A.Ş., bankaya faiz öderken, aynı tarihte de (B) A.Ş.’nden de aynı
faiz tutarını tahsil etmektedir. Aynı şekilde, kredi vade sonunda ana para da
geri ödenirken, aynı tarihte (B) A..Ş.’nden de kredi ana parası da tahsil
edilmektedir.
Bu hassasiyet, hem (borcun
vadesinin uzatılması ve faizsiz/bedelsiz para kullandırılması şeklinde) örtülü
kazanç eleştirisine maruz kalmamak hem de yukarıda yer verdiğimiz (5520
s.k. 12/6-b) Kanun hükmü gereği, kredi aynı şartlarla aktarılırsa örtülü
sermaye sayılmayacaktır hükmü gereğidir.
Bize göre, (A). A.Ş., faiz ve ana
parayı ödediği halde, (B) A.Ş., bir tek gün bile geç havale çıkartırsa, (A)
A.Ş., (B) A.Ş.’ne vade farkı faturası (KDV’li) düzenlemelidir.
3- (A)A.Ş., için 679-Diğer
Olağandışı Gelir ve Karlar Hesabı dışında bir hesap kullanması gerektiğini
düşünenlerde olabilir. Örneğin; 643- Komisyon Gelirleri. Elbette olabilir.
Muhasebesel açıdan bu tartışılabilir. Ancak bu noktada asıl önemli olan gelir
yazılmasıdır. Bize göre, eğer kredi aktarımları süreklilik göstermiyor ise 679
hesap, bir yıl içinde birden fazla kez, süreklilik gösterir şekilde yapılıyorsa
643 veya 649 hesap kullanılabilir.
4- Kredi aktarımı, (A) A.Ş.’nin
ticari faaliyet konusu olmadığı için, 12-Ticari Alacaklar hesap grubu içinden
değil, 13-Diğer Alacaklar hesap grubu içinden 136-Diğer Çeşitli Alacaklar hesabı
kullanılmıştır.
(B) A.Ş.’nin
kayıtları:
------------------------ 01/07/2007------------------------
102 BANKALAR
100.000.-
336-DİĞER ÇEŞİTLİ BORÇLAR 100.000.-
--------------------- …/07/2007 --------------------------
780 FİNANSMAN
GİDERLERİ 300.-
191 İNDİRİLECEK
KDV 54.-
336 DİĞER ÇEŞİTLİ BORÇLAR 354.-
--------------------- …/08/2007 ----------------------------
336 DİĞER
ÇEŞİTLİ BORÇLAR 354.-
102 BANKALAR 354.-
--------------------- 30/09/2007 ---------------------------
780 FİNANSMAN
GİDERLERİ 3.000.-
336 DİĞER ÇEŞİTLİ BORÇLAR 3.000.-
--------------------- 30/09/2007 ---------------------------
336 DİĞER
ÇEŞİTLİ BORÇLAR 3.000.-
102 BANKALAR 3.000.-
--------------------- 31/12/2007 -----------------------------
780 FİNANSMAN
GİDERLERİ 3.000.-
336 DİĞER ÇEŞİTLİ BORÇLAR 3.000.-
--------------------- 31/12/2007 ---------------------------
336 DİĞER
ÇEŞİTLİ BORÇLAR 3.000.-
102 BANKALAR 3.000.-
-------------------- 31/12/2007 -----------------------------
336 DİĞER
ÇEŞİTLİ BORÇLAR 100.000.-
102 BANKALAR 100.000.-
-------------------------- / ------------------------------------
(B) A.Ş. için finansman aracılığı
için ödediği 300 YTL, finansman (kaynak bulma) gideridir. Ayrıca, bu borç normal
ticari bir borcu ya da mali borcu olmadığı için, 30-Mali Borçlar ya da 32-Ticari
Borçlar hesap grubunda değil, 33-Diğer Borçlar hesap grubu içinden 336-Diğer
Çeşitli Borçlar hesabı kullanılmıştır.
Son olarak bir görüşümüzü ise şu
şekilde ifade etmek isteriz ki; BDDK basın açıklamasına göre
her ne kadar 2009 yılı başına ertelenmiş olsa da, BASEL II kriterleri gereği,
mali tabloları zayıf ve güvenilir olmayan işletmelerin kredi temini zor veya
daha masraflı olacağı için, grup şirketleri toplamda grup finansal yüklerini
azaltmak amacıyla bu şekilde kredi aktarımlarına (uygulamada köprü kredi de
denmektedir) daha çok başvurmaya başlayacakladır düşüncesindeyiz.
DİPNOTLAR:
BDDK’nun BASEL II ertelemesi hakkındaki basın açıklaması için:
http://www.bddk.org.tr/turkce/Duyurular/Basin_Aciklamalari/349623_07_2007.pdf